Diyanet İşleri
(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 3. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
innâ ce`alnâhü ḳur'ânen `arabiyyel le`alleküm ta`ḳilûn.
(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler Zuhruf 1–14 3
Ha Mim.
(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz'da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.
Haddi aşan bir topluluk oldunuz, diye vazgeçip Zikir'le (Kur'an'la) sizi uyarmaktan geri mi duralım?
Halbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.
2. Bu ayette Kur’ân-ı Kerîm’e yemin edilmektedir. Yüce Allah, mutlak olarak apaçık/açıklayıcı olan Kitab’a yemin etmekte ve onun neyi açıkladığını söz konusu etmemektedir. Bu da bu Kitabın din, dünya ve âhiret ile ilgili kulların gerek duyacağı bütün hususları açıklayıcı olduğunu ifade etmesi içindir.
3. “Biz onu... Arapça bir Kur’ân kıldık.” Bu da hakkında yemin edilen hususu ifade etmektedir. Bu Kitabı en fasîh, en açık ve en anlaşılır bir dil olan Arapça olarak indirmiştir. Onun Arapça oluşu da açık/açıklayıcı oluşunun bir yönüdür.
Devamla bundaki hikmeti de söz konusu ederek: “Onu anlayıp düşünesiniz diye” buyurmuştur. Yani lafızlarını ve anlamlarını kolaylıkla kavrayıp zihinleriniz bunları zorlanmadan anlasın diye böyle yaptık.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey bu kitabın kendi dilleriyle indirildiği topluluk!- Muhakkak biz, bu kitabı aklınızı kullanasınız ve iyice manasını anlayıp diğer ümmetlere ulaştırasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş)
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur'an kıldık. dipnot 1
Ki zaten Biz, onu anlayabilesiniz diye Arapça bir hitap kıldık.
Onu, düşünüp kavrayabilmeniz için Arapça bir hitabe yaptık.
Kesinlikle biz Onu Arapça bir Kur'an olarak meydana getirdik, ta ki (anlayıp) aklınızı kullanarak (değerlendiresiniz)!
Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.
Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an yaptık; belki aklınızı kullanırsınız diye.
Biz, anlayasınız diye onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık. dipnot 1
Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık.
Doğrusu, Biz onu Arapça olarak okunacak bir Kur'an yaptık ki akıl erdiresiniz.
Hakka biz onu Arabi olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz
Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran dipnot 1 yaptık.
Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran dipnot 1 yaptık.
Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kur'an dipnot 1 yaptık.
Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran kıldık ki akledesiniz.
Hakıykat biz onu, (Onun manalarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık.
Düşünüp anlayasınız diye gerçekten Biz, onu arabça bir Kur'an kılmışızdır
(1-14) Hâ Mîm, apaçık kitap, ki biz onu Arabi bir Kur'an yaptık böylelikle belki akledersiniz, muhakkak ki O yanımızdaki yüce ve hâkim kitabın anasındadır. Siz savuran bir kavim olmanızdan dolayı hatırlatmayı / zikri , vazgeçip sizden kaldıracak mıyız? Evvelden de nice Bildiriciler / Nebiler gönderdik, evvelden Nebi olarak kimi gönderdiysek onunla dalga geçtiler, onlardan daha şiddetlilerinin tutup yakalayıp helak ettik, evvelkilerin misallerine benzer şekilde mazi oldular. Eğer ki onlara semaları ve arzı kim yarattı diye sorarsan, sana diyecekler ki onları saygıdeğer, bilen yarattı. O (Allah), yeri sizin için beşik yaptı, onda sizin için yollar yaptı böylelikle belki yolu bulursunuz. Suyu bir ayar üzere / takdir üzere indirendir, onunla ölü kasabayı dirilttik, işte böyle çıkarılırsınız. Zevcelerin / türdeş çiftlerin hepsini yaratandır, Gemi ve hayvandan binekler yapandır , s onra onlar ın üzerlerine yerleşince / binince , Rabbinizin nimetlerini hatırlayın ve deyin ki; biz im emrimize bunu âmâde kılan / hizmetimize veren üstündür, biz onu yanaştıramazdık bile, muhakkak ki bizler Rabbimize döneceğiz.
Biz onu anlayasınız diye Arapça Kur’an kıldık.
Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.
şüphesiz biz onu, aklınızı kullanasınız/ doğru bağlantılar kurasınız diye Arapça kur'anlar /ayet kümeleri dipnot 1 haline getirdik dipnot 2 .
Onu, Arapça (ayetler) kümesi haline (kuranlar haline) dipnot 1 getirdik; belki aklınızı kullanırsınız.
Biz onu anlayasınız diye Arapça Kur’an kıldık.
Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur'an kıldık.
Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.
A Book, We have made in Arabic literary form that you may hopefully comprehend its inimitability and employ the faculty of reason in forming conclusions,
We have made it a Quran in Arabic so that you [people] may understand.
We have made it a Qur'an in Arabic, that ye may be able to understand (and learn wisdom).
verily We have made it an Arabic Qur'an that you may understand. dipnot 1
We have made it an Arabic Qur’an so that hopefully you will use your intellect.
Verily, We have made it a Qur’ân in Arabic that you may be able to understand (its meanings and its admonitions).
We have made it an Arabic Qur’ān so that you may apply reason,
Verily, We have made it a Qur'ân, such (a Scripture) as brings (the nations) together, and (a Scripture) eloquently expressive so that you may make use of your understanding.
behold, We have made it an Arabic Koran; haply you will understand;
This Qur’an is revealed in Arabic to you [who were expecting it in another language as a sign of miracle] so that you read it in your own maternal language and understand it.
verily, we have made it an Arabic Qur'an; haply ye will have some sense.
We have made it into an Arabic compilation, perhaps you may understand.
verily We have ordained the same an Arabic Koran, that ye may understand:
Surely We have made it an Arabic Lecture (Quran) that you may understand.
Surely We have made it an Arabic Qur'an that possibly you would consider;
Lo! We have appointed it a Lecture, in Arabic that haply ye may understand.
That We made it a distinctly lucid Qur'an that you may understand.
behold, We have caused it to be a discourse in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.
Certainly, We have made it a Quran in Arabic so perhaps you will understand.
We have made it into an Arabic Quran, perhaps you may understand.
We have rendered it an Arabic Quran, that you may understand.,
Indeed, We have made it an Arabic Qur'an that you might understand.
We have made it an Arabic recitation, that you might use reason,
Behold, We have made it a Monograph in clear Arabic language that you may fully understand. (7:158), (12:3), (13:37), (14:4), (25:1), (39:28), (41:3), (42:7).
Verily, We have made it a Quran in Arabic that you may be able to understand (and learn).
We have made it an Arabic Qur’ān, so that you may understand.
We have made it an Arabic revelation, perhaps you may comprehend.