Diyanet İşleri
Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 57. ayet. لَوْ يَجِدُونَ مَلْجَـًٔا أَوْ مَغَٰرَٰتٍ أَوْ مُدَّخَلًا لَّوَلَّوْا۟ إِلَيْهِ وَهُمْ يَجْمَحُونَ
lev yecidûne melceen ev megârâtin ev müddeḫalel levellev ileyhi vehüm yecmeḥûn.
Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların tutumu ve sadakalar hakkında dil uzatmaları Tevbe 50–59 3
Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.
Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.
İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.
Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resulü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah'a rağbet eder (O'nun ihsanını ister)iz" deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu.
Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. Daha sonra Yüce Allah, onların korkaklıklarının büyüklüğünü söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Eğer” sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarında “sığınacak bir yer veya” içine girecekleri ve orada yerleşecekleri “mağaralar yahut da sokulacak” ve böylelikle kendilerini korunma altında hissedecekleri “bir delik bulsalardı, arkalarını dönüp” süratle “o tarafa koşarlardı.” Çünkü onların sebat ve metanet gösterebilecekleri melekeleri yoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer bu münafıklar, kendi canlarını korumak için sığınacakları bir sığınak yahut gözden kaybolacakları bir mağara veya içine girecekleri bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip oraya girerlerdi.
Aynı kök: لجا (3 geçiş) · Aynı olay: Tebük Seferi
Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça…
Aynı kök: غور (4 geçiş) · Aynı olay: Tebük Seferi
Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…
Aynı kök: لجا (3 geçiş)
Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de…
Aynı kök: غور (4 geçiş)
"Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."
Aynı kök: غور (4 geçiş)
De ki: "Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?"
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum" dediğin; bu uğurda…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sığınacak herhangi bir yer veya (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) herhangi bir delik bulsalardı koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.
Eğer bir sığınak, bir mağara ya da bir korunak bulabilselerdi, sürü içgüdüsüyle panik halinde oraya seğirtirlerdi.
(oysa) (yeryüzünde) sığınacak bir yer yahut bir mağara, bir kovuk bulabilselerdi önünü ardını düşünmeden panik içinde dönüp oraya başlarını sokarlardı.
Eğer sığınacak bir yer yahut mağaralar ya da içine girilecek bir delik bulsalar, korkuyla oraya sığınırlardı; onlar şaşkın haldedirler!
Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.
Eğer sığınacak bir yer yahut (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.
Sığınılacak bir yer veya bir mağara veya bir kovuk bulsalardı, hızla oraya kaçarlardı.
Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar ya da girilecek bir delik/kovuk bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi.
Nitekim onlar, sığınacak bir yer, mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı panik içinde oraya yönelirlerdi.
Nitekim onlar, sığınacak bir yer, mağaralar yahut girilecek bir yer bulsalardı panik içinde oraya yönelirlerdi-
Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar ya da sokulacak bir delik bulsalardı, başlarını dikip ona doğru koşarlardı.
Eğer sığınacak bir yer veya barınacak mağaralar veya sokulacak bir delik bulsalardı başlarını diker ona doğru koşarlardı
Eğer sığınılacak bir yer veya bir mağara veya girilecek bir delik bulsalardı, panik içinde oraya koşarlardı.
Eğer sığınılacak bir yer veya bir mağara veya girilecek bir delik bulsalardı, panik içinde oraya koşarlardı.
Eğer sığınılacak bir yer veya bir mağara veya girilecek bir delik bulsalardı, panik içinde oraya koşarlardı.
Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.
Eğer sığınacak bir yer, yahud (barınabilecekleri) mağaralar, veya (sokulacak şöyle) bir delik bulsalardı yüzlerini koşa koşa o tarafa çevirirdi onlar.
Eğer sığınılacak bir yer, yahut mağaralar veya bir delik bulsalardı; çabucak oraya yönelirlerdi.
(53-60) De ki gönüllü yahut zorlanarak harcayın / infak edin, sizden asla kabul edilmeyecektir, siz kesinlikle yoldan çıkmış topluluk oldunuz , o nların infaklarının kabul edilmesine engel olan şey , Allah’ı ve Resul’ünü örtbas etmeleri / yok saymaları, namazı tembellik etmeden / üşenmeden yerine getirmemeleri ve hoşlanarak infak etmemeleri nedenleriyledir. Onların malları ve evlatları seni cezbetmesin / imrendirmesin, muhakkak ki Allah, onlarla (mal ve evlatlarla) onlara dünya hayatında azap etmek istiyor, kafir olarak kendi ruhlarının çıkmasını istiyor. Sizden olduklarına dair yemin ediyorlar, onlar sizden değiller, onlar ödlek / korkak toplulukturlar, şayet bir sığınak veya mağara veya bir delik bulurlarsa topluca oraya yönelirler. Onlardan birileri de sadakalar konusunu dillerine doluyorlar, O sadakalar verilirse hoşlanırlar, eğer verilmezse de öfkelenir kızarlar , keşke, Allah’ın ve Resul’ünün verdiklerine razı olsalardı ve Allah bize yeterli gelir, ilerde Allah ve O’nun Resulü O’nun maddi ve manevi hazinesinden bize verecektir, kesinlikle bizim rağbetimiz / talebimizin yönü Allah’adır deselerdi , s adakalar Allah’ın farziyeti gereği olarak, fakirlerindir, miskinlerindir, sadakaların elde edilmesi için çalışanlarındır, kalpleri ısındırılacak olanlarındır, boyunduruk altındakilerin / köle olanlarındır, borçlu olanlarındır, Allah yolu içindir, yolda olanlar (göçmenler) içindir, Allah bilendir hâkimdir.
Bir sığınak, mağaralar veya girecek bir yer bulsalar kaçarak oraya yönelirler.
Eğer (sizden korunmak için) sığınacak bir yer, yahut (barınacak) mağaralar, ya da sokulacak bir delik bulsalardı, hemen oraya doğru koşarlardı.
Bir sığınak, mağara ya da girilebilecek bir delik bulsalar, hiçbir şeye bakmadan oraya doğru koşarlar.
Bir sığınak, bir kaç mağara, ya da girecek bir delik bulsalar döner, büyük bir sevinçle oraya koşarlardı.
Bir sığınak, mağaralar veya girecek bir yer bulsalar kaçarak oraya yönelirler.
Bir sığınak, mağara veya girecek bir delik bulsalar kaçarak oraya yönelirler.
Eğer bir sığınak yahut bazı mağaralar veya girilecek bir delik bulsalar, yüzlerini döner o tarafa koşarlardı.
If they can find a place of refuge or a cave or a hiding place, they will withdraw hastily from your society and fly to it.
if they could find a place of refuge, or a cave, or somewhere to crawl into, they would run there with great haste.
If they could find a place to flee to, or caves, or a place of concealment, they would turn straightaway thereto, with an obstinate rush.
[9:57] If they could find any shelter or any cavern, or any retreat, they would turn around and rush headlong into it.
If they could find a bolt-hole, cave or burrow, they would turn and scurry away into it.
Should they find a refuge, or caves, or a place of concealment, they would turn straightway thereto with a swift rush.
If they could find a refuge, or a hideout, or a hole [to creep into], they would turn to it in frantic haste.
Could they find a shelter or some caverns or any (other) place to enter into, they would certainly have turned thereto rushing headlong (for it).
If they could find a shelter, or some caverns, or any place to creep into, they would turn about and bolt away to it.
If they could find a place (even a cave) to flea [like most hypocrites of our time who emigrate to the West], they would run as fast as possible to take refuge in it [and to save themselves from their Islamic obligations such as praying, fasting,. ........... ]
Could they but have found a refuge, or some caves, or a place in which to creep, they would have turned round in haste thereto.
If they could find a refuge, a cave, or any place to enter, then they would have run to it, rushing.
If they find a place of refuge, or caves, or a retreating hole, they surely turn towards the same, and in a headstrong manner haste thereto.
Could they but have found a refuge, or some caves, or a hiding place in which to creep, thither would they have rushed (jamaha = hastened with uncontrollable urgency, madly, obstinately).
If they could find a shelter, or (some) cavernous places, or any place of entry, they would indeed turn about and bolt away (to it). .
Had they but found a refuge, or caverns, or a place to enter, they surely had resorted thither swift as runaways.
If they find a place of shelter or a cave or hole to hide, they will turn to it.
if they could but find a place of refuge, or any cavern, or a crevice [in the earth], they would turn towards it in headlong haste.
If only they could find a refuge, or a cave, or any hiding-place, they would rush headlong towards it.
If they find a refuge, or cave, or any place to enter, then they would have run to it while they are in haste.
If they could find a refuge, or caves, or a hiding place, they would go to it, rushing.
If they could find a refuge or some caves or any place to enter [and hide], they would turn to it while they run heedlessly.
Had they found a refuge, or caves, or a place to enter, they would turn towards it and bolt away.
If they could find a refuge or a cave or a hiding place, they would rush to it like runaway horses.
If they could find a place of refuge, or caves, or a place of hiding, they would run there at once, in great hurry.
If they find a place of refuge or caves or any place to enter, they will turn towards it running (as) unbridled (horses).
If they find a refuge, or cave, or any place to enter, they will run to it while they are in haste.