Sâffât suresi

Sâffât suresi, 45. ayet

Sâffât suresi, 45. ayet. يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ

yüṭâfü `aleyhim bike'sim mim me`în.

Diyanet İşleri

(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 42–48 · surenin 45. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 42

    (41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

  2. Sâffât 43

    Onlar Naim cennetlerindedirler.

  3. Sâffât 44

    Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

  4. 45–46

    (45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

  5. Sâffât 47

    Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

  6. Sâffât 48

    Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 45–47. ayetler için yazılmıştır.

45-47. “Kaynağından doldurulmuş, bembeyaz ve içenlere lezzet veren” içen kimsenin onu içtiği vakit ve daha sonrasında lezzet aldığı “(içki) kadehleri, etraflarında dolaştırılır.” Yani onlara hizmet etmek üzere yaratılmış olan Vildân, onlara lezzetli içkiler sunmak için huzurlarına gider gelirler. Bu içkiler ağızları misk ile mühürlü son derece güzel görünüşü içki kadehlerde olacaktır. Ancak bu içki, her yönü ile dünya içkilerinden farklıdır. Onun rengi renklerin en güzeli yani “bembeyaz” olacaktır. Tadı da içildiği vakit de sonra da lezzet verecektir. Diğer taraftan bu şarap sağlıklı olacaktır. Onda “aklı karıştıracak bir zarar” olmayacaktır. Dünya şarabında olduğu gibi ne aklı giderecek ne de sahibinin malını ziyan edecek bir özelliği yoktur. Ondan dolayı baş ağrısı, herhangi bir keder ve sıkıntı da olmaz.

Cennetliklerin yiyecekleri, içecekleri, meclisleri, geneli ile özeli ile tüm nimetleri, Yüce Allah’ın: “Naîm cennetlerinde” buyruğunun kapsamına girmekle birlikte O, bu hususları etraflı bir şekilde açıklamıştır. Ta ki nefisler, onları öğrenip bu nimetlere şevk duysunlar. Arkasından da onlara verilecek olan eşleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nehirde akan su kadar berrak (cennet) şarabından bardaklarla onlara ikram edilip dolaştırılır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُطَافُ yutafu dolaştırılır kök: طوف
  2. عَلَيْهِم aleyhim önlerinde
  3. بِكَأْسٍۢ bike'sin kadehler kök: كاس
  4. مِّن min -tan
  5. مَّعِينٍۭ meiynin akan kaynak- kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كاس (6 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…

  • Aynı kök: كاس (6 geçiş)

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

  • Aynı kök: كاس (6 geçiş)

    İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş)

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(45, 46) Onlara (içleri) pınardan (doldurulmuş) berrak, içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Aralarında kaynağından doldurulmuş kadehlerle kendilerine servis yapılacak;

Muhammed Esed

Aralarında dupduru pınarlardan (içecekle doldurulmuş) bir kase dolaştırılacak,

Ahmed Hulusi

Kaynaktan (Esma hakikatinden) doldurulmuş kaseleri (kuvveleri) gezdirilir.

Ali Bulaç

Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

Ali Özek ve heyeti

onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Ali Rıza Safa

Kaynağından kadehler çevrelerinde dolaştırılır.

Bayraktar Bayraklı

- Aralarında bembeyaz, içenlerin lezzet aldığı kaynaklardan doldurulmuş kadehler dolaştırılacaktır.

Edip Yüksel

Onlara pınarlardan doldurulmuş kadehler sunulur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara pınarlardan doldurulmuş kadehler sunulur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Akan kaynaktan dolu kadehlerle kendilerine pırlanılır (sunulur).

Elmalılı Hamdi Yazır

Mainden bir ke's ile üzerlerine pırlanılır

Erhan Aktaş

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Gültekin Onan

Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

Hasan Basri Çantay

Onların her biri (şerab-ı) maıynden türlü kadehlerle tavaf (ve ziyaret edilir (ler).

İbni Kesir

Kendilerine kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur,

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Süleyman Ateş

Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrelerinde içki dolu bardaklar dolaştırılır.

Şaban Britch

Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Şaban Piriş

(45-46) Etraflarında berrak bir kaynaktan, içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kaynaktan doldurulmuş kadehler dolandırılır çevrelerinde.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Attended upon and served with a drink in the cup of Joy procured from a spring flowing like a fountain,

Abdul Haleem

A drink will be passed round among them from a flowing spring:

Abdullah Yusuf Ali

Round will be passed to them a Cup from a clear-flowing fountain,

Abul A'la Maududi

a cup filled with wine dipnot 1 from its springs, dipnot 2 will be passed around to them; dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here it has not been mentioned as to who will take these cups of wine round to the dwellers of Paradise. This has been stated at other places. And there will go round to them young boys, exclusively appointed for their service, who will be as lovely as well-guarded pearls. (Surah At- Toor, Ayat 24). They will be attended by brisk-moving boys who will forever remain boys. If you saw them, you would think they were pearls, scattered. (Surah Ad-Dahr, Ayat 19). Then, its further details are found in the traditions related by Anas and Samurah bin Jundub from the Prophet (peace be upon him), according to which: The children of the mushrikin will be attendants of the dwellers of Paradise. (Abu Daud Tayalisi, Tabarani, Bazzar). Though these traditions are weak as regards their links of transmitters, there are several other Ahadith which mean that children who died young, before attaining maturity, will go to Paradise. Ahadith also show that the children whose parents are blessed with Paradise will live with them so as to be a comfort of the eyes for them. This leaves behind those children whose parents will not go to Paradise. Thus, with regard to them, it seems reasonable that they will be made the attendants of the dwellers of Paradise. (For a detailed discussion of this, see Fath ul-Bari and Umdat ul-Qari: Kitab ul-Janaiz, Bab; Maqila fi-aulad il-mushrikin; Rasail-o-Masail, vol. iii, pp. 177-187).
  2. metne dön, dipnot 2
    Here the word kaas (cup) only has been used and there is no mention of the wine. But in Arabic the use of kass always implies wine. The cup which contains milk or water, instead of wine, or is empty, is not called kaas. The word kaas is used for a cup only when it contains wine.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, it will not be the kind of wine that is extracted from rotten fruit and corn in the world, but it will flow naturally from fountains like canals. In Surah Muhammad, the same thing has been described more clearly, thus: And canals will be flowing in it of wine which will be delightful for the drinkers. (verse 15).

Aisha Bewley

a cup from a flowing spring passing round among them,

Al-Hilali & Khan

Round them will be passed a cup of pure wine -

Ali Quli Qarai

served around with a cup from a clear fountain,

Amatul Rahman Omar

They will be served in a round with a bowl containing pure drink filled at a limpid flowing fountain,

Arthur John Arberry

a cup from a spring being passed round to them,

Bijan Moeinian

They will be offered cups of pure drinks.

E. Henry Palmer

they shall be served all round with a cup from a spring,

Edip-Layth

They will be served with cups of pure drinks.

George Sale

A cup shall be carried round unto them, filled from a limpid fountain,

Hamid S. Aziz

A bowl shall be made to go round them from water running out of clear springs,

Mahmoud Ghali

A cup from a profuse (spring) is passed round for them-

Marmaduke Pickthall

A cup from a gushing spring is brought round for them,

Mohamed Ahmed - Samira

With cups from a flowing stream being passed around,

Muhammad Asad

A cup will be passed round among them [with a drink] from unsullied springs,

Mustafa Khattab

A drink ˹of pure wine˺ will be passed around to them from a flowing stream:

Progressive Muslims

They will be served with cups of pure drinks.

Rashad Khalifa

Cups of pure drinks will be offered to them.

Sahih International

There will be circulated among them a cup [of wine] from a flowing spring,

Sam Gerrans

Circulated among them will be a cup from a running spring,

Shabbir Ahmed

A cup from a gushing spring of Bliss brought around for them.

Syed Vickar Ahamed

Around to them will be passed a Cup from a clear-flowing fountain,

Taqi Usmani

They will be served with a cup from a flowing drink,

The Monotheist Group

They will be served with a cup of pure drink.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩