Diyanet İşleri
Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 42. ayet. وَخَلَقْنَا لَهُم مِّن مِّثْلِهِۦ مَا يَرْكَبُونَ
veḫalaḳnâ lehüm mim miŝlihî mâ yerkebûn.
Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Delil: gemi ve taşınan nesiller Yâsîn 41–44 3
Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.
Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.
Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
42. “Ve onlar için gemiye benzer binecekleri daha başka şeyler yaratmış olmamızdır.” Yani atalarından sonra var olanlar için bu gemiye benzer başka binekler yaratmışızdır.
Yüce Allah, atalarını gemide taşıma nimetini söz konusu etmektedir. Çünkü atalara ihsan edilen bu nimet, onların soyundan gelenler için de bir nimettir.
Bu ifade, benim için tefsir edilmesi en zor yerlerden birisidir. Çünkü müfessirlerin çoğunun açıklamasına göre buradaki nesilerden kasıt atalardır. Oysa Kur’ân-ı Kerîm’de nesillerin atalar anlamında kullanılması alışılmış bir şey değildir. Hatta böyle bir açıklamada bir çeşit kapalılık ve alemlerin Rabbinin kelamı ile bağdaşmayan, O’nun kullarına beyan ve açıklamayı murat etmesi ile uyum arz etmeyen bir kapalılık dahi söz konusudur.
Burada ondan daha güzel bir ihtimal vardır. O da nesiller ile insan cinsinin, bizzat insanların kastedilmesidir. Çünkü hepsi de Ademoğullarının neslindendirler.
Ancak bu mana ile Yüce Allah’ın: “Ve onlar için gemiye benzer binecekleri daha başka şeyler yaratmış olmamızdır” buyruğu çelişmektedir. Eğer bu geminin benzerinden şu muhataplar için binecekleri türlü gemileri yaratmış olduğu kastediliyor ise o takdirde bu, Kur’ân fasahatına yakışmayan şekilde bir mana tekrarı olur.
Eğer: “Ve onlar için gemiye benzer binecekleri daha başka şeyler yaratmış olmamızdır” buyruğu ile karanın gemileri durumunda olan develerin kastedildiğini kabul edersek, o takdirde anlam muntazam olur ve açıklık kazanır. Ancak yine “gemi” ifadesinde bir çeşit karışıklık kalmış olur. Çünkü bu mana kastedilmiş olsa idi, şöyle buyurulması gerekirdi: “Onlar için bir delil de bizim kendilerini dopdolu gemide taşımış olmamız ve kendileri için bunun gibi binecek (başka) şeyleri de yaratmış bulunmamızdır.”
Birincisinde: “nesillerini taşımış olmamız” denilmesi, ikincisinde de “onları taşımamız” denmesi halinde mana yeteri kadar net anlaşılmaz. Ancak zamirin zürriyete ait olmasının söylenmesi hali müstesnadır. Gerçeği en iyi bilen Allah’tır.
Telif esnasında buraya ulaştığımda Yüce Allah’ın muradına pek uzak düşmeyen bir başka mana hatırıma daha geldi. Şöyle ki Yüce Allah’ın Kitabının azametini, halihazırdaki ve geçmişteki durumlar ile gelecekteki durumları her bakımdan tam anlamı ile açıkladığını, onun her bir husus ile ilgili olarak o hususun ulaşabileceği en üstün ve en mükemmel halini zikrettiğini, gemilerin Yüce Allah’ın âyetlerinden ve kullarına ihsan etmiş olduğu nimetlerden biri olduğunu, varlıklarının onlara gemi yapmayı öğretme nimetini ihsan ettiğinden kıyamet gününe kadar devam edeceğini, Kur’ân-ı Kerîm ile muhatap olan bütün zamanlarda da bulunmaya devam edeceğini bilen bir kimse şunu da kavrar:
Yüce Allah, Kur’ân ile insanlara hitap edip geminin durumunu da hatırlattıktan sonra gemilerdeki en büyük ilâhî belgelerin, onların zamanlarından başka bir zamanda (gelecek nesiller içinde) gerçekleşeceğine işaret etmektedir. Yani onlara denizde rüzgar hızı ile buhar gücü ile akıp giden havada kuşlar gibi yüzüp gidecek hava gemilerini (uçaklar ve uzay gemileri) ve benzerlerini yapma sanatını yine karada kullanılacak binekleri yapma sanatını öğretecektir. Bu ise ancak (muhatapların gelecek) nesilleri döneminde var olabilecek pek büyük bir delildir. İşte Allah’ın Kitabı burada gemilerin ilâhî delil oluş türlerinin en ileri derecedeki türüne dikkat çekerek: “Onlar için bir diğer açık delil de bizim nesillerini o dopdolu gemide taşımış olmamız”dır buyurmaktadır.
Yani bu gemiler, hem yolcularla hem eşyalarla dolup taşacaktır. Yüce Allah, onları bu araçlarla taşımış ve kendilerine öğretmiş olduğu sebepler bilgisi sayesinde sulara gömülüp boğulmaktan kurtarmıştır.
İşte bundan dolayı Yüce Allah, kendilerini suda boğmaya kadir olmakla birlikte boğulmaktan kurtarma nimetine dikkatlerini çekerek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ın birliğine delalet eden ve kullarına olan nimetinin bir delili olarak Nuh'un gemisi gibi binekleri yarattık.
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kendileri için bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.
ve onları, benzer nitelikte taşıma araçları (yapacak kabileyette) yaratmamızda da...
ve (yolculuklarında) binek olarak kullanabilecekleri benzer araçlar yaratmamız da (bulunmakta)dır;
Onlar için onun misli, binecekleri şeyleri yaratmış olmamız!
Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.
Onlar için, onun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.
Onun gibi bindikleri binekler yaratmamız da bir delildir.
Aynı şekilde, onlar için buna benzer (başka) ulaşım araçları da yarattık.
Aynı şekilde, sürmeleri için onun bir benzerini yarattık.
ve kendilerine o gibisinden binecek şeyler yaratmamızdır.
ve kendilerine o misilliden binecekleri şeyler yaratmamızdır
Onlar için, onun gibi binecekleri şeyler yarattık.
Onlar için, onun gibi binecekleri şeyler yarattık.
Onlar için, onun gibi binecekleri şeyler yarattık.
Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
Ve kendilerine bunun gibi binecekleri (nice) şeyleri yaratmış bulunmamızdır.
Ve kendilerine bunun gibi nice binecek şeyler yapmamız da.
(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.
Ve onlar için bindikleri daha başka taşıtlar da yarattık.
Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.
Onlara bunun gibi başka binekler de yarattık dipnot 1 .
Onlara bunun gibi binecekler de yarattık.
Ve onlar için daha başka taşıtlar da yarattık.
Ve onlar için, daha başka taşıtlar da yarattık.
Onlar için gemilere benzer, binecekleri başka şeyler de yarattık.
And We created for them the like thereof for their transport.
and We have made similar things for them to ride in.
And We have created for them similar (vessels) on which they ride.
and then created for them other vessels like those on which they ride. dipnot 1
And We have created for them the like of it in which they sail.
And We have created for them of the like thereunto, on which they ride.
and We have created for them what is similar to it, which they ride.
And We will make for them other (means of transport) such things as they will board.
and We have created for them the like of it whereon they ride;
I also made similar vessels for them on which they ride.
and we have created for them the like thereof whereon to ride;
We created for them of its similarity, to ride in.
and that We have made for them other conveniencies like unto it, whereon they ride.
And We have created for them the like of it, in which they ride.
And We created for them the like of it whereon they ride.
And have created for them of the like thereof whereon they ride.
And We made similar vessels for them to ride.
and [that] We create for them things of a similar kind, on which they may embark [in their travels];
and created for them similar things to ride in.
And We created for them of its similarity, to ride in.
Then we created the same for them to ride in.
And We created for them from the likes of it that which they ride.
And We created for them the like thereof which they ride.
And We have created for them similar things to ride on. (And will create things of which you have no knowledge yet (16:8)).
And We created for them similar (ships) on which they ride.
and created for them things similar to it on which they ride.
And We created for them of its similarity, to ride in.