Duhân suresi

Duhân suresi, 24. ayet

Duhân suresi, 24. ayet. وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ

vetruki-lbaḥra rahvâ. innehüm cündüm mugraḳûn.

Diyanet İşleri

"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 21–27 · surenin 24. ayeti / 59

Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3

  1. Duhân 21

    "Bana inanmadınızsa benden uzak durun."

  2. Duhân 22

    Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.

  3. Duhân 23

    Allah da şöyle dedi: "O halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz."

  4. 24

    "Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

  5. Duhân 25

    Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.

  6. Duhân 26

    Nice ekinler, nice güzel konaklar!

  7. Duhân 27

    Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

24. “Denizi de olduğu gibi açık bırak!” Bu, şöyle olmuştu: Mûsâ aleyhisselam, Yüce Allah’ın emrettiği şekilde İsrailoğullarını geceleyin alıp götürdü. Firavun, onları takip edince Yüce Allah Mûsâ aleyhisselam’a denize asası ile vurmasını emretti. O da vurunca on iki tane yol açıldı. Bütün yollar arasında su, büyük dağlar gibi bir hal aldı ve Mûsâ aleyhisselam, kavmi ile birlikte o yollardan geçtiler. O denizden çıktıkları vakit Yüce Allah, Mûsâ aleyhisselam’a denizi olduğu halde bırakmasını emretti. Böylelikle Firavun ve askerlerinin de o yolu izlemeleri sağlanmış oldu.

“Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.” Mûsâ aleyhisselam’ın kavmi, bütünü ile denizden çıkıp Firavun ve beraberindekiler de bütünü ile denizin içine girince Yüce Allah, denize üzerlerine kapanmasını emretti. Onlardan tek bir kişi kurtulmamak üzere hepsi suda boğuldular.

Dünya hayatında kendilerine verilmiş bulunan nimetleri geride bıraktılar. Allah, bunları Firavun ve kavmi tarafından köleleştirilmiş bulunan İsrailoğullarına miras olarak verdi. İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah Musa'ya, İsrailoğulları ile beraber denizi geçtikten sonra daha önce sakin halde olduğu gibi denizi kendi halinde sakin bırakmasını emretti. Şüphesiz Firavun ve askerleri denizde boğularak helak olacak bir ordudur.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱتْرُكِ vetruki ve bırak kök: ترك
  2. ٱلْبَحْرَ l-behra denizi kök: بحر
  3. رَهْوًا ۖ rahven açık kök: رهو
  4. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  5. جُندٌۭ cundun bir ordudur kök: جند
  6. مُّغْرَقُونَ mugrakune boğulacak kök: غرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: غرق (23 geçiş)

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş)

    Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ziyanı yok, sen denizi rahat bir biçimde terk et! Onlar hakkındaki karar kesin: o ordu mutlaka boğulacak!"

Muhammed Esed

ve denizi (seninle Firavun'un adamları arasında) öyle, olduğu gibi bırak, zaten onlar boğulmaya mahkum bir topluluktur!" dedi.

Ahmed Hulusi

"Denizi açık olduğu halde bırak. . . Muhakkak ki onlar boğulmuş bir ordudur. "

Ali Bulaç

"Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."

Ali Özek ve heyeti

Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Ali Rıza Safa

"Denizi açık olarak bırak; onların ordusu kesinlikle boğulacaktır!"

Bayraktar Bayraklı

"Denizi sükunetle geç/terk et;çünkü onlar boğulacak bir ordudur."

Edip Yüksel

"Denizi yarılmış olarak terk et. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Denizi yarılmış olarak terket. Onlar boğulmaya mahkum bir ordudur.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Denizi açık bırak, Çünkü onlar ordu halinde gelip boğulacaklar." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve denizi açık bırak, çünkü onlar ordu halinde gelip gark olunacaklar

Erhan Aktaş

"Denizi olduğu hal üzere bırak. dipnot 1 Onlar, boğulacak olan bir ordudur."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Denizi geçtikten sonra, onu öylece yarılmış haliyle bırak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Denizi olduğu hal üzere bırak. dipnot 1 Onlar, boğulacak olan bir ordudur."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Denizi geçtikten sonra, onu öylece yarılmış haliyle bırak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Denizi olduğu hal üzere bırak. dipnot 1 Onlar, boğulacak olan bir ordudur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Denizi geçtikten sonra, onu öylece yarılmış haliyle bırak.

Gültekin Onan

"Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."

Hasan Basri Çantay

"Denizi (sen ve ashaabın selametle geçdikden sonra) durgun ve açık bırak. Çünkü onlar boğul (mıya mahkum ol) muş bir ordudur".

İbni Kesir

Denizi sakin iken geride bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Mehmet Alagaş

(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Denizi sakın olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Süleyman Ateş

"Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Denizi de olduğu gibi bırak. Çünkü onlar, boğulacak bir ordudur."

Şaban Britch

Denizi açık olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Şaban Piriş

Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Yaşar Nuri Öztürk

"Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkum edilmiş bir ordudur."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And after you have stricken the sea with your staff and made a footpath for your people across, calm yourself and let the sea return to its settled calm. They are a multitude of men destined to drown".

Abdul Haleem

Leave the sea behind you parted and their army will be drowned.’

Abdullah Yusuf Ali

"And leave the sea as a furrow (divided): for they are a host (destined) to be drowned."

Abul A'la Maududi

And leave the sea behind you as calm as ever. Surely they are an army that is doomed to be drowned." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This command was given when the Prophet Moses (peace be upon him) had crossed the sea along with his caravan and wanted that he should restore the sea to its former state by smiting it with the staff so that Pharaoh and his hosts should not pursue them on the dry path created by the miracle. At that times it was said: Leave the sea divided as it is, so that Pharaoh and his armies should descend into it. Then the sea will be restored and they will be drowned all together.

Aisha Bewley

Leave the sea divided as it is. They are an army who will be drowned.’

Al-Hilali & Khan

"And leave the sea as it is (quiet and divided). Verily, they are a host to be drowned."

Ali Quli Qarai

And leave the sea calmly; they will indeed be a drowned host. ’

Amatul Rahman Omar

`And leave (when) the sea (is calm and not in tide) by its depressed portion (crossing on the dunes). Surely, these (pursuers, Pharaoh and his people) are a host (of people) doomed to be drowned.'

Arthur John Arberry

And leave the sea becalmed; they are a drowned host. '

Bijan Moeinian

"Cross the sea quickly and let their army drawn. "

E. Henry Palmer

But leave the sea in quiet - verily, they are a host to be drowned!

Edip-Layth

Cross the sea quickly; their troops will be drowned.

George Sale

And leave the sea divided, that the Egyptians may enter the same; for they are a host doomed to be drowned.

Hamid S. Aziz

"And leave the sea divided (as a furrow); surely they are a host that shall be drowned. "

Mahmoud Ghali

And leave the sea becalmed; (Or: furrowed) surely they are a drowned host. "

Marmaduke Pickthall

And leave the sea behind at rest, for lo! they are a drowned host.

Mohamed Ahmed - Samira

(Cross and) leave the sea undisturbed. The (pursuing) hosts will surely be drowned, "

Muhammad Asad

and leave the sea becalmed [between thee and Pharaoh’s men]: for, verily, they are a host destined to be drowned!"

Mustafa Khattab

And leave the sea parted, for they are certainly an army bound to drown."

Progressive Muslims

And cross the sea quickly; their troops will be drowned.

Rashad Khalifa

"Cross the sea quickly; their troops will be drowned."

Sahih International

And leave the sea in stillness. Indeed, they are an army to be drowned."

Sam Gerrans

“And leave thou the sea tranquil: — they are a force to be drowned.”

Shabbir Ahmed

And leave the ebbed, becalmed sea behind, for, verily, they are an army destined to be drowned. "

Syed Vickar Ahamed

"And leave the sea at the gap (across the ocean bed divided): Verily, they are a group to be drowned. "

Taqi Usmani

and leave the sea in the state of stillness; they are an army that is sure to be drowned."

The Monotheist Group

And cross the sea quickly; their troops will be drowned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩