Diyanet İşleri
Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 21. ayet. أَمْ لَهُمْ شُرَكَٰٓؤُا۟ شَرَعُوا۟ لَهُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَنۢ بِهِ ٱللَّهُ وَلَوْلَا كَلِمَةُ ٱلْفَصْلِ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
em lehüm şürakâü şera`û lehüm mine-ddîni mâ lem ye'ẕem bihi-llâh. velevlâ kelimetü-lfaṣli leḳuḍiye beynehüm. veinne-żżâlimîne lehüm `aẕâbün elîm.
Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ve mizan; dünya ve ahiret kazancı Şûrâ 17–24 3
Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Allah, kullarına çok lütufkardır, dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Kim ahiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.
Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.
Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.
İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden, akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum." Kim güzel bir iş yaparsa, onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. Yüce Allah, müşriklerin Allah’a birtakım varlıkları ortak koştuklarını, bunları dost ve ilah edindiklerini, onlarla ortaklaşa küfür ve küfür içerikli amelleri işlediklerini haber vermektedir ki onlar, kendilerini küfre davet eden insan şeytanlarıdır. Bunlar “Allah’ın izin vermediği” şirk, bid’atler, Allah’ın helâl kıldığını haram kılmak, haram kıldığını helâl kılmak vb. hevâlarının gerektirdiği “şeyleri kendilerine din olarak” belirlemektedirler. Oysa Yüce Allah’ın, kulların gereğince hareket etmeleri ve kendisiyle Allah’a yakınlaşmaları için koyduğu şeriatten başkası din olamaz. Bu konuda aslolan, Allah’tan ve Rasûlünden gelmemiş herhangi bir şeyi hiç kimsenin din olarak belirlememesidir. Peki ya kendileri de ataları da küfürde ortak olan bu fâsıklara ne demeli?
“Eğer (Allah tarafından verilmiş) ayırt edici söz olmasaydı elbette aralarında hüküm verilirdi.” Eğer Allah, değişik kesimler arasında ayırt edici hükmünü vermek üzere belli bir vakit tayin etmemiş ve onları bu süreye kadar erteleyeceğine dair hükmetmemiş olsaydı, derhal aralarında haklı olanı bahtiyar etmek, batıl üzere olanı da helâk etmek sureti ile hüküm verilmiş olacaktı. Çünkü helâk edilmelerini gerektiren sebep mevcuttur. Ancak onları âhirette can yakıcı bir azap beklemektedir. Hem bunlar için, hem de bütün zalimler için.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa o müşriklerin Allah'tan başka ilahları mı var da; onlara Allah'ın kendilerine izin vermediği şirki ve helal ettiğini haram, haram ettiğini helal kılıyorlar? Eğer Yüce Allah, ihtilaf edenlerin arasını ayırmak için vermiş olduğu hükmü ahirete ertelemiş olmasaydı, muhakkak ki kendilerinin arasında olan bu hükmü aralarında hükmetmek için ertelerdi. Şüphesiz Allah'a şirk koşarak ve isyan ederek kendilerine zulmedenleri, kıyamet gününde bekleyen elem verici azap vardır.
Aynı kök: شرع (5 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din…
Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…
Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…
Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…
Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…
Aynı kök: شرع (5 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa onların, Allah'ın izin vermediği şeyleri kendilerine dinî bir hüküm olarak belirleyen ortakları mı var! dipnot 1 Ayırıcı söz dipnot 2 olmasaydı elbette aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz ki zalimlere elem verici bir azap vardır.
Yoksa onları, Allah'ın izin vermediği şeyleri kendileri için dinin koyduğu şer'i bir kural haline getiren (Allah'a) ortak yaptıkları güçler mi var? Eğer konulmuş kesin bir yasa olmasaydı, haklarında hüküm hemen infaz edilirdi: şu kesin ki, zalimleri (ahirette) can yakıcı bir azap beklemektedir.
Yoksa onlar, (bu dünyadan başka bir şeyi önemsemeyenler,) Allah'ın asla izin vermediği şeyleri kendileri için (hukuki ve) ahlaki bir yükümlülük haline sokan sözde uluhiyet ortağı güçlere mi inanırlar? Nihai hüküm ile ilgili (Allah'ın) bir kararı bulunmasaydı, onlar arasında her şey (bu dünyada) hükme bağlanmış olurdu ama zalimleri (öteki dünyada) acı bir azap beklemektedir.
Yoksa onların, Din'den Allah'ın izin vermediği şeyi kendileri için meşru kılan ortakları mı var? Eğer zamanı geldiğinde ayrışma olacağı sözü olmasaydı, elbette aralarında hükmolunurdu. . . Zalimlere gelince, onlar için feci bir azap vardır.
Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah'ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri' ettiler (bir şeriat kıldılar)? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların, Allah'ın izin vermediği bir dini getiren ortakları mı var? Eğer erteleme sözü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz zalimlere can yakıcı bir azap vardır.
Yoksa Allah'ın dinde izin vermediği şeyleri, onlar için yasa yapan ortakları mı var? Yargı verme konusundaki sözü olmasaydı, aralarında kesin yargı verilirdi. Kuşkusuz, haksızlık yapanlar için acı bir ceza vardır.
Yoksa onların, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine yasallaştıran ortakları mı var? Eğer erteleme sözü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimlere can yakıcı bir azap vardır.
Yoksa ALLAH'ın izni olmadığı halde onlar için dini kurallar ve yasalar ortaya koyan ortakları mı var? Daha önce belirlenmiş bir karar olmasaydı onların arasında yargı verilirdi. Zalimlere acı bir azap vardır. dipnot 1
Yoksa ALLAH'ın izni olmadığı halde onlar için dini kurallar ve yasalar ortaya koyan ortakları mı var? Daha önce belirlenmiş bir karar olmasaydı onların arasında yargı verilirdi. Zalimlere acı bir azap vardır.
Yoksa onların Allah'ın izin vermediği şeyleri dinde kendilerine meşru kılan ortakları mı var? Eğer o fasıl kelimesi (azabımın ertelenmesine dair ezelde geçen söz) olmasaydı aralarında hüküm verilir (işleri) bitirilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların şerikleri var, onlara dinden Allahın izin vermediği şeyleri meşru' kıldılar öyle mi? Eğer o fasıl kelimesi olmasa idi aralarında huküm icra edilir, bitirilirdi ve şübhesiz ki zalimler için elim bir azab vardır
Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi, kendilerine meşru kılan ortakları mı var? Eğer "ayırma kelimesi dipnot 1 " olmasaydı kesinlikle aralarında hemen hüküm verilirdi. Kuşkusuz ki zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi, kendilerine meşru kılan ortakları mı var? Eğer "ayırma kelimesi" dipnot 1 olmasaydı kesinlikle aralarında hemen hüküm verilirdi. Kuşkusuz ki zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi, kendilerine meşru kılan ortakları mı var? Eğer "ayırma kelimesi" dipnot 1 olmasaydı kesinlikle aralarında hemen hüküm verilirdi. Kuşkusuz ki zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Tanrı'nın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri ettiler (bir şeriat kıldılar)? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların Allahın izin vermediği şeyleri (o fasid) din (lerin) den kendilerine şeriat (çıkarıb) yapan ortakları mı var? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı aralarında mutlakaa (dünyada icra) edilmiş (işleri bitirilmiş) di bile. Şübhesiz ki o zaalimler için hakkı çetin bir azab vardır.
Yoksa Allah'ın izin vermediği bir şeyi, dinde onlara şeriat kılacak ortakları mı var? Şayet kesin söz bulunmayacak olsaydı; aralarında derhal hüküm verilirdi. Doğrusu zalimlere elim bir azab vardır.
(17-21) Allah ki kitabı ve ölçüm cihazını / mizanı gerçek olarak / hakiki olarak indirmiştir , bilemezsin ki / i drak edemezsin ki belki de saat yakındır. Onu acelece isteyenler işte onlar ona / saate inanmayanlardır. (Söyleminden insan tipi analizi ) Ona iman edenler ise ona karşı yürekleri titrer / endişelenirler / müşfiktirler / şefkatlidirler / şafak gibidirler. Bilirler ki o gerçektir / haktır , Dikkat edin! Saat hakkında tereddüt edenler / gemi gibi sallantıda olanlar uzak bir sapma içindedirler. Allah kullarına naziktir / latiftir / lütfen verir, istediğini rızıklandırır, O, sağlamdır / kavidir / mukavimdir , saygıdeğerdir / azizdir. Her kim ki ahiret ekinini / harsını isterse onu çabasını artırırız kimde dünyadaki eki nini isterse de ondan ona veririz, Ona ahretten bir pay / nasip yoktur. Yoksa onların ortakları mı var? Dinde Allah’ın izin vermediği bir şeyi yasal hale mi getirdiler? Eğer ki ayırmaya dair kelimesi olmasa idi onlar aralarında ki hüküm gerçekleşirdi.
Yoksa, Allah’ın izin vermediği bir dini kendilerine bir din kılan ortakları mı var? Eğer (azabın ertelenmesine dair) kesin bir hüküm olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların, kendilerine, Allah'ın izin vermediği dini koyan ortaklar mı var? Eğer (bir süre fırsat verilmesi hakkında) karar olmasaydı derhal aralarında hüküm verilir (işleri bitirilir)di. Kuşkusuz zalimler için acı bir azab vardır.
Yoksa onların Allah'a ortak koştukları kimseler var da Allah'ın onaylamadığı şeyleri onlar için bu dinin şeriatı /kanunu mu yapıyorlar dipnot 1 ? Hesabı, (iyiyi kötüden) ayırma gününe /mahşere bırakma sözü olmasaydı aralarında mutlaka hüküm verilirdi (de işleri bitirilirdi) dipnot 2 . Yanlışlar içinde olanlar için acıklı bir azap vardır dipnot 3 .
Yoksa bu dinde onlar için, Allah'ın onaylamadığı kurallar koyan ortakları mı var? Eğer hesabın mahşere bırakıldığı sözü olmasaydı hemen yargılanırlardı. Yanlış yapanlar için acıklı bir azap vardır.
Yoksa, Allah’ın izin vermediği bir dini kendilerine bir din kılan ortakları mı var? Eğer (azabın ertelenmesine dair) kesin bir hüküm olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların hakimiyette ortakları mı var ki, Allah'ın din hususunda izin vermediği şeyleri kendileri için kanun yapıyorlar? Eğer "aralama" sözü olmasaydı hemen aralarında iş bitirilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.
Yoksa onların, dinden, Allah'ın izin vermediği şeyi kendileri için yasalaştıran ortakları mı var? Kesin ayrıma ilişkin söz olmasaydı, aralarında hüküm mutlaka verilirdi. O zalimler var ya, onlar için acıklı bir azap öngörülmüştür.
Or do they have deities who share with Allah His Divine Nature, who ordained for them a particular system of faith and worship other than that Allah has authorized? Had it not been for His word proclaimed beforehand to put punishment in respite to a determined point of time, their Hereafter would have been planted in the now; but the wrongful of actions shall suffer a condign punishment;
How can they believe in others who ordain for them things which God has not sanctioned in the practice of their faith? If it were not for God’s decree concerning the final Decision, judgement would already have been made between them. The evildoers will have a grievous punishment-
What! have they partners (in godhead), who have established for them some religion without the permission of Allah? Had it not been for the Decree of Judgment, the matter would have been decided between them (at once). But verily the Wrong-doers will have a grievous Penalty.
Do they have any associates (of Allah) who have laid down for them a way pertaining to faith which Allah did not sanction? dipnot 1 But for the fact that a decree had already been made, the matter between them would have been decided once and for all. Surely a grievous chastisement awaits the wrong-doers. dipnot 2
Or do they have partners who have laid down a deen for them for which Allah has not given any authority? Were it not for the prior Word of Decision, the judgement between them would already have been made. The wrongdoers will have a painful punishment.
Or have they partners with Allâh (false gods) who have instituted for them a religion which Allâh has not ordained? And had it not been for a decisive Word (gone forth already), the matter would have been judged between them. And verily, for the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) there is a painful torment.
Do they have partners [besides Allah] who have ordained for them a religion which has not been permitted by Allah? Had it not been for the conclusive word, decision would have been made between them. For the wrongdoers there is indeed a painful punishment.
Do these (disbelievers) have such associate partners (with Allâh) who have decreed a law which is contrary to (the law) Allâh has sanctioned? Had We not given (Our) verdict (about the respited time) of (the final) judgment, the orders (of destruction) would have long been passed between them. Indeed, there awaits the wrongdoers a woeful punishment.
Or have they associates who have laid down for them as religion that for which God gave not leave? But for the Word of Decision, it had been decided between them. For the evildoers there awaits a painful chastisement.
How dare some to adopt a way of life [such as Western way of life these days] laid by those whom they are fascinated with and not sanctioned by God. If I (God) had not predetermined to reserve my judgment for the Day of Judgment, I would have dealt with them immediately. For such wrongdoers, for sure there is a painful punishment in reserve.
Have they associates who have enjoined any religion on them which God permits not?- but were it not for the word of decision it would have been decreed to them. Verily, the unjust,- for them is grievous woe.
Or do they have partners who decree for them a sharia which has not been authorized by God? If it were not for the word already given, they would have been judged immediately. Indeed, the transgressors will have a painful retribution.
Have the idolaters deities which ordain them a religion which God hath not allowed? But had it not been for the decree of respiting their punishment to the day of separating the infidels from the true believers, judgment had been already given between them: For the unjust shall surely suffer a painful torment.
Or have they partners for Allah who have prescribed for them a religion that Allah permits not? Had it not been for the Word of Decision judgment would have certainly been given between them; but verily the wrong-doers shall have a painful doom.
Or even do they have associates (with Allah) who have legislated for them as the religion that which Allah has not given permission? And had it not been for the Word of Verdict, indeed it would have been decreed between them, and surely the unjust will have a painful torment.
Or have they partners (of Allah) who have made lawful for them in religion that which Allah allowed not? And but for a decisive word (gone forth already), it would have been judged between them. Lo! for wrong-doers is a painful doom.
Have they other associates who have prescribed another law for them which has not been dispensed by God? But for the decisive Word (of God) a sentence would have been passed amongst them. Surely there is a grievous punishment for the ungodly.
Is it that they [who care for no more than this world] believe in forces supposed to have a share in God’s divinity, which enjoin upon them as a moral law something that God has never allowed? Now were it not for [God’s] decree on the final judgment, all would indeed have been decided between them [in this world]: but, verily, grievous suffering awaits the evildoers [in the life to come].
Or do they have associate-gods who have ordained for them some ˹polytheistic˺ beliefs, which Allah has not authorized? Had it not been for ˹prior˺ decree on Judgment, the matter would have certainly been settled between them ˹at once˺. And surely the wrongdoers will suffer a painful punishment.
Or do they have partners who decree for them a system which has not been authorized by God And if it were not for the word already given, they would have been judged immediately. Indeed, the transgressors will have a painful retribution.
They follow idols who decree for them religious laws never authorized by GOD. If it were not for the predetermined decision, they would have been judged immediately. Indeed, the transgressors have incurred a painful retribution.
Or have they other deities who have ordained for them a religion to which Allah has not consented? But if not for the decisive word, it would have been concluded between them. And indeed, the wrongdoers will have a painful punishment.
If they have partners which ordained for them of doctrine that for which God has not given leave[...]. And had it not been for the word of decision, it would have been concluded between them; and the wrongdoers have a painful punishment.
What! Do they have 'partners' who have set up for them some religion without Allah's leave? And but for a Decisive Word (the period of Respite), all matters would have been decided between them immediately. Verily, there is an awful doom for those who relegate the Truth.
Or, have they ‘partners’ (the false gods) who have established for them some religion without permission of Allah? If it had not been for the Word of Judgment, (permitting them some freedom of action) the matter would have been decided between them (at once). And surely, the wrongdoers will have a grievous penalty.
Is it that they have associate-gods who have prescribed for them a religion that is not sanctioned by Allah? Had it not been for a decisive word, the matter would have been decided between them (here in this world). And of course, for the wrongdoers there is a painful punishment (in the Hereafter).
Or do they have partners who decree for them a system which has not been authorized by God? And if it were not for the word already given, they would have been judged immediately. Indeed, the transgressors will have a painful retribution.