Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 11. ayet

Zâriyât suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ فِى غَمْرَةٍ سَاهُونَ

elleẕîne hüm fî gamratin sâhûn.

Diyanet İşleri

(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 8–14 · surenin 11. ayeti / 60

Konu Yeminler ve ceza günü Zâriyât 1–14 3

  1. Zâriyât 8

    (7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

  2. Zâriyât 9

    Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.

  3. 10–11

    (10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

  4. Zâriyât 12

    "Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar.

  5. Zâriyât 13–14

    (13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Onlar ki derin bir dalalet ve gaflet” küfür, cehalet ve sapıklıktan oluşan bir dalga “içindedirler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, ahiret yurdu hakkında cehalet içerisinde kalmış gafillerdir. Onlar, ahireti umursamazlar.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine ki
  2. هُمْ hum onlar
  3. فِى fi içinde
  4. غَمْرَةٍۢ gamratin aptallık kök: غمر
  5. سَاهُونَ sahune yanılıp durmaktadırlar kök: سهو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سهو (2 geçiş)

    Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

  • Aynı kök: غمر (4 geçiş)

    Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de…

  • Aynı kök: غمر (4 geçiş)

    Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

  • Aynı kök: غمر (4 geçiş)

    Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, koyu bir şaşkınlıkta ne yaptığını bilmeyenlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar daldıkları gafletin derin karanlığında kendi varlığını unutanlardır;

Muhammed Esed

aptallıklarıyla cehalete gömülenler;

Ahmed Hulusi

Onlar ki cehalet ve körlük içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir!

Ali Bulaç

Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.

Ali Özek ve heyeti

Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.

Ali Rıza Safa

Şapşallıklarıyla bilgisizliğe gömülenler!

Bayraktar Bayraklı

Onlar cehalet bataklığında ne yaptıklarından habersizdirler.

Edip Yüksel

Ki şaşkınlıkları içinde umursamıyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ki şaşkınlıkları içinde umursamıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O sarhoşluk içinde yaptığını bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O serhoşluk içinde yaptığını bilmezler

Erhan Aktaş

Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.

Gültekin Onan

Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.

Hasan Basri Çantay

ki onlar koyu bir cehalet içinde kalmış gaafil kimselerdir.

İbni Kesir

Ki onlar; koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.

Süleyman Ateş

Onlar aptallık içinde yanılıp durmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar bir beklentiyle hoş görünenlerdir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki sehv, kendi yanlışından kaynaklanan sehivdir. Allah Teala şöyle buyurur: 4) İbadet de eden bu gibi kimselerin çekecekleri var. 5) Bunlar ibadetlerini önemsemezler. 6) Onlar gösteriş yaparlar. 7) Küçük yardımlara bile engel olurlar. (Maun 107/4-7) Burada anlatılan kişiler de kendilerini iyi göstererek kurgular kuran ve dini arzulara uyduranlardır.

Şaban Britch

Ki onlar, koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.

Şaban Piriş

Ki onlar, gafilce sapıklık içinde yüzmektedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki onlar bir sersemlik içinde ne yaptıklarından habersizdirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who are sunk in pleasure with brains swimming with the thought of disbelief, immersed in strong delusion that they should believe a lie and disbelieve the truth.

Abdul Haleem

those steeped in error and unaware!

Abdullah Yusuf Ali

Those who (flounder) heedless in a flood of confusion:

Abul A'la Maududi

who are steeped in ignorance and heedlessness. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they do not know what fate they are heading for on account of their wrong conjectures, whereas every way that is adopted with a wrong view of the Hereafter only leads to ruin. He who is a denier of the Hereafter is not at all preparing himself for any accountability and is engrossed in the thought that there would be no life after death, whereas the time would suddenly come when against all this expectations he would open his eyes in the new life and he would realize that there he has to render an account of each of his acts and deeds. The person who is spending his life under the idea that he would come back to this very world after death, will come to know as soon as he dies that all doors of return are closed, that there is no chance of compensating for the misdeeds of the previous life by any new actions, and that there is another life ahead in which he has to meet with and suffer the consequences of his worldly life for ever after. The person who commits suicide in the hope that after he has destroyed his self and its desires he would escape the agony of life in the form of total annihilation, will find as soon as he passes through the gate of death that there is an everlasting life ahead and not mortality, where he has to explain as to why he had been straining every nerve to destroy the self that he had been blessed with instead of developing and adorning it in every possible way. Likewise, the one who continued committing disobedience of Allah throughout life, placing, reliance upon some son of Allah’s becoming an atonement or some holy one’s becoming an intercessor, will come to know as soon as he appears before Allah that there is neither any atoner there nor anyone wielding such influence and power that he may save him from Allah’s grasp and punishment by means of his own power and influence. Thus, all these conjectural creeds are, in fact, an opiate under the intoxication of which these people are lying senseless, and do not know where they are being misled by the ignorance which they have adopted by rejecting the true knowledge given by God and His Prophets.

Aisha Bewley

those who flounder in a glut of ignorance,

Al-Hilali & Khan

Who are under a cover of heedlessness (think not about the gravity of the Hereafter),

Ali Quli Qarai

who are heedless in a stupor!

Amatul Rahman Omar

Who are in the depths of obstinacy and confusion (due to false-beliefs) and give no heed (to the truth).

Arthur John Arberry

who are dazed in perplexity

Bijan Moeinian

Who are deeply ignorant and careless about their religion.

E. Henry Palmer

who are heedless in a flood (of ignorance).

Edip-Layth

Who are in mischief, unaware.

George Sale

who wade in deep waters of ignorance, neglecting their salvation.

Hamid S. Aziz

Who flounder heedless in an abyss (of ignorance and confusion).

Mahmoud Ghali

They who are unmindful and in perplexity (about the Hereafter),

Marmaduke Pickthall

Who are careless in an abyss!

Mohamed Ahmed - Samira

Who are lost in deception.

Muhammad Asad

they who blunder along, in ignorance lost –

Mustafa Khattab

those who are ˹steeped˺ in ignorance, totally heedless.

Progressive Muslims

Who are in mischief, unaware.

Rashad Khalifa

In their blundering, they are totally heedless.

Sahih International

Who are within a flood [of confusion] and heedless.

Sam Gerrans

Those who in a flood of ignorance are heedless!

Shabbir Ahmed

They know not that they know not.

Syed Vickar Ahamed

Those who (are) carelessly (blundering) in a state of confusion (about the Faith of Islam):

Taqi Usmani

- those who are drowned in ignorance, forgetful!

The Monotheist Group

Who are in mischief, unaware.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩