Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 8. ayet

Yâsîn suresi, 8. ayet. إِنَّا جَعَلْنَا فِىٓ أَعْنَٰقِهِمْ أَغْلَٰلًا فَهِىَ إِلَى ٱلْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ

innâ ce`alnâ fî a`nâḳihim aglâlen fehiye ile-l'eẕḳâni fehüm muḳmeḥûn.

Diyanet İşleri

Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 5–11 · surenin 8. ayeti / 83

Konu İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi Yâsîn 7–12 3

  1. Yâsîn 5–6

    (5-6) Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.

  2. Yâsîn 7

    Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.

  3. 8

    Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

  4. Yâsîn 9

    Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.

  5. Yâsîn 10

    Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.

  6. Yâsîn 11

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. Ayağa bukağı ne ise boyuna demir halka da odur. Boyunlardaki bu halkalar oldukça büyüktür ve çenelere kadar ulaşmıştır. “O nedenle başları yukarı kalkıktır.” Yani boyunlarındaki halkaların sertliği ve ağırlığı dolayısı ile başlarını aşağıya doğru eğme imkânı bulamazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunların misali, boyunlarına halkalar takılmış olan kimselerin misali gibidir. Onların elleri boyunları ile bir araya getirilip çenelerinin altında toplanmıştır. Bundan dolayı başlarını semaya doğru kaldırmak zorunda kalmışlardır. Başlarını aşağı doğru indiremezler. Bunlar, Allah'a imanı kabul etmezler ve O'na boyun eğmezler. Bundan dolayı başlarını indirmezler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. جَعَلْنَا cealna geçirdik kök: جعل
  3. فِىٓ fi
  4. أَعْنَـٰقِهِمْ ea'nakihim onların boyunlarına kök: عنق
  5. أَغْلَـٰلًۭا eglalen halkalar kök: غلل
  6. فَهِىَ fe hiye o (halkalar)
  7. إِلَى ila
  8. ٱلْأَذْقَانِ l-ezkani çenelere kadar dayanır kök: ذقن
  9. فَهُم fehum bu yüzden onların
  10. مُّقْمَحُونَ mukmehune kafaları kalkıktır kök: قمح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kök: ذقن (3 geçiş)

    De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye…

  • Aynı kök: ذقن (3 geçiş)

    Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak halkalar geçirdik; başları yukarı kalkıktır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen "halkalar" ve bir sonraki ayetteki "setler" dünya hayatı için mecaz, ahiret için ise cehennemdeki halkalar ve sütunlar anlamında hakikattir.

Mustafa İslamoğlu

Zira (sanki) Biz onların boyunlarına, çenelerine kadar uzanan demir halkalar geçirmişizdir de, başlarını bir türlü eğememektedirler.

Muhammed Esed

Onların boyunlarına çenelerine kadar uzayan demir halkalar geçirdik ki kafalarını dik tutmak zorunda kalsınlar;

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz onların boyunlarında, çenelerine kadar dayanmış boyunduruklar (şartlanma ve değer yargıları) oluşturduk! Artık (onlar kendi hakikatlerini göremezler) başları yukarı doğru kalkıktır (benlikleriyle yaşarlar)!

Ali Bulaç

Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Ali Özek ve heyeti

Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.

Ali Rıza Safa

Boyunlarından çenelerine değin halkalar geçirdik; bu yüzden, kafaları yukarıya dikilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak olan demir halkalar geçirdik. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Edip Yüksel

Boyunlarına, çenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boyunlarına, çenelerine kadar varan prangalar taktık da kafaları yukarıya dikilmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Biz, onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz de onlar, çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz onların boyunlarına kelepçekler geçirmişiz, onlar çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı gözleri aşağı somurtmaktadırlar

Erhan Aktaş

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır dipnot 1 .

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu durum, uyarılara karşılık inatla direnen "inatçı ve büyüklenen kimselerin bir tiplemesidir." Onlar büyüklenirlerken de başlarını hep kalkık tutarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu durum, uyarılara karşılık inatla direnen "inatçı ve büyüklenen kimselerin bir tiplemesidir." Onlar büyüklenirlerken de başlarını hep kalkık tutarlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar geçirdik. Bu nedenle başları sürekli yukarıda kalkık olanlardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu durum, uyarılara karşılık inatla direnen ‘inatçı ve büyüklenen kimselerin bir tiplemesidir.' Onlar büyüklenirlerken de başlarını hep kalkık tutarlardı.

Gültekin Onan

Gerçekten biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz onların boyunlarına öyle laleler geçirdik ki bunlar çenelerine kadar (dayandı). Şimdi onlar, kafaları ve burunları yukarı kaldırılmış haldedirler.

İbni Kesir

Doğrusu Biz; onların boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkaları geçirdik. Bunun için artık başları yukarı kalkıktır.

Mehmet Alagaş

(1-12) Yasin ve H âkim Kuran ’a andolsun ki sen muhakkak ki elçilerdensin. Düzgün bir yol üzeresin. Gafil olan ve babaları uyarılmamış bir kavmi uyarman için Aziz ve esirgeyen tarafından indirilmiştir. Kesin olan şu ki, onların çoğu hakkındaki söz gerçek olmuştur, artık onlar iman etm ezler. Boyunlarında çenelerine değen demir halkalar / tasmalar yaptık, burunları yukarıda gözler aşağı haldeler . Önlerinde ve ardlarında set yaptık, kendi lerini tamamen sarmışızdır / kaplamışızdır, onlar göremezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlara göre aynıdır / eşittir. Sen hatırlatmaya uyanı ve gıyabında Rahmandan / acıyandan tedirgin olanı uyarabilirsin. Ona bağışlanmayı ve mükafat ikramını müjdele. Muhakkak biz ölüyü diriltiriz sunduklarını / takdim ettiklerini ve eserlerini de yazarız , her şeyi apaçık ön sicile tek tek kaydediyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

Süleyman Ateş

Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sanki boyunlarına, çenelerine kadar dayanan demir halkalar takmışız da, başlarını eğemiyorlar.

Şaban Britch

Biz, onların boyunlarına, çenelerine varan halkalar geçirdik. Onun için başları kalkıktır.

Şaban Piriş

Biz, onların boyunlarına, çenelerine varan halkalar geçirdik. Onun için başları kalkıktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have surrounded their necks with chains drawn up to their chins restraining the movement of their heads and riveting their eyes and their minds away from the truth.

Abdul Haleem

[It is as if] We had placed [iron] collars around their necks, right up to their chins so that their heads are forced up

Abdullah Yusuf Ali

We have put yokes round their necks right up to their chins, so that their heads are forced up (and they cannot see).

Abul A'la Maududi

We have put fetters around their necks which reach up to their chins so that they are standing with their heads upright, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Shackles" in this verse implies their own stubbornness which was preventing them from accepting the truth. “Reaching to chins” and “so they are made stiff-necked” implies the stiffness of the neck which is caused by pride and haughtiness. Allah means to impress this: We have made their obstinacy and stubbornness the shackles of their neck, and their pride and haughtiness has made them so stiff-necked that they will not pay heed to any reality, however clear and evident it may be.

Aisha Bewley

We have put iron collars round their necks reaching up to the chin, so that their heads are forced back.

Al-Hilali & Khan

Verily We have put on their necks iron collars reaching to the chins, so that their heads are raised up.

Ali Quli Qarai

Indeed We have put iron collars around their necks, which are up to the chins, so their heads are upturned.

Amatul Rahman Omar

Surely, We have put shackles (of customs and prejudices) round their necks and they are (reaching right) up to their chins, so that they have become stiff-necked (due to their pride and false notions of superiority).

Arthur John Arberry

Surely We have put on their necks fetters up to the chin, so their heads are raised;

Bijan Moeinian

(they do not realize that in account of their disobedience) I have already put chains on their necks up to their chins (in hereafter) which prevent them lowering their heads.

E. Henry Palmer

Verity, we will place upon their necks fetters, and they shall reach up to their chins, and they shall have their heads forced back;

Edip-Layth

We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in direction.

George Sale

We have put yokes on their necks, which come up to their chins; and they are forced to hold up their heads:

Hamid S. Aziz

Already has the word proved true of most of them, for they do not believe.

Mahmoud Ghali

Surely We have made on their necks shackles, so they are up to the chins, so they are stiff-necked.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have put on their necks carcans reaching unto the chins, so that they are made stiff-necked.

Mohamed Ahmed - Samira

We will certainly put iron collars on their heel's which will come up to their chins, so that they will not be able to raise their heads.

Muhammad Asad

Behold, around their necks We have put shackles, reaching up to their chins, so that their heads are forced up;

Mustafa Khattab

˹It is as if˺ We have put shackles around their necks up to their chins, so their heads are forced up,

Progressive Muslims

We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in direction.

Rashad Khalifa

For we place around their necks shackles, up to their chins. Consequently, they become locked in their disbelief.

Sahih International

Indeed, We have put shackles on their necks, and they are to their chins, so they are with heads [kept] aloft.

Sam Gerrans

We placed yokes on their necks up to the chins, and they with heads forced high;

Shabbir Ahmed

Behold, around their necks We (Our Laws) have put shackles, reaching their chins. Their heads are forced up in arrogance (like the agitated camel who keeps his head high refusing to drink the life-giving water).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have put clamps (tightly) round their necks high up to their chins, so that their heads are forced up (and they cannot see).

Taqi Usmani

We have placed iron collars on their necks, so they are reaching up to their chins, and their heads are forced to remain upwards.

The Monotheist Group

We have placed shackles around their necks, up to their chins, so that they are forced in place.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩