Diyanet İşleri
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 208. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ
vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3
Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)
(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.
Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.
Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 208–209. ayetler için yazılmıştır.
208-209. Yüce Allah, yalanlayanları helâk etmesindeki mükemmel adaletini haber vermekte, ileri sürecekleri mazeretlerini ortadan kaldırmaksızın hiçbir ülke ahalisini helâk ve azaba uğratmadığını, onlara apaçık âyet ve belgelerle gelen uyarıcı peygamberler gönderdiğini, bu peygamberlerin onları hidâyete çağırıp helâk olmaya götüren yollardan uzak durmalarını emrettiğini, onlara Allah’ın âyetlerini hatırlatarak, Allah’ın gerek nimet ve gerekse intikam günlerine dikkatlerini çektiklerini bildirmektedir. Bütün bunlar, onlar için “bir öğüt ve hatırlatmaydı.” Onlara karşı delil ortaya konmuş, mazeret kapıları kapatılmıştı. “Yoksa Biz asla zalim değiliz.” Hiçbir ülke ahalisini uyarmadan helâk etmedik. Uyarılardan habersiz ve gaflet içerisinde onları azap ile yakalamadık. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Biz, bir rasûl göndermedikçe de azap etmeyiz.” (el-İsra, 17/15); “Müjdeleyici ve korkutucu peygamberler (gönderdik ki) insanların peygamberlerden sonra Allah’a karşı sunacak bir bahaneleri olmasın.” (en-Nisa, 4/165)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz ümmetlerden hiçbir ümmeti, resuller gönderip, kitaplar indirerek uyarmadan helak etmedik.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(208, 209) Zaten gerçeği hatırlatan uyarıcılar olmadan hiçbir şehri helak etmemiştik; biz kimseye dipnot 1 haksızlık edici de değildik.
Dahası, Biz bir ülkeyi helak etmeden önce illa ki uyarıp
Kaldı ki, Biz hiçbir toplumu önceden uyarmadan yok etmemişizdir
Biz, uyarıcıları gelmemiş hiçbir bölge halkını helak etmedik.
Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
Biz hiçbir memleketi, (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir.
Uyarıcıları olmayan hiçbir kenti yıkıma uğratmadık.
Biz hiçbir memleketi, kendilerine uyarıcılar göndermeden yok etmedik.
Biz uyarıcıları olmayan hiçbir kenti yok etmedik.
Biz uyarıcıları olmayan hiç bir kenti yok etmedik.
Bununla birlikte Biz hangi memleketi helak ettikse, muhakkak onun uyarıcıları olmuştur.
Maamafih biz hangi memleketi helak ettikse her halde onu inzar edenler olmuştur
Uyarıcıları olmayan dipnot 1 hiçbir kenti yok etmedik.
Uyarıcıları olmayan dipnot 1 hiçbir kenti yok etmedik.
Uyarıcıları olmayan dipnot 1 hiçbir kenti yok etmedik.
Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın biz hiç bir ülkeyı yıkıma uğratmış değiliz.
(208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzar edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.
Uyarıcılar olmaksızın Biz, hiç bir kasabayı helak etmedik.
(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.
Biz uyarıcıları olmaksızın hiçbir memleketi helâk etmiş değiliz.
Biz, hiçbir kenti helak etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helak etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).
Uyarıcıları olmayan hiçbir kenti helak etmedik dipnot 1 .
Uyarıcıları olmayan hiçbir yeri yok etmedik.
Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik.
(208-209) Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. Hiçbir zaman zulmedici olmadık.
Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helak etmemişizdir.
In fact We never reduced a town with its inhabitants to ruin before they have had their spectacles and warnings -and they did not listen-.
Never have We destroyed a town without sending down messengers to warn it,
Never did We destroy a population, but had its warners -
We never destroyed any habitation but that it had warners
We have never destroyed a city without giving it prior warning
And never did We destroy a township but it had its warners
We have not destroyed any town without its having warners,
And never did We destroy (any people of) a township but it had (its) Warners;
Never a city We destroyed, but it had warners
It is not My style to destroy any nation without sending ample warnings.
But we do not destroy any city without its having warners
We have not destroyed any town except after having warners.
We have destroyed no city, but preachers were first sent unto it,
That which they had to enjoy will avail them not.
And in no way did We cause (any) town to perish except that it had warners.
And We destroyed no township but it had its warners
Never have We destroyed a habitation till We had sent admonishers to them
And withal, never have We destroyed any community unless it had been warned
We have never destroyed a society without warners
And We have not destroyed any town except after having warners.
We never annihilate any community without sending warners.
And We did not destroy any city except that it had warners
And We destroyed no city save it had warners
(It is Our Law that) We never annihilated a township but it had its Warners.
And We never ruined a population that did not have its warners—
We did not destroy any town unless it has had warners
And We have not destroyed any town except after having warners.