Diyanet İşleri
Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.
Zümer suresi
Zümer suresi, 58. ayet. أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِى كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ
ev teḳûle ḥîne tera-l`aẕâbe lev enne lî kerraten feekûne mine-lmuḥsinîn.
Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım" Zümer 53–59 3
(55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.
Yahut, "Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum" demesin.
Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.
(Allah, şöyle diyecek:) "Hayır, öyle değil! Ayetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkarcılardan oldun."
Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenleri görürsün, yüzleri kapkara kesilmiştir. Büyüklük taslayanlar için cehennemde bir yer mi yok!?
Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları başarıları sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
58. “Ya da azabı gördüğünde” ve artık azabın geleceğini kesin olarak anladığında: “Keşke (dünyaya) geri dönme imkânım olsa da ihsan sahiplerinden olsam!” demesin”
Yüce Allah, bunun imkânsız ve faydasız olduğunu, bu gibi temennilerin batıl ve gerçekle bir ilişkilerinin bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kul, eğer geri döndürülecek olursa kendisine daha önce yapılan açıklamadan farklı, yeni bir açıklama yapılmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yahut azabı gördüğünde temenni ederek şöyle söyler: "Keşke benim için dünyaya dönüş imkânı olsaydı, Allah Teâlâ'ya tövbe ederdim ve amellerinde iyi olan kimselerden olurdum."
Aynı kök: كرر (6 geçiş)
Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…
Aynı kök: كرر (6 geçiş)
Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.
Aynı kök: كرر (6 geçiş)
"Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."
Aynı kök: حين (35 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: حين (35 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: حين (35 geçiş)
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Veya azabı gördüğünde ‘Keşke benim için bir kez (dünyaya dönme) imkânı olsa da güzel davrananlardan olsam!' dipnot 1 demesi(nden önce Kur'an'a uyun)!"
Ya da azabı gördüğü zaman, "Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyiler arasına girsem" demesin!
yahut, (kendisini bekleyen) azabın farkına vardığında "Keşke (hayatta) bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!" demesin diye.
Yahut azabı gördüğünde şöyle der: "Keşke bir kere daha (bedenli - beyinli yaşama) sahip olsam da, muhsinlerden olsam. "
Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).
yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.
Veya cezayı gördüğünde, şöyle diyecek: "Benim için bir kez daha olsaydı, güzel davrananlar arasında olurdum!"
Ya da azabı gördüğünde, "Keşke dünyaya bir daha gönderilseydim de iyi amel yapanlardan olsaydım" demesin diye.
Yahut azabı gördüğü an, "Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım" demesin.
Yahut azabı gördüğü an, 'Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım,' demesin
ya da azabı gördüğü zaman: "Bana bir daha geri dönüş (imkanı) olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım!" diyeceği gün (gelmeden uyun!)
Ve yahud azabı gördüğü zaman diyeceği: bana bir geri dönmek olsa idi de muhsinlerden olsa idim!
Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." dememeniz için.
Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." dememeniz için.
Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." denmemesi için.
Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).
yahud azabı görürken "Benim için (dünyaye) bir dönüş daha olsaydı da iyi hareket edenlerden (mü'minlerden) bulunsaydım" diyeceği (gündür).
Yahut azabı gördüğü vakit: Keşki benim için bir dönüş daha olsaydı da ihsan edenlerden olsaydım, diyeceği gün.
(53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.
Ya da azabı gördüğünde, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” diyerek hayıflanmasın.
Yahut azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesinden.
Yahut azabı gördüğü sırada şunu der: "Keşke bir fırsatım daha olsa da güzel davrananlardan olsam! dipnot 1 "
Azabı görünce şöyle de diyebilir: "Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam."
Veya azabı görünce; "Keşke bir kere daha hak verilse de iyi amel yapanlardan olsam" der.
Veya azabı görünce keşke bir kere daha hak verilse de iyilerden olsam, demesi...
Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır: "Bana bir kez daha imkan verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!"
Or it might say when faced with the torment laid upon the damned: "If only I could be given the chance to relive my life again down below so that I prostrate my reason to divine revelation and be among those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence and imprint their deeds with wisdom and piety!"
Or, faced by punishment, it says, "If only I could have another chance, I would join those who do good!"
"Or (lest) it should say when it (actually) sees the penalty: 'If only I had another chance, I should certainly be among those who do good!'
or lest he should say, when he sees the chastisement: "O that I might return again, and be among those who do good."
or lest he should say, when he sees the punishment, ‘If only I could have another chance so that I could be a good-doer!’
Or (lest) he should say when he sees the torment: "If only I had another chance (to return to the world), then I should indeed be among the Muhsinûn (good-doers - See V.2:112)."
Or say, when he sights the punishment, ‘If only there had been a second chance for me I would be among the virtuous!’
Or lest anyone of you should say when he sees the punishment, `If I could only have the chance to return (to the world), I (too) would then be of those who do good. '
it should say, when it sees the chastisement, 'O that I might return again, and be among the good-doers. '
Do not be among those who will face the fire and then will say: "I wish I had another chance to devote my life to do nothing but the good deeds. "
or lest it should say, when it sees the torment, 'Had I another turn I should be of those who do well!'
Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."
Or say, when it seeth the prepared punishment, if I could return once more into the world, I would become one of the righteous.
Or should say when it sees the punishment, "O, if I only had another chance that I might be among the righteous!"
Or should say while it sees the torment, ‘If (only) I had another (chance of) recurrence (i. e., permission to return to the world) then I would be among the fair-doers.'
Or should say, when it seeth the doom: Oh, that I had but a second chance that I might be among the righteous!
Or say on seeing the punishment: "If I could only return I would be among the good. "
or lest he should say, when he becomes aware of the suffering [that awaits him], "Would that I had a second chance [in life], so that I could be among the doers of good!"
Or say, upon seeing the torment, ‘If only I had a second chance, I would have been one of the good-doers.’
Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers. "
Or say, when it sees the retribution, "If I get another chance, I will work righteousness."
Or [lest] it say when it sees the punishment, "If only I had another turn so I could be among the doers of good. "
Or it say when it sees the punishment: “Would that I had returned, that I might be of the doers of good.”
Or lest he should say, when he sees the Requital, "I wish I had a second chance so that I could be among those who do good to others!"
Or when it sees the penalty (in case) it should say: "If only I had another chance, I should really be with those who do good!"
or, (lest) someone should say when he sees the punishment, "Would that I have a chance to return, so that I may become one of those who are good in their deeds."
Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."