Diyanet İşleri
(Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 83. ayet. وَمَآ أَعْجَلَكَ عَن قَوْمِكَ يَٰمُوسَىٰ
vemâ a`celeke `an ḳavmike yâ mûsâ.
(Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Buzağı ve Sâmirî Tâhâ 83–98 3
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."
"Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helak olmuş demektir."
"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."
(Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)
Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."
Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
83. Yüce Allah, Mûsâ aleyhisselam ile ona Tevrat’ı indirmek üzere huzuruna gelmesi için otuz gün süreliğine sözleşmişti. Sonra buna on gün daha katarak kırka tamamladı. Vakit gelince Mûsâ aleyhisselam Rabbine duyduğu şevki ve vaadine duyduğu arzusu dolayısıyla o sözleşilen vakitte hazır olmak üzere elini çabuk tutup erkenden gitti. Bunun üzerine Allah ona: “Kavmini bırakıp (Tur’a erken gelmek için) seni aceleye iten nedir, ey Mûsâ?” diye sordu. Yani neden onlardan önce geldin, ne diye kavminle beraber gelmek için sabretmedin?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Kavmini geride bırakıp, onlardan önce acele ederek buraya gelmenin sebebi nedir, ey Musa?"
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey Musa! Seni kavminden (ayrılmak üzere) acele ettiren nedir ki!
Ve (Allah şöyle dedi:) "Ey Musa, seni halkını terk etme pahasına böylesine tez canlı kılan nedir?"
(Ve Allah Musa'ya:) "Kavmini geride yalnız bırakacak kadar seni tez canlı kılan nedir, ey Musa?" dedi.
"Seni halkından acele ile uzaklaştıran nedir, ya Musa?"
"Seni kavminden 'çarçabuk ayrılmaya iten' nedir ey Musa?"
Seni acele ile kavminden ayrılmaya sevkeden nedir, ey Musa!
"Seni aceleyle toplumundan uzaklaştıran şey nedir; ey Musa?"
Allah, "Kavmini geride yalnız bırakacak kadar seni acele ettiren nedir ey Musa?" dedi.
"Niçin halkını bırakmakta acele ettin, Musa?"
'Niçin halkını bırakmakta acele ettin, Musa?'
Hem seni kavminden daha çabuk gelmeye sevkeden nedir, ey Musa?
Hem seni acele ile kavminden geçiren, ne ya Musa?
Ey Musa, seni halkından aceleyle ayrılmaya sevk eden şey nedir?"
"Ey Musa, seni halkından aceleyle ayrılmaya sevk eden şey nedir?"
Ey Musa, seni toplumundan aceleyle ayrılmaya sevk eden şey nedir?
"Seni kavminden 'çarçabuk ayrılmaya iten' nedir ey Musa?"
Ey Musa, seni kavminden (ayırıb böyle) acele etdiren (sebeb) nedir?
Ey Musa; seni, kavminden daha çabuk gelmeye sevk eden nedir?
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
"Mûsâ! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevkeden nedir?" dedik.
"Seni kavminden çabucak ayrıl(ıp gel)meğe sevk eden nedir? (Niçin onları hemen bırakıp geldin) ey Musa?" (dedik).
(Allah Tur'da /Sina Dağı'nda Musa'ya dipnot 1 şöyle dedi:) "Ey Musa! Seni halkından ayırıp vaktinden önce buraya getiren neydi?"
(Daha sonra Musa halkından ayrılıp Tur'a çıktı) "Ey Musa! Seni aceleyle halkından ayırıp buraya getiren nedir?"
Allah: Ey Musa! Kavminden (daha çabuk gelmek için) seni aceleye düşüren nedir?
Allah: -Ey Musa seni kavminden daha önce gelmeye sevk eden nedir?
Seni toplumundan çabucak uzaklaştıran neydi, ey Musa?
"And", Allah asked, "what made you hasten on O Mussa and outstrip your` people -the seventy elders who were to accompany him-"!
[God said], ‘Moses, what has made you come ahead of your people in such haste?’
(When Moses was up on the Mount, Allah said:) "What made thee hasten in advance of thy people, O Moses?"
"But, O Moses, dipnot 1 what has made you come in haste from your people?" dipnot 2
‘Why have you hurried on ahead of your people, Musa?’
"And what made you hasten from your people, O Mûsâ (Moses)?"
‘What has hurried you from your people, O Moses?’
(When Moses went to the Mount, God said,) `Moses! what has made you depart from your people in such haste?'
'What has sped thee far from thy people, Moses?'
"What made you to come here in hurry, Moses?" [Asked the Lord. ]
'But what has hastened thee on away from thy people, O Moses?'
"What has caused you to rush ahead of your people O Moses?"
What hath caused thee to hasten from thy people, O Moses, to receive the law?
"Yet am I also He who forgives unto him who repents and believes and does right, and then is guided.
"And what has made you hasten from your people, O Mûsa?"
And (it was said): What hath made thee hasten from thy folk, O Moses?
What made you hurry away, O Moses, from your people?"
[AND GOD SAID:] "Now what has caused thee, O Moses, to leave thy people behind in so great a haste?"
˹Allah asked,˺ "Why have you come with such haste ahead of your people, O Moses?"[1]
"And what has caused you to rush ahead of your people O Moses"
"Why did you rush away from your people, O Moses?"
[ Allah ] said, "And what made you hasten from your people, O Moses?"
“And what made thee hasten from thy people, O Moses?”
(Once, Moses was a step ahead in excitement. ) Said his Lord, "What has made you hasten from your people, O Moses?"
(And when Musa was on the Mount, Allah asked:) "What made you hurry ahead of your people O Musa (Moses)?"
"What has caused you to hurry before your people, O Mūsā?"
"And what has caused you to rush ahead of your people O Moses?"