Diyanet İşleri
Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 9. ayet. وَجَعَلْنَا مِنۢ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَٰهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
vece`alnâ mim beyni eydîhim seddev vemin ḫalfihim sedden feagşeynâhüm fehüm lâ yübṣirûn.
Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi Yâsîn 7–12 3
(5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “Biz onların hem önlerinden bir set, hem de arkalarından bir set çektik.” Yani onları iman etmekten alıkoyan bir engel koyduk, “ve gözlerini de perdeledik. O nedenle artık onlar (hakkı) görmezler.” Cehalet ve bedbahtlık bütün yönleri ile onları kuşatmıştır. Dolayısıyla uyarmaların onlara hiçbir faydası olmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların önlerine ve arkalarına hak ile onların arasını ayıran setler çektik ve onların gözlerini hakka karşı kapattık. Onlar; hakkı kendilerine fayda verecek şekilde göremezler. Bu durum, onların küfürlerinde ısrar etmelerinin ve inat etmelerinin ortaya çıkmasından sonra olmuştur.
Aynı kök: سدد (6 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı…
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…
Aynı kök: سدد (6 geçiş)
İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.
Aynı kök: سدد (6 geçiş)
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman…
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Önlerinden ve arkalarından bir set çektik ve onları çepeçevre kuşattık; gerçeği görmezler.
Yine (adeta) önlerinden ve arkalarından birer set çekmiş ve gözlerini perdelemişizdir de, artık görememektedirler.
önlerine ve arkalarına setler çektik ve göremesinler diye üzerlerine perdeler geçirdik:
Onların önlerinden bir set (geleceği göremezler) ve arkalarından bir set (geçmişlerinden ders almazlar) oluşturduk da böylece onları bürüdük. . . Artık onlar görmezler.
Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler.
Önlerine ve arkalarına set çekerek onları perdeledik; onlar, artık görmezler.
Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları çepeçevre kuşattık. Artık göremezler.
Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çekerek onları perdeledik; artık göremezler.
Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çekerek onları perdeledik; artık göremezler.
Hem önlerinden bir set, hem arkalarından bir set çekmişiz ve kendilerini sarmışızdır; artık baksalar da görmezler.
Hem önlerinden bir sedd ve arkalarından bir sedd çekmişiz, kendilerini sarmışızdır da baksalar da görmezler
Önlerine ve arkalarına birer set çektik dipnot 1 . Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler dipnot 2 .
Önlerine ve arkalarına birer set çektik dipnot 1 . Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler. dipnot 2
Önlerine ve arkalarına birer set çektik dipnot 1 . Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler. dipnot 2
Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik. Böylece onları sarıverdik. Artık görmezler.
Önlerinden bir sed ve arkalarından da bir sed çekmişizdir. Gözlerini perdelemişizdir. Bu yüzden artık göremezler.
(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.
Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
Önlerinden bir sed ve arkalarından bir sed çektik de onları kapattık; artık görmezler.
(Sanki) Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip kendilerini kuşatmışız da göremiyorlar dipnot 1 .
Sanki önlerine bir engel, arkalarına da bir engel koyup onları kuşatmışız da göremiyorlar dipnot 1 .
Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekerek onları bürüdük de artık göremezler.
Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekerek onları bürüdük de artık göremezler.
Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.
And We erected a barrier before them and a barrier behind them to eclipse their minds' eyes to deny them forethought and foresight; and Allah's marvels around them and in themselves they fail to see.
and set barriers before and behind them, blocking their vision: they cannot see.
And We have put a bar in front of them and a bar behind them, and further, We have covered them up; so that they cannot see.
and We have put a barrier before them and a barrier behind them, and have covered them up, so they are unable to see. dipnot 1
We have placed a barrier in front of them and a barrier behind them, blindfolding them so that they cannot see.
And We have put a barrier before them, and a barrier behind them, and We have covered them up, so that they cannot see.
And We have put a barrier before them and a barrier behind them, then We have blind-folded them, so they do not see.
And We have placed barriers (of their stubbornness rendering them unable to look forward to the bright future of Islam and rise to eminence by accepting it) in front of them, and barriers (of their prejudices) behind them (thus rendering them unable to look back at the doom of those who rejected the truth in the past). Thus We have kept them behind the veil so that they cannot see (so have become totally devoid of spiritual light).
and We have put before them a barrier and behind them a barrier; and We have covered them, so they do not see.
In account of a barrier placed by Me around them, they can not see (the truth. )
and we will place before them a barrier, and behind them a barrier; and we will cover them and they shall not see;
We have placed a barrier in front of them, and a barrier behind them, thus We shielded them so they cannot see.
And We have set a bar before them, and a bar behind them; and We have covered them with darkness; wherefore they shall not see.
Surely We have placed chains on their necks, and these reach up to their chins, so they are stiff-necked.
And We have made before them (Literally: between their hands) a barrier and behind them a barrier, then We enveloped them, so they do not behold (the Truth).
And We have set a bar before them and a bar behind them, and (thus) have covered them so that they see not.
And We shall raise a barrier in front of them and a barrier behind them, and cover them over so that they will not be able to see.
and We have set a barrier before them and a barrier behind them, and We have enshrouded them in veils so that they cannot see:
and have placed a barrier before them and a barrier behind them and covered them ˹all˺ up, so they fail to see ˹the truth˺.
And We have placed a barrier in front of them, and a barrier behind them, thus We shielded them so they cannot see.
And we place a barrier in front of them, and a barrier behind them, and thus, we veil them; they cannot see.
And We have put before them a barrier and behind them a barrier and covered them, so they do not see.
And We made a barrier before them and a barrier behind them, and covered them, so they see not.
And We have set a bar before them and a bar behind them, and thus have covered them that they cannot see. (They neither look to the future nor derive any lesson from history).
And We have put a barrier in front of them and a barrier behind them, and also, We have covered them up (in their disbelief); So that they cannot see.
And We have placed a barrier in front of them and a barrier behind them, and (thus) they are encircled by Us; so they do not see.
And We have placed a barrier in front of them, and a barrier behind them, thus We shielded them so they cannot see.