39. sure

Zümer Suresi الزمر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 10 konu
  1. Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan 1–10 karşılaştır — Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan
  2. Emrolunan ibadet; ateş katmanları ve üst üste odalar 11–20 karşılaştır — Emrolunan ibadet; ateş katmanları ve üst üste odalar
  3. Gökten inen su, sözün en güzeli ve yalanlayanlar 21–26 karşılaştır — Gökten inen su, sözün en güzeli ve yalanlayanlar
  4. Kur'an'daki örnekler ve ortaklar meseli 27–35 karşılaştır — Kur'an'daki örnekler ve ortaklar meseli
  5. "Allah kuluna yetmez mi?" Şefaat tümüyle Allah'ındır 36–45 karşılaştır — "Allah kuluna yetmez mi?" Şefaat tümüyle Allah'ındır
  6. Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü 46–52 karşılaştır — Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü
  7. "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım" 53–59 karşılaştır — "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım"
  8. Kıyamet günü ve şirk uyarısı 60–66 karşılaştır — Kıyamet günü ve şirk uyarısı
  9. Sûra üfleniş ve hesap 67–70 karşılaştır — Sûra üfleniş ve hesap
  10. İki grup: cehenneme ve cennete sevk 71–75 karşılaştır — İki grup: cehenneme ve cennete sevk

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan 1–10

  1. Zümer suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 1. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

    tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-l`azîzi-lḥakîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitab'ı indirme işini, daima üstün ve bütün kararları doğru olan Allah yapmıştır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 1. ayet

  2. Zümer suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 2. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ فَٱعْبُدِ ٱللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ ٱلدِّينَ

    innâ enzelnâ ileyke-lkitâbe bilḥaḳḳi fa`büdi-llâhe muḫliṣal lehü-ddîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gerçekleri içeren bu Kitab'ı sana Allah indirmiştir. Öyleyse dinine bir şey katmadan kulluğu Allah'a yap.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 2. ayet

  3. Zümer suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 3. ayet. أَلَا لِلَّهِ ٱلدِّينُ ٱلْخَالِصُ وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَآ إِلَى ٱللَّهِ زُلْفَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِى مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَنْ هُوَ كَٰذِبٌ كَفَّارٌ

    elâ lillâhi-ddînü-lḫâliṣ. velleẕîne-tteḫaẕû min dûnihî evliyâ'. mâ na`büdühüm illâ liyüḳarribûnâ ile-llâhi zülfâ. inne-llâhe yaḥkümü beynehüm fî mâ hüm fîhi yaḫtelifûn. inne-llâhe lâ yehdî men hüve kâẕibün keffâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bil ki Allah'ın dini, katışıksız dindir. Allah ile aralarına evliya dipnot 1 yerleştirenler şöyle derler: "Bizim bunlara kul köle olmamız, sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diyedir." Allah, onların tartışıp durdukları her konudaki hükmünü, onların yüzüne karşı verecektir. Allah, yalancı olan ve ayetleri görmezlikte (kafirlikte) direnen birini yoluna kabul etmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Evliya, veli'nin çoğuludur. Veli, aralarında kendileri dışında bir şey olmayan iki veya daha çok şeye denir. (Müfredat) Allah ile arasına, başka birini koymayan herkes Allah'ın velisidir. Araya başkasını koyanın Allah ile ilişiği kesilir. Allah Teala şöyle demiştir: "Bilin ki Allah'ın velilerinin üstünde ne korku olur ne de üzülürler. Onlar inanmış olan ve takva sahibi olan (kendini yanlışlardan koruyan) kimselerdir." (Yunus 10/62-63) Takva sahibi olanlar da "İşte Kitap budur, içinde şüpheye yer yoktur. Takva sahipleri için rehberdir. Onlar, Allah'a içten inanan, namazı düzgün ve sürekli kılan ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlardır. Sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanıp güvenenler onlardır. Onların ahirete olan inançları kesindir." (Bakara 2/2-4)

    Ayet detayı — Zümer suresi, 3. ayet

  4. Zümer suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 4. ayet. لَّوْ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا لَّٱصْطَفَىٰ مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ سُبْحَٰنَهُۥ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ

    lev erâde-llâhü ey yetteḫiẕe veledel laṣṭafâ mimmâ yaḫlüḳu mâ yeşâü sübḥâneh. hüve-llâhü-lvâḥidü-lḳahhâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah çocuk edinmek istese, yarattıkları içinden beğendiğini seçerdi. O'nun çocukla (çocuk edinmekle) ilgisi olmaz. O, tek olan Allah'tır, karşı konulmaz bir güce sahiptir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 4. ayet

  5. Zümer suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 5. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

    ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. yükevviru-lleyle `ale-nnehâri veyükevviru-nnehâra `ale-lleyli veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî liecelim müsemmâ. elâ hüve-l`azîzü-lgaffâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeri, gerçek dipnot 1 varlıklar olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne, gündüzü de gecenin üstüne sarar. Güneşi ve ayı hizmete sokmuştur. Her biri, belli bir süre içinde akıp gider. Bilesin ki O üstündür, çok bağışlayıcıdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      bi el hakkı(بِالْحَقِّ):Hem kendisi gerçek hem de gerçekleri gösterecek içerikte.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 5. ayet

  6. Zümer suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 6. ayet. خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْأَنْعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزْوَٰجٍ يَخْلُقُكُمْ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ خَلْقًا مِّنۢ بَعْدِ خَلْقٍ فِى ظُلُمَٰتٍ ثَلَٰثٍ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ ٱلْمُلْكُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ

    ḫaleḳaküm min nefsiv vâḥidetin ŝümme ce`ale minhâ zevcehâ veenzele leküm mine-l'en`âmi ŝemâniyete ezvâc. yaḫlüḳuküm fî büṭûni ümmehâtiküm ḫalḳam mim ba`di ḫalḳin fî żulümâtin ŝelâŝ. ẕâlikümü-llâhü rabbüküm lehü-lmülk. lâ ilâhe illâ hû. feennâ tuṣrafûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi (insanoğlunu), tek bir nefisten (döllenmiş yumurtadan) dipnot 1 yarattı. Daha sonra dipnot 2 eşini de o nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturdu. En'am'dan dipnot 3 sizin için sekiz eş indirdi. Analarınızın rahminde sizi, üç karanlık içinde art arda yaratışlarla yarattı. İşte bunları yapan, Allah'tır, sizin Sahibinizdir. Yetki O'ndadır. O'ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da başka tarafa döndürülüyorsunuz?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nefis kelimesine döllenmiş yumurta manası vermemizin delili (Nisa 4/1) ve ilgili dip notunda açıklanmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Daha sonra" buyrulmasından anlaşılacağı üzere Havva validemiz Adem babamızla aynı şeyden (döllenmiş yumurtadan) yaratılmış olmakla beraber, farklı zamanda yaratılmış.Öyleyse her ikisi de birbirinden farklı genetik yapıdalar. Tek yumurta ikizi,kardeş veya kaburga kemiğinden yaratılma gibi bilgilerin Kur'an bütünlüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde batıl (uydurma) olduğu kolayca anlaşılmaktadır..
    3. metne dön, dipnot 3
      Koyun, keçi, sığır, deve. Bkz. (En'am 6/143)

    Ayet detayı — Zümer suresi, 6. ayet

  7. Zümer suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 7. ayet. إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    in tekfürû feinne-llâhe ganiyyün `anküm velâ yerḍâ li`ibâdihi-lküfr. vein teşkürû yerḍahü leküm. velâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ. ŝümme ilâ rabbiküm merci`uküm feyünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelirseniz (kafirlik ederseniz) bilin ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur ama kullarının kafirlik etmesine de rızası yoktur. Eğer görevlerinizi yerine getirirseniz O'nu memnun edersiniz. Kimse kimsenin yükünü taşımaz. Sonra tekrar yaratılarak O'nun huzuruna çıkarılacaksınız. Neler yaptığınızı size, o zaman bildirecektir. İçinizde ne olduğunu Allah bilir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 7. ayet

  8. Zümer suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 8. ayet. وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعْمَةً مِّنْهُ نَسِىَ مَا كَانَ يَدْعُوٓا۟ إِلَيْهِ مِن قَبْلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ

    veiẕâ messe-l'insâne ḍurrun de`â rabbehû münîben ileyhi ŝümme iẕâ ḫavvelehû ni`metem minhü nesiye mâ kâne yed`û ileyhi min ḳablü vece`ale lillâhi endâdel liyüḍille `an sebîlih. ḳul temetta` biküfrike ḳalîlen. inneke min aṣḥâbi-nnâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan, başı sıkışınca dönüp Rabbine yalvarır. Sonra Allah, iyilik yaparak ona bir fırsat verse daha önce yalvardığını unutur da (Allah'a) benzer nitelikte varlıklar oluşturur ki insanları Allah'ın yolundan saptırsın. De ki "Bir süre kafirliğinin tadını çıkar. Çünkü sen, o ateşin ahalisindensin."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 8. ayet

  9. Zümer suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 9. ayet. أَمَّنْ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ سَاجِدًا وَقَآئِمًا يَحْذَرُ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَيَرْجُوا۟ رَحْمَةَ رَبِّهِۦ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    emmen hüve ḳânitün ânâe-lleyli sâcidev veḳâimey yaḥẕeru-l'âḫirate veyercû raḥmete rabbih. ḳul hel yestevi-lleẕîne ya`lemûne velleẕîne lâ ya`lemûn. innemâ yeteẕekkeru ülü-l'elbâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böyle biri ile Ahiret için hazırlık yapmak ve Rabbinin ikramını umabilmek için gece vakitlerinde secde eden ve kıyamda bulunan kişi aynı olur mu? De ki "Bilenle bilmeyen bir midir?" Bunu ancak, sağlam duruşlu olanlar anlarlar.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 9. ayet

  10. Zümer suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 10. ayet. قُلْ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَأَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍ

    ḳul yâ `ibâdi-lleẕîne âmenü-tteḳû rabbeküm. lilleẕîne aḥsenû fî hâẕihi-ddünyâ ḥaseneh. vearḍu-llâhi vâsi`ah. innemâ yüveffe-ṣṣâbirûne ecrahüm bigayri ḥisâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara şöyle dediğimi bildir[1 "Ey inanıp güvenen kullarım, sizi yaratan Sahibinizden (Rabbinizden) çekinerek kendinizi koruyun. Bu dünyada iyilik eden, iyilik bulur. Allah'ın toprakları (yarattığı dünya) geniştir. Hesapsız ödül, sadece sabredenlere verilecektir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın Elçisi, kendi sözünü değil, elçilik gereği kendine söylenen sözü, olduğu gibi luaştırmakla görevli olduğu için ayete böyle meal vermek gerekir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 10. ayet

Emrolunan ibadet; ateş katmanları ve üst üste odalar 11–20

  1. Zümer suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 11. ayet. قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ ٱلدِّينَ

    ḳul innî ümirtü en a`büde-llâhe muḫliṣal lehü-ddîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Bana verilen emir şudur: Bu dine hiçbir şey katmadan dipnot 1 kulluğu Allah'a yap!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [!]Allah'tan başkasının söz ve hükümleri katılmış din, Allah'ın dini olamaz. Bu yüzden Allah Teala, Kur'an'ın, kendi koyduğu kurallar dışında açıklanmasını en ağır suç, kendini Allah'ın yerine koyma suçu saymıştır. (Hud 11/1-2)

    Ayet detayı — Zümer suresi, 11. ayet

  2. Zümer suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 12. ayet. وَأُمِرْتُ لِأَنْ أَكُونَ أَوَّلَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    veümirtü lien ekûne evvele-lmüslimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Bir de Müslümanların içinde en önde olmam emredilmiştir."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 12. ayet

  3. Zümer suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 13. ayet. قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    ḳul innî eḫâfü in `aṣaytü rabbî `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Ben ahibime (Rabbime) karşı gelirsem o büyük günün azabından korkarım."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 13. ayet

  4. Zümer suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 14. ayet. قُلِ ٱللَّهَ أَعْبُدُ مُخْلِصًا لَّهُۥ دِينِى

    ḳuli-llâhe a`büdü muḫliṣal lehû dînî.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Ben, bu dine bir şey katmadan sadece Allah'a kulluk ederim.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 14. ayet

  5. Zümer suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 15. ayet. فَٱعْبُدُوا۟ مَا شِئْتُم مِّن دُونِهِۦ قُلْ إِنَّ ٱلْخَٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

    fa`büdû mâ şi'tüm min dûnih. ḳul inne-lḫâsirîne-lleẕîne ḫasirû enfüsehüm veehlîhim yevme-lḳiyâmeh. elâ ẕâlike hüve-lḫusrânü-lmübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Haydi, Allah'tan önce neyi tercih ediyorsanız ona kulluk edin." De ki "Asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlerdir." Bilin ki apaçık hüsran işte budur.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 15. ayet

  6. Zümer suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 16. ayet. لَهُم مِّن فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحْتِهِمْ ظُلَلٌ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥ يَٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ

    lehüm min fevḳihim żulelüm mine-nnâri vemin taḥtihim żulelün. ẕâlike yüḫavvifü-llâhü bihî `ibâdeh. yâ `ibâdi fetteḳûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar olur. İşte Allah kullarının başına bunların gelebileceği uyarısında bulunmaktadır. Ey kullarım, benden çekinin.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 16. ayet

  7. Zümer suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 17. ayet. وَٱلَّذِينَ ٱجْتَنَبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ أَن يَعْبُدُوهَا وَأَنَابُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ لَهُمُ ٱلْبُشْرَىٰ فَبَشِّرْ عِبَادِ

    velleẕîne-ctenebu-ṭṭâgûte ey ya`büdûhâ veenâbû ile-llâhi lehümü-lbüşrâ. febeşşir `ibâd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Azgınlardan uzak duranlar, onlara kulluk etmeyip Allah'a yönelenler, işte onlar için müjde vardır. Sen kullarıma müjdeyi ver.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 17. ayet

  8. Zümer suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 18. ayet. ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    elleẕîne yestemi`ûne-lḳavle feyettebi`ûne aḥseneh. ülâike-lleẕîne hedâhümü-llâhü veülâike hüm ülü-l'elbâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sözü dinleyip en güzeline uyanları, Allah'ın doğru yola ileteceği müjdesini ver. Onlar, sağlam duruşlu olanlardır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 18. ayet

  9. Zümer suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 19. ayet. أَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ ٱلْعَذَابِ أَفَأَنتَ تُنقِذُ مَن فِى ٱلنَّارِ

    efemen ḥaḳḳa `aleyhi kelimetü-l`aẕâb. efeente tünḳiẕü men fi-nnâr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Azap konusunda söylenenleri hak eden biri, (sözün en güzeline uyan) o kişi ile aynı olur mu? Ateşte olanı kurtarmak senin elinde mi?

    Ayet detayı — Zümer suresi, 19. ayet

  10. Zümer suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 20. ayet. لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِّن فَوْقِهَا غُرَفٌ مَّبْنِيَّةٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَعْدَ ٱللَّهِ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ ٱلْمِيعَادَ

    lâkini-lleẕîne-tteḳav rabbehüm lehüm gurafüm min fevḳihâ gurafüm mebniyyetün tecrî min taḥtihe-l'enhâr. va`de-llâh. lâ yuḫlifü-llâhü-lmî`âd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinden çekinerek kendini korumuş olanlar için ise kat kat yapılmış, altlarından ırmaklar akan yüksek konaklar vardır. Bu Allah'ın sözüdür. Allah sözünden caymaz.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 20. ayet

Gökten inen su, sözün en güzeli ve yalanlayanlar 21–26

  1. Zümer suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 21. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا مُّخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ حُطَٰمًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

    elem tera enne-llâhe enzele mine-ssemâi mâen feselekehû yenâbî`a fi-l'arḍi ŝümme yuḫricü bihî zer`am muḫtelifen elvânühû ŝümme yehîcü feterâhü muṣferran ŝümme yec`alühû ḥuṭâmâ. inne fî ẕâlike leẕikrâ liüli-l'elbâb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın gökten su indirip yerdeki kaynaklara yönlendirdiğini, sonra onunla farklı renklerde bitkiler bitirdiğini ve daha sonra kuruduklarını hiç görmedin mi? Bir de bakarsın ki sararmış, kırık dökük hale gelmişler. Bunda, sağlam duruşluların alacakları bilgiler vardır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 21. ayet

  2. Zümer suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 22. ayet. أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٍ مِّن رَّبِّهِۦ فَوَيْلٌ لِّلْقَٰسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكْرِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    efemen şeraḥa-llâhü ṣadrahû lil'islâmi fehüve `alâ nûrum mir rabbih. feveylül lilḳâsiyeti ḳulûbühüm min ẕikri-llâh. ülâike fî ḍalâlim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah gönlünü İslam'a açtığı için Rabbinin verdiği aydınlığa kavuşan kişi, başkasıyla bir olur mu? Allah'ın sözü karşısında kalpleri taşlaşmış gibi olanların vay haline! Onlar, açık bir sapıklık içindedirler.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 22. ayet

  3. Zümer suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 23. ayet. ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ ٱلْحَدِيثِ كِتَٰبًا مُّتَشَٰبِهًا مَّثَانِىَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    allâhü nezzele aḥsene-lḥadîŝi kitâbem müteşâbihem meŝânî. taḳşe`irru minhü cülûdü-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm. ŝümme telînü cülûdühüm veḳulûbühüm ilâ ẕikri-llâh. ẕâlike hüde-llâhi yehdî bihî mey yeşâ'. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah sözlerin en güzelini, birbirine benzer, ikişerli (ayetler içeren) bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların tüylerini ürpertir; sonra onların kalpleri ve vücutları Allah'ın bilgisiyle yumuşar. İşte bu, Allah'ın yoludur. Onu tercih edeni o yola yöneltir. Allah'ın sapık dediğine kimse "Doğru yoldadır" diyemez.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 23. ayet

  4. Zümer suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 24. ayet. أَفَمَن يَتَّقِى بِوَجْهِهِۦ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَقِيلَ لِلظَّٰلِمِينَ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

    efemey yetteḳî bivechihî sûe-l`aẕâbi yevme-lḳiyâmeh. veḳîle liżżâlimîne ẕûḳû mâ küntüm teksibûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlış yola girenlere, (mezardan) kalkış günü "Kazancınızın tadına varın!" denince, kim kendini o azabın sıkıntısından koruyabilir?

    Ayet detayı — Zümer suresi, 24. ayet

  5. Zümer suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 25. ayet. كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

    keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim feetâhümü-l`aẕâbü min ḥayŝü lâ yeş`urûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan öncekiler yalana sarılmışlardı da ummadıkları yerden kendilerine azap gelip çatıvermişti.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 25. ayet

  6. Zümer suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 26. ayet. فَأَذَاقَهُمُ ٱللَّهُ ٱلْخِزْىَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    feeẕâḳahümü-llâhü-lḫizye fi-lḥayâti-ddünyâ. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böylece Allah onlara, dünyada itibarsızlığı tattırdı. Ahiretteki azapları elbette daha büyük olacaktır. Keşke bunu bilselerdi.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 26. ayet

Kur'an'daki örnekler ve ortaklar meseli 27–35

  1. Zümer suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 27. ayet. وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    veleḳad ḍarabnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝelil le`allehüm yeteẕekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz bu Kur'an'da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 27. ayet

  2. Zümer suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 28. ayet. قُرْءَانًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذِى عِوَجٍ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

    ḳur'ânen `arabiyyen gayra ẕî `ivecil le`allehüm yetteḳûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Konuları örneklerken) Yanıltıcı olmayan dipnot 1 ve Arapça ayetler kümesi dipnot 2 halinde verdik ki kendilerini koruyabilsinler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, kendisi yanıltıcı olmayan, yanlış anlaşıldığında birbiriyle ilişkili ayetler kümesinin yardımıyla fark edilmesini sağlayacak şekilde Arapça bir Kitap olarak, Allah tarafından düzenlenmiştir (Bkz: Al-i İmran 3/7)
    2. metne dön, dipnot 2
      Arapça "Kur'an" kelimesi, küme, kümeleşme anlamına gelir. Bkz. İsra 17/78.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 28. ayet

  3. Zümer suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 29. ayet. ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا رَّجُلًا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِّرَجُلٍ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًا ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    ḍarabe-llâhü meŝeler racülen fîhi şürakâü müteşâkisûne veracülen selemel liracül. hel yesteviyâni meŝelâ. elḥamdü lillâh. bel ekŝeruhüm lâ ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şimdi Allah bir örnek veriyor: Birbiriyle uyumsuz bir kaç amirin emrindeki kişi ile güvenilir bir tek amirin emrindeki kişinin durumu aynı olur mu? Her şeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur ama çoğu bunu bilmez.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 29. ayet

  4. Zümer suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 30. ayet. إِنَّكَ مَيِّتٌ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ

    inneke meyyitüv veinnehüm meyyitûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen öleceksin, onlar da ölecekler.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 30. ayet

  5. Zümer suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 31. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ

    ŝümme inneküm yevme-lḳiyâmeti `inde rabbiküm taḫteṣimûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra (mezardan) kalkış günü hepiniz, Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 31. ayet

  6. Buradan itibaren cüz 24

    Zümer suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 32. ayet. فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى ٱللَّهِ وَكَذَّبَ بِٱلصِّدْقِ إِذْ جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

    femen ażlemü mimmen keẕebe `ale-llâhi vekeẕẕebe biṣṣidḳi iẕ câeh. eleyse fî cehenneme meŝvel lilkâfirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a karşı yalan söyleyen ve doğrular kendine geldiğinde yalana sarılandan daha büyük yanlışı kim yapar? Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) için Cehennemde yer mi yok?

    Ayet detayı — Zümer suresi, 32. ayet

  7. Zümer suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 33. ayet. وَٱلَّذِى جَآءَ بِٱلصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُتَّقُونَ

    velleẕî câe biṣṣidḳi veṣaddeḳa bihî ülâike hümü-lmütteḳûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğruları getiren ve onu kabul edenler, kendini koruyanlardır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 33. ayet

  8. Zümer suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 34. ayet. لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمْ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْمُحْسِنِينَ

    lehüm mâ yeşâûne `inde rabbihim. ẕâlike cezâü-lmuḥsinîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rableri katında, beğendikleri her şey onlarındır. İşte güzel davrananların alacağı karşılık budur.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 34. ayet

  9. Zümer suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 35. ayet. لِيُكَفِّرَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ أَسْوَأَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ وَيَجْزِيَهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    liyükeffira-llâhü `anhüm esvee-lleẕî `amilû veyecziyehüm ecrahüm biaḥseni-lleẕî kânû ya`melûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu, işledikleri kötü şeyleri Allah'ın örtmesi ve onları, yaptıklarının en güzeliyle ödüllendirmesi içindir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 35. ayet

"Allah kuluna yetmez mi?" Şefaat tümüyle Allah'ındır 36–45

  1. Zümer suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 36. ayet. أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۥ وَيُخَوِّفُونَكَ بِٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    eleyse-llâhü bikâfin `abdeh. veyüḫavvifûneke billeẕîne min dûnih. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Seni, Allah ile aralarına koydukları şeyle korkutuyorlar; Allah kuluna yetmez mi? Allah'ın sapık dediğine kimse "Doğru yoldadır" diyemez.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 36. ayet

  2. Zümer suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 37. ayet. وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّضِلٍّ أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِعَزِيزٍ ذِى ٱنتِقَامٍ

    vemey yehdi-llâhü femâ lehû mim müḍill. eleyse-llâhü bi`azîzin ẕi-ntiḳâm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın "Doğru yoldadır" dediğine de kimse "Sapık" diyemez. Allah güçlü ve hak edilen cezayı veren değil midir?

    Ayet detayı — Zümer suresi, 37. ayet

  3. Zümer suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 38. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلْ أَفَرَءَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ إِنْ أَرَادَنِىَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَٰشِفَٰتُ ضُرِّهِۦٓ أَوْ أَرَادَنِى بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَٰتُ رَحْمَتِهِۦ قُلْ حَسْبِىَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

    velein seeltehüm men ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa leyeḳûlünne-llâh. ḳul eferaeytüm mâ ted`ûne min dûni-llâhi in erâdeniye-llâhü biḍurrin hel hünne kâşifâtü ḍurrihî ev erâdenî biraḥmetin hel hünne mümsikâtü raḥmetih. ḳul ḥasbiye-llâh. `aleyhi yetevekkelü-lmütevekkilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara: "Gökleri ve yeri, kim yarattı?" diye sorsan kesin olarak "Allah" derler. De ki "Allah ile aranıza neyi koyup yalvardığınıza baktınız mı? Allah bana bir sıkıntı vermek istese, onlar bu sıkıntıyı fark edebilirler mi? Ya da bana iyilik etmek istese, onlar, O'nun bu iyiliğini önleyebilirler mi?" De ki "Allah bana yeter. Kendilerine dayanak arayanlar O'na güvenip dayansınlar."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 38. ayet

  4. Zümer suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 39. ayet. قُلْ يَٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَٰمِلٌ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

    ḳul yâ ḳavmi-`melû `alâ mekânetiküm innî `âmil. fesevfe ta`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Ey halkım, kurulduğunuz makamlarda elinizden geleni yapın. Ben de elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa yakında öğreneceksiniz;

    Ayet detayı — Zümer suresi, 39. ayet

  5. Zümer suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 40. ayet. مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ

    mey ye'tîhi `aẕâbüy yuḫzîhi veyeḥillü `aleyhi `aẕâbüm müḳîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Alçaltıcı azap kime gelecekmiş ve kalıcı azap kime inecekmiş."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 40. ayet

  6. Zümer suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 41. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ لِلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَلِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ

    innâ enzelnâ `aleyke-lkitâbe linnâsi bilḥaḳḳ. femeni-htedâ felinefsih. vemen ḍalle feinnemâ yeḍillü `aleyhâ. vemâ ente `aleyhim bivekîl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu kitabı insanlar için sana, tamamıyla gerçek olarak indirdik. Yola gelen, kendisi için gelir; yoldan çıkan da kendi zararına çıkar. Sen onların üzerinde vekil dipnot 1 değilsin (onların yaptıklarından sorumlu değilsin).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vekil: Peygamberler dahil hiç kimse ve hiç birşey Allah ile kulu arasına giremez. Vekalet edemez.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 41. ayet

  7. Zümer suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 42. ayet. ٱللَّهُ يَتَوَفَّى ٱلْأَنفُسَ حِينَ مَوْتِهَا وَٱلَّتِى لَمْ تَمُتْ فِى مَنَامِهَا فَيُمْسِكُ ٱلَّتِى قَضَىٰ عَلَيْهَا ٱلْمَوْتَ وَيُرْسِلُ ٱلْأُخْرَىٰٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    allâhü yeteveffe-l'enfüse ḥîne mevtihâ velletî lem temüt fî menâmihâ. feyümsikü-lletî ḳaḍâ `aleyhe-lmevte veyürsilü-l'uḫrâ ilâ ecelim müsemmâ. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah ölüm esnasında ruhları alır dipnot 1 , ölmeyenlerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini o belirlenmiş eceline dipnot 2 belli bir vakte kadar salıverir. Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh'un bedenden alınması vefat, canlılığın son bulması ölüm(mevt)'tir. İnsan ruhunun uyku sırasında vücuttan çıkmış olması ve o sırada canlığın devam ediyor olması ruh bilimcilerin dikkate alması gereken önemli bir bilgidir. İnsan ruhu hakkında daha detaylı bilgi için Bkz. Secde 32/9, Ruh kelimesinin anlamı için Bkz. İsra 17/85. Uyuyan insanın ruhu vücuduna geri dönebiliyorken ölen kişinin ruhu geri dönememektedir (Bkz. Müminun 23/100)
    2. metne dön, dipnot 2
      Belirlenmiş ecel (ecel-i müsemma) için Bkz.En'am 6/2 ve dipnotu

    Ayet detayı — Zümer suresi, 42. ayet

  8. Zümer suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 43. ayet. أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُفَعَآءَ قُلْ أَوَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ

    emi-tteḫaẕû min dûni-llâhi şüfe`â'. ḳul evelev kânû lâ yemlikûne şey'ev velâ ya`ḳilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa onlar, Allah ile aralarına girecek şefaatçiler mi buldular? De ki "Ya onların bir yetkileri yoksa, akıllarını da kullanamıyorlarsa?"

    Ayet detayı — Zümer suresi, 43. ayet

  9. Zümer suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 44. ayet. قُل لِّلَّهِ ٱلشَّفَٰعَةُ جَمِيعًا لَّهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    ḳul lillâhi-şşefâ`atü cemî`â. lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. ŝümme ileyhi türce`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Şefaat yetkisi dipnot 1 tümüyle Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'ndadır. Zaten sonunda tekrar yaratılıp O'nun huzuruna çıkarılacaksınız."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şefaat kavramı için Bkz. Bakara 2/48 ve dipnotu

    Ayet detayı — Zümer suresi, 44. ayet

  10. Zümer suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 45. ayet. وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحْدَهُ ٱشْمَأَزَّتْ قُلُوبُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

    veiẕâ ẕükira-llâhü vaḥdehü-şmeezzet ḳulûbü-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati. veiẕâ ẕükira-lleẕîne min dûnihî iẕâ hüm yestebşirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah tek başına anılınca Ahiret'e inanmayanların içleri daralır. O'nunla aralarına koyduklarından söz edilince de yüzleri güler.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 45. ayet

Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü 46–52

  1. Zümer suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 46. ayet. قُلِ ٱللَّهُمَّ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ عَٰلِمَ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ أَنتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِى مَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    ḳuli-llâhümme fâṭira-ssemâvâti vel'arḍi `âlime-lgaybi veşşehâdeti ente taḥkümü beyne `ibâdike fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Göklerin ve yerin yaratıcısı, görüneni de görünmeyeni de bilen Allah'ım! Kullarının tartıştığı her konuda, aralarında hüküm verecek olan sensin."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 46. ayet

  2. Zümer suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 47. ayet. وَلَوْ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا۟ يَحْتَسِبُونَ

    velev enne lilleẕîne żalemû mâ fi-l'arḍi cemî`av vemiŝlehû me`ahû leftedev bihî min sûi-l`aẕâbi yevme-lḳiyâmeh. vebedâ lehüm mine-llâhi mâ lem yekûnû yaḥtesibûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Mezardan) kalkış günü, yeryüzündeki her şey ve bir o kadarı daha yanlışlar içindeki o kimselerin elinde olsa, o azabın sıkıntısından kurtulmak için hepsini verirlerdi. Allah, hiç hesap etmedikleri şeyleri karşılarına çıkaracaktır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 47. ayet

  3. Zümer suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 48. ayet. وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vebedâ lehüm seyyietü mâ kesebû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşledikleri bütün günahlar önlerine dökülecek; hafife aldıkları o şey başlarına gelecektir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 48. ayet

  4. Zümer suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 49. ayet. فَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ضُرٌّ دَعَانَا ثُمَّ إِذَا خَوَّلْنَٰهُ نِعْمَةً مِّنَّا قَالَ إِنَّمَآ أُوتِيتُهُۥ عَلَىٰ عِلْمٍۭ بَلْ هِىَ فِتْنَةٌ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    feiẕâ messe-l'insâne ḍurrun de`ânâ. ŝümme iẕâ ḫavvelnâhü ni`metem minnâ ḳâle innemâ ûtîtühû `alâ `ilm. bel hiye fitnetüv velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanın başı sıkışınca bize yalvarır. Sonra iyilik yaparak ona bir fırsat versek "Bu, bana bendeki bir ilme karşılık verildi" der. Oysa fırsat verilmesi bir fitnedir dipnot 1 (kendilerini yakan bir imtihandır) ama çoğu bunu bilmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa aleyhisselamın 40 günlüğüne Tur'a çıkmasından sonra, İsrail oğullarının, Harun aleyhisselama rağmen Mısırlıların tanrı edindiği Apis'i hatırlatan buzağı heykeline tapmaları, Firavun'unun servetine konmalarından sonra olmuştu. (Bkz. Araf 7/137 vd, Taha 20/84 vd.)

    Ayet detayı — Zümer suresi, 49. ayet

  5. Zümer suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 50. ayet. قَدْ قَالَهَا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    ḳad ḳâlehe-lleẕîne min ḳablihim femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu sözü öncekiler de söylemişlerdi ama kazandıkları şeyler işlerine yaramadı.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 50. ayet

  6. Zümer suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 51. ayet. فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ هَٰٓؤُلَآءِ سَيُصِيبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

    feeṣâbehüm seyyietü mâ kesebû. velleẕîne żalemû min hâülâi seyüṣîbühüm seyyietü mâ kesebû vemâ hüm bimü`cizîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların yaptıklarının kötü tarafları başlarına gelmişti. Bunların içinden yanlış yapanların kötülükleri de başlarına gelecek ve kendilerini kurtaramayacaklardır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 51. ayet

  7. Zümer suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 52. ayet. أَوَلَمْ يَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    evelem ya`lemû enne-llâhe yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar bilmiyorlar mı ki Allah, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. İnanıp güvenen bir topluluk için bunda göstergeler (ayetler) vardır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 52. ayet

"Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım" 53–59

  1. Zümer suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 53. ayet. قُلْ يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    ḳul yâ `ibâdîye-lleẕîne esrafû `alâ enfüsihim lâ taḳneṭû mir raḥmeti-llâh. inne-llâhe yagfiru-ẕẕünûbe cemî`â. innehû hüve-lgafûru-rraḥîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara şu sözü söyle: "Ey kendilerini aşırı davranışlara sürüklemiş Allah kulları! dipnot 1 Allah'ın merhametinden (ikramından) umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, hem bağışlar hem de ikramda bulunur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Türkçe'de bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada olduğu gibi birçok ayete, bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 53. ayet

  2. Zümer suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 54. ayet. وَأَنِيبُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا۟ لَهُۥ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

    veenîbû ilâ rabbiküm veeslimû lehû min ḳabli ey ye'tiyekümü-l`aẕâbü ŝümme lâ tünṣarûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O azap gelip çatmadan Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Yoksa daha sonra yardım göremezsiniz.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 54. ayet

  3. Zümer suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 55. ayet. وَٱتَّبِعُوٓا۟ أَحْسَنَ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ بَغْتَةً وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

    vettebi`û aḥsene mâ ünzile ileyküm mir rabbiküm min ḳabli ey ye'tiyekümü-l`aẕâbü bagtetev veentüm lâ teş`urûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Farkına varmadığınız bir anda o azap gelip çatmadan önce Rabbinizden size indirilenlerin en güzeline uyun dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabbimiz, bize pek çok nimet indirmiştir (en'am, su, bitki ve hayvanlar) . Bize indirilenlerin en güzeli Kur'an'dır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 55. ayet

  4. Zümer suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 56. ayet. أَن تَقُولَ نَفْسٌ يَٰحَسْرَتَىٰ عَلَىٰ مَا فَرَّطتُ فِى جَنۢبِ ٱللَّهِ وَإِن كُنتُ لَمِنَ ٱلسَّٰخِرِينَ

    en teḳûle nefsüy yâ ḥasratâ `alâ mâ ferraṭtü fî cembi-llâhi vein küntü lemine-ssâḫirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra kalkıp şöyle der: "Allah'a karşı çok kusur işledim; her şeyi kaybettim. Gerçekten ben hafife alanlardandım"

    Ayet detayı — Zümer suresi, 56. ayet

  5. Zümer suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 57. ayet. أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ

    ev teḳûle lev enne-llâhe hedânî leküntü mine-lmütteḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kalkıp şunu diyebilir: "Beni Allah yola getirseydi ben de çekinerek korunanlardan dipnot 1 olurdum."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müttekiler: Allah'tan çekinerek korunan, kendini(fıtratını) bozmayan. Bakınız Bakara 2/2.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 57. ayet

  6. Zümer suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 58. ayet. أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِى كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ

    ev teḳûle ḥîne tera-l`aẕâbe lev enne lî kerraten feekûne mine-lmuḥsinîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Azabı görünce şöyle de diyebilir: "Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 58. ayet

  7. Zümer suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 59. ayet. بَلَىٰ قَدْ جَآءَتْكَ ءَايَٰتِى فَكَذَّبْتَ بِهَا وَٱسْتَكْبَرْتَ وَكُنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    belâ ḳad câetke âyâtî fekeẕẕebte bihâ vestekberte vekünte mine-lkâfirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır, sana bunca belgelerim geldi de sen onlar karşısında yalana sarıldın, büyüklük tasladın ve kafirlerden oldun.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 59. ayet

Kıyamet günü ve şirk uyarısı 60–66

  1. Zümer suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 60. ayet. وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ تَرَى ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ وُجُوهُهُم مُّسْوَدَّةٌ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْمُتَكَبِّرِينَ

    veyevme-lḳiyâmeti tera-lleẕîne keẕebû `ale-llâhi vucûhühüm müsveddeh. eleyse fî cehenneme meŝvel lilmütekebbirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a karşı yalan uyduranların, (mezardan) kalkış günü yüzlerinin kararmış olduğunu göreceksin. Büyüklük taslayanlar için Cehennem'de yer mi yok!

    Ayet detayı — Zümer suresi, 60. ayet

  2. Zümer suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 61. ayet. وَيُنَجِّى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ بِمَفَازَتِهِمْ لَا يَمَسُّهُمُ ٱلسُّوٓءُ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    veyünecci-llâhü-lleẕîne-tteḳav bimefâzetihim. lâ yemessühümü-ssûü velâ hüm yaḥzenûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, kendini korumuş olanları başarılarından ötürü o yalancılardan uzak tutacaktır. Bunlara ne bir kötülük dokunacak ne de üzüleceklerdir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 61. ayet

  3. Zümer suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 62. ayet. ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ

    allâhü ḫâliḳu külli şey'. vehüve `alâ külli şey'iv vekîl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her şeyi yaratan Allah'tır. Her şey üzerinde vekil olan O'dur.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 62. ayet

  4. Zümer suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 63. ayet. لَّهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    lehû meḳâlîdü-ssemâvâti vel'arḍ. velleẕîne keferû biâyâti-llâhi ülâike hümü-lḫâsirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerin ve yerin anahtarları O'nun elindedir. Umduğunu bulamayacak olanlar, Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelenlerdir (kafirlerdir).

    Ayet detayı — Zümer suresi, 63. ayet

  5. Zümer suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 64. ayet. قُلْ أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَأْمُرُوٓنِّىٓ أَعْبُدُ أَيُّهَا ٱلْجَٰهِلُونَ

    ḳul efegayra-llâhi te'mürûnnî a`büdü eyyühe-lcâhilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Ey kendine bile hakim olamayanlar! Benim Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi istiyorsunuz?"

    Ayet detayı — Zümer suresi, 64. ayet

  6. Zümer suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 65. ayet. وَلَقَدْ أُوحِىَ إِلَيْكَ وَإِلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكَ لَئِنْ أَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

    veleḳad ûḥiye ileyke veile-lleẕîne min ḳablik. lein eşrakte leyaḥbeṭanne `amelüke veletekûnenne mine-lḫâsirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ey Muhammed) Sana da senden önceki nebilere de şu kesin olarak bildirilmiştir: "Eğer şirke düşersen yaptığın yanar gider ve sen de kaybedenlerden olursun.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 65. ayet

  7. Zümer suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 66. ayet. بَلِ ٱللَّهَ فَٱعْبُدْ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

    beli-llâhe fa`büd veküm mine-şşâkirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sakın ha! Yalnız Allah'a kulluk et ve görevlerini yerine getirenlerden ol."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 66. ayet

Sûra üfleniş ve hesap 67–70

  1. Zümer suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 67. ayet. وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦ وَٱلْأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ مَطْوِيَّٰتٌۢ بِيَمِينِهِۦ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    vemâ ḳaderü-llâhe ḥaḳḳa ḳadrih. vel'arḍu cemî`an ḳabḍatühû yevme-lḳiyâmeti vessemâvâtü maṭviyyâtüm biyemînih. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ı gereği gibi değerlendirmediler. Oysaki (mezardan) kalkış günü yeryüzü, O'nun avucunun içinde olacak, gökler ise O'nun gücüyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak saydıklarından uzak ve yücedir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 67. ayet

  2. Zümer suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 68. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَىٰ فَإِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنظُرُونَ

    venüfiḫa fi-ṣṣûri feṣa`iḳa men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi illâ men şâe-llâh. ŝümme nüfiḫa fîhi uḫrâ feiẕâ hüm ḳiyâmüy yenżurûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sura üfürülünce Allah'ın tercih ettikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa ölecektir. Sonra ona bir daha üfürülünce hemen ayağa kalkıp anlamaya başlayacaklardır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 68. ayet

  3. Zümer suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 69. ayet. وَأَشْرَقَتِ ٱلْأَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ ٱلْكِتَٰبُ وَجِا۟ىٓءَ بِٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    veeşraḳati-l'arḍu binûri rabbihâ vevuḍi`a-lkitâbü vecîe binnebiyyîne veşşühedâi veḳuḍiye beynehüm bilḥaḳḳi vehüm lâ yużlemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yer, Rabbinin ışığıyla aydınlanacak, Kitap ortaya konacak, nebiler ve tanıklar getirilecektir. Aralarında doğru bir yargılama olacak, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 69. ayet

  4. Zümer suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 70. ayet. وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ

    vevuffiyet küllü nefsim mâ `amilet vehüve a`lemü bimâ yef`alûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Herkese kazancı tam olarak verilecektir. Allah, onların neler yaptıklarını çok iyi bilir.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 70. ayet

İki grup: cehenneme ve cennete sevk 71–75

  1. Zümer suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 71. ayet. وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًا حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ رَبِّكُمْ وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا قَالُوا۟ بَلَىٰ وَلَٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ ٱلْعَذَابِ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

    vesîḳa-lleẕîne keferû ilâ cehenneme zümerâ. ḥattâ iẕâ câûhâ fütiḥat ebvâbühâ veḳâle lehüm ḫazenetühâ elem ye'tiküm rusülüm minküm yetlûne `aleyküm âyâti rabbiküm veyünẕirûneküm liḳâe yevmiküm hâẕâ. ḳâlû belâ velâkin ḥaḳḳat kelimetü-l`aẕâbi `ale-lkâfirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), bölükler halinde Cehennem'e gönderileceklerdir. Oraya varınca kapıları açılacak ve oranın bekçileri şöyle diyeceklerdir: "Size içinizden elçiler gelip Rabbinizin ayetlerini yüzünüze karşı okumadılar mı? Böyle bir günle karşılaşacağınızı söyleyip sizi uyarmadılar mı?" Onlar: "Evet" diyecekler ama o kafirlerin azap çekeceklerine dair o söz, artık yerine getirilmiş olacaktır.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 71. ayet

  2. Zümer suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 72. ayet. قِيلَ ٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

    ḳîle-dḫulû ebvâbe cehenneme ḫâlidîne fîhâ. febi'se meŝve-lmütekebbirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara şöyle denecektir: "Ölümsüz olarak kalmak üzere Cehennem'in kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüymüş!"

    Ayet detayı — Zümer suresi, 72. ayet

  3. Zümer suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 73. ayet. وَسِيقَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ إِلَى ٱلْجَنَّةِ زُمَرًا حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَٱدْخُلُوهَا خَٰلِدِينَ

    vesîḳa-lleẕîne-tteḳav rabbehüm ile-lcenneti zümerâ. ḥattâ iẕâ câûhâ vefütiḥat ebvâbühâ veḳâle lehüm ḫazenetühâ selâmün `aleyküm ṭibtüm fedḫulûhâ ḫâlidîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinden çekinerek kendini korumuş olanlar ise bölükler halinde Cennet'e gönderileceklerdir. Oraya varınca kapıları açılacak ve bekçiler şöyle diyeceklerdir: "Esenlik ve güvenlik artık size (selamun aleykum). Ne iyi yaptınız. Ölümsüz olarak kalmak üzere girin içeriye."

    Ayet detayı — Zümer suresi, 73. ayet

  4. Zümer suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 74. ayet. وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى صَدَقَنَا وَعْدَهُۥ وَأَوْرَثَنَا ٱلْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ ٱلْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَآءُ فَنِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ

    veḳâlü-lḥamdü lillâhi-lleẕî ṣadeḳanâ va`dehû veevraŝene-l'arḍa netebevveü mine-lcenneti ḥayŝü neşâ'. feni`me ecru-l`âmilîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cennete girenler şöyle derler: "Bize verdiği sözü tutan Allah, her şeyi güzel yapar. Bu yeri bize verdi. Cennetin istediğimiz yerine yerleşeceğiz. Çalışanların aldığı ödül ne güzelmiş!"

    Ayet detayı — Zümer suresi, 74. ayet

  5. Zümer suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Zümer suresi, 75. ayet. وَتَرَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ حَآفِّينَ مِنْ حَوْلِ ٱلْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْحَقِّ وَقِيلَ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vetera-lmelâikete ḥâffîne min ḥavli-l`arşi yüsebbiḥûne biḥamdi rabbihim. veḳuḍiye beynehüm bilḥaḳḳi veḳîle-lḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göreceksin ki melekler arş dipnot 1 'ın çevresini kuşatmışlar, Rablerinin her şeyi güzel yapmasına karşılık O'na boyun eğmişlerdir. Onların arasında da doğru bir yargılama yapılmıştır. Şöyle denir: "Her şeyi güzel yapan yalnız Allah'tır. O, tüm varlıkların Sahibidir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yönetim merkezi, taht.

    Ayet detayı — Zümer suresi, 75. ayet