Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 43. ayet

Zâriyât suresi, 43. ayet. وَفِى ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا۟ حَتَّىٰ حِينٍ

vefî ŝemûde iẕ ḳîle lehüm temette`û ḥattâ ḥîn.

Diyanet İşleri

Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 40–46 · surenin 43. ayeti / 60

Konu Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri Zâriyât 38–46 3

  1. Zâriyât 40

    Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

  2. Zâriyât 41

    Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

  3. Zâriyât 42

    Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

  4. 43

    Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.

  5. Zâriyât 44

    Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

  6. Zâriyât 45

    Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.

  7. Zâriyât 46

    Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43-44. “Semûd’da da” pek büyük bir ibret vardır. Allah onlara Salih aleyhisselam’ı peygamber olarak göndermiş, onlar da onu yalanlamış ve ona karşı inatla direnmişlerdi. Allah insanların gözlerini ve basiretlerini açacak bir mucize olmak üzere ona dişi deveyi göndermişti. Ancak bu da onların inatla başkaldırışlarından ve nefretle uzaklaşmalarından başka bir şeylerini artırmadı. “Bu yüzden kendi gözleri önünde” gözleri ile başlarına gelen cezaya bakarlarken “o yıldırım” yani helâk edici pek büyük ve korkunç bir çığlık “onları yakalayıverdi.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Salih -aleyhisselam-'ın kavmi Semûd'da da elem verici azaptan korkanlar için ibretler vardır. Onlara şöyle demişti: "Ecelleriniz bitmeden önce hayatınızdan istifade edin."

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَفِى ve fi ve (ibret) vardır
  2. ثَمُودَ semude Semud'da
  3. إِذْ iz hani
  4. قِيلَ kile denmişti kök: قول
  5. لَهُمْ lehum onlara
  6. تَمَتَّعُوا۟ temetteu sefa sürün kök: متع
  7. حَتَّىٰ hatta kadar
  8. حِينٍۢ hinin bir süreye kök: حين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Semûd (kavmin)de de (dersler vardır). Hani onlara "Bir süreye kadar yararlanın (yaşayın)!" denmişti.

Mustafa İslamoğlu

Aynı (mesaj) Semud kıssasında da var: Hani onlara da "Bir süreliğine siz de safa sürün bakalım!" denilmişti.

Muhammed Esed

Semud (kavminin kıssasın)da da (aynı mesaj vardır), ki Biz onlara: "Kısa bir süre sefanızı sürün bakalım!" demiştik,

Ahmed Hulusi

Semud'da da. . . Hani onlara: "Bir süreye kadar yararlanın" denilmişti.

Ali Bulaç

Semud (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın" denmişti.

Ali Özek ve heyeti

Semûd kavminde de (ibretler vardır). Onlara: Bir süreye kadar faydalanın, denmişti.

Ali Rıza Safa

Ve Semud? "Belirli bir süreye dek, yararlanın bakalım!" dedik.

Bayraktar Bayraklı

Semud olgusunda da dersler vardır. Çünkü onlara, "Belli süreye kadar nimetlerden faydalanınız" denilmişti.

Edip Yüksel

Semud'da da (bir ders vardır). Onlara, "Belli bir süreye kadar keyfinize bakın" denmişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Semud'da da (bir ders vardır). Onlara, 'Belli bir süreye kadar keyfinize bakın' denmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Semud'da (ibret verici deliller vardır) ki, onlara: "Bir süreye kadar istifade edin." denilmişti de,

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de Semud'da, ki onlara bir zamana kadar istifade edin denilmişti de

Erhan Aktaş

Semud'da da vardır. Onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın." denmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Semud'da da vardır. dipnot 1 Onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın." denmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Semud'un kıssasında da alınacak dersler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Semud'da da vardır. dipnot 1 Onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın." denmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Semud'un kıssasında da alınacak dersler vardır.

Gültekin Onan

Semud (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın" denmişti.

Hasan Basri Çantay

Semud (kavminin ilhakin) de de (bir ibret vardır). Hani onlara "Bir zamana kadar faidelene durun" denilmişdi de,

İbni Kesir

Semud'da da. Hani onlara: Bir süreye kadar yararlanın, demişti.

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Semûd'da da (ibretler) vardır. Onlara: "Bir süreye kadar faydalanın." denmişti.

Süleyman Ateş

Semud (kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır). Onlara: "Bir süreye kadar sefa sürün" denmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Semud topluluğu da öyle. Onlara: "Bir süre oyalanın" denmişti.

Şaban Britch

Semud'da da (ibretler) vardır. Onlara: "Bir süreye kadar faydalanın" denmişti.

Şaban Piriş

Semud da öyle... onlara: -Vakit gelene kadar yaşayın denilmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Semud'da da bir ibret var. Onlara şöyle denmişti: "Bir vakte kadar yiyip içip eğlenin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in the case of Thamud -the Thamudites-, they were told: "You are granted respite, to experience with delight, for further consideration of the matter until the coming of a certain date",

Abdul Haleem

And also in the Thamud: it was said to them, ‘Make the most of your lives for a while,’

Abdullah Yusuf Ali

And in the Thamud (was another Sign): Behold, they were told, "Enjoy (your brief day) for a little while!"

Abul A'la Maududi

There is also a Sign for you in (the story of) Thamud. They were told: "Enjoy yourselves for a while." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The commentators have disputed as to which respite it implies. Qatadah says that it alludes to that verse of Surah Houd in which it has been stated that when the Thamud killed the she camel of the Prophet Salih (peace be upon him), they were warned by Allah that they had three more days to enjoy life after which they would be overtaken by the torment. Contrary to this, Hasan Basri has expressed the opinion that this thing had been said by the Prophet Salih (peace be upon him) to his people in the beginning of his mission and by this he meant that if they would not adopt the way of repentance and faith, they would be granted a respite to enjoy life in the world only till an appointed time, and then they would be overtaken by the torment. The second of these two commentaries seems to be more correct, for the following verse (But they defied the command of their Lord) indicates that the respite being mentioned here had been given before the defiance and they committed it after the warning. On the contrary, the three days respite mentioned in Surah Houd had been given after the wicked people had committed the final defiance which became decisive in their case and sealed their doom forever afterwards.

Aisha Bewley

And also in Thamud, when they were told: ‘Enjoy yourselves a while!’

Al-Hilali & Khan

And in Thamûd (there is also a sign), when they were told: "Enjoy yourselves for a while!"

Ali Quli Qarai

And in Thamūd, when they were told, ‘Enjoy for a while. ’

Amatul Rahman Omar

And (there is a sign) in (the case of the tribe of) Thamûd. Behold! they were told, `Enjoy yourselves for a while.'

Arthur John Arberry

And also in Thamood, when it was said to them, 'Take your enjoyment for a while!'

Bijan Moeinian

And the story of Thamud when they were told: "You are given only a short time to enjoy [may you take advantage of it and change] your style of life. "

E. Henry Palmer

And in Thamud, when it was said to them, 'Enjoy yourselves for a season. '

Edip-Layth

Also Thamud, for it was said to them: "Enjoy for a while."

George Sale

In Thamud likewise was a sign: When it was said unto them, enjoy yourselves for a time.

Hamid S. Aziz

And in Thamud (was another sign). When it was said to them, "Enjoy yourselves for a while."

Mahmoud Ghali

And (also there is a sign) in Thamûd as it was said to them, "Take your enjoyment for a while. "

Marmaduke Pickthall

And in (the tribe of) Thamud (there is a portent) when it was told them: Take your ease awhile.

Mohamed Ahmed - Samira

And in Thamud, when We said to them: "Enjoy yourselves for a while;"

Muhammad Asad

And in [the story of the tribe of] Thamud, too, when they were told, "You shall enjoy your life for [but] a little while,"

Mustafa Khattab

And in ˹the story of˺ Thamûd ˹was another lesson,˺ when they were told, "Enjoy yourselves ˹only˺ for a ˹short˺ while."[1]

Progressive Muslims

And also Thamud, for it was said to them: "Enjoy for a while. "

Rashad Khalifa

In Thamoud (there is a lesson). They were told, "Enjoy temporarily."

Sahih International

And in Thamud, when it was said to them, "Enjoy yourselves for a time. "

Sam Gerrans

And in Thamūd: when it was said to them: “Enjoy yourselves for a time!”

Shabbir Ahmed

And in Thamud! Behold, they were told, "Enjoy life for a little while. "

Syed Vickar Ahamed

And in the Samood (Thamud) people (was another sign): They were told, "Enjoy (your brief day) for a little while!"

Taqi Usmani

And (a similar sign was left) in (the story of) Thamūd, when it was said to them, "Enjoy yourselves for a while."

The Monotheist Group

And also Thamud, for it was said to them: "Enjoy for a while."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩