Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 3. ayet

Zuhruf suresi, 3. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

innâ ce`alnâhü ḳur'ânen `arabiyyel le`alleküm ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 1–6 · surenin 3. ayeti / 89

Konu Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler Zuhruf 1–14 3

  1. Zuhruf 1

    Ha Mim.

  2. 2–3

    (2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

  3. Zuhruf 4

    Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz'da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.

  4. Zuhruf 5

    Haddi aşan bir topluluk oldunuz, diye vazgeçip Zikir'le (Kur'an'la) sizi uyarmaktan geri mi duralım?

  5. Zuhruf 6

    Halbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.

2. Bu ayette Kur’ân-ı Kerîm’e yemin edilmektedir. Yüce Allah, mutlak olarak apaçık/açıklayıcı olan Kitab’a yemin etmekte ve onun neyi açıkladığını söz konusu etmemektedir. Bu da bu Kitabın din, dünya ve âhiret ile ilgili kulların gerek duyacağı bütün hususları açıklayıcı olduğunu ifade etmesi içindir.

3. “Biz onu... Arapça bir Kur’ân kıldık.” Bu da hakkında yemin edilen hususu ifade etmektedir. Bu Kitabı en fasîh, en açık ve en anlaşılır bir dil olan Arapça olarak indirmiştir. Onun Arapça oluşu da açık/açıklayıcı oluşunun bir yönüdür.

Devamla bundaki hikmeti de söz konusu ederek: “Onu anlayıp düşünesiniz diye” buyurmuştur. Yani lafızlarını ve anlamlarını kolaylıkla kavrayıp zihinleriniz bunları zorlanmadan anlasın diye böyle yaptık.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey bu kitabın kendi dilleriyle indirildiği topluluk!- Muhakkak biz, bu kitabı aklınızı kullanasınız ve iyice manasını anlayıp diğer ümmetlere ulaştırasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. جَعَلْنَـٰهُ cealnahu onu yaptık kök: جعل
  3. قُرْءَٰنًا kur'anen bir Kur'an kök: قرا
  4. عَرَبِيًّۭا arabiyyen Arapça kök: عرب
  5. لَّعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  6. تَعْقِلُونَ tea'kilune düşünüp anlarsınız kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş)

    Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ki zaten Biz, onu anlayabilesiniz diye Arapça bir hitap kıldık.

Muhammed Esed

Onu, düşünüp kavrayabilmeniz için Arapça bir hitabe yaptık.

Ahmed Hulusi

Kesinlikle biz Onu Arapça bir Kur'an olarak meydana getirdik, ta ki (anlayıp) aklınızı kullanarak (değerlendiresiniz)!

Ali Bulaç

Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.

Ali Özek ve heyeti

biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Ali Rıza Safa

Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an yaptık; belki aklınızı kullanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Biz, anlayasınız diye onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Edip Yüksel

Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Arabiy" (Arapça) kelimesinin kökü olan A'RB, Arapçada, "kusursuz, mükemmel" anlamına gelir. * (Örneğin bak 56:37). Kuran'ın mesajı tüm insanlığa gönderildiğinden, Arapça olan orijinal Kuran'ın dilinin anlaşılması onun Arapça oluşundan değil, Arapçasının gerçekten A'RB, yani "mükemmel" oluşundan kaynaklanıyor. Bir başka deyişle, bu ayette kastedilen anlam, özel isim olarak Arapça değil, onun kelime anlamıdır. * Her Adil adaletli olmayabildiği gibi, her Zeki zeki, her Arap arap (mükemmel) olmayabilir. Aynı şekilde her Arapça metin arapça (mükemmelce) olmayabilir! Kuran'ın dili arapçadır, kusursuzdur, mükemmeldir. Bir Arap peygambere mükemmel bir Arapça ile nazil olan Kuran, Rahman tarafından öğretildiği için (55:2), hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için Tanrısal bir mesajdır, bir elçidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu, Biz onu Arapça olarak okunacak bir Kur'an yaptık ki akıl erdiresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakka biz onu Arabi olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz

Erhan Aktaş

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran dipnot 1 yaptık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette kur'an kelimesi kitap anlamında değil, Arapça dili ile "okunan" anlamındadır. Çevirilerde kur'an kelimelerinin tamamına yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış şeklinin anlamı olan Kur'an denmektedir. Kur'an, vahyin Kitaplaşmış şekline bağlamına göre Zikir, Kitap, Kur'an vb. isimlerle kendisinden söz etmektedir. Kur'an kelimesinin birden fazla anlamı bulunmaktadır. Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak, toplamak, bir araya getirmek, duyurmak, aktarmak." demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran dipnot 1 yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Okunan. Çevirilerde Kur'an sözcüğüne, yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamı verilmektedir. Kur'an'ın tek anlamı bu değildir. Zira vahyin kitaplaşmış haline kimi ayetlerde bağlamından dolayı isim olarak Kur'an denmiş olsa da esas isim, "Mushaf"tır, "Kitap"tır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak, toplamak, bir araya getirmek, nakletmek, aktarmak." demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kur'an dipnot 1 yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Okunan. Çevirilerde Kur'an sözcüğüne, yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamı verilmektedir. Bu tek başına doğru bir tanımlama değildir. Zira vahyin kitaplaşmış haline kimi ayetlerde bağlamından dolayı isim olarak Kur'an denmiş olsa da esas isim, "Mushaf"tır, "Kitap"tır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak", "toplamak" "bir araya getirmek", "nakletmek", "aktarmak" demektir.

Gültekin Onan

Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran kıldık ki akledesiniz.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat biz onu, (Onun manalarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık.

İbni Kesir

Düşünüp anlayasınız diye gerçekten Biz, onu arabça bir Kur'an kılmışızdır

Mehmet Alagaş

(1-14) Hâ Mîm, apaçık kitap, ki biz onu Arabi bir Kur'an yaptık böylelikle belki akledersiniz, muhakkak ki O yanımızdaki yüce ve hâkim kitabın anasındadır. Siz savuran bir kavim olmanızdan dolayı hatırlatmayı / zikri , vazgeçip sizden kaldıracak mıyız? Evvelden de nice Bildiriciler / Nebiler gönderdik, evvelden Nebi olarak kimi gönderdiysek onunla dalga geçtiler, onlardan daha şiddetlilerinin tutup yakalayıp helak ettik, evvelkilerin misallerine benzer şekilde mazi oldular. Eğer ki onlara semaları ve arzı kim yarattı diye sorarsan, sana diyecekler ki onları saygıdeğer, bilen yarattı. O (Allah), yeri sizin için beşik yaptı, onda sizin için yollar yaptı böylelikle belki yolu bulursunuz. Suyu bir ayar üzere / takdir üzere indirendir, onunla ölü kasabayı dirilttik, işte böyle çıkarılırsınız. Zevcelerin / türdeş çiftlerin hepsini yaratandır, Gemi ve hayvandan binekler yapandır , s onra onlar ın üzerlerine yerleşince / binince , Rabbinizin nimetlerini hatırlayın ve deyin ki; biz im emrimize bunu âmâde kılan / hizmetimize veren üstündür, biz onu yanaştıramazdık bile, muhakkak ki bizler Rabbimize döneceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz onu anlayasınız diye Arapça Kur’an kıldık.

Süleyman Ateş

Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Süleymaniye Vakfı

şüphesiz biz onu, aklınızı kullanasınız/ doğru bağlantılar kurasınız diye Arapça kur'anlar /ayet kümeleri dipnot 1 haline getirdik dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olup toplama ve birleştirme anlamındadır. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın son kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً) kelimesinin çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu, Arapça (ayetler) kümesi haline (kuranlar haline) dipnot 1 getirdik; belki aklınızı kullanırsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada  "Kur'an" kelimesinin bir anlamı da kümedir. Kelimenin bu anlamda kullanıldığı ayet için bakınız İsra 17/78

Şaban Britch

Biz onu anlayasınız diye Arapça Kur’an kıldık.

Şaban Piriş

Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur'an kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A Book, We have made in Arabic literary form that you may hopefully comprehend its inimitability and employ the faculty of reason in forming conclusions,

Abdul Haleem

We have made it a Quran in Arabic so that you [people] may understand.

Abdullah Yusuf Ali

We have made it a Qur'an in Arabic, that ye may be able to understand (and learn wisdom).

Abul A'la Maududi

verily We have made it an Arabic Qur'an that you may understand. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The object of taking an oath by the Quran is to impress this fact: We are the Author of this Book and not Muhammad (peace be upon him), and the attribute of the Quran chosen for the oath is that it is a lucid Scripture. To swear by the Quran itself with this attribute in order to impress that the Quran is divine Word by itself implies this: O people, this is an open Book before you. Read it intelligently. Its clear and un-ambiguous themes, its language and literary style, its teaching which distinguishes the truth from falsehood, all are testifying to the fact that none but the Lord of the Universe could be its Author. Then the sentence: "Indeed, We made it a Quran in Arabic that you might understand" has two meanings:

Aisha Bewley

We have made it an Arabic Qur’an so that hopefully you will use your intellect.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have made it a Qur’ân in Arabic that you may be able to understand (its meanings and its admonitions).

Ali Quli Qarai

We have made it an Arabic Qur’ān so that you may apply reason,

Amatul Rahman Omar

Verily, We have made it a Qur'ân, such (a Scripture) as brings (the nations) together, and (a Scripture) eloquently expressive so that you may make use of your understanding.

Arthur John Arberry

behold, We have made it an Arabic Koran; haply you will understand;

Bijan Moeinian

This Qur’an is revealed in Arabic to you [who were expecting it in another language as a sign of miracle] so that you read it in your own maternal language and understand it.

E. Henry Palmer

verily, we have made it an Arabic Qur'an; haply ye will have some sense.

Edip-Layth

We have made it into an Arabic compilation, perhaps you may understand.

George Sale

verily We have ordained the same an Arabic Koran, that ye may understand:

Hamid S. Aziz

Surely We have made it an Arabic Lecture (Quran) that you may understand.

Mahmoud Ghali

Surely We have made it an Arabic Qur'an that possibly you would consider;

Marmaduke Pickthall

Lo! We have appointed it a Lecture, in Arabic that haply ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

That We made it a distinctly lucid Qur'an that you may understand.

Muhammad Asad

behold, We have caused it to be a discourse in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.

Mustafa Khattab

Certainly, We have made it a Quran in Arabic so perhaps you will understand.

Progressive Muslims

We have made it into an Arabic Quran, perhaps you may understand.

Rashad Khalifa

We have rendered it an Arabic Quran, that you may understand.,

Sahih International

Indeed, We have made it an Arabic Qur'an that you might understand.

Sam Gerrans

We have made it an Arabic recitation, that you might use reason,

Shabbir Ahmed

Behold, We have made it a Monograph in clear Arabic language that you may fully understand. (7:158), (12:3), (13:37), (14:4), (25:1), (39:28), (41:3), (42:7).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have made it a Quran in Arabic that you may be able to understand (and learn).

Taqi Usmani

We have made it an Arabic Qur’ān, so that you may understand.

The Monotheist Group

We have made it an Arabic revelation, perhaps you may comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩