Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 39. ayet

Zuhruf suresi, 39. ayet. وَلَن يَنفَعَكُمُ ٱلْيَوْمَ إِذ ظَّلَمْتُمْ أَنَّكُمْ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

veley yenfe`akümü-lyevme iż żalemtüm enneküm fi-l`aẕâbi müşterikûn.

Diyanet İşleri

Onlara, "(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız" denir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 36–42 · surenin 39. ayeti / 89

Konu Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı Zuhruf 36–45 3

  1. Zuhruf 36

    Kim, Rahman'ın Zikri'ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.

  2. Zuhruf 37

    Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.

  3. Zuhruf 38

    Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

  4. 39

    Onlara, "(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız" denir.

  5. Zuhruf 40

    Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?

  6. Zuhruf 41

    Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.

  7. Zuhruf 42

    Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. Yani Kıyamet gününde sizin, dostlarınızla ve şeytan arkadaşlarınızla ortaklaşa azap görmenizin size hiçbir faydası olmayacaktır.

Zira siz zulümde de ortaktınız, onun cezasında ve azabında da ortak olacaksınız. Aynı şekilde musibetinizin ortak oluşu dolayısıyla birbirinizden teselli bulma imkanınız da olmayacaktır. Çünkü musibet, eğer dünyada meydana gelir ve ona uğrayanlar ortaklaşa olurlarsa bu musibet, nispeten onlara hafif gelir ve biri diğerinin musibetini görerek teselli bulur. Âhiretteki musibet ise her türlü cezayı birlikte ihtiva eder ve orada asgari bir rahat yoktur. Böyle bir teselliden kaynaklanacak rahat dahi yoktur. Rabbimiz! Senden esenlik ve rahmetinle bize rahat ve huzur ihsan etmeni dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, kıyamet gününde kâfirlere şöyle buyurur: "Azaba ortak olmanız, bugün size asla fayda vermeyecektir. Siz, şirk koşarak ve günahlar işleyerek kendi nefislerinize zulmettiniz. Ortaklarınız sizin göreceğiniz azaptan herhangi bir şeyi asla kaldırmazlar."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَن velen ve asla
  2. يَنفَعَكُمُ yenfeakumu size bir yarar sağlamaz kök: نفع
  3. ٱلْيَوْمَ l-yevme bugün kök: يوم
  4. إِذ iz çünkü
  5. ظَّلَمْتُمْ zelemtum zulmettiniz kök: ظلم
  6. أَنَّكُمْ ennekum siz
  7. فِى fi
  8. ٱلْعَذَابِ l-azabi azabda kök: عذب
  9. مُشْتَرِكُونَ muşterikune ortaksınız kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar.…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Ortak kavram: Şirk

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Ortak kavram: Şirk

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Ortak kavram: Şirk

    (Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Haksızlık ettiğiniz için (pişmanlığınız) bugün size hiçbir yarar sağlamayacaktır. Şüphesiz ki siz azapta ortaksınız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:38; Sâffât 37:33; Mü'min 40:48.

Mustafa İslamoğlu

Ama o gün bunun size hiçbir faydası olmaz; madem zulmettiniz, şimdi de azabı paylaşın!

Muhammed Esed

O Gün bu(nu öğrenmeniz) size bir fayda sağlamaz, çünkü siz (birlikte) günah işlediniz, şimdi (de) azabınızı birbirinizle paylaşın.

Ahmed Hulusi

Bu süreçte (pişmanlık, mazeret; telafi arzusu) size asla fayda vermeyecektir! Çünkü zulmettiniz! Siz azapta ortaksınız (bilinç ve ruh beden)!

Ali Bulaç

(Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azabta da ortaksınız.

Ali Özek ve heyeti

Zulmettiğiniz için bugün (nedamet) size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü siz, azapta ortaksınız.

Ali Rıza Safa

Haksızlık yaptığınız için, bugün size yararı olmaz; aslında, cezada ortaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine, "Bugün pişmanlığınızın size hiçbir faydası olmayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz. Siz azapta da ortaksınız" denilir.

Edip Yüksel

Haksızlık etmiş olduğunuz için, o gün (pişmanlığınız) size bir yarar sağlamaz; siz cezayı paylaşacaksınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Haksızlık etmiş olduğunuz için, o gün (pişmanlığınız) size bir yarar sağlamaz; siz cezayı paylaşacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böyle söylemek bu gün size hiç de fayda vermez, çünkü zulmettiniz, hepiniz azapta müştereksiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle demek bugün size hiç de faide vermez, çünkü zulmettiniz, hepiniz azabda müştereksinizdir

Erhan Aktaş

Bugün, pişmanlığınız kesinlikle size bir yarar sağlamaz. Kendinize haksızlık yaptınız. Siz azaba da ortaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bugün, pişmanlığınız kesinlikle size bir yarar sağlamaz. Kendinize haksızlık yaptınız. Siz azaba da ortaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bugün, pişmanlığınız kesinlikle size bir yarar sağlamaz. Siz şeytanlara uyarak kendi kendinize haksızlık yaptınız. Siz azaba da ortaksınız.

Gültekin Onan

(Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azabta da ortaksınız.

Hasan Basri Çantay

(Bu temenniniz ve peşimanlığınız bugün size asla faide vermez. Çünkü (hepiniz) zulmetdiniz. Muhakkak siz de azabda ortaklarsınız.

İbni Kesir

Zulmettiğiniz için, bugün pişmanlığın hiç bir faydası yoktur. Muhakkak ki azabda ortaksınız.

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz, zulmettiniz. Azapta da artık ortaksınız.

Süleyman Ateş

(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Siz, azab (çekme)de ortaksınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Pişmanlığın bugün size bir yararı olmayacaktır, çünkü yanlış yaptınız. Bu azabı birlikte çekeceksiniz.

Şaban Britch

O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zalimlik ettiniz. Azapta da artık ortaksınız

Şaban Piriş

O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zalimlik ettiniz. Azapta da artık ortaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Bugün hiçbir şey işinize yaramayacaktır. Çünkü zulme sapmışsınız. Azapta ortaklık kuracaksınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But this Day, they arc told, "no one can afford you help nor can he set you free; you have wronged yourselves and now both of you shall share the condign punishment. "

Abdul Haleem

[It will be said to them], ‘You have done wrong. Having partners in punishment will not console you today.’

Abdullah Yusuf Ali

When ye have done wrong, it will avail you nothing, that Day, that ye shall be partners in Punishment!

Abul A'la Maududi

(He will then be told): "Today it will not benefit you the least that after your wrong-doing you and your satans now share the chastisement." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, in this there is no aspect of consolation for you that the one who misguided you is being punished, for you are also receiving the same punishment for accepting and following the deviation.

Aisha Bewley

It will not benefit you today, since you did wrong, that you share equally in the punishment.

Al-Hilali & Khan

It will profit you not this Day (O you who turn away from Allâh’s remembrance and His worship) as you did wrong, (and) that you will be sharers (you and your Qarîn ) in the punishment.

Ali Quli Qarai

‘Today that will be of no avail to you. As you did wrong, so will you share in the punishment.’

Amatul Rahman Omar

(It will be said to the satanic people that Day, ) `Now, when (it has been once proved) that you have acted unjustly, (the fact) that you are sharers in the punishment (with those who misled you) will be of no use to you at all this Day.

Arthur John Arberry

It shall not profit you today, since you did evil, that you are partners in the chastisement.

Bijan Moeinian

It will not be a consolation to you on that day to see that your satanic companion is being sent to Hell as you too will end up there.

E. Henry Palmer

But it shall not avail you on that day, since ye were unjust; verily, in the torment shall ye share!

Edip-Layth

It would not benefit you this day, for you have transgressed; you are partners in the retribution.

George Sale

But wishes shall not avail you on this day, since ye have been unjust; for ye shall be partakers of the same punishment.

Hamid S. Aziz

And since you were wrong-doers, it will not profit you this day that you are sharers in the chastisement.

Mahmoud Ghali

And it will never profit you today, as you did injustice, that you are partners in the torment.

Marmaduke Pickthall

And it profiteth you not this day, because ye did wrong, that ye will be sharers in the doom.

Mohamed Ahmed - Samira

But nothing will avail you on that day, for you were unjust, and you will be partners in the punishment.

Muhammad Asad

On that Day it will not profit you in the least [to know] that, since you have sinned [together], you are now to share your suffering [as well].

Mustafa Khattab

˹It will be said to both,˺ "Since you all did wrong, sharing in the punishment will be of no benefit to you this Day."[1]

Progressive Muslims

It would not benefit you this Day, for you have transgressed; you are partners in the retribution.

Rashad Khalifa

It will not console you on that day, as transgressors, that both of you will share in the retribution.

Sahih International

And never will it benefit you that Day, when you have wronged, that you are [all] sharing in the punishment.

Sam Gerrans

“And it benefits you not this day, when you have done wrong, that you are sharers in the punishment!”

Shabbir Ahmed

It will not console you on that Day that after doing wrong together, you are now partners in punishment!

Syed Vickar Ahamed

When you have done wrong, it will be of no use to you: that Day, then you shall be partners in punishment!

Taqi Usmani

And (it will be said to such people,) "Since you were wrongdoers, it will never benefit you today that you are sharing the punishment with each other."

The Monotheist Group

It would not benefit you this Day, for you have transgressed; you are partners in the retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩