Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 208. ayet

Şuarâ suresi, 208. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

Diyanet İşleri

Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 205–211 · surenin 208. ayeti / 227

Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3

  1. Şuarâ 205

    Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,

  2. Şuarâ 206

    Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)

  3. Şuarâ 207

    (Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.

  4. 208

    Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.

  5. Şuarâ 209

    Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

  6. Şuarâ 210

    O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.

  7. Şuarâ 211

    Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 208–209. ayetler için yazılmıştır.

208-209. Yüce Allah, yalanlayanları helâk etmesindeki mükemmel adaletini haber vermekte, ileri sürecekleri mazeretlerini ortadan kaldırmaksızın hiçbir ülke ahalisini helâk ve azaba uğratmadığını, onlara apaçık âyet ve belgelerle gelen uyarıcı peygamberler gönderdiğini, bu peygamberlerin onları hidâyete çağırıp helâk olmaya götüren yollardan uzak durmalarını emrettiğini, onlara Allah’ın âyetlerini hatırlatarak, Allah’ın gerek nimet ve gerekse intikam günlerine dikkatlerini çektiklerini bildirmektedir. Bütün bunlar, onlar için “bir öğüt ve hatırlatmaydı.” Onlara karşı delil ortaya konmuş, mazeret kapıları kapatılmıştı. “Yoksa Biz asla zalim değiliz.” Hiçbir ülke ahalisini uyarmadan helâk etmedik. Uyarılardan habersiz ve gaflet içerisinde onları azap ile yakalamadık. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Biz, bir rasûl göndermedikçe de azap etmeyiz.” (el-İsra, 17/15); “Müjdeleyici ve korkutucu peygamberler (gönderdik ki) insanların peygamberlerden sonra Allah’a karşı sunacak bir bahaneleri olmasın.” (en-Nisa, 4/165)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz ümmetlerden hiçbir ümmeti, resuller gönderip, kitaplar indirerek uyarmadan helak etmedik.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ve
  2. أَهْلَكْنَا ehlekna biz helak etmedik kök: هلك
  3. مِن min hiçbir
  4. قَرْيَةٍ karyetin kenti kök: قري
  5. إِلَّا illa olmayan
  6. لَهَا leha onun
  7. مُنذِرُونَ munzirune uyarıcıları kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(208, 209) Zaten gerçeği hatırlatan uyarıcılar olmadan hiçbir şehri helak etmemiştik; biz kimseye dipnot 1 haksızlık edici de değildik.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet En‘âm 6:131, Enfâl 8:33, Hûd11:116-117, İsrâ 17:15, Kasas 28:59. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Dahası, Biz bir ülkeyi helak etmeden önce illa ki uyarıp

Muhammed Esed

Kaldı ki, Biz hiçbir toplumu önceden uyarmadan yok etmemişizdir

Ahmed Hulusi

Biz, uyarıcıları gelmemiş hiçbir bölge halkını helak etmedik.

Ali Bulaç

Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.

Ali Özek ve heyeti

Biz hiçbir memleketi, (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir.

Ali Rıza Safa

Uyarıcıları olmayan hiçbir kenti yıkıma uğratmadık.

Bayraktar Bayraklı

Biz hiçbir memleketi, kendilerine uyarıcılar göndermeden yok etmedik.

Edip Yüksel

Biz uyarıcıları olmayan hiçbir kenti yok etmedik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz uyarıcıları olmayan hiç bir kenti yok etmedik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla birlikte Biz hangi memleketi helak ettikse, muhakkak onun uyarıcıları olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih biz hangi memleketi helak ettikse her halde onu inzar edenler olmuştur

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Uyarıcıları olmayan dipnot 1 hiçbir kenti yok etmedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uyarıcı bir resul göndermeden.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Uyarıcıları olmayan dipnot 1 hiçbir kenti yok etmedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uyarıcı bir nebi göndermeden.

Gültekin Onan

Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın biz hiç bir ülkeyı yıkıma uğratmış değiliz.

Hasan Basri Çantay

(208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzar edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.

İbni Kesir

Uyarıcılar olmaksızın Biz, hiç bir kasabayı helak etmedik.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz uyarıcıları olmaksızın hiçbir memleketi helâk etmiş değiliz.

Süleyman Ateş

Biz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Uyarıcıları olmayan hiçbir yeri yok etmedik.

Şaban Britch

Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik.

Şaban Piriş

(208-209) Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. Hiçbir zaman zulmedici olmadık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helak etmemişizdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In fact We never reduced a town with its inhabitants to ruin before they have had their spectacles and warnings -and they did not listen-.

Abdul Haleem

Never have We destroyed a town without sending down messengers to warn it,

Abdullah Yusuf Ali

Never did We destroy a population, but had its warners -

Abul A'la Maududi

We never destroyed any habitation but that it had warners

Aisha Bewley

We have never destroyed a city without giving it prior warning

Al-Hilali & Khan

And never did We destroy a township but it had its warners

Ali Quli Qarai

We have not destroyed any town without its having warners,

Amatul Rahman Omar

And never did We destroy (any people of) a township but it had (its) Warners;

Arthur John Arberry

Never a city We destroyed, but it had warners

Bijan Moeinian

It is not My style to destroy any nation without sending ample warnings.

E. Henry Palmer

But we do not destroy any city without its having warners

Edip-Layth

We have not destroyed any town except after having warners.

George Sale

We have destroyed no city, but preachers were first sent unto it,

Hamid S. Aziz

That which they had to enjoy will avail them not.

Mahmoud Ghali

And in no way did We cause (any) town to perish except that it had warners.

Marmaduke Pickthall

And We destroyed no township but it had its warners

Mohamed Ahmed - Samira

Never have We destroyed a habitation till We had sent admonishers to them

Muhammad Asad

And withal, never have We destroyed any community unless it had been warned

Mustafa Khattab

We have never destroyed a society without warners

Progressive Muslims

And We have not destroyed any town except after having warners.

Rashad Khalifa

We never annihilate any community without sending warners.

Sahih International

And We did not destroy any city except that it had warners

Sam Gerrans

And We destroyed no city save it had warners

Shabbir Ahmed

(It is Our Law that) We never annihilated a township but it had its Warners.

Syed Vickar Ahamed

And We never ruined a population that did not have its warners—

Taqi Usmani

We did not destroy any town unless it has had warners

The Monotheist Group

And We have not destroyed any town except after having warners.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 208. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 208. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 208. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩