Sâffât suresi

Sâffât suresi, 98. ayet

Sâffât suresi, 98. ayet. فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.

Diyanet İşleri

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 95–101 · surenin 98. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 95

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

  2. Sâffât 96

    "Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

  3. Sâffât 97

    Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

  4. 98

    Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

  5. Sâffât 99

    İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."

  6. Sâffât 100

    "Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

  7. Sâffât 101

    Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 97–98. ayetler için yazılmıştır.

97. “Dediler ki: Onun için” oldukça yüksek “bir bina yapın” ve orada büyük bir ateş yakın. “Sonra da onu” ilâhlarını kırmanın cezası olarak bu yaptığından dolayı “alevli ateşin içine atın.”

98. Onu en kötü ve ağır bir şekilde öldürerek cezalandırmak maksadı ile “ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılıklar kıldık.”

Allah onların tuzaklarını başlarına geçirdi ve ateşi İbrahim aleyhisselam için serin ve selamet kıldı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim'in kavmi, İbrahim hakkında kötülük yapmayı düşünüp onu öldürerek ondan kurtulmayı istedi. Biz, ateşi ona serin ve zararsız kıldığımız zamanda onları en çok hüsrana uğrayanlardan kıldık.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَرَادُوا۟ fe eradu ve istediler kök: رود
  2. بِهِۦ bihi ona
  3. كَيْدًۭا keyden bir tuzak kurmak kök: كيد
  4. فَجَعَلْنَـٰهُمُ fecealnahumu biz de onları kıldık kök: جعل
  5. ٱلْأَسْفَلِينَ l-esfeline aşağılıklardan kök: سفل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkar edenler tuzağa düşecek olanlardır.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    "Allah'ı bırakıp da birtakım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

  • Aynı kök: سفل (10 geçiş)

    Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

  • Aynı kök: سفل (10 geçiş)

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…

  • Aynı kök: سفل (10 geçiş)

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona bir tuzak kurmayı istemişlerdi. Fakat biz onları alçaklardan kılmıştık. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu bağlamda geçen konu putperest kavminin Hz. İbrahim'i yakmak üzere bir hazırlık yaptıkları, tuzak kurduklarıdır. Yüce Allah ise onların kurduğu bu tuzağı başarıya ulaştırmamış, kendilerini hüsrana uğratmıştır. Benzer mesaj: Enbiyâ 21:70.

Mustafa İslamoğlu

Böylece ona zarar vermek istediler, ama biz onları rezil ettik.

Muhammed Esed

Ona kötülük yapmak istediler, ama Biz (onların planlarını bozduk ve böylece) onları küçük düşürdük.

Ahmed Hulusi

Ona tuzak irade ettiler. . . Biz de onları esfelin (en aşağılar) kıldık.

Ali Bulaç

Böylelikle ona bir tuzak hazırlamak istediler. Oysa biz, onları alçaltılmışlar kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Böylece ona bir tuzak kurmayı istediler. Fakat biz onları alçaklardan kıldık.

Ali Rıza Safa

Böylece, Ona dalavere çevirmek istediler; sonunda, onları küçük düşürdük.

Bayraktar Bayraklı

Ona tuzak kurmak istediler. Biz de onları alçaklardan kıldık.

Edip Yüksel

Onun için bir plan düşündüler, fakat biz onları altettik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onun için bir plan düşündüler, fakat biz onları altettik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de tuttuk kendilerini daha alçak (bir duruma) düşürdük.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle ona bir tuzak kurmak istediler, biz de tuttuk kendilerini daha alçak düşürdük

Erhan Aktaş

Ona tuzak kurmak istediler. Tuzaklarını boşa çıkarıp onları aşağılık bir duruma düşürdük.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona tuzak kurmak istediler. Tuzaklarını boşa çıkarıp onları aşağılık bir duruma düşürdük.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona tuzak kurmak istediler. Tuzaklarını boşa çıkarıp onları aşağılık bir duruma düşürdük.

Gültekin Onan

Böylelikle ona bir tuzak hazırlamak istediler. Oysa biz, onları alçaltılmışlar kıldık.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine ona bir tuzak kurmak arzu etdiler. Biz ise (Bil'akis) kendilerini (zeliller ve) sefiller etdik.

İbni Kesir

Ona hile yapmak istediler. Biz de onları en aşağılar kıldık.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılık kimseler kıldık.

Süleyman Ateş

Ona bir tuzak kurmak istediler, biz de (onların tuzaklarını boşa çıkardık), onları alçak düşürdük.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bununla ondan kurtulmak dipnot 1 istemişlerdi; biz de onları en aşağılık bir hale getirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    كَيْدً=keyd, çare bulmak ve gidermek anlamına gelir. (es-Sıhah ve Mekayis'ul-luğa)

Şaban Britch

Ona tuzak kurmak istediler. Ama biz onları alçalttık.

Şaban Piriş

Ona tuzak kurmak istediler. Ama biz onları alçalttık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona tuzak kurmak istediler ama, biz onları sefiller, reziller haline getirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they thought of contriving against him but We made them the losers who lost the most.

Abdul Haleem

They wanted to harm him, but We humiliated them.

Abdullah Yusuf Ali

(This failing), they then sought a stratagem against him, but We made them the ones most humiliated!

Abul A'la Maududi

They had contrived an evil plan against him, but We abased them all. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words in( Surah Al-Anbiya, Ayat 69) are to the effect, We commanded: O fire, be cool and become safe for Abraham. And in( Surah Al-Ankbut, Ayat 24), it has been said: Then Allah saved him from the fire. This proves that those people had actually thrown the Prophet Abraham (peace be upon him) into the fire, and then Allah had rescued him from it safe and sound. The words of the verse, "So they intended against him a plot, then We made them the lowest" cannot be taken to mean that they had only intended to throw the Prophet Abraham into the fire but could not carry their plan into effect; but when these words are read with the verses cited above, the meaning becomes plain that they had wanted to kill him by casting him into the fire but could not do so, and the Prophet Abraham’s miraculous escape proved his superiority and the polytheists were humbled by Allah. The real object of relating this incident is to warn the people of the Quraish to this effect: The way that you have adopted is not the way of the Prophet Abraham (peace be upon him), whose descendants you claim yourselves to be, but his way is the one being presented by the Prophet Muhammad (peace be upon him). Now, if you plot against him in order to defeat him and frustrate his mission, as the people of the Prophet Abraham (peace be upon him) had done against him, you alone will be defeated in the end, because you cannot defeat Muhammad (peace be upon him).

Aisha Bewley

They tried to outwit him but We made them the lowest.

Al-Hilali & Khan

So they plotted a plot against him, but We made them the lowest.

Ali Quli Qarai

So they sought to outwit him, but We made them the lowermost.

Amatul Rahman Omar

Thus they designed a plan against him, but We made them to be the most humiliated.

Arthur John Arberry

They desired to outwit him; so We made them the lower ones.

Bijan Moeinian

They plotted a plan against him and God defeated them in their own plan [as the fire did not have any effect upon Abraham. ]

E. Henry Palmer

They desired to plot against him, but we made them inferior.

Edip-Layth

So they wanted to harm him, but We made them the losers.

George Sale

And they devised a plot against him; but We made them the inferior, and delivered him.

Hamid S. Aziz

And they designed a plot against him, but We brought them low.

Mahmoud Ghali

So they were willing to devise a plot against him; yet We made them the basest.

Marmaduke Pickthall

And they designed a snare for him, but We made them the undermost.

Mohamed Ahmed - Samira

So they contrived a plot against him, but We made them abject.

Muhammad Asad

But whereas they sought to do evil unto him, We [frustrated their designs, and thus] brought them low?

Mustafa Khattab

And so they sought to harm him, but We made them inferior.

Progressive Muslims

So they wanted to harm him, but We made them the losers.

Rashad Khalifa

They schemed against him, but we made them the losers.

Sahih International

And they intended for him a plan, but We made them the most debased.

Sam Gerrans

And they intended for him a plan; but We made them the lowest.

Shabbir Ahmed

But as they schemed against him, We brought them low.

Syed Vickar Ahamed

So (after having failed; See 21. 69), they then took a way (to hurt) against him, but We made them the ones most ashamed!

Taqi Usmani

So, they intended to bring harm to him, but We made them the lowest (by frustrating their plan).

The Monotheist Group

So they wanted to plan against him, but We made them the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 98. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 98. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 98. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩