Tûr suresi

Tûr suresi, 26. ayet

Tûr suresi, 26. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ

ḳâlû innâ künnâ ḳablü fî ehlinâ müşfiḳîn.

Diyanet İşleri

Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 23–29 · surenin 26. ayeti / 49

Konu Sakınanların cenneti ve oradaki konuşmaları Tûr 17–28 3

  1. Tûr 23

    Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

  2. Tûr 24

    Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

  3. Tûr 25

    Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.

  4. 26

    Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."

  5. Tûr 27

    "Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."

  6. Tûr 28

    "Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir."

  7. Tûr 29

    (Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. İçinde bulundukları bu nimet ve sevince kendilerini ulaştıran hususları söz konusu ederek “derler ki: Gerçekten biz bundan önce” dünya yurdunda “ailelerimiz arasında iken (Rabbimizden ve azabından) korkardık.” Korkar ve endişe ederdik. İşte O’ndan korktuğumuz için de günahları bıraktık ve kusurlarımızı düzelttik.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Birbirlerine şöyle cevap verirler: "Şüphesiz biz, dünyada ailemizin yanındayken Yüce Allah'ın azabından korkardık."

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  2. إِنَّا inna elbette biz
  3. كُنَّا kunna idik kök: كون
  4. قَبْلُ kablu daha önce kök: قبل
  5. فِىٓ fi içinde
  6. أَهْلِنَا ehlina ailemiz kök: اهل
  7. مُشْفِقِينَ muşfikine korku içinde kök: شفق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شفق (11 geçiş)

    Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey…

  • Aynı kök: شفق (11 geçiş)

    Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat…

  • Aynı kök: شفق (11 geçiş)

    Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Demiş (olacak)lar ki: "Daha önce biz, ailemiz içinde (azaptan) korkardık.

Mustafa İslamoğlu

Diyecekler ki: "Vaktiyle bizler, ailemiz hakkında endişeye kapılıp tir tir titrerdik;

Muhammed Esed

Onlar, "Bakın" diyecekler, "eskiden, çoluk çocuğumuz arasında yaşadığımız sıralarda, (Allah'ın bizden razı olmadığını düşünerek) korku içindeydik;

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Doğrusu biz daha önce ehlimiz içinde (korkudan) titreyenler idik. "

Ali Bulaç

Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce, ailemiz (yakın akrabalarımız) içinde endişe edip korkardık."

Ali Özek ve heyeti

Derler ki: «Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (İlâhî azaptan) korkardık.»

Ali Rıza Safa

"Aslında, ailemiz arasında yaşarken korku içindeydik!"

Bayraktar Bayraklı

Şöyle derler: "Şüphesiz biz bundan önce ailemizin içerisinde korkardık."

Edip Yüksel

"Daha önce halkımızın arasında çekinirdik" derler,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Daha önce halkımızın arasında çekinirdik,' derler,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

diyecekler ki: "Evet biz bundan önce ehlimiz (ailemiz, obamız) içinde korkular içindeydik,

Elmalılı Hamdi Yazır

Demektedirler: Evet biz bundan evvel ehlimizde korkular içinde idik.

Erhan Aktaş

"Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk."

Gültekin Onan

Dediler ki: "Biz doğrusu daha önce ehlimiz (yakın akrabalarımız) içinde (iken) endişe edip korkardık."

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) diyerek: "Biz hakıykat bundan evvel (dünyada) ailelerimiz içinde (aakıbetimizden) korkanlardık".

İbni Kesir

Derler ki: Gerçekten biz, bundan önce ailelerimiz arasında korku içindeydik.

Mehmet Alagaş

(17-28) Sakınanlar kesinlikle cennetle ve nimettedirler, Rablerinin onlara verdikleri nedeniyle hoşnutturlar, Rableri onları cehennem azabından korumuştur, yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için, sıra sıra haldeki koltuklara yaslanırlar, İri gözlü hurilerle / havarilerle eşlenmişlerdir , iman edenlere ve zürriyetlerinden iman ederek onlara uyanlar / tabi olanlar işte onları zürriyetlerine kattık / zürriyetleri ile bir araya getirdik, onların amellerinden bir şey eksiltmedik. Her kişiye kazancı tutukludur / rehindir. Onlara iştah ettiği meyveler ve et bol bol sunulur, o rada kadeh tokuştururlar , saçmalamazlar ve günah işlemezler, etraflarında genç ler tavaf ederler , s aklı inci gibidirler , bazısı bazısına dönüp soruşturur ve derler ki gerçekten biz daha önce yakın çevremiz içindeyken endişeden titrerdik , Allah bize ihsanda bulundu ve de içlere iş leyen azaptan bizi korudu , biz bundan önce de O’na dua ediyorduk , Muhakkak ki O iyidir esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Biz, ailemizin yanında daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik." derler.

Süleyman Ateş

"Daha önce biz ailemiz içinde (iken sonumuzdan) korkardık." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Dünyadayken ailemizin akıbeti konusunda yüreğimiz titrerdi değil mi?

Şaban Britch

Biz, ailemizin yanında, daha önce (Allah'ın azabı hakkında) korku içindeydik, derler.

Şaban Piriş

-Biz, ailemizin yanında, daha önce korku içindeydik, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Daha önce biz, ailemiz içinde endişe ile ürperiyorduk."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"In life 'they add' " as we lived among our own families, we always worried about such things concerning their fortune here and Hereafter, besides taking concern in the foreordained consequences which would naturally attend our undertakings here and Hereafter.

Abdul Haleem

‘When we were still with our families [on earth] we used to live in fear––

Abdullah Yusuf Ali

They will say: "Aforetime, we were not without fear for the sake of our people.

Abul A'la Maududi

They will say: "When we were living before among our kinsfolk we lived in constant fear (of Allah's displeasure). dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, we were not heedless and living a care-free life of ease and comfort, but we were always on our guard lest we should commit an evil for which we may be held accountable before God. Here, the mention of "we were among our people, in fear and dread," in particular, has been made for the reason that man commits evil mostly when he is deeply engrossed in arranging ease and comfort for his children and trying to make their future secure and happy. For the same purpose, he earns forbidden things by forbidden means, usurps the rights of others and makes evil plans. That is why the dwellers of Paradise will say to one another: That which particularly saved us from the evil of the Hereafter was that while living among our families we did not think so much of arranging the pleasures of life and a splendid future for them as for avoiding for their sake those methods and means that might ruin our life in the Hereafter and that we should not lead our children also on to the way that might make them worthy of the torment of Allah.

Aisha Bewley

They will say, ‘Beforehand we used to live in fear among our families.

Al-Hilali & Khan

Saying: "Aforetime, we were afraid (of the punishment of Allâh) in the midst of our families.

Ali Quli Qarai

They will say, ‘Indeed, aforetime, we used to be apprehensive about our families.

Amatul Rahman Omar

They will say, `Before (this) we were very much haunted by fear, in the midst of our family (about the consequences of our deeds).

Arthur John Arberry

They say, 'We were before among our people, ever going in fear,

Bijan Moeinian

"While living among our folks, we were not obsessed with accumulating the wealth and our financial security.

E. Henry Palmer

and shall say, 'Verily, we were before amidst our families shrinking with terror,

Edip-Layth

They said, "We used to be compassionate among our people."

George Sale

And they shall say, verily we were heretofore amidst our family, in great dread with regard to our state after death:

Hamid S. Aziz

Saying, "Surely in the past we feared for our families:

Mahmoud Ghali

They say, "Surely we were before among our families, (feeling) timorous;

Marmaduke Pickthall

Saying: Lo! of old, when we were with our families, we were ever anxious;

Mohamed Ahmed - Samira

Saying: "We were also once full of fear at home.

Muhammad Asad

They will say: "Behold, aforetime - when we were [still living] in the midst of our kith and kin - we were full of fear [at the thought of God’s displeasure]:

Mustafa Khattab

They will say, "Before ˹this reward˺ we used to be in awe ˹of Allah˺ in the midst of our people.

Progressive Muslims

They said: "We used to be compassionate among our people. "

Rashad Khalifa

They will say, "We used to be kind and humble among our people.

Sahih International

They will say, "Indeed, we were previously among our people fearful [of displeasing Allah ].

Sam Gerrans

They will say: “We were before, among our families, apprehensive,

Shabbir Ahmed

They will say, "Behold, We were kind and humble amidst our families. "

Syed Vickar Ahamed

They will say: "Before now we were not without fear for the sake of our people.

Taqi Usmani

They will say, "Indeed we were afraid (of Allah’s punishment) when we were amidst our family,

The Monotheist Group

They said: "We used to be compassionate among our people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩