Diyanet İşleri
Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 24. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخْتِمْ عَلَىٰ قَلْبِكَ وَيَمْحُ ٱللَّهُ ٱلْبَٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
em yeḳûlûne-fterâ `ale-llâhi keẕibâ. feiy yeşei-llâhü yaḫtim `alâ ḳalbik. veyemḥu-llâhü-lbâṭile veyüḥiḳḳu-lḥaḳḳa bikelimâtih. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.
Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ve mizan; dünya ve ahiret kazancı Şûrâ 17–24 3
Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.
Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.
İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden, akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum." Kim güzel bir iş yaparsa, onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.
Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kafirler için ise çetin bir azap vardır.
Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. Yani yoksa peygamberi yalanlayanlar bizzat kendileri yalan söyleyerek onun hakkında “O, Allah’a karşı yalan uydurmuştur” demek cesaretini mi gösteriyorlar? Böylelikle onlar, seni en kötü ve en çirkin bir iş olan Yüce Allah’a iftirada bulunmakla itham ettiler.
Onlara göre sen, peygamberlik iddiasında bulunarak ve Allah’a, O’nunla ilgisi olmayan şeyleri nispet ederek O’na iftira etmekteymişsin! Oysa onlar, senin doğru sözlülüğünü de güvenilir bir kişi olduğunu da çok iyi biliyorlar. O halde böyle apaçık yalan olduğu belli olan bir iddiada bulunma cesaretini nasıl gösterebiliyorlar?
Hatta onlar, bu iddiaları ile Yüce Allah’a karşı da küstahlık etmiş oluyorlar. Çünkü böyle bir iddia, Allah'a karşı da saygısızlıktır. Zira O, -onların kanaatlerine göre- yeryüzündeki en büyük fesadı ihtiva eden böyle büyük bir davette bulunmana müsaade etmiş, göz yummuştur. Dahası O, ona davetini önce açıkça yapma imkânını vermiş, o da bu davetini Allah’a nispet etmiştir. Buna rağmen Allah, onu apaçık mucizelerle, karşı konulamaz delillerle, aşikar bir yardım ile ve kendisine muhalefet edenlere galip olmakla desteklemiştir.
Halbuki Yüce Allah, bu daveti kökünden imha etmeye kadirdir. Bunu Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kalbini, ona herhangi bir hayrın girmesini engelleyecek şekilde mühürlemekle yapar. Yüce Allah onun kalbini mühürledi mi iş, temelinden kurur ve kesilir.
İşte bu, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin doğruluğuna dair kat’i bir delil, onun söylediklerinin haklılığına dair Yüce Allah’ın çok güçlü bir tanıklığıdır. Bu tanıklıktan daha muazzam ve daha büyük bir tanıklık da yoktur.
İşte bundan dolayı hikmeti, rahmeti ve kainatta geçerli olan sünnetinin/kanununun bir gereği olarak O, batılı -bazı vakitlerde onun bir canlanışı görülse bile- mahveder ve ortadan kaldırır. Çünkü onun âkıbeti yok oluştur.
“ve sözleriyle de hakkı yerleştirir.” Yürürlükten kaldırılamayan ve değişikliğe uğratılamayan kevnî sözleriyle, doğru vaadiyle ve teşrî’ ettiği hakkı gerçekleştiren, onu kalplerde yerleştiren ve akıl sahiplerinin basiretini açan dini sözleri ile hakkı yerleştirir, sabit kılar.
Nitekim Yüce Allah’ın hakkın karşısında dikilmek üzere batılı ortaya çıkarması da hakkı yerleştirmesinin bir parçasıdır. Batıl, hakkın karşısında direnecek olursa hak, açıklamaları ve belgeleri ile onun üzerine hücum eder. Böylelikle hakkın nuru ve hidâyeti, batılı yok edip ortadan kaldıracak şekilde açıkça görülür, herkes tarafından batılın batıl olduğu açıkça anlaşılır ve yine herkes tarafından hak, en açık şekli ile görülür.
“Şüphesiz O, kalplerde olanı” yani kalplerde bulunan şeyleri, kalplerin hayır ve şer kabilinden niteliklerini, kalplerin gizleyip açıklamadıklarını “çok iyi bilendir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu Kur'an'ı uydurarak onu Rabbine nispet ettiği görüşü müşriklerin ileri sürdüğü bir iddiadır. Yüce Allah, onların bu iddialarına cevap vererek şöyle buyurmuştur: Şayet kendi içinde yalan uydurmak hususunda bir düşünce geçirirsen mutlaka senin kalbini mühürler, iftira edilen batılı da imha ederim. Hakkı güçlü olarak bırakırım. Durum bu şekilde meydana gelmeyince bu husus Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sadık olduğuna ve Rabbi tarafından kendisine gerçekten vahyin geldiğine dair bir delil olarak ortaya çıkar. Şüphesiz O, kullarının kalplerinde olanı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Aynı kök: محو (3 geçiş)
Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O'nun yanındadır.
Aynı kök: محو (3 geçiş)
Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece…
Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)
O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Aynı kök: ختم (8 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah…
Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…
Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve…
Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa onlar (senin için) "Allah'a yalan uydurdu" dipnot 1 mu diyorlar? Allah dilerse senin de kalbini mühürler(di). dipnot 2 Allah batılı yok eder; sözleriyle gerçeği ortaya koyar. dipnot 3 Şüphesiz ki O göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
Yoksa, "Uydurduğu yalanı Allah'a isnat etmek suretiyle iftira etti" mi diyorlar? Fakat Allah dilerse senin kalbini de mühürleyebilir. Evet, Allah batılı siler hakkı kendi sözleriyle ortaya koyar: Şüphesiz O göğüslerin en mahrem sırlarını bilendir.
Yoksa onlar, "(Muhammed) kendi yalanlarını Allah'a isnad etmektedir" mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi, senin kalbini (ebediyyen) mühürlerdi. Nitekim Allah batılı silip süpürür ve hakkı sözleriyle ortaya koyar. Gerçek şu ki O, (insanların) kalplerinde olanı tümüyle bilir.
Yoksa "Allah hakkında bir yalan uydurdu" mu diyorlar? Eğer Allah dilerse senin kalbini (şuurunu) kilitler! Allah batılı mahveder ve kendi kelimeleri olarak Hakk'ı sabit kılar! Muhakkak ki O, Esma'sıyla Zat'ınız olarak Aliym'dir!
Yoksa onlar: "Allah'a karşı yalan düzüp uydurdu" mu diyorlar? Oysa eğer Allah dilerse senin de kalbini mühürler. Allah, batılı yok edip ortadan kaldırır ve kendi kelimeleriyle hakkı hak olarak pekiştirir (gerçekleştirir). Çünkü O, sinelerin özünde olanı bilendir.
Yoksa onlar, (senin için) Allah'a karşı yalan uydurdu mu derler? Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Ve Allah bâtılı yok eder; sözleriyle hakkı ortaya koyar. Şüphesiz O, kalplerde olanları bilendir.
Yoksa şöyle mi diyorlar: "Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira ediyor!" Allah dilerse, senin yüreğine damga vurur. Allah, gerçeğe aykırı olanı yok eder; gerçeği, sözleriyle ortaya koyar. Kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.
Yoksa onlar, senin için, "Allah'a karşı yalan uydurdu" mu diyorlar? Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Allah batılı silip süpürür ve hakkı sözleriyle ortaya koyar. Şüphesiz Allah sinelerde olanları bilendir.
Onlar, "O, ALLAH hakkında yalan mı uydurdu?" mu diyorlar? ALLAH dilese senin kalbini mühürler. ALLAH yanlışı siler ve sözleriyle gerçeği yerleştirir. O en gizli düşünceleri bilir.
Onlar, 'O ALLAH hakkında yalan mı uydurdu.' mu diyorlar? ALLAH dilese senin kalbini mühürler. ALLAH yanlışı siler ve sözleriyle gerçeği yerleştirir. O en gizli düşünceleri bilir.
Yoksa, Allah'a karşı bir yalanı mı iftira etti, diyorlar. Allah dilerse senin de kalbini üstünden mühürleyiverir. Allah batılı yok eder, sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Şüphe yok ki O, bütün sinelerin içyüzünü bilir.
Yoksa Allaha iftira etti bir yalanı mı diyorlar? Allah dilerse senin de kalbini üstünden mühürleyiverir, Allah batılı mahveder de kelimatı ile hakkı ıhkak eyler, şübhesiz ki o bütün sinelerin künhünü bilir
Onlar, senin için "Allah'a karşı yalan uydurdu." diyorlar. Oysaki Allah dilerse dipnot 1 senin kalbini de mühürler. Batıl'ı yok eder. Ve kelimeleriyle dipnot 2 Hakk'ı dipnot 3 gerçekleştirir. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
Onlar, senin için "Allah'a karşı yalan uydurdu." diyorlar. Oysaki Allah dilerse dipnot 1 senin kalbini de mühürler. Batılı yok eder. Ve kelimeleriyle dipnot 2 hakkı dipnot 3 gerçekleştirir. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
Onlar, senin için "Allah'a karşı yalan uydurdu." diyorlar. Oysaki Allah dilerse dipnot 1 senin kalbini de mühürler. Batılı yok eder. Ve kelimeleriyle dipnot 2 hakkı gerçekleştirir. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
Yoksa onlar: "Tanrı'ya karşı yalan düzüp uydurdu" mu diyorlar? Oysa eğer Tanrı dilerse senin de kalbini mühürler. Tanrı, batılı yok edip ortadan kaldırır ve kendi kelimeleriyle hakkı hak olarak pekiştirir (gerçekleştirir). Çünkü O, sinelerin özünde olanı bilendir.
Yoksa "O, Allaha karşı bir yalan düzdü" mü derler? Fakat eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler Allah baatılı (yaşatmaz) mahveder. Sözleriyle hakkı yerine getirir. Şübhesiz ki O, kalblerde olan (sır) ları dahi bilendir.
Yoksa onlar; Allah'a karşı yalan uydurdu mu derler? Allah; dilerse senin kalbini mühürler, batılı yok eder, sözleriyle hakkı yerine getirir. Muhakkak ki O; göğüslerin özünü bilendir.
(22-24) Muhakkak ki zalimler onlara acıtıcı elim bir azap vardır. Zalimlerin kazandıklarına karşı müşfik olduklarını / aman başına kötü bir şey gelmesin diye yüreklerinin titrediğini , endişelendiklerini görürüsün. İşte o (endişe) başlarına gelecektir. İman edenler ve ıslah faaliyetleri icra edenler ise bahçelerin / cennetlerin yeşillikleri / çayırlarındadırlar , o nlara Rablerinin yanında / indinde istedikleri her ne ise o vardır , işte bu, büyük bir haznedir / fazıldır. İşte bu Allah’ın iman eden ve salih amel işleyen kullarına müjdesidir de ki sizlerden yakınlarınıza duyduğunuz sevgi dışında herhangi bir ücret istemiyorum, her kim zorlanmadan ( ağaç kabuğunu soyar gibi) güzel davranırsa, o işindeki güzelliği daha da artırırız , muhakkak ki Allah bağışlayandır, teşekkür edendir. Yoksa Onu Allah’a yalan isnat ederek uyduruyor mu / iftira ediyor mu dediler? Eğer ki Allah isterse senin kalbini mühürler ve Allah geçersiz olan / iptal olanı da siler götürür , kelimeleri ile de hakkı / hakikati gerçekleştirir, O göğüslerde olanı bilendir.
Yoksa onlar: "(Senin hakkında) Allah'a karşı yalan uyduruyor mu?” diyorlar. Eğer Allah dilerse, kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Çünkü O, kalplerde olanı çok iyi bilendir.
Yoksa: "Allah'a yalan uydurdu" mu diyorlar? Öyle bir durumda Allah, dilese senin kalbine mühür basar; batılı mahveder, hakkı sözleriyle yerleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilir.
Yoksa (Muhammed) "Bir yalanı Allah'a mal etti." mi diyorlar? dipnot 1 Öyle olsa Allah isterse kalbine mühür basar dipnot 2 ve o batılı /uydurduğun yalanı bizzat kendisi yok ederdi. O, sözleriyle dipnot 3 hep doğru olanı gerçekleştirir. O içinizde olanları bilendir.
Yoksa "Bir yalanı Allah'a atfetti" mi diyorlar? Tercihi Allah yapsa senin kalbini köreltir, batılı siler, sözleriyle doğruları gerçekleştirir. Çünkü O, içinizde olanı bilir.
Yoksa onlar: "(Senin hakkında) Allah'a karşı yalan uyduruyor mu?” diyorlar. Eğer Allah dilerse, kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Çünkü O, kalplerde olanı çok iyi bilendir.
Yoksa onlar: "Allah hakkında yalan uyduruyor." mu diyorlar? Eğer Allah dilerse, kalbini mühürler ve Allah, batılı imha edip, sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Çünkü O, kalplerin özünü bilendir.
Yoksa, "yalan düzüp Allah'a iftira etti" mi diyorlar? Allah dilerse senin kalbini mühürler; batılı mahveder ve hakkı kendi sözleriyle gerçekleştirir. Kuşkusuz O, göğüslerin özündekini çok iyi bilir.
Or do they say: "He -Muhammad- has related to Allah what he has fabricated and fraudulently imitated!" But if Allah has determined that you Muhammad misrepresent Him, He would have blocked searching's of your heart; and if it be His will He would compose your heart with patience to endure their false and slanderous accusation. But Allah effaces and blots out falsehood and endorses and ratifies the truth by His words which to His acts accord; He is Alimun of all private thoughts and feelings reposted in the bosom.
How can they say, ‘He has invented a lie about God’? If God so willed, He could seal your heart and blot out lies: God confirms the Truth with His words. He has full knowledge of what is in the heart-
What! Do they say, "He has forged a falsehood against Allah"? But if Allah willed, He could seal up thy heart. And Allah blots out Vanity, and proves the Truth by His Words. For He knows well the secrets of all hearts.
Do they say: "He has forged a lie against Allah?" dipnot 1 If Allah so wanted He could seal up your heart. dipnot 2 Allah blots out falsehood and confirms the truth by His Words. dipnot 3 He is well aware of all the secrets hidden in the breasts (of people). dipnot 4
Or do they ask, ‘Has he invented a lie about Allah?’ If Allah willed, He could seal up your heart. By His Words Allah wipes out the false and confirms the truth. He knows what the heart contains.
Or say they: "He has invented a lie against Allâh?" If Allâh willed, He could have sealed up your heart (so that you forget all that you know of the Qur’ân). And Allâh wipes out falsehood, and establishes the truth (Islâm) by His Word (this Qur’ân). Verily, He knows well what (secrets) are in the breasts (of mankind).
Do they say, ‘He has fabricated a lie against Allah’? If so, should Allah wish He would set a seal on your heart, and Allah will efface the falsehood and confirm the truth with His words. Indeed He knows well what is in the breasts.
Rather they say, `He has forged a lie against Allâh (by presenting this Qur'ân). ' If Allâh so willed He would set a seal (against them) upon your heart. But Allâh eradicates falsehood (through you) and establishes the truth by (dint of) His words (-prophecies and revelation). He is indeed, One knowing full well (even) the innermost thoughts of the hearts.
Or do they say, 'He has forged against God a lie?' But if God wills, He will set a seal on thy heart; and God blots out falsehood and verifies the truth by His words; He knows the thoughts within the breasts.
How dare they to accuse you (Mohammad) of lying [fabricating this Qur’an]? If God wanted, He could have made you resent them [so that you forget about them and do not continue your mission which is guiding them to the right path]; but God has decided to erase the falsehood and present the truth with His own words. God is fully aware of anyone’s most intimate thoughts.
Or will they say he has forged against God a lie? But if God pleased He could set a seal upon thy heart; but God will blot out falsehood and verify truth by His word; verily, He knows the nature of men's breasts!
Or do they say, "He has fabricated lies about God!" If God willed, He could have sealed your heart. God erases the falsehood and affirms the truth with His words. He is fully aware of what is inside the chests.
Do they say, Mohammed hath blasphemously forged a lie concerning God? If God pleaseth, he will seal up thy heart: And God will absolutely abolish vanity, and will establish the truth in his words; for He knoweth the innermost parts of men's breasts.
Or do they say, "He has forged a lie against Allah"? But if Allah pleased, He would seal your heart; and Allah will blot out the falsehood and confirm the truth with His words; verily, He is Aware of what is in the breasts.
Or even do they say, "He has fabricated against Allah a lie?" Yet in case Allah (so) decides, He will seal your heart; and Allah erases untruth and truthfully (upholds) the Truth by His Words. Surely He is Ever-Knowing of the (inmost thoughts) within the breasts (Literally: what the breasts own).
Or say they: He hath invented a lie concerning Allah? If Allah willed, He could have sealed thy heart (against them). And Allah will wipe out the lie and will vindicate the truth by His words. Lo! He is Aware of what is hidden in the breasts (of men).
Do they say he has fabricated a lie about God? He could have sealed your hearts if He pleased; but God blots out the false and vindicates the truth by His dispensations, for He knows the secrets of the hearts.
DO THEY, perchance, say, "[Muhammad] has attributed his own lying inventions to God"? But then, had God so willed, He could have sealed thy heart [forever]: for God blots out all falsehood, and by His words proves the truth to be true. Verily, He has full knowledge of what is in the hearts [of men];
Or do they say, "He has fabricated a lie about Allah!"? ˹If you had,˺ Allah would have sealed your heart, if He willed. And Allah wipes out falsehood and establishes the truth by His Words. He certainly knows best what is ˹hidden˺ in the heart.
Or do they Say: "He has fabricated lies about God!" If God willed, He could have sealed your heart. And God erases the falsehood and affirms the truth with His words. He is fully aware of what is inside the chests.
Are they saying, "He (Rashad) has fabricated lies about GOD!"? If GOD willed, He could have sealed your mind, but GOD erases the falsehood and affirms the truth with His words. He is fully aware of the innermost thoughts.
Or do they say, "He has invented about Allah a lie"? But if Allah willed, He could seal over your heart. And Allah eliminates falsehood and establishes the truth by His words. Indeed, He is Knowing of that within the breasts.
If they say: “He has invented a lie about God,” — but if God wills, He will seal thy heart; and God eliminates vanity and establishes truth by His words; He knows what is in the breasts.
Do they say, "He has invented a lie about Allah?" But then, had Allah so willed, He could have made your heart insensitive (10:16). And Allah will wipe out the falsehood and will prove the Truth by His Words. Verily, He is the Knower of all that is in the hearts.
Or, do they say: "He has made up lies against Allah?" If Allah so willed, He could close up your heart. And Allah removes (false) pride, and proves the Truth by His Words. Verily, He knows well the secrets in all human breasts (hearts).
Is it that they say, "He has forged a lie against Allah"? So, if Allah wills, He may put a seal on your heart. And Allah blots out falsehood and establishes truth with His words. Surely, He is fully aware of what lies in the hearts.
Or do they say: "He has fabricated lies about God!" Had God willed, He could have sealed your heart. And God erases the falsehood and affirms the truth with His words. He is fully aware of what is in the chests.