Yûnus suresi

Yûnus suresi, 14. ayet

Yûnus suresi, 14. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰكُمْ خَلَٰٓئِفَ فِى ٱلْأَرْضِ مِنۢ بَعْدِهِمْ لِنَنظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

ŝümme ce`alnâküm ḫalâife fi-l'arḍi mim ba`dihim linenżura keyfe ta`melûn.

Diyanet İşleri

Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 11–17 · surenin 14. ayeti / 109

Konu İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği Yûnus 11–20 3

  1. Yûnus 11

    Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

  2. Yûnus 12

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.

  3. Yûnus 13

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.

  4. 14

    Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.

  5. Yûnus 15

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir" dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım."

  6. Yûnus 16

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"

  7. Yûnus 17

    Artık, Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. “Sonra” ey muhataplar! “onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık.” Sizden önce geçenlerin hallerinden ibret ve öğüt alır, Allah’ın âyetlerine uyar, peygamberlerini tasdik ederseniz, dünyada da âhirette de kurtulursunuz. Sizden önceki zalimlerin yaptıklarını yaparsanız, onların başına gelenler sizin de başınıza gelir. Tehlikeyi uyarıp haber veren mazurdur, üzerine düşeni yapmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra -ey insanlar!- Nasıl amel edeceğinizi görmek için helak ettiğimiz yalanlayıcı ümmetlerden sonra sizleri o ümmetlerin halefi yaptık. Bakalım sizler, hayırlı ameller işleyip bu amellere karşılık sevap mı alacaksınız yoksa kötü ameller işleyip bundan dolayı cezalandırılacak mısınız?

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. جَعَلْنَـٰكُمْ cealnakum sizi kıldık kök: جعل
  3. خَلَـٰٓئِفَ halaife halifeler kök: خلف
  4. فِى fi
  5. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzüne kök: ارض
  6. مِنۢ min
  7. بَعْدِهِمْ bea'dihim onların ardından kök: بعد
  8. لِنَنظُرَ linenzura görmek için kök: نظر
  9. كَيْفَ keyfe neler kök: كيف
  10. تَعْمَلُونَ tea'melune yapacağınızı kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra da nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler (sorumlular) olarak görevlendirdik.

Mustafa İslamoğlu

Daha sonra ise, öncekilerin peşinden sizi (helak olanların yaşadığı) yerlere mirasçı kıldık ki, nasıl davranacağınızı görüp gözetleyelim.

Muhammed Esed

Ve derken sizi yeryüzünde onların ardılları kıldık ki nasıl davranacağınıza bakıp değerlendirelim.

Ahmed Hulusi

Sonra, onların ardından, sizi arzda halifeler olarak meydana getirdik, ne tür uygulama içinde olacağınızı görelim.

Ali Bulaç

Sonra, nasıl yapıp davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Sonra da, nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık (Onların yerine sizi getirdik).

Ali Rıza Safa

Sonra, nasıl davranacağınızı görmek için, onların ardından, sizi, yeryüzünün yeni yöneticileri yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Sonra da, sizin nasıl davranacağınızı görmek için onların ardından sizi yeryüzünde iktidara getirdik.

Edip Yüksel

Sonra, ne yapacağınızı görmek için onların yerine sizi yeryüzüne halife/varis kıldık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, ne yapacağınızı görmek için onların yerine sizi yeryüzüne varis kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onların ardından sizi yeryüzünde halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onların arkasından sizi Arzda halifeler yaptık ki bakalım, nasıl ameller işliyeceksiniz?

Erhan Aktaş

Sonra, onların arkasından, yeryüzünde sizi halifeler dipnot 1 yaptık ki bakalım nasıl davranacaksınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, bu kelimeyi, irade ve akıl verilerek, yeryüzünü düzenleyen, yönlendiren, yöneten, imar eden anlamında ve bir de önceki toplumların yerine geçen ardıl anlamında kullanmaktadır. Vekalet etmek, vekil ve naib olmak sıfatıyla "Allah'ın yeryüzündeki temsilciliği, vekilliği" olarak anlam kazanan ve halifenin de "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi, vekili" sayılması şeklinde siyasallaşan, "halife" kelimesinin, Kur'an'da yer alan Halife kelimesi ile bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra, onların arkasından, yeryüzünde sizi halifeler dipnot 1 yaptık ki bakalım nasıl davranacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, bu sözcüğü, irade ve akıl verilerek yeryüzünü düzenleyen, yönlendiren, yeryüzünün yöneticisi ve onarıcısı anlamında veya sizden öncekilerin yerine geçiren ardıl anlamında kullanmaktadır. Terim olarak birinin yerine geçmek; vekalet etmek, vekil ve naip olarak "Allah'ın yeryüzündeki temsilciliği, vekilliği" olarak anlaşılması ve halifenin de, "Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi, vekili" sayılması şeklinde siyasal bir anlam kazanan halife sözcüğünün Kur'an'da yer alan Halife sözcüğü ile bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, onların arkasından, yeryüzünde sizi halifeler yaptık ki bakalım nasıl davranacaksınız.

Gültekin Onan

Sonra, nasıl yapıp davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.

Hasan Basri Çantay

(Onlardan) sonra, arkalarından sizi yer yüzünde halifeler yapdık, bakalım nasıl hareket edeceksiniz diye.

İbni Kesir

Sonra onların ardından sizi, nasıl davranacağınıza bakmak için yeryüzünde onların yerine getirdik.

Mehmet Alagaş

(11-18) Allah insana fenalığı / şerri de hayrı acele istemesi gibi yapsaydı, süreleri / ecelleri hemen gerçekleşirdi , bize inanmayanları taşkınlıklarında / tuğyanlarında bocalıyor halde bırakırız. İnsana bir zarar dokunursa yatar yahut oturur vaziyette veya ayakta iken bize dua eder, ne zaman ki zararı ondan kaldırırız, sanki / adeta dokunan zarar nedeniyle dua etmemişçesine geçip gider , savurganlara / israf edenlere yapıyor oldukları böyle süslenir. Önceleri nice nesilleri zulümlerinden dolayı helak ettik, elçiler imiz onlara açık delillerle geldiler onlar da inanan olmadılar , bu şekilde suçlu boyları / kavimleri cezalandırırız, sonra da onların ardından sizleri, bakalım nasıl hareket ediyorsunuz diye devralanlar / halifeler yaptık. Açık ve net ayetlerimiz onlara sözlü okunduğu / tilavet edildiği zaman bizimle buluşmayı ummayanlar derler ki bundan başka kuran getir veya değiştir onu / mübadele et. De ki kendimce onu değiştirmem olabilecek şey değil, ben sadece bana vahyolunana uyarım ve eğer Rabbime isyan edersem kesinlikle büyük bir gün azabından korkarım, de ki eğer Allah isterse ben onu size okuyamazdım sizde onu bilemezsiniz / idrak edemezdiniz , önceden aranızda bir ömür kaldım akletmiyormusunuz? Allaha yalanı iftira edenden yahut ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki o, suçluları kurtuluşa erdirmez / felaha erdirmez. Allah’ın dışında onlara ne bir zararı yahut faydası olmayan şeylere tapıyorlar / ibadet ediyorlar. İşte bunlar Allah yanında bizim aracılarımız / şefaatçilerimiz diyorlar. Allaha arzda ve semalarda bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz? O şirk koştuklar ınızdan üstündür ve yücedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra, onların ardından nasıl amel işleyeceğinizi görmek için sizi yeryüzünün halifeleri yaptık.

Süleyman Ateş

Sonra onların ardından, bu dünyada onların yerine sizi geçirdik ki, sizin de nasıl davranacağınızı görelim.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra bu topraklarda sizi onların yerine geçirdik ki sizin nasıl davranacağınıza bakalım.

Şaban Britch

Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz.

Şaban Piriş

Sonra onların ardından, nasıl hareket edeceğinize bakmak için sizi yeryüzünde iş başına getirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra onların ardından yeryüzünde sizi halefler kıldık ki, nasıl iş yapacağınızı görelim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then We brought you people into existence and made you the successors to see how you would act and whether or not you would behave like people of sense.

Abdul Haleem

Later We made you their successors in the land, to see how you would behave.

Abdullah Yusuf Ali

Then We made you heirs in the land after them, to see how ye would behave!

Abul A'la Maududi

Now We have appointed you as their successors in the earth to see how you act. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Ayats 13-14) have been pointedly addressed to the Arabs so as to say, "O Prophet (peace be upon him) of Arabia, learn a lesson from the communities that have passed before you. They were given an opportunity for doing good deeds in their time but instead of this they adopted the attitude of transgression and rebellion and rejected the teachings of the Messengers who had been sent for their guidance. As they failed in Our test, We dismissed them from leadership. Now, O people of Arabia, your turn has come and you have replaced them and have gotten the opportunity for doing the same work under the guidance of Our Prophet Muhammad (peace be upon him). You must understand that you are undergoing the same test in which your predecessors have failed. If you do not want to meet with the end they met, you should make the right use of this opportunity by learning a lesson from their end and by avoiding the errors, which became the ultimate cause of their destruction.

Aisha Bewley

Then We appointed you after them to be khalifs on the earth so We might observe how you would act.

Al-Hilali & Khan

Then We made you successors after them, generations after generations in the land, that We might see how you would work.

Ali Quli Qarai

Then We made you successors on the earth after them that We may observe how you will act.

Amatul Rahman Omar

Then We made you inherit the land after these (generations) that We might see how you would act.

Arthur John Arberry

Then We appointed you viceroys in the earth after them, that We might behold how you would do.

Bijan Moeinian

Now, after them, I have put you in charge on earth to see how you will do.

E. Henry Palmer

Then we made you their successors in the earth after them, that we may see how ye will act.

Edip-Layth

Then We made you successors on earth after them to see how you would perform.

George Sale

Afterwards did We cause you to succeed them in the earth; that We might see how ye would act.

Hamid S. Aziz

We have already destroyed generations before you when they did wrong, and there came to them their Messengers with manifest signs, but they would not believe. Thus do We reward the guilty people.

Mahmoud Ghali

Thereafter We have made you succeeding (each other) in the earth even after them, that We may look how you would do.

Marmaduke Pickthall

Then We appointed you viceroys in the earth after them, that We might see how ye behave.

Mohamed Ahmed - Samira

Then We appointed you leaders in the land after them to see how you behaved.

Muhammad Asad

And thereupon We made you their successors on earth, so that We might behold how you act.

Mustafa Khattab

Then We made you their successors in the land to see how you would act.

Progressive Muslims

Then We made you successors on Earth after them to see how you would perform.

Rashad Khalifa

Then we made you inheritors of the earth after them, to see how you will do.

Sahih International

Then We made you successors in the land after them so that We may observe how you will do.

Sam Gerrans

Then We appointed you successors in the earth after them, that We might see how you will do.

Shabbir Ahmed

Now, We have made you their successors in the land, to behold how you behave.

Syed Vickar Ahamed

Then after them, We made you the successors generations after generations to take over the land, to see how you will behave!

Taqi Usmani

Then We made you (their) successors in the land, so that We see how you would act.

The Monotheist Group

Then We made you successors on the earth after them to see how you would perform.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩