Zümer suresi

Zümer suresi, 58. ayet

Zümer suresi, 58. ayet. أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِى كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ

ev teḳûle ḥîne tera-l`aẕâbe lev enne lî kerraten feekûne mine-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 55–61 · surenin 58. ayeti / 75

Konu "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım" Zümer 53–59 3

  1. Zümer 55–56

    (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.

  2. Zümer 57

    Yahut, "Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum" demesin.

  3. 58

    Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.

  4. Zümer 59

    (Allah, şöyle diyecek:) "Hayır, öyle değil! Ayetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkarcılardan oldun."

  5. Zümer 60

    Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenleri görürsün, yüzleri kapkara kesilmiştir. Büyüklük taslayanlar için cehennemde bir yer mi yok!?

  6. Zümer 61

    Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları başarıları sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

58. “Ya da azabı gördüğünde” ve artık azabın geleceğini kesin olarak anladığında: “Keşke (dünyaya) geri dönme imkânım olsa da ihsan sahiplerinden olsam!” demesin”

Yüce Allah, bunun imkânsız ve faydasız olduğunu, bu gibi temennilerin batıl ve gerçekle bir ilişkilerinin bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kul, eğer geri döndürülecek olursa kendisine daha önce yapılan açıklamadan farklı, yeni bir açıklama yapılmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahut azabı gördüğünde temenni ederek şöyle söyler: "Keşke benim için dünyaya dönüş imkânı olsaydı, Allah Teâlâ'ya tövbe ederdim ve amellerinde iyi olan kimselerden olurdum."

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوْ ev yahut
  2. تَقُولَ tekule demesinden kök: قول
  3. حِينَ hine zaman kök: حين
  4. تَرَى tera gördüğü kök: راي
  5. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  6. لَوْ lev keşke
  7. أَنَّ enne gerçekten
  8. لِى li benim için olsaydı
  9. كَرَّةًۭ kerraten bir kez daha (dönüş) kök: كرر
  10. فَأَكُونَ feekune böylece olsaydım kök: كون
  11. مِنَ mine -den
  12. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel hareket edenler- kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كرر (6 geçiş)

    Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…

  • Aynı kök: كرر (6 geçiş)

    Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.

  • Aynı kök: كرر (6 geçiş)

    "Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Veya azabı gördüğünde ‘Keşke benim için bir kez (dünyaya dönme) imkânı olsa da güzel davrananlardan olsam!' dipnot 1 demesi(nden önce Kur'an'a uyun)!"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:167; En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Mü'minûn 23:99-100; Secde 32:12; Fâtır 35:37.

Mustafa İslamoğlu

Ya da azabı gördüğü zaman, "Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyiler arasına girsem" demesin!

Muhammed Esed

yahut, (kendisini bekleyen) azabın farkına vardığında "Keşke (hayatta) bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!" demesin diye.

Ahmed Hulusi

Yahut azabı gördüğünde şöyle der: "Keşke bir kere daha (bedenli - beyinli yaşama) sahip olsam da, muhsinlerden olsam. "

Ali Bulaç

Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).

Ali Özek ve heyeti

yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.

Ali Rıza Safa

Veya cezayı gördüğünde, şöyle diyecek: "Benim için bir kez daha olsaydı, güzel davrananlar arasında olurdum!"

Bayraktar Bayraklı

Ya da azabı gördüğünde, "Keşke dünyaya bir daha gönderilseydim de iyi amel yapanlardan olsaydım" demesin diye.

Edip Yüksel

Yahut azabı gördüğü an, "Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım" demesin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yahut azabı gördüğü an, 'Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım,' demesin

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ya da azabı gördüğü zaman: "Bana bir daha geri dönüş (imkanı) olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım!" diyeceği gün (gelmeden uyun!)

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yahud azabı gördüğü zaman diyeceği: bana bir geri dönmek olsa idi de muhsinlerden olsa idim!

Erhan Aktaş

Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." dememeniz için.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." dememeniz için.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." denmemesi için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

Gültekin Onan

Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).

Hasan Basri Çantay

yahud azabı görürken "Benim için (dünyaye) bir dönüş daha olsaydı da iyi hareket edenlerden (mü'minlerden) bulunsaydım" diyeceği (gündür).

İbni Kesir

Yahut azabı gördüğü vakit: Keşki benim için bir dönüş daha olsaydı da ihsan edenlerden olsaydım, diyeceği gün.

Mehmet Alagaş

(53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ya da azabı gördüğünde, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” diyerek hayıflanmasın.

Süleyman Ateş

Yahut azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesinden.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Azabı görünce şöyle de diyebilir: "Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam."

Şaban Britch

Veya azabı görünce; "Keşke bir kere daha hak verilse de iyi amel yapanlardan olsam" der.

Şaban Piriş

Veya azabı görünce keşke bir kere daha hak verilse de iyilerden olsam, demesi...

Yaşar Nuri Öztürk

Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır: "Bana bir kez daha imkan verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or it might say when faced with the torment laid upon the damned: "If only I could be given the chance to relive my life again down below so that I prostrate my reason to divine revelation and be among those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence and imprint their deeds with wisdom and piety!"

Abdul Haleem

Or, faced by punishment, it says, "If only I could have another chance, I would join those who do good!"

Abdullah Yusuf Ali

"Or (lest) it should say when it (actually) sees the penalty: 'If only I had another chance, I should certainly be among those who do good!'

Abul A'la Maududi

or lest he should say, when he sees the chastisement: "O that I might return again, and be among those who do good."

Aisha Bewley

or lest he should say, when he sees the punishment, ‘If only I could have another chance so that I could be a good-doer!’

Al-Hilali & Khan

Or (lest) he should say when he sees the torment: "If only I had another chance (to return to the world), then I should indeed be among the Muhsinûn (good-doers - See V.2:112)."

Ali Quli Qarai

Or say, when he sights the punishment, ‘If only there had been a second chance for me I would be among the virtuous!’

Amatul Rahman Omar

Or lest anyone of you should say when he sees the punishment, `If I could only have the chance to return (to the world), I (too) would then be of those who do good. '

Arthur John Arberry

it should say, when it sees the chastisement, 'O that I might return again, and be among the good-doers. '

Bijan Moeinian

Do not be among those who will face the fire and then will say: "I wish I had another chance to devote my life to do nothing but the good deeds. "

E. Henry Palmer

or lest it should say, when it sees the torment, 'Had I another turn I should be of those who do well!'

Edip-Layth

Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."

George Sale

Or say, when it seeth the prepared punishment, if I could return once more into the world, I would become one of the righteous.

Hamid S. Aziz

Or should say when it sees the punishment, "O, if I only had another chance that I might be among the righteous!"

Mahmoud Ghali

Or should say while it sees the torment, ‘If (only) I had another (chance of) recurrence (i. e., permission to return to the world) then I would be among the fair-doers.'

Marmaduke Pickthall

Or should say, when it seeth the doom: Oh, that I had but a second chance that I might be among the righteous!

Mohamed Ahmed - Samira

Or say on seeing the punishment: "If I could only return I would be among the good. "

Muhammad Asad

or lest he should say, when he becomes aware of the suffering [that awaits him], "Would that I had a second chance [in life], so that I could be among the doers of good!"

Mustafa Khattab

Or say, upon seeing the torment, ‘If only I had a second chance, I would have been one of the good-doers.’

Progressive Muslims

Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers. "

Rashad Khalifa

Or say, when it sees the retribution, "If I get another chance, I will work righteousness."

Sahih International

Or [lest] it say when it sees the punishment, "If only I had another turn so I could be among the doers of good. "

Sam Gerrans

Or it say when it sees the punishment: “Would that I had returned, that I might be of the doers of good.”

Shabbir Ahmed

Or lest he should say, when he sees the Requital, "I wish I had a second chance so that I could be among those who do good to others!"

Syed Vickar Ahamed

Or when it sees the penalty (in case) it should say: "If only I had another chance, I should really be with those who do good!"

Taqi Usmani

or, (lest) someone should say when he sees the punishment, "Would that I have a chance to return, so that I may become one of those who are good in their deeds."

The Monotheist Group

Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 58. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 58. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 58. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩