Yûnus suresi

Yûnus suresi, 93. ayet

Yûnus suresi, 93. ayet. وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

veleḳad bevve'nâ benî isrâîle mübevvee ṣidḳiv verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibât. feme-ḫtelefû ḥattâ câehümü-l`ilm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 90–96 · surenin 93. ayeti / 109

Konu Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş Yûnus 75–93 3

  1. Yûnus 90

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

  2. Yûnus 91

    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

  3. Yûnus 92

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  4. 93

    Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

  5. Yûnus 94

    Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma!

  6. Yûnus 95

    Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.

  7. Yûnus 96

    (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

93. “Andolsun ki Biz İsrailoğullarını güzel bir yere yerleştirdik.” Yani Yüce Allah, onları Firavun hanedanının meskenlerine yerleştirdi, onların yerlerini ve ülkelerini İsrailoğullarına miras verdi. “Onları hoş ve temiz” yiyecek, içecek ve bunların dışında kalan “şeylerle rızıklandırdık. Kendilerine” bir araya gelip toplanmalarını ve birbirleri ile kaynaşmalarını gerektiren “ilim gelinceye kadar da” hakka dair “anlaşmazlığa düşmediler.” Ancak kendilerine bu ilim gelince birbirlerine haksızlık ettiler. Onların pek çoğu hakka muhalif birtakım nefsi görüş ve maksatlara sahip oldu. Böylelikle aralarında pek çok konuda ayrılıklar ortaya çıktı. “Şüphesiz Rabbin, hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuda Kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.” Eksiksiz ilmi ve herşeyi kapsayan kudretinin tecellisi olan adaletli hükmünü verecektir.

İşte bu, doğru dine mensup kimselerin karşı karşıya kaldıkları bir hastalıktır. Şeytan artık büsbütün dinlerini terk etmelerini sağlayarak onları kendisine itaate yöneltmekten aciz kalınca aralarını bozmaya, aralarına kin ve düşmanlık sokmaya çalışır ve bunun neticesinde de birtakım ihtilaflar ortaya çıkar. Daha sonra da biri diğerini sapıklıkla itham eder ve birbirlerine düşman olurlar. Bu da o lanetli şeytanın çok sevdiği bir sonuçtur. Yoksa hak dine iman edenlerin Rableri bir, peygamberleri bir, dinleri bir ve genel menfaatleri de birbirine uygun olduğu halde ne diye birliklerini dağıtacak, vahdetlerini parçalayacak, bağlarını çözecek ve düzenlerini bozacak bir şekilde ihtilafa düşüyorlar da dini ve dünyevi bir yığın maslahatları gerçekleştiremedikleri ve dinlerinin de pek çok hükmünün adeta ölü hale geldiği bir duruma düşsünler!

Ey celal ve ikram sahibi Allahım! Senden mü’min kullarına onları bir araya getirmeni, parçalanmışlıklarını gidermeni ve uzak olanları birbirlerine yaklaştırmanı lütfetmeni niyaz ederiz!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İsrailoğulları'nı, övülmüş ve razı olunan mübarek Şam beldesine yerleştirmiş, helal ve temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine Tevrat'tan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in özelliklerine dair, okuduklarını doğrulayan Kur'an gelinceye kadar dinlerinde ayrılığa düşmemişlerdi. Onlar, bunu inkâr edince vatanları ellerinden alındı. -Ey Peygamber!- Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir. Onlardan haklı olana da haksız olana da her ikisinin de hak ettiği karşılığı verecektir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad andolsun
  2. بَوَّأْنَا bevve'na yerleştirdik kök: بوا
  3. بَنِىٓ beni oğullarını kök: بني
  4. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  5. مُبَوَّأَ mubevvee bir yere kök: بوا
  6. صِدْقٍۢ sidkin iyi kök: صدق
  7. وَرَزَقْنَـٰهُم ve razeknahum ve onları rızıklandırdık kök: رزق
  8. مِّنَ mine
  9. ٱلطَّيِّبَـٰتِ t-tayyibati temiz şeylerle kök: طيب
  10. فَمَا fe ma
  11. ٱخْتَلَفُوا۟ htelefu ayrılığa düşmediler kök: خلف
  12. حَتَّىٰ hatta kadar
  13. جَآءَهُمُ ca'ehumu kendilerine gelinceye kök: جيا
  14. ٱلْعِلْمُ ۚ l-ilmu ilim kök: علم
  15. إِنَّ inne şüphesiz
  16. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  17. يَقْضِى yekdi hükmünü verir kök: قضي
  18. بَيْنَهُمْ beynehum aralarında kök: بين
  19. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  20. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  21. فِيمَا fima hususlarda
  22. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  23. فِيهِ fihi onda
  24. يَخْتَلِفُونَ yehtelifune ayrılığa düştükleri kök: خلف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde,…

  • Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz İsrailoğullarını güzel bir yurda yerleştirmiştik ve onlara temiz nimetlerden rızık vermiştik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmemişlerdi. dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbin, anlaşmazlığa düştüğü şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Al-i İmrân 3:19; Şûrâ 42:14; Câsiye 45:17; Beyyine 98:4.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:113; Nahl 16:124; Secde 32:25; Câsiye 45:17.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda, İsrailoğullarını verimli ve güvenli bir yere yerleştirmiş olduk; ve onlara temiz ve helal rızıklar ihsan ettik; durdular durdular da, kendilerine hakikatin bilgisi geldikten sonra ihtilaf ettiler: Elbette senin Rabbin, Kıyamet Günü hakkında anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.

Muhammed Esed

Derken, İsrailoğulları'na son derece güzel, emin bir yurt tayin ettik ve kendilerini temiz ve hoş rızıklarla rızıklandırdık. Ama, ne zaman ki (vahiy yoluyla) kendilerine (hakikat) bilgi(si) geldi, ancak o zaman aralarında çekişmeye, farklı görüşler benimsemeye başladılar: Allah, çekişmeye düştükleri her konuda Kıyamet Günü aralarında elbette hüküm verecektir.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki biz, İsrailoğullarını seçkin ve emin bir bölgeye yerleştirdik. . . Onları temiz, saf şeylerle rızıklandırdık. . . Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler (ilim geldiğinde yorum farkları yüzünden ayrılıklar meydana geldi). . . Muhakkak ki Rabbin, kıyamet sürecinde, ayrılığa düştükleri konularda hükmünü bildirecektir.

Ali Bulaç

Andolsun, biz İsrailoğullarını, hoşlarına gidecek güzel bir yerde yerleştirdik ve temiz şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmediler. Şüphesiz Rabbin, aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz İsrailoğullarını güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz nimetlerden rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki Rabbin, kıyamet günü onların, aralarında ihtilaf etmekte oldukları şeyler hakkında hükmedecektir.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, İsrailoğullarını, güzel bir yere yerleştirdik. Ve onlara temiz yiyecekler verdik. Kendilerine bilgi gelinceye dek uyuşmazlığa düşmediler. Kuşkusuz, Efendin, uyuşmazlığa düştükleri konularda, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aralarında yargı verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz, İsrailoğulları'nı iyi bir yere yerleştirdik ve onlara güzel rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler de, bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.

Edip Yüksel

İsrail oğullarına onurlu bir yer bağışladık ve onlara güzel rızıklar verdik. Fakat, kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düştüler. Efendin, diriliş günü, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verecektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İsrail oğullarına onurlu bir yer bağışladık ve onlara güzel rızıklar verdik. Fakat, kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düştüler. Rabbin, diriliş günü, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verecektir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve hoş nimetlerden rızıklandırdık. Sonunda görüş ayrılığına düşmeleri de kendilerine ilim (Kur'an) geldikten sonra oldu. Şüphe yok ki, ayrılığa düştükleri şeylerde, Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakıka Beni İsraili cidden güzel bir yurda yerleştirdik ve hoş ni'metlerden merzuk kıldık, nihayet ihtilaf etmeleri de kendilerine ilim geldikten sonra oldu, şüphe yok ki o ıhtilaf edib durdukları şeylerde rabbın kıyamet günü aralarında hukmünü verecek

Erhan Aktaş

Gerçekten Biz, İsrailoğullarını güvenli bir yere yerleştirdik. Onları temiz ve hoş nimetlerle rızıklandırdık. Kendilerine ilim dipnot 1 gelinceye dek ihtilafa düşmediler. Rabb'in, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında kıyamet günü hükmünü verecektir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin ortaya koyduğu gerçekler. Vahiy. Vahiy, onların isteklerine uymayan birtakım kurallar koyunca.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçekten Biz, İsrailoğulları'nı güvenli bir yere yerleştirdik. Onları temiz ve hoş nimetlerle rızıklandırdık. Kendilerine ilim dipnot 1 gelinceye dek ihtilafa düşmediler. Rabb'in, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında Kıyamet Günü hükmünü verecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin ortaya koyduğu gerçekler. Vahiy. Vahiy, onların isteklerine uymayan birtakım kurallar koyunca.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçekten Biz, İsrailoğulları'nı güvenli bir yere yerleştirdik. Onları temiz ve hoş nimetlerle rızıklandırdık. Kendilerine ilim dipnot 1 gelinceye dek ihtilafa düşmediler. Rabb'in, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında Kıyamet Günü hükmünü verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahin ortaya koyduğu gerçekler. Vahiy. Vahiy, onların isteklerine uymayan bir takım kurallar koyunca.

Gültekin Onan

Andolsun, biz İsrailoğullarını hoşlarına gidecek güzel bir yerde yerleştirdik ve temiz şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmediler. Şüphesiz rabbin, aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz, İsrail oğullarını çok güzel bir yurda yerleşdirmişizdir. Onlara en temiz (ni'met) lerimizden rızıklar vermişizdir. Fakat kendilerine ilim gelinceye kadar ihtilafa düşmediler (de ondan sonra ihtilafa başladılar). Şüphesiz Rabbin, aralarında ihtilaf etmekde oldukları şeyler hakkında kıyaamet günü hükmünü verecekdir.

İbni Kesir

Biz, İsrailoğullarını güzel bir yere yerleştirmiştik. Onlara tertemiz şeylerden rızıklar verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar hiç ihtilafa düşmediler. Şüphesiz Rabbın, kıyamet günü aralarındaki ihtilaflar hakkında hükmünü verecektir.

Mehmet Alagaş

(75-93) Sonra o nların ardından Musa ve Harun ’u Firavun ve seçkinlerine yolladık, büyüklendiler ve suçlu kavim oldular , yanımızdan bir gerçek geldiğinde dediler ki bu apaçık bir büyüdür / sihirdir , Musa, size hak geldiği için mi böyle söylüyorsunuz? Sihir mi bu? Sihirbazlar iflah olmazlar / kurtuluşa eremezler dedi. Dediler ki babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan, dikkatimizi başka yöne çevirmeye ve arzın büyüklerinden olmaya mı geldiniz? Bizler her ikinize de iman etmiyoruz . Firavun dedi ki bilge tüm büyücüleri bana getirin , s ihirbazlar geldiğinde Musa onlara dedi ki, ne atacaksanız atın, attıkları zaman Musa dedi ki sizin bu getirdiğiniz sihirdir, muhakkak ki Allah, onu iptal edecektir. Kesin olan şu ki Allah bozguncuların / ifsat edenlerin amellerini ıslah etmez. Allah, kelimelerinin / ifade ettiklerinin gerçek olduğunu / hakikat olduğunu suçlular hoşlanmasa da gerçekleştir ir. Musa’ya sadece kavminden zürriyeti / soydaşları, onlar da firavun ve seçkinlerinin onları sınayacakları / fitneye düşürecekleri korkularından dolayı iman etti. Muhakkak ki Firavu n, arzda yüceydi ve de kesinlikle savurganlardandı / müsrif ti. Musa dedi ki ey kavmim Eğer Allaha iman ettiyseniz eğer ki tam teslim olduysanız vekaleti ona veriniz. Dediler ki Allaha tevekkül ettik , Rabbimiz Zalim kavme bizleri sınama yapma / fitne yapma, rahmetinle bizleri, örtbas eden kavimden / kafir kavimden kurtar. Musa’ya ve kardeşine Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evleriniz kıbleli olsun , namazları kılın ve de müminleri müjdele yin şeklinde vahyettik. Musa dedi ki Rabbimiz sen Firavuna ve se çkinlerine dünya hayatında ziynet ve mal verdin, Rabbimiz! yolundan sapmaları için mi verdin? Rabbimiz onların mallarını sil süpür / kazı, kalplerini şiddetlendir, onlar acı veren azabı görünceye kadar sana iman etmezler. Her ikinizin de duasına icabet edildi , İstikamet üzere kalın, bilmeyenlerin yoluna uymayın dedi. İsrail oğullarını denizden geçirdik, Firavun ve ordusu kin ve düşmanlık içinde onları takip ettiler, Firavun boğulduğunu idrak ettiğinde dedi ki kesinlikle İsrail oğullarının iman ettiği ilahlarından başka ilah olmadığına iman ettim ve ben Müslümanlardanım dedi, yani şimdi mi? sen önceden kesinlikle i syan etmiştin, bozgunculardandın, bugün senin bedenini s enin ardından gelenlere gösterge olsun / ayet olsun diye kurtaracağız , İnsanların çoğu ayetlerimize karşı dikkatsizdirler / gafildirler. Kesin olan şu ki biz, İ srail oğullarını güvenli yerleşim yerlerine yerleştirdik , hoş olan şeylerden onları rızıklandırdık , ne zaman ki onlara ilim geldi / bilgi geldi karşıtlığa / ihtilafa düştüler, muhakkak ki Rabbin aralarındaki ihtilaf ettikleri şeylerde kıyamet günü hükmünü gerçekleştirecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İsrailoğulları'nı hoşlanacakları evlere yerleştirmiş, temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine ilim gelene kadar da anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, İsrail oğullarını iyi bir yere yerleştirdik ve onlara güzel rızıklar verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler (de bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler). Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.

Süleymaniye Vakfı

İsrailoğullarını güvenli bir yurda yerleştirmiş, kendilerine temiz rızıklar vermiştik dipnot 1 . Onlara o bilgi (Allah'ın kitabı) gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Senin Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda kıyamet /mezardan kalkış günü aralarında hüküm verecektir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsrailoğullarını doğru bir yurda yerleştirmiş, kendilerine temiz rızıklar vermiştik. Onlara bu bilgi (Kur'an) gelinceye kadar ayrılığa düşmemişlerdi. Senin Rabbin, anlaşamadıkları konularda (mezardan) kalkış günü aralarında hüküm verecektir.

Şaban Britch

İsrailoğulları'nı hoşlanacakları evlere yerleştirmiş, temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine ilim gelene kadar da anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Şaban Piriş

İsrailoğullarını hoşlanacakları evlere yerleştirmiş, temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine ilim gelene kadar da anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve kendilerine temiz yiyeceklerden rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ihtilafa düşmediler. Hiç kuşkusuz, Rabbin, tartışmakta oldukları şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We confirmed Bani Isra‘il and provided them with good and satisfying dwellings and provisioned them with the good and wholesome victuals. Yet they only set themselves at variance after they had received divine knowledge illumination and enlightenment. But Allah shall judge between them in Day of Judgement on the strained points upon which the whole unreasoning turns.

Abdul Haleem

We settled the Children of Israel in a good place and provided good things as sustenance for them. It was only after knowledge had come to them that they began to differ among themselves. Your Lord will judge between them on the Day of Resurrection regarding their differences.

Abdullah Yusuf Ali

We settled the Children of Israel in a beautiful dwelling-place, and provided for them sustenance of the best: it was after knowledge had been granted to them, that they fell into schisms. Verily Allah will judge between them as to the schisms amongst them, on the Day of Judgment.

Abul A'la Maududi

We settled the Children of Israel in a blessed land, dipnot 1 and provided them with all manner of good things. They only disagreed among themselves after knowledge (of the truth had) come to them. dipnot 2 Surely your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning their disagreements.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, in Palestine after their exodus from Egypt.
  2. metne dön, dipnot 2
    This refers to the dissensions the Israelites had caused in the divine way and the new religions they had invented. This verse accuses them of falling into variances, even though they possessed the divine knowledge, which had provided them with the criterion of judging between the right way and the wrong ways. They did this because of mischief of their hearts in spite of the fact that the right way had been made clear to them, and its fundamental principles had been imparted to them and instructions had been given about its implications and demands and its boundaries had been distinctly demarcated from those of the ways of unbelief. Besides, they had been admonished to follow the path of obedience and guard against the paths of disobedience, and establish their lives entirely in accordance with the rules and regulations based on that knowledge, for they shall have to render an account of all they did in this life. But in spite of all the instructions that were given to them, they divided one original religion into many divergent sects and built different ways on foundations other than those laid down by Allah.

Aisha Bewley

We settled the tribe of Israel in a noble place and gave them good things as provision. They did not differ until knowledge came to them. Your Lord will decide between them on the Day of Rising regarding the things about which they differed.

Al-Hilali & Khan

And indeed We settled the Children of Israel in an honourable dwelling place (Shâm and Misr), and provided them with good things, and they differed not until the knowledge came to them. Verily, Allâh will judge between them on the Day of Resurrection in that in which they used to differ.

Ali Quli Qarai

Certainly We settled the Children of Israel in a worthy settlement and We provided them with all the good things, and they did not differ until [after] the knowledge had come to them. Your Lord will indeed judge between them on the Day of Resurrection concerning that about which they used to differ.

Amatul Rahman Omar

And We assigned to the Children of Israel an excellent place to settle (in Palestine), and We provided them with good and pure things; and they differed not (among themselves) until there had come to them true knowledge. Surely, your Lord will, on the Day of Resurrection, settle the issue between them concerning which they differ (now).

Arthur John Arberry

And We settled the Children of Israel in a sure settlement, and We provided them with good things; so they differed not until the knowledge came to them. Surely thy Lord will decide between them on the Day of Resurrection touching their differences.

Bijan Moeinian

Then I let the children of Israel settle in a wonderful land and provided the life’s purest necessities for them. Unfortunately, they started to dispute among themselves, in spite of the knowledge that I had showered them with. For sure, your Lord will pass His Judgment upon them on the Day of Resurrection and will bring to their attention the real reasons for which they were disputing.

E. Henry Palmer

And we established the people of Israel with a sure establishment, and we provided them with good things; nor did they disagree until there came to them the knowledge. Verily, thy Lord shall decide between them on the resurrection day concerning that whereon they did dispute.

Edip-Layth

We helped the Children of Israel reach a place of sanctity, and We provided them from the good things, and they did not differ until the knowledge came to them. Your Lord will judge between them on the day of Resurrection for what they differed in.

George Sale

And We prepared for the children of Israel an established dwelling in the land of Canaan, and We provided good things for their sustenance: And they differed not in point of religion, until knowledge had come unto them; verily thy Lord will judge between them on the day of resurrection, concerning that wherein they disagreed.

Hamid S. Aziz

"But this day shall We save you in your body, that you may be a Sign to those who come after you; but verily, many of mankind are heedless of Our Signs!"

Mahmoud Ghali

And indeed We readily located the Seeds (Or: sons) of Israel) in an agreeable (Literally: a location of sincerity) location, and We provided them with (many) of the good things. Then in no way did they differ (among them-selves) until the knowledge came to them. Surely your Lord will decree between them on the Day of the Resurrection concerning (the things) wherein they used to differ.

Marmaduke Pickthall

And We verily did allot unto the Children of Israel a fixed abode, and did provide them with good things; and they differed not until the knowledge came unto them. Lo! thy Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they used to differ.

Mohamed Ahmed - Samira

We gave the people of Israel a settled abode, and bestowed good things on them to eat and use. So they did not differ until they came to have knowledge. Your Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.

Muhammad Asad

And [thereafter], indeed, We assigned unto the children of Israel a most goodly abode, and provided for them sustenance out of the good things of life. And it was not until knowledge [of God's revelation] was vouchsafed to them that they began to hold divergent views: [but,] verily, thy Sustainer will judge between them on Resurrection Day regarding all on which they were wont to differ.

Mustafa Khattab

Indeed, We settled the Children of Israel in a blessed land,[1] and granted them good, lawful provisions. They did not differ until knowledge came to them.[2] Surely your Lord will judge between them on the Day of Judgment regarding their differences.

Progressive Muslims

And We helped the Children of Israel reach a place of sanctity, and We provided them from the good things, and they did not differ until the knowledge came to them. Your Lord will judge between them on the Day of Resurrection for what they differed in.

Rashad Khalifa

We have endowed the Children of Israel with a position of honor, and blessed them with good provisions. Yet, they disputed when this knowledge came to them. Your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything they disputed.

Sahih International

And We had certainty settled the Children of Israel in an agreeable settlement and provided them with good things. And they did not differ until [after] knowledge had come to them. Indeed, your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that over which they used to differ

Sam Gerrans

And We settled the children of Israel in a goodly settlement, and provided them with good things; and they differed not until knowledge came to them. Thy Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they differed.

Shabbir Ahmed

Thereafter indeed, We assigned to the Children of Israel an honorable dwelling place, and gave them decent provision. But they began to hold divergent views and divided among themselves despite the knowledge (of Revelation). Your Lord will judge between them on the Day of Resurrection regarding wherein they differed.

Syed Vickar Ahamed

We made home for the Children of Israel in a beautiful place to live, and gave to them sustenance of the best (kind): It was after wisdom had been given to them, that they divided into (various) groups. Surely, Allah will judge among them about their groups, on the Day of Judgment.

Taqi Usmani

And surely We gave the children of Isrā’īl a proper place to live, and provided them with good things. Then they did not disagree between themselves but after knowledge had come to them. Surely, Allah will decide between them on the Day of Judgment about the matters in which they used to dispute each other.

The Monotheist Group

And We helped the Children of Israel reach a place of sanctity, and We provided them from the good things, and they did not differ until the knowledge came to them. Your Lord will judge between them on the Day of Resurrection for what they differed in.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 93. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 93. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 93. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩