Sebe' suresi

Sebe' suresi, 21. ayet

Sebe' suresi, 21. ayet. وَمَا كَانَ لَهُۥ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِى شَكٍّ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ

vemâ kâne lehû `aleyhim min sülṭânin illâ lina`leme mey yü'minü bil'âḫirati mimmen hüve minhâ fî şekkin. verabbüke `alâ külli şey'in ḥafîż.

Diyanet İşleri

Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sebe' 18–24 · surenin 21. ayeti / 54
  1. Sebe' 18

    Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: "Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın."

  2. Sebe' 19

    Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  3. Sebe' 20

    Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

  4. 21

    Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.

  5. Sebe' 22

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

  6. Sebe' 23

    Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.

  7. Sebe' 24

    De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Daha sonra Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Halbuki onun” İblis’in “onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti” tasallutu, baskı kutrup emrine mecbur etme, yapmalarını istediği şeylere onları zorlama imkanı “yoktu.” Fakat Yüce Allah’ın hikmeti onlara musallat olmasını, Âdemoğullarına işlerini güzel gösterip onları aldatmaya çalışmasını gerektirmiştir.

“Ancak biz âhirete iman eden kimse ile ondan yana şüphede olanları ayırt edip ortaya çıkarmak için böyle yaptık.” Yani böylelikle imtihan pazarı kurulsun, bu yolla kimin doğru ve samimi, kimin de yalancı olduğu ortaya çıksın, gerçek imana sahip olan kimse bu imtihan ve sınamada sebat göstererek, şeytanî şüpheleri bir kenara atarak ortaya çıksın, imanı sabit olmayan, aksine en basit şüphelerle sarsılıveren, imanın zıddına davet eden en ufak bir sebeple dahi ortadan kalkan bir imana sahip olandan ayırt edilsin.

Yani Yüce Allah onu, kullarını kendisi ile sınadığı ve iyiyi kötüden ayırt ettiği bir imtihan olarak takdir etmiştir. “Rabbin her şeyi görüp gözetendir.” O, kulları da amellerini de görüp gözetir ve bilir. Bu amellerin karşılıklarını da onlara vermek için onları kaydeder. Sonra da karşılıklarını tam ve eksiksiz olarak verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İblis'in onları saptıracak bir gücü yoktu. O, ancak onlar için (batılı) süslüyor ve onları azdırıyordu. Biz, ahirete ve ahirette olacak olan cezaya (karşılık verilmesine) iman eden ile ondan şüphe edeni ortaya çıkarmak için azdırması (ve yoldan çıkarması) için ona izin verdik. Ey Peygamber! Senin Rabbin her şeyi koruyup gözetendir. Kullarının amellerini bütün tafsilatı ile koruyup karşılığını verecektir.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve
  2. كَانَ kane yoktu kök: كون
  3. لَهُۥ lehu onun
  4. عَلَيْهِم aleyhim onlar üzerinde
  5. مِّن min
  6. سُلْطَـٰنٍ sultanin zorlayıcı bir gücü kök: سلط
  7. إِلَّا illa ancak
  8. لِنَعْلَمَ linea'leme (ayırd edip) bilelim diye kök: علم
  9. مَن men kimseyi
  10. يُؤْمِنُ yu'minu inanan kök: امن
  11. بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ahirati ahirete kök: اخر
  12. مِمَّنْ mimmen kimseden
  13. هُوَ huve o
  14. مِنْهَا minha ondan
  15. فِى fi içinde
  16. شَكٍّۢ ۗ şekkin kuşku kök: شكك
  17. وَرَبُّكَ ve rabbuke Rabbin kök: ربب
  18. عَلَىٰ ala
  19. كُلِّ kulli her kök: كلل
  20. شَىْءٍ şey'in şeyi kök: شيا
  21. حَفِيظٌۭ hafizun korumaktadır kök: حفظ

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شكك (15 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…

  • Aynı kök: شكك (15 geçiş)

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…

  • Aynı kök: شكك (15 geçiş)

    Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde,…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: حفظ (44 geçiş)

    Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

  • Aynı kök: حفظ (44 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oysa) onun (İblis'in), onlar üzerinde hiçbir etkisi yoktu. dipnot 1 Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) diye dipnot 2 (ona bu fırsatı vermiştik). Rabbin her şeyi koruyandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:12-18; Hicr 15:42; Nahl 16:99; İsrâ 17:61-63; Sâd 38:75-82.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki onlar üzerinde onun zorlayıcı hiçbir gücü yoktu; sadece ahirete inanan kimseleri ondan kuşku duyanlardan seçip ayıralım diye (ona izin verdik): nitekim senin Rabbin her şeyi görüp gözetmektedir.

Muhammed Esed

Halbuki (İblis'in) onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. (Zaten İblis'e insanları baştan çıkarma izni vermişsek,) ahiretin varlığına (gerçekten) inananları ona şüphe ile bakanlardan kesin bir şekilde ayırd etmek için (vermişizdir) çünkü Rabbin her şeyi görüp gözetendir.

Ahmed Hulusi

Oysaki onun (İblis), onlar üzerine bir zorlayıcı gücü yoktu! Sadece sonsuz gelecek yaşamına iman eden ile ondan kuşku duyanın farkı açığa çıksın diye bunu yaptık. Rabbin her şey üzerine Hafiyz'dir.

Ali Bulaç

Oysa onun, kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı gücü yoktu ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik). Senin Rabbin, her şeyin üzerinde gözetici, koruyucudur.

Ali Özek ve heyeti

Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu yoktu. Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan ayırdedip bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin gerçekten her şeyi koruyandır.

Ali Rıza Safa

Oysa onun, onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. Ancak, sonsuz yaşama inananları, ondan kuşkuya düşenlerden ayırmamız için böyle olmuştur. Çünkü Efendin, her şeyi Denetleyendir.

Bayraktar Bayraklı

Oysa şeytanın onlara karşı hiçbir gücü yoktu. Ancak ahirete inananlarla, ondan şüphe içerisinde olanları böylece biz biliriz. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.

Edip Yüksel

Aslında onun onlar üzerine hiçbir otoritesi yoktu. Ancak, ahireti onaylayanı ondan kuşku duyandan böylece ayırırız. Efendin her şeyi kontrol etmektedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aslında onun onlar üzerine hiç bir otoritesi yoktu. Ancak, ahirete inananı ondan kuşku duyandan böylece ayırırız. Rabbin her şeyi kontrol etmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki onun, onların üzerinde hiçbir hakimiyet gücü yoktu fakat Biz ahirete imanı olanı belirleyecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya, Rabbin herşeyi koruyup gözetendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki onun onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu, lakin biz Ahırete iymanı olanı belli edecek, ondan şekk içinde bulunandan ayırd eyliyecektik. Öyle ya rabbın her şeye karşı hafizdir

Erhan Aktaş

Aslında İblisin onlar üzerinde bir sultanlığı dipnot 1 yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb'in Her Şeyi Gözetip Koruyan'dır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetkilendirilmiş değildi, zorlayıcı gücü yoktu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Aslında iblisin onlar üzerinde bir sultanlığı dipnot 1 yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb'in Her Şeyi Gözetip Koruyan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetkilendirilmiş değildi, zorlayıcı gücü yoktu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Aslında iblisin onlar üzerinde bir sultanlığı dipnot 1 yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb'in Her Şeyi Gözetip Koruyan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetkilendirilmiş değildi, zorlayıcı gücü yoktu.

Gültekin Onan

Oysa onun kendilerine karşı hiç bir zorlayıcı gücü yoktu ancak biz ahirete inananı, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için [ona bu imkanı verdik]. Senin rabbin her şeyin üzerinde gözetici, koruyucudur.

Hasan Basri Çantay

Halbuki onun bunlar üzerinde (önceden) hiçbir nüfuzu yokdu. Ancak biz ahirete iman eden kimse ile ondan şübhede bulunan kişiyi ayırd etmek için (buna meydan vermişdik). Senin Rabbin her şey'in üstünde gerçek bir nigehbandır.

İbni Kesir

Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiç bir hakimiyeti yoktu. Ancak Biz, ahirete inananlarla, ondan şüphede olanları belirlemek için yaptık. Ve Rabbın, her şeye Hafiz'dir.

Mehmet Alagaş

(15-21) Kesin olan şu ki, Sebe’ nin meskenlerinde / oturdukları yerlerde göstergeler / ayetler vardır, sağda ve solda iki bahçe. Rabbinizin rızkından / erzaklarından yiyin ona teşekkür edin / şükredin, hoş bir kasaba / belde. Bağışlayıcı bir Rab! Onlar sırt çevirdiler ve biz de onlara arim / yıkıcı tufanı gönderdik, onların bahçelerini buruk ve acı yemesi olan az da sedir ağacı olan bahçelere dönüştürdük . İşte bu yok saymalarının / örtbas etmelerinin karşılığıdır, Kafirden başkasını cezalandırır mıyız? Onlarla memleketler arasında bereketli açıkça görülen memleketler yaptık, Onun içinde seyirlikler / yürüme yerleri takdir ettik , Onun içinde geceleri ve gündüzleri güven içinde seyredin / yürüyün. Rabbimiz sefer aralıklarımızı / gidiş geliş aralıklarımızı uzat dediler ve kendilerine zulmettiler , (Tembellik ve keyfe düşkün lük) onları birer hadise / sözlü anlatı yaptık , parçaladıklarımızın her biri gibi onları da darmadağın / paramparça ettik, muhakkak ki bunda , çokça sabreden ve şükreden her bir kimse için göstergeler / ayetler vardır. Kesin olan şu ki iblis onlar üzerindeki sandıklarını / zannettiklerini doğruladı, Mümin bir bölüm hariç, ona (iblise) uydular. Onlar üzerinde delile dayalı bir otoritesi / sultanlığı yoktu, ancak biz kim ahirete inanıyor , kimin de bunda bir şüphesi var bilmemiz içindi , Rabbin her şeyi belleğine kaydedendir / hıfzedendir / hafızdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oysa Şeytan'ın onlar üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktu. Ancak ahirete iman edenleri, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin; her şeyi koruyandır, muhafaza edendir.

Süleyman Ateş

Onun onlar üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktu. Ancak ahirete inananı, ondan kuşkulanandan (ayırd edip) bilelim diye (ona bu fırsatı verdik). Rabbin her şeyi korumaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oysa İblis onlar üzerinde bir üstünlüğe(sulta) sahip değildi. Bunun böyle olması, sadece ahirete inanıp güvenenler ile ondan şüphesi olanları bilmemiz içindi. Sahibin her şeyi korur.

Şaban Britch

Oysa Onun, Onların üzerinde bir gücü yoktu. Ancak biz, ahirete iman eden ile, ondan şüphe edeni ortaya çıkarmak için böyle yaptık. Rabbim, herşeyi koruyan, muhafaza edendir.

Şaban Piriş

Oysa onun, onların üzerinde bir gücü yoktu. Ancak biz, ahirete inanan ile, ondan şüphe edeni belirlemek için böyle yaptık. Rabbim, herşeyin koruyucusudur.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki onun, onlar üzerinde hiçbir sultası yoktu. Sadece biz; ahirete inananı, onun hakkında kuşkuya düşenden ayırmak için böyle yapıyorduk. Rabbin herşey üzerinde Hafiz'dir, kollar, korur, gözetir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In fact AL-Shaytan had no authority over them but We occasioned his attempt to tempt them to identify justly those who affirm with certainty and satisfaction the fundamental truth of the Hereafter and those who are in doubt thereof. And Allah your Creator is indeed Hafizun. (He Keeps a vigilant eye upon the whole and upon all in all).

Abdul Haleem

even though he had no authority over them. But [We aim] to distinguish those who believe in the life to come from those who doubt it: [Prophet], your Lord observes everything.

Abdullah Yusuf Ali

But he had no authority over them,- except that We might test the man who believes in the Hereafter from him who is in doubt concerning it: and thy Lord doth watch over all things.

Abul A'la Maududi

Iblis had no authority over them and whatever happened was in order that We might know him who believes in the Hereafter as distinct from him who is in doubt about it. dipnot 1 Your Lord is watchful over everything. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Iblis did not have the power to have forcibly misled these people to the way of God’s disobedience although they had wanted to adopt His obedience. Allah had only given him the power that he may seduce and mislead them and make all such people his followers, who may like to follow him of their own accord. And Iblis was provided these opportunities for seduction so that the believers of the Hereafter were distinguished from those who entertained doubts about its coming.
  2. metne dön, dipnot 2
    In other words, this divine statement makes the truth explicit that nothing in this world other than belief in the Hereafter can ensure man’s adherence to the right way. If a man disbelieves that he is to be raised back to life after death and has to render an account of his deeds before his God, he will certainly be misled and go astray, for he will never be able to develop in himself the sense of responsibility which alone can make him adhere to the right way. That is why the artifice of Satan by which he ensnares man is that he makes him heedless of the Hereafter. The one who escapes this satanic enticement can never agree that he should sacrifice the interests of his real everlasting life to the interests of the transient life of the world. On the contrary, the one who disbelieves in the Hereafter under the evil influence of Satan, or at least entertains doubts about it, can never be induced to withdraw from the cash bargain being made in this world only due to the apprehension that it might cause loss in some later life. Whoever has gone astray in the world, has gone astray only due to the denial of the Hereafter, or some suspicion about it; and whoever has adopted righteousness has done so because his righteous deeds have issued from his belief in the Hereafter.

Aisha Bewley

He had no authority over them except to enable Us to know those who have iman in the Next World from those who are in doubt about it. Your Lord is the Preserver of all things.

Al-Hilali & Khan

And he (Iblîs - Satan) had no authority over them, - except that We might test him who believes in the Hereafter from him who is in doubt about it. And your Lord is a Hafiz (Watchful) over everything. (All-Knower of everything i.e. He keeps record of every person as regards deeds, and then He will reward them accordingly).

Ali Quli Qarai

He had no authority over them, but that We may ascertain those who believe in the Hereafter from those who are in doubt about it, and your Lord is watchful over all things.

Amatul Rahman Omar

Though he (- Iblîs) had no authority over them (for it is by their own wrong beliefs and evil deeds that mankind brings about their spiritual ruin). (It happened thus) so that We might distinguish those who believed in the Hereafter from those who were suffering from doubts about it. Indeed, your Lord is Watchful over and Preserver of everything.

Arthur John Arberry

Yet he had no authority over them, but that We might know him who believed in the Hereafter from him who was in doubt thereof Thy Lord is Guardian over everything.

Bijan Moeinian

Satan did not mislead them forcibly. I let him to seduce them as a test to see who believed in Hereafter and who doubted it. Your Lord has full control and watches over everything.

E. Henry Palmer

Yet had he no authority over them, save that we might know who it was that believed in the hereafter from him who amongst them was in doubt; for thy Lord guards everything.

Edip-Layth

He did not have any authority over them except that We might know who acknowledged the Hereafter from those who are doubtful about it. Your Lord is Keeper over all things.

George Sale

And he had no power over them, unless to tempt them, that We might know him who believed in the life to come, from him who doubted thereof. Thy Lord observeth all things.

Hamid S. Aziz

And certainly Satan found true his calculations concerning them, so they follow him, except a party of the believers.

Mahmoud Ghali

And in no way did he have any all-binding authority over them, except that We would know him who believed in the Hereafter from him who was in doubt thereof. And your Lord is Ever-Preserving over everything.

Marmaduke Pickthall

And he had no warrant whatsoever against them, save that We would know him who believeth in the Hereafter from him who is in doubt thereof; and thy Lord (O Muhammad) taketh note of all things.

Mohamed Ahmed - Samira

He had no authority over them save for the purpose of Our knowing who believed in the world to come, and who doubted it. For your Lord keeps a watch over everything.

Muhammad Asad

And yet, he had no power at all over them: [for if We allow him to tempt man,] it is only to the end that We might make a clear distinction between those who [truly] believe in the life to come and those who are in doubt thereof: for thy Sustainer watches over all things.

Mustafa Khattab

He does not have any authority over them, but ˹Our Will is˺ only to distinguish those who believe in the Hereafter from those who are in doubt about it. And your Lord is a ˹vigilant˺ Keeper over all things.

Progressive Muslims

And he did not have any authority over them except that We might know who believed in the Hereafter from those who are doubtful about it. And your Lord is Keeper over all things.

Rashad Khalifa

He never had any power over them. But we thus distinguish those who believe in the Hereafter from those who are doubtful about it. Your Lord is in full control of all things.

Sahih International

And he had over them no authority except [it was decreed] that We might make evident who believes in the Hereafter from who is thereof in doubt. And your Lord, over all things, is Guardian.

Sam Gerrans

And he had no authority over them save that We might know him who believes in the Hereafter from him who is thereof in doubt; and thy Lord is custodian over all things.

Shabbir Ahmed

And yet he (Iblis) had no power at all over them (15:38-41). But We thus distinguish between those who believe in the life to come from those who keep doubting it. And your Lord is Watcher over all things. (Those who deny the Law of Requital easily succumb to their desires).

Syed Vickar Ahamed

And he had no authority over them— Except that We may test the man who believes in the Hereafter, from him who is in doubt about it: And your Lord watches Protectively (Hafeez) over all things.

Taqi Usmani

He did not have any power over them, but for the reason that We should recognize the one who believes in the Hereafter as distinct from the one who is in doubt about it; and your Lord is Watchful over every thing.

The Monotheist Group

And he did not have any authority over them except that We might distinguish those who believed in the Hereafter from those who are doubtful about it. And your Lord is Keeper over all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sebe' suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩