Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 207. ayet

Şuarâ suresi, 207. ayet. مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

mâ agnâ `anhüm mâ kânû yümette`ûn.

Diyanet İşleri

(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 204–210 · surenin 207. ayeti / 227

Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3

  1. Şuarâ 204

    Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?

  2. Şuarâ 205

    Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,

  3. Şuarâ 206

    Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)

  4. 207

    (Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.

  5. Şuarâ 208

    Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.

  6. Şuarâ 209

    Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

  7. Şuarâ 210

    O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 205–207. ayetler için yazılmıştır.

205-207. “Ne dersin; biz onları nice seneler (dünya nimetlerinden) faydalandırsak” yani azabı onlara indirmekte acele etmeyip dünya hayatından yararlansınlar diye onlara uzun yıllar mühlet versek “Sonra da tehdit edildikleri (azap) onlara gelse, faydalandırıldıkları (o nimetlerin)” lezzetlerin, arzu ve heveslerin “onlara ne yararı olacak?” Yani hiçbir şeyin onlara faydası olmaz. Çünkü aldıkları lezzetler, tattıkları zevkler geçip gitmiş, yok olmuştur. Geriye sadece veballeri kalmıştır. Ayrıca zevk içinde geçirdikleri sürenin uzunluğu dolayısıyla da azapları kat kat arttırılmıştır. Burada azabın gelip çatmasından ve onu hak edecek şeylerden onları sakındırma söz konusudur. Önemli olan o azaba uğramamktır, yoksa azabın çabuk ya da geç gelmesinin hiçbir önemi yoktur. Bunun sağlayacağı bir fayda da yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dünyadaki nimetler onlara ne yarar sağlayacaktır? O nimetler artık onlara verilmez oldu ve hiçbir fayda da sağlamayacaktır.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَآ ma yoktur
  2. أَغْنَىٰ egna (hiç) yararı kök: غني
  3. عَنْهُم anhum kendilerine
  4. مَّا ma şeylerin
  5. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  6. يُمَتَّعُونَ yumetteune yaşatılıyor kök: متع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yararlandırıldıkları nimetlerin kendilerine hiçbir yararı olmayacaktır." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [mâ] edatı "olumsuzluk" anlamına gelebileceği gibi soru anlamı da verebilir. Buna göre ise anlam "Faydalandırıldıkları nimetlerin kendilerine ne faydası olabilir ki!" şeklini alır.

Mustafa İslamoğlu

safa sürerek kaçırdıkları bu fırsatın kendilerine bir yararı dokunabilir mi?

Muhammed Esed

kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatın onlara ne yararı olabilir?

Ahmed Hulusi

Sahip olduklarıyla yaşadıkları zevkler, onlara hiçbir yarar sağlamaz!

Ali Bulaç

Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.

Ali Özek ve heyeti

Faydalandırıldıkları nimetler onlara hiç yarar sağlamayacaktır.

Ali Rıza Safa

Yararlandırıldıkları şeylerin, onlara ne yararı olur?

Bayraktar Bayraklı

Bekletilmiş olmaları kendilerine ne fayda verecek?

Edip Yüksel

O tattıkları nimetler kendilerine bir yarar sağlamaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O tattıkları nimetler kendilerine bir yarar sağlamaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

o yaşatıldıkları zevkin kendilerine hiç faydası olmayacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O yaşatıldıkları zevkın kendilerine hiç faidesi olmıyacaktır

Erhan Aktaş

Yararlandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yararlandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yararlandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamaz.

Gültekin Onan

Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.

Hasan Basri Çantay

(205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb faidelendirsek de sonra kendilerine tehdid olunageldikleri (azab gelib) çatıverse o yaşayıb faidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?

İbni Kesir

Eğlendirilmiş olmaları onlara bir fayda sağlamaz.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamayacaktır.

Süleyman Ateş

O yaşatıldıkları (zevk-u sefa sürdükleri) şeyler, kendilerine ne yarar sağlardı?

Süleymaniye Vakfı

yararlandırıldıkları nimetlerin onlara bir faydası (olur mu,) olmaz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine verilmiş olan nimet onların ne işine yarar?

Şaban Britch

İçinde bulundukları nimetler onlara hiç yarar sağlamayacaktır.

Şaban Piriş

Nimet içinde bulunmaları onlara ne fayda sağlar?

Yaşar Nuri Öztürk

O yararlandıkları nimetler onların hiçbir işine yaramaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then never shall their possessions and the use af all that afforded them pleasure and advantages avail them or defend them against Allah's decreed punishment!

Abdul Haleem

what good would their past enjoyment be to them?

Abdullah Yusuf Ali

It will profit them not that they enjoyed (this life)!

Abul A'la Maududi

of what avail will be the provisions of life which they have been granted to enjoy? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, We could not be blamed for any injustice when they did not heed the warning and admonition of the warners and were destroyed. It would have been injustice if no effort had been made to admonish them and guide them aright prior to their destruction.

Aisha Bewley

that what they enjoyed will be of any use to them?

Al-Hilali & Khan

All that with which they used to enjoy shall not avail them.

Ali Quli Qarai

of what avail to them will be that which they were given to enjoy?

Amatul Rahman Omar

That (respite) which they were allowed to enjoy will be of no avail to them?

Arthur John Arberry

what will it then avail them, the enjoyment of days they were given?

Bijan Moeinian

Their material possessions did not help them the least.

E. Henry Palmer

that will not avail them which they had to enjoy!

Edip-Layth

The luxury they were given will not avail them.

George Sale

what will that which they have enjoyed profit them?

Hamid S. Aziz

And then there comes to them that which they are promised,

Mahmoud Ghali

In no way will avail them whatever they had been given to enjoy.

Marmaduke Pickthall

(How) that wherewith they were contented naught availeth them?

Mohamed Ahmed - Samira

Of what avail shall their enjoyment be to them?

Muhammad Asad

of what avail to them will be all their past enjoyments?

Mustafa Khattab

would that enjoyment be of any benefit to them ˹at all˺?

Progressive Muslims

All they luxury they were given will not avail them.

Rashad Khalifa

Their vast resources did not help them in the least.

Sahih International

They would not be availed by the enjoyment with which they were provided.

Sam Gerrans

What will it avail them, what they enjoyed?

Shabbir Ahmed

Then, of what avail will be their past enjoyments?

Syed Vickar Ahamed

It will not help them that they enjoyed (this life)!

Taqi Usmani

what help can they receive from the comforts they were given to enjoy?

The Monotheist Group

All the luxury they were given will not avail them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 207. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 207. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 207. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩