Sâffât suresi

Sâffât suresi, 31. ayet

Sâffât suresi, 31. ayet. فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

feḥaḳḳa `aleynâ ḳavlü rabbinâ. innâ leẕâiḳûn.

Diyanet İşleri

"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 28–34 · surenin 31. ayeti / 182

Konu Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme Sâffât 22–39 3

  1. Sâffât 28

    Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."

  2. Sâffât 29

    Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."

  3. Sâffât 30

    "Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."

  4. 31

    "Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

  5. Sâffât 32

    "Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."

  6. Sâffât 33

    Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.

  7. Sâffât 34

    İşte biz suçlulara böyle yaparız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 29–32. ayetler için yazılmıştır.

29. “Onlar da” kendilerine böyle diyenlere “derler ki: Hayır; siz mümin değildiniz.” Biz müşrik olduğumuz gibi siz de müşrik idiniz. Sizi bize üstün kılan ve kınanmamızı gerektiren nedir ki?

Üstelik “bizim sizin üzerinizde bir nüfuzumuz da yoktu.” Küfrü seçmeniz için sizi zorlamamız söz konusu değildi.

“Aksine siz azgın bir topluluktunuz.” Haddi aşan kimselerdiniz.

31. “Artık Rabbimizin (azap) sözü üzerimize” bize de size de, hepimize “hak olmuştur. Hepimiz” azabı “kesinlikle tadacağız.” Yani Rabbimizin bizim hakkımızdaki takdiri ve hükmünün gelip bizi bulması, bir haktır. Bizler de sizler de azabı tadacağız. Göreceğimiz cezayı hep birlikte göreceğiz.

32. “Biz sizi azdırdık, zira biz de azgın kimselerdik.” Bizler, sizleri izlediğimiz yola davet ettik. Bu da azgınlık yolu idi. Siz de bizim bu davetimizi kabul ettiniz. O bakımdan siz bizi kınamayın, kendinizi kınayın.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rabbimizin; "Ant olsun cehennemi seninle ve sana uyanların hepsiyle dolduracağım!" (Sad: 85) ayetindeki vaadi sizin ve bizim üzerimize gerçekleşti. Şüphesiz Rabbimizin hakkımızdaki (azap) vaadini orada hiç şüphesiz tadacağız.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَحَقَّ fehakka artık hak oldu kök: حقق
  2. عَلَيْنَا aleyna bize
  3. قَوْلُ kavlu sözü kök: قول
  4. رَبِّنَآ ۖ rabbina Rabbimizin kök: ربب
  5. إِنَّا inna elbette biz
  6. لَذَآئِقُونَ lezaikune tadacağız kök: ذوق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbimizin (azap) sözü bizim aleyhimize gerçekleşti. Biz (azabı) mutlaka tadacağız.

Mustafa İslamoğlu

Fakat şimdi Rabbimizin sözü hepimizin aleyhine gerçekleşti: hepimiz (yaptıklarımızın) acısını elbette tadacağız.

Muhammed Esed

Fakat şimdi Rabbimizin sözü bizim (de) aleyhimize çıktı, biz (günahlarımızın acı meyvesini) mutlaka tadacağız.

Ahmed Hulusi

"İşte sonunda Rabbimizin bildirisi gerçekleşti! Doğrusu (şimdi) biz (azabı) tadıcılarız. "

Ali Bulaç

"Böylece Rabbimizin sözü (yıkım ve azab va'di) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız."

Ali Özek ve heyeti

«Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız.»

Ali Rıza Safa

"Efendimizin, üzerimizdeki sözü gerçekleşti; kesinlikle tadacağız!"

Bayraktar Bayraklı

"Şimdi bize Rabbimizin azap sözü kesinleşti. Artık birlikte tadacağız."

Edip Yüksel

"Efendimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti, artık tadacağız."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti, artık tadacağız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

onun için üzerimize Rabbimizin sözü hak oldu. Muhakkak hepimiz tadacağız;

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için üzerimize rabbımızın kavli hakk oldu, her halde hepimiz tadacağız

Erhan Aktaş

"Artık Rabb'imizin Söz'ü dipnot 1 üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Azap sözü.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Artık Rabb'imizin Söz'ü dipnot 1 üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Azap sözü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık Rabb'imizin Söz'ü dipnot 1 üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Azap sözü.

Gültekin Onan

"Böylece rabbimizin sözü (yıkım ve azab vaadi) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız."

Hasan Basri Çantay

"Onun için Rabbimizin sözü (azabı) üstümüze hak olmuşdur. Şübhesiz (azabımızı) tadıcılarız (tadacağız).

İbni Kesir

Bunu için Rabbımızın sözü, üzerimize hak oldu. Doğrusu biz, tadacak olanlarız.

Mehmet Alagaş

(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu (azabı) tadacağız.

Süleyman Ateş

"Artık Rabbimizin sözü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı mutlaka) tadacağız!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbimizin bizim aleyhimizdeki sözü kesinleşti; çaresi yok, biz o azabı çekeceğiz.

Şaban Britch

Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu/azabı tadacağız.

Şaban Piriş

Artık Rabbimizin hakkımızdaki o sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu tadacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbimizin sözü üzerimize hak oldu. Tadacağımızı elbette tadacağız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And the word of Allah", they Will add, "which was predicted beforehand is being fulfilled, and now will all of us experience the taste of the punishment falling to us as our lot and making us bewail at the day we were born".

Abdul Haleem

Our Lord’s sentence on us is just and we must all taste the punishment.

Abdullah Yusuf Ali

"So now has been proved true, against us, the word of our Lord that we shall indeed (have to) taste (the punishment of our sins).

Abul A'la Maududi

and so we became deserving of the Word of our Lord that we shall be made to suffer chastisement.

Aisha Bewley

Our Lord’s Word has been carried out against us, that we would taste it.

Al-Hilali & Khan

"So now the Word of our Lord has been justified against us, that we shall certainly (have to) taste (the torment).

Ali Quli Qarai

So our Lord’s word became due against us that we shall indeed taste [the punishment].

Amatul Rahman Omar

`So (today) we all deserve the judgment of our Lord. We are the sufferers (of the punishment for our own evil deeds).

Arthur John Arberry

So our Lord's Word is realised against us; we are tasting it.

Bijan Moeinian

"The Lord’s Judgment against us was just; now we have to accept the punishment. "

E. Henry Palmer

And the sentence of our Lord shall be due for us; verily, we shall surely taste thereof;

Edip-Layth

"So our Lord's decree is now upon us, that we will suffer."

George Sale

Wherefore the sentence of our Lord hath been justly pronounced against us, and we shall surely taste his vengeance.

Hamid S. Aziz

"So the sentence of our Lord has come to pass against us: we shall surely taste (punishment);

Mahmoud Ghali

"So, our Lord's Word (Literally: Saying) has come true against us; surely we are indeed tasting (it).

Marmaduke Pickthall

Now the Word of our Lord hath been fulfilled concerning us. Lo! we are about to taste (the doom).

Mohamed Ahmed - Samira

The sentence of our Lord has come true for us. We have certainly to taste (the punishment),

Muhammad Asad

But now our Sustainer’s word has come true against us [as well]: verily, we are bound to taste [the fruit of our sins].

Mustafa Khattab

The decree of our Lord has come to pass against us ˹all˺: we will certainly taste ˹the punishment˺.

Progressive Muslims

"So our Lord's decree is now upon us, that we will suffer. "

Rashad Khalifa

"We justly incurred our Lord's judgment; now we have to suffer.

Sahih International

So the word of our Lord has come into effect upon us; indeed, we will taste [punishment].

Sam Gerrans

“So the word of our Lord has become binding upon us: We are to taste[...].

Shabbir Ahmed

But now the Word of our Lord has come to pass about all of us. Verily, we are bound to taste the fruit of our deeds.

Syed Vickar Ahamed

"So now (this moment) has come true against us, the Word of our Lord that we shall really taste (the penalty of our sins).

Taqi Usmani

So, the word of our Lord has come true against us. Indeed, we have to taste (the punishment).

The Monotheist Group

"So the decree of our Lord is now upon us, that we will suffer."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩