Sâffât suresi

Sâffât suresi, 59. ayet

Sâffât suresi, 59. ayet. إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

Diyanet İşleri

(58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 56–62 · surenin 59. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 56

    Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."

  2. Sâffât 57

    "Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum."

  3. 58–59

    (58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

  4. Sâffât 60

    Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.

  5. Sâffât 61

    Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!

  6. Sâffât 62

    Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 50–59. ayetler için yazılmıştır.

50-53. Yüce Allah, cennetliklerin yiyecekleri, içecekleri, güzel eşleri, güzel meclisleri ile doruk noktasına ulaşmış nimetlerini, sevinçlerinin mükemmelliğini söz konusu ettikten sonra kendi aralarındaki konuşmalarını, geçmişe dair konular açmalarını da nakletmekte ve onların bu sohbetlerinin ve karşılıklı soru sormalarının, içlerinden birisinin şu sözleri söyleyecek noktaya kadar ulaşacağını bildirmektedir:

“Gerçekten benim” dünyada iken “bir arkadaşım vardı.” Ve o, öldükten sonra dirilişi inkâr ediyor, beni de öldükten sonra dirilişi tasdik edişim dolayısı ile kınıyor ve: “diyordu ki: Sen de mi (dirilişe) inananlardansın? Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltilip hesaba çekileceğiz?” ve amellerimizin karşılıklarını göreceğiz? Yani sen, bu son derece garip ve gerçekleşme ihtimali oldukça uzak olan böyle bir şeyi nasıl tasdik edersin? Bizler parçalanıp dağıldıktan, toprak ve kemik kırıntıları haline geldikten sonra tekrar diriltilecek ve yeniden hayata döndürülecek, sonra da amellerimiz dolayısı ile hesaba çekilip amellerimizin karşılığını göreceğiz öyle mi?!

Böylece cennetteki kişi, kardeşlerine şunları söyleyecek: İşte benim size anlattığım olay budur. Benimle arkadaşımın başından bunlar geçti. Ancak ben, iman ve tasdikimi muhafaza ettim. O ise öldükten sonra dirilişi yalanlamaya devam etti. Nihâyet öldük ve ölümden sonra diriltildik. İşte ben, sizin gördüğünüz ve peygamberlerin bize haber verdiği bu nimetlere ulaştım. O ise hiç şüphesiz azaba uğramış bulunuyor.

54. “(Devamla): “Ona” durumunu görmek için “bakmak ister misiniz?” der.” Böylelikle içinde bulunduğumuz halle daha bir sevinelim ve daha bir memnun olalım. Ve bunu gözlerimizle görmüş olalım.

Cennet ehlinin durumundan, onların birinin diğeri ile sevinmesinden ve birbirlerine muvafakat edeceklerinden açıkça anlaşıldığına göre onlar da onun bu isteğini kabul edecekler ve arkadaşının durumunu görmek için onunla birlikte gidecekler.

55. “Sonra da bakar ve onu” yani arkadaşanı “cehennemin ortasında görür.” Azabın ortasında, azap her tarafını kuşatmış, dört bir yanından çevresini sarmış halde onu görür.

56. Arkadaşı, hali dolayısı ile onu kınayarak, Yüce Allah’a da onun hile ve tuzaklarından kendisini koruduğu için şükrederek ona “der ki: Vallahi, az kalsın beni de helâk edecektin.” Beni karşı karşıya bırakmak istediğin şüpheler dolayısıyla ve kendi asılsız iddialarınla nerede ise beni de helâk edecektin.

57. “Eğer Rabbimin” İslâm üzere bana sebat vermek şeklindeki “nimeti olmasaydı ben de” seninle birlikte azap içine “konanlardan olurdum.”

58-59. “Artık biz, hiç ölmeyeceğiz, değil mi? İlk ölümümüzden başka… Hem bize azap da edilmeyecek.” Bu mü’min, bu sözleri cennet ehline hitaben, orada ebediyen kalacakları ve azaptan kurtuldukları için Allah’ın nimeti ile sevinç duyma ve bunu itiraf etme anlamında soru üslubunda dile getirecektir.

(Ellinci âyet-i kerimede geçen): “Onlardan bir kısmı diğerlerine yönelip birbirlerine soru sorarlar” buyruğunda neyi sordukları belirtilmemiştir. Onlardan bahsedilen husus ise lezzet ve sevinçleridir. Bu da onların, söz konusu edilmesi lezzet verecek türden olan her bir şeyi birbirlerine soracaklarına, dünyada iken anlaşmazlık konusu olan ve içinden çıkılamayan meseleleri dile getireceklerine delildir. Bilindiği gibi ilim ehlinin zevki, ilme dair sorular sormak ve onun hakkında araştırmalar yapmaktır. Bu ise dünya hayatındaki konuşmalarda görülegelen zevkin çok üstünde olacaktır. Cennetlikler, bu kabilden en yüksek ve üstün noktaya sahip olacaklardır. Cennette ilmi hakikatler onlar için ifade edilmesi mümkün olmayacak şekilde açıklık kazanmış olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dünya hayatındaki ilk ölümden sonra artık bir daha ölmeyeceğiz. Bilakis biz cennette ebedî kalacağız. Bizler kâfirler gibi azaba uğrayanlardan olmayacağız.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa dışında
  2. مَوْتَتَنَا mevtetena ölümümüz kök: موت
  3. ٱلْأُولَىٰ l-ula ilk kök: اول
  4. وَمَا ve ma ve değiliz
  5. نَحْنُ nehnu biz
  6. بِمُعَذَّبِينَ bimuazzebine azaba uğratılcak kök: عذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Ölüm

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Ortak kavram: Ölüm

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Ortak kavram: Ölüm

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(58, 59) Birinci ölümümüz hariç, bir daha ölmeyeceğiz, değil mi? Biz azaba da uğratılmayacağız."

Mustafa İslamoğlu

(Ölüm) sadece şu ilk ölümümüzdü; ve biz artık asla azaba uğratılmayacağız (değil mi)?

Muhammed Esed

önceki ölümümüz dışında ve (bir daha) azaba uğratılmayacağız, değil mi?

Ahmed Hulusi

"İlk ölümü tadışımız dışında (artık başka ölüm yaşanması söz konusu değil)! Biz azap olunacaklar da değiliz. "

Ali Bulaç

"Yalnızca birinci ölümümüzden başka (öyle mi)? Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz?"

Ali Özek ve heyeti

Birinci ölümümüz hariç ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz?

Ali Rıza Safa

"İlk ölümümüz dışında?" "Üstelik cezaya uğratılmayacak mıyız?"

Bayraktar Bayraklı

- "Biz, birinci ölümün dışında. bir daha ölmeyeceğiz, değil mi?Biz azap da görmeyeceğiz."

Edip Yüksel

"İlk ölüm hariç, cezalandırılmayacaktık hani?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'İlk ölüm hariç, cezalandırılmayacaktık hani?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(58-59) Nasılmış bak? Biz ilk ölümümüzden başka ölecek değiliz ve biz azaba uğrayacak da değiliz.

Elmalılı Hamdi Yazır

ilk ölümümüzden başka. Ve biz muazzeb değiliz

Erhan Aktaş

"İlk ölümümüzden başka ölüm görmeyecek, azaba uğratılacaklar da olmayacağız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İlk ölümümüzden başka ölüm görmeyecek, azaba uğratılacaklar da olmayacağız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İlk ölümümüzden başka ölüm görmeyecek, azaba uğratılacaklar da olmayacağız."

Gültekin Onan

"Yalnızca birinci ölümümüzden başka (öyle mi)? Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz?"

Hasan Basri Çantay

(58-59) "(Bak), biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek, biz azaba da uğratılmayacak değil miymişiz?"

İbni Kesir

Ancak ilk ölümümüz müstesna, ve azablandırılmayacağız da.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"

Süleyman Ateş

"Yalnız ilk ölümümüz, başka ölüm yok ve biz azaba da uğratılmayacağız ha?!"

Süleymaniye Vakfı

ilk ölüm çeşidimiz (uykumuz) hariç dipnot 1 ? Bize azap da edilmeyecek.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Duhan 44/56. Mevte (الموتة) çeşit bildiren mastar olduğu için "ölüm çeşidi" anlamına gelir. Dünyada iki çeşit ölüm vardır, bir uyku, diğeri bilinen ölümdür (Mümin 40/11-12). Ayrıntılı bilgi için bkz (Zümer 39/42)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sadece ilk ölümümüz (uykumuz dipnot 1 ) dışında bir şey yok, değil mi? Artık bize azap da çektirilmeyecek".

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsan, uyku ile ölümü insan aynı şekilde algılar. Ayrıntılı bilgi için bkz. (Zümer 39/42)

Şaban Britch

İlk ölümümüzden başka. Biz, azaba da çarptırılmayacağız.

Şaban Piriş

İlk ölümümüzden başka. Biz, azaba da çarptırılmayacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sadece ilk ölümümüz; azaba da uğratılmayacağız, öyle mi?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Other than that first death we suffered in the world below and we live from hence to forever exempt from heavens high jurisdiction and punishment!"

Abdul Haleem

Shall we never suffer?

Abdullah Yusuf Ali

"Except our first death, and that we shall not be punished?"

Abul A'la Maududi

except for our first death? And shall we suffer no chastisement?'" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The style clearly shows that while speaking to his friend in Hell, the dweller of Paradise suddenly starts talking to himself. He speaks these three sentences in a way as if he found himself in a state much better than that he ever expected and imagined for himself, and now being beside himself with wonder and joy he is engaged in a sort of soliloquy. In such a state the speaker does not speak to an addressee, nor the questions he asks are meant to find out something from somebody, but in this state the man’s own feelings find expression through his tongue. The dweller of Paradise, while speaking to the dweller of Hell, suddenly starts feeling how he has been favored by good fortune: now there is neither death nor any torment: all troubles and distresses have come to an end and he has been blessed with immortality. Under this very feeling he exclaims: Well are we not to die any other than our first death? Are we not to be punished?

Aisha Bewley

except for our first death? Are we not going to be punished?

Al-Hilali & Khan

Except our first death, and we shall not be punished? (after we have entered Paradise)."

Ali Quli Qarai

aside from our first death, and that we shall not be punished?

Amatul Rahman Omar

`Ours was only the death we have already met (in the world), and we are going to suffer no punishment.

Arthur John Arberry

except for our first death, and are we not chastised?

Bijan Moeinian

there will not be any judgment for our worldly deeds. "

E. Henry Palmer

and shall we not be tormented?-

Edip-Layth

"Except for our first death, and we will not be punished?"

George Sale

than our first death; or do we suffer any punishment?

Hamid S. Aziz

"Except our previous death? And that we shall not be chastised?"

Mahmoud Ghali

Except for our first death, and in no way will we be tormented?

Marmaduke Pickthall

Saving our former death, and are we not to be punished?

Mohamed Ahmed - Samira

Other than our first death, and we shall not be punished?

Muhammad Asad

[again, ] beyond our previous death, and that we shall never [again] be made to suffer?

Mustafa Khattab

except our first death, nor be punished ˹like the others˺?"

Progressive Muslims

"Except for our first death, and we will not be punished"

Rashad Khalifa

"only the first death, and we never receive any requital?"

Sahih International

Except for our first death, and we will not be punished?"

Sam Gerrans

“Save our former death, and are not to be punished?”

Shabbir Ahmed

After our former death, and that we will never be among the suffering!

Syed Vickar Ahamed

"Except our first death, and that we shall not be punished?"

Taqi Usmani

beyond our first death, nor are we going to be punished?"

The Monotheist Group

"Except for our first death, and we will not be punished?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 59. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 59. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 59. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩