Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 113. ayet

Tâhâ suresi, 113. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ ٱلْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

vekeẕâlike enzelnâhü ḳur'ânen `arabiyyev veṣarrafnâ fîhi mine-lve`îdi le`allehüm yetteḳûne ev yuḥdiŝü lehüm ẕikrâ.

Diyanet İşleri

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 110–116 · surenin 113. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 110

    O, önlerindekini ve arkalarındakini (dünyadaki ve ahiretteki durumlarını) bilir. Onların bilgisi ise Rahman'ı kuşatamaz.

  2. Tâhâ 111

    Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen, mutlaka hüsrana uğramıştır.

  3. Tâhâ 112

    Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse, o, ne zulme uğramaktan korkar, ne yoksun bırakılmaktan.

  4. 113

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

  5. Tâhâ 114

    Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.

  6. Tâhâ 115

    Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.

  7. Tâhâ 116

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de, İblis'ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

113. Yani biz, böylece bu Kur’an-ı Kerim’i anlayıp kavradığınız bir dil olan, lafzı da manası da sizin için açık olan, üstün dil Arapça olarak indirdik. “Ve onda uyarıları türlü türlü anlattık.” Yani pek çok çeşitlerde, şekillerde onları türlü türlü açıkladık. Kimi yerde O’nun adalet ve intikamına delil teşkil eden isimleri zikrederek, kimi yerde daha önceki ümmetlerin başına getirdiği azapları söz konusu ederek, sonradan gelen ümmetlerin bunlardan ibret almalarını emrederek, kimi zaman günahların etkileri ve sebep oldukları kusurları dile getirerek, kimi zaman Kıyamet hallerinin dehşetlerini, o esnada meydana gelecek tedirgin edici halleri dile getirerek, kimi zaman cehennemi, cehennemdeki çeşitli cezaları ve türlü azapları beyan ederek bu türlü tehditleri türlü türlü tekrarladık. Bütün bunlar ise Allah’ın kullara olan bir rahmetidir. Belki Allah’tan korkarlar da kendilerine zararlı olan kötülüklerden ve masiyetlerden uzak kalır, onları terk ederler. “Yahut da o (Kur'ân), onların öğüt/ibret almalarını sağlar.” Bunun sonucunda da kendilerine faydalı olacak itaatleri ve hayırları işlerler. O halde bu Kitabın Arapça olması ve ihtiva ettiği tehditleri türlü şekillerde açıklaması, takvâya ve salih amele çağıran en büyük sebeptir. Eğer Kur’an, Arapça olmasaydı yahut da bu tehditler çeşitli şekillerde dile getirilmemiş olsaydı onun bunca etkisi görülemezdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Geçmişlerin kıssalarını indirdiğimiz gibi bu Kur'an'ı da açık Arap dilinde indirdik. Çeşitli tehdit ve korkutucu şeyleri açıkladık. Umulur ki Allah'tan korkar ya da Kur'an onlara öğüt ve ibret olur.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike ve böyle
  2. أَنزَلْنَـٰهُ enzelnahu sana onu indirdik kök: نزل
  3. قُرْءَانًا kur'anen bir Kur'an olarak kök: قرا
  4. عَرَبِيًّۭا arabiyyen Arapça kök: عرب
  5. وَصَرَّفْنَا ve sarrafna ve türlü biçimlere açıkladık kök: صرف
  6. فِيهِ fihi onda
  7. مِنَ mine
  8. ٱلْوَعِيدِ l-veiydi tehditleri kök: وعد
  9. لَعَلَّهُمْ leallehum umulur ki
  10. يَتَّقُونَ yettekune korunurlar kök: وقي
  11. أَوْ ev yahut
  12. يُحْدِثُ yuhdisu (Kur'an) yaptırır kök: حدث
  13. لَهُمْ lehum onlara
  14. ذِكْرًۭا zikran bir hatırlama kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak ayetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Vaad

    Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar,…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Vaad

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz o (Kur'an'ı), insanlar takvâlı (duyarlı) olsunlar veya onlar için (gerçeği) hatırlama oluştursun diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve uyarıları onda tekrar tekrar açıkladık.

Mustafa İslamoğlu

Ve böylece Biz bu (vahyi) Arapça bir hitap olarak indirdik; ve ondaki tüm uyarıları bütün boyutlarıyla ortaya serdik: Belki sorumluluk duyarlar veya (bu mesaj) onları (fıtratlarında zaten) var olanı hatırlatarak yeniden ortaya çıkarır diye.

Muhammed Esed

İşte böylece bu (vahyi mesajı) Biz sana Arap diliyle (ifade edilmiş) bir hitabe olarak indirdik; ve onda her türden uyarıyı apaçık dile getirdik ki, insanlar Bize karşı sorumluluk bilinci taşısınlar; yahut bu (kitap) onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirsin.

Ahmed Hulusi

İşte böylece O'nu Arapça bir Kur'an olarak inzal ettik; Onun içinde tehditkar haberleri, sonları, türlü türlü açıkladık. . . Umulur ki korunurlar (arınırlar) yahut (Kur'an) onlara bir öğüt olur.

Ali Bulaç

Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.

Ali Rıza Safa

Ve işte böylece, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an olarak indirdik ve uyarıları Onda anlattık; böylece, belki sorumluluk bilincine erişirler veya onlara bir öğreti olur diye.

Bayraktar Bayraklı

Biz, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. Onda uyarıları ayrıntılı olarak açıkladık ki, belki saygılı olurlar, yahut onlara bir hatırlatma yapar.

Edip Yüksel

Biz, böylece onu Arapça bir Kuran olarak indirdik. Erdemli davranırlar veya onlar için bir öğüt olur diye onda geleceğin haberlerini çeşitli biçimlerde açıkladık. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayetin bir başka anlamı için bak 43:3.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz, böylece onu Arapça bir Kuran olarak indirdik. Erdemli davranırlar veya onlar için bir öğüt olur diye onda geleceğin haberlerini çeşitli biçimlerde açıkladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte böylece Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü şekillerde tekrarladık ki, belki korunur takva yolunu tutarlar ya da o onlarda bir düşünme, ibret alma meydana getirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve işte onu böyle Arabi bir Kur'an olarak indirdik ve bunda vaiydden türlü şekilde tekrar yaptık, ki belki korunur takva yolunu tutarlar, yahud da o, onlara bir zikr ihdas eyler

Erhan Aktaş

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva dipnot 1 sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva dipnot 1 sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva dipnot 1 sahibi olurlar veya onlar için bir öğüt olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Böylece biz onu, Arapça bir Kuran olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.

Hasan Basri Çantay

Biz onu böylece Arabca bir Kur'an olarak indirdik, onda tehdidlerden (nicesini) tekrar tekrar açıkladık. Olur ki (meaasiden) korunurlar, yahud o, kendilerinde yeni bir haatıra ve ibret canlandırır.

İbni Kesir

Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret verir diye tehditleri açıkladık.

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ve onda tehditlerimizi tekrar ettik. Olur ki korkarlar yahut o onlara bir ibret ve öğüt olur.

Süleyman Ateş

Biz sana onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü biçimlere çevirip açıkladık ki korunsunlar. Yahut (Kur'an,) onlara bir hatırlama yaptırsın.

Süleymaniye Vakfı

Böylece bunu /Kur'an'ı, Arapça kur'anlar /ayet kümeleri dipnot 1 halinde indirdik. Tehditleri de onun içinde, değişik biçimlerde anlattık ki yanlışlardan sakınsınlar ya da Kur'an onlar için bir bilgi oluştursun.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur (القُرْء) veya kar (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylece onu, Arapça kur'an dipnot 1 olarak indirdik. Belki çekinirler ya da bilgi edinirler diye tehditleri onun içine, değişik şekillerde yerleştirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kümeler halinde, küme küme

Şaban Britch

Biz onu işte böyle Arapça Kur’an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret olur diye tehditleri o kitapta türlü türlü açıkladık.

Şaban Piriş

-Biz onu işte böyle Arapça Kur'an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret olur diye tehditleri o kitapta açıkladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu işte böyle, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onun içinde tehditleri türlü ifadelerle sıraladık ki sakınabilsinler, yahut da Kur'an onlara yeni bir hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus have We revealed it -the Quran- in the Arabic literary from and therein We expounded enough warnings that they may hopefully keep in awe of Allah or keep Him in mind and lift to Him their inward sight.

Abdul Haleem

We have sent the Quran down in the Arabic tongue and given all kinds of warnings in it, so that they may beware or take heed-

Abdullah Yusuf Ali

Thus have We sent this down - an arabic Qur'an - and explained therein in detail some of the warnings, in order that they may fear Allah, or that it may cause their remembrance (of Him).

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), thus have We revealed this as an Arabic Qur'an dipnot 1 and have expounded in it warning in diverse ways so that they may avoid evil or become heedful. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that the Quran is full of such high themes, wise teachings and admonitions as are contained in the preceding portion of this Surah as well as in the other Surahs of the Book.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the Arabic Quran might awaken them from their heedlessness and they might recollect the forgotten lessons and feel that they are going astray and might realize the consequences thereof.

Aisha Bewley

In this way We have sent it down as an Arabic Qur’an and We have made various threats in it so that hopefully they will have taqwa or it will spur them into remembrance.

Al-Hilali & Khan

And thus We have sent it down as a Qur’ân in Arabic, and have explained therein in detail the warnings, in order that they may fear Allâh, or that it may cause them to have a lesson from it (or to have the honour for believing and acting on its teachings).

Ali Quli Qarai

Thus We have sent it down as an Arabic Qur’ān and We have paraphrased the threats in it so that they may be Godwary or it may evoke remembrance for them.

Amatul Rahman Omar

Just as (We have revealed these verses) We have revealed the entire Qur'ân in Arabic. We have explained in it in various ways Our warnings (against refusal and evil doings), so that the people may guard against evil and become righteous; or rather this (Qur'ân) will bring forth for them a great glory and eminence.

Arthur John Arberry

Even so We have sent it down as an Arabic Koran, and We have turned about in it something of threats, that haply they may be godfearing, or it may arouse in them remembrance.

Bijan Moeinian

Thus I have revealed this Qur’an in Arabic language (and not in a foreign language so that you understand it) with ample warnings so that people come to your senses and change their behavior.

E. Henry Palmer

Thus have we sent it down an Arabic Qur'an; and we have turned about in it the threat, - haply they may fear, or it may cause them to remember.

Edip-Layth

It was such that We sent it down as an Arabic compilation, and We cited in it many warnings, perhaps they will become aware or it will cause for them a remembrance.

George Sale

And thus have we sent down this book, being a Koran in the Arabic tongue; and we have inserted various threats and promises therein, that men may fear God, or that it may awaken some consideration in them:

Hamid S. Aziz

But he who does righteous acts and has faith, he shall fear neither wrong nor diminution.

Mahmoud Ghali

And thus We have sent it down as an Arabic Qur'an, and We have propounded in it (something) of threats, that possibly they would be pious or it would effect in them remembrance.

Marmaduke Pickthall

Thus we have revealed it as a Lecture in Arabic, and have displayed therein certain threats, that peradventure they may keep from evil or that it may cause them to take heed.

Mohamed Ahmed - Samira

That is why We have sent it down as an eloquent Qur'an, and explained in different ways the intimidations through it that they may haply take heed, or perhaps it may lead them to contemplate.

Muhammad Asad

AND THUS have We bestowed from on high this [divine writ] as a discourse in the Arabic tongue, and have given therein many facets to all manner of warnings, so that men might remain conscious of Us, or that it give rise to a new awareness in them

Mustafa Khattab

And so We have sent it down as an Arabic Quran and varied the warnings in it, so perhaps they will shun evil or it may cause them to be mindful.

Progressive Muslims

And it was such that We sent it down as an Arabic Quran, and We cited in it many warnings, perhaps they will become aware or it will cause for them a remembrance.

Rashad Khalifa

We thus revealed it, an Arabic Quran, and we cited in it all kinds of prophecies, that they may be saved, or it may cause them to take heed.

Sahih International

And thus We have sent it down as an Arabic Qur'an and have diversified therein the warnings that perhaps they will avoid [sin] or it would cause them remembrance.

Sam Gerrans

And thus have We sent it down as an Arabic recitation and expounded therein warnings, that they might be in prudent fear, or it cause in them remembrance.

Shabbir Ahmed

And thus have We sent this down, an Arabic Qur'an, and explained therein warnings in many ways, so that people walk aright or that it makes them rise to a new level of awareness.

Syed Vickar Ahamed

Thus We have sent this down— As the Quran in Arabic— And in there some of the warnings are explained in detail, so that they may fear Allah, or that it may make them remember (Him).

Taqi Usmani

And in this way We have sent it down to you as an Arabic Qur’ān, and have detailed in it some warnings in various ways, so that they may fear, or it may produce a lesson for them.

The Monotheist Group

And it was such that We sent it down an Arabic revelation, and We dispatched in it the warnings, perhaps they will become aware or it will cause them to remember.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 113. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 113. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 113. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩