Nisâ suresi

Nisâ suresi, 31. ayet

Nisâ suresi, 31. ayet. إِن تَجْتَنِبُوا۟ كَبَآئِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُم مُّدْخَلًا كَرِيمًا

in tectenibû kebâira mâ tünhevne `anhü nükeffir `anküm seyyiâtiküm venüdḫilküm müdḫalen kerîmâ.

Diyanet İşleri

Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 28–34 · surenin 31. ayeti / 176

Konu Malı batılla yemeyin; erkek ve kadın; aranın açılması Nisâ 29–35 3

  1. Nisâ 28

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

  2. Nisâ 29

    Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

  3. Nisâ 30

    Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

  4. 31

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  5. Nisâ 32

    Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  6. Nisâ 33

    (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

  7. Nisâ 34

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. Şanı Yüce Allah mü’minlere kendilerine yasak kılınan büyük günahlardan uzak kaldıkları takdirde diğer bütün küçük günahlarını bağışlayacağı, onları oldukça şerefli bir mekana, hayrı pek bol olan cennete sokacağı vaadinde bulunmaktadır. O cennet ki hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği güzellikler ihtiva etmektedir. Bu da Allah'ın mümin kullarına olan bir lütuf ve ihsanıdır.

Büyük günahlardan uzak durmanın kapsamına farzları işlemek de girmektedir. Çünkü farzları terk eden kimse büyük günah işlemiş olur. Beş vakit namaz, cuma namazı, Ramazan orucu vb. gibi. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur. “Beş vakit namaz, Cumadan Cumaya (kılınan Cuma namazı) ramazandan ramazana (tutulan Ramazan orucu) büyük günahlardan uzak kalındığı sürece aralarındaki (küçük günahlara) keffarettir.”

Büyük günahlar için yapılan tanımların en güzeli şudur: Büyük günah, dünyada hakkında had cezası, âhirete yönelik olarak da hakkında tehdit bulunan, kendisi nedeniyle imanın ortada kalkacağının bildirildiği, hakkında lânetin söz konusu olduğu ve gazabı gerektirdiği belirtilen bütün günahlardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Eğer siz, Allah'a şirk koşmak, ana babaya kötülük etmek, adam öldürmek, faiz yemek gibi büyük günahlardan uzak durursanız, işlemiş olduğunuz küçük günahları örterek ve silerek bağışlar ve sizleri Allah'ın katında çok değerli bir yer olan cennete sokarız.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in eğer
  2. تَجْتَنِبُوا۟ tectenibu kaçınırsanız kök: جنب
  3. كَبَآئِرَ kebaira büyük günahlardan kök: كبر
  4. مَا ma ne ki
  5. تُنْهَوْنَ tunhevne size yasaklanan kök: نهي
  6. عَنْهُ anhu ondan
  7. نُكَفِّرْ nukeffir örteriz kök: كفر
  8. عَنكُمْ ankum sizin
  9. سَيِّـَٔاتِكُمْ seyyiatikum küçük günahlarınızı kök: سوا
  10. وَنُدْخِلْكُم ve nudhilkum ve sizi sokarız kök: دخل
  11. مُّدْخَلًۭا mudhalen bir yere kök: دخل
  12. كَرِيمًۭا kerimen güzel kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır.…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yasaklandıklarınızın büyüklerinden (büyük günahlardan) kaçınırsanız, dipnot 1 küçük günahlarınızı örteriz ve sizi değerli bir yere koyarız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet geleneksel algıda iddia edilen "şefaatin büyük günah sahiplerine olacağı" şeklindeki iddiayı geçersiz kılmaktadır. Bu mesaj, Şûrâ 42:37 ve Necm 53:32 ile okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Kaçınmanız emredilen büyük günahlardan uzak durursanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu bir makama yerleştiririz.

Muhammed Esed

Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, (küçük) kusurlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.

Ahmed Hulusi

Kebairden (büyük suçlardan - şirk, insan öldürmek vs. ) kaçınırsanız, küçük suçlarınızı örter, kerim bir mekana yerleştiririz.

Ali Bulaç

Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.

Ali Özek ve heyeti

Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere (Cennet'e) sokarız.

Ali Rıza Safa

Size yasaklanan büyük suçlardan kaçınırsanız, eksiklerinizi örteriz ve sizi onurlu bir yere yerleştiririz.

Bayraktar Bayraklı

Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz.

Edip Yüksel

Büyük yasaklardan kaçınırsanız günahlarınızı örter ve sizi onurlu bir girişle kabul ederiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Büyük yasaklardan kaçınırsanız günahlarınızı örter ve sizi onurlu bir girişle kabul ederiz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer siz, yasaklandığınız günahların büyüklerinden kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi güzel bir yere koyarız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer siz nehyedildiğiniz günahların büyüklerinden ictinab ederseniz sizden kabahatlerinizi keffaretleriz ve sizi hoş bir mesleğe koyarız

Erhan Aktaş

Eğer siz, yasaklananların büyüklerinden sakınırsanız, kötülüklerinizi küfrederiz. dipnot 1 Ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Örteriz. Görmezden geliriz. Bağışlarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer siz, yasaklananların büyüklerinden sakınırsanız, kötülüklerinizi küfrederiz. dipnot 1 Ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Örteriz. Görmezden geliriz. Bağışlarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer siz, yasaklananların büyüklerinden sakınırsanız, yaptığınız kötülükleri örteriz. dipnot 1 Ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görmezden geliriz. Bağışlarız.

Gültekin Onan

Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz (keffir) ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.

Hasan Basri Çantay

Eğer yasak edildiğiniz büyük (günah) lardan kaçınırsanız sizin (öbür) kabahatlerinizi örteriz ve sizi şerefli bir mevkia (getirib) sokarız.

İbni Kesir

Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız; küçük günahlarınızı örter ve sizi şerefli bir mevkiye koyarız.

Mehmet Alagaş

(29-32) Ey İman edenler, hoşnut olduğunuz bir şekilde ticaret yapmanız hariç, aranızda mallarınızı geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin, (gasp, faiz vb. yollarla) kendinizi de öldürmeyin, muhakkak ki Allah, size karşı esirgeyendir. Kim bunu (batıl şekilde mal yemeyi) düşmanlık olsun diye ve zulüm olsun diye yaparsa, onu ilerde ateşe sokacağız , bu da Allah’a kolaydır. Eğer size yasak olan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kötülüklerinizin / seyyielerinizin üstünü örteriz, ikram olarak girilen yere sizi koyarız. Allah’ın bazınızı diğer bazılarınızdan üstün kıldığı şeylerin beklentisine girmeyin / temenni etmeyin, erkeklerin kazandıklarına dayalı bir nasibi vardır, kadınların da kazandıklarına dayalı bir nasibi vardır, siz de Allah’ın fazlından isteyin (Başkalarına verdiğini temenni etme, sende Allah’tan iste. Ona verdiğinden bana da ver deme, bana da ayrıca ver de) Allah her şeyi kesinlikle bilmektedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı (küçük günahlarınızı) örteriz ve sizi onurlu bir makama (Cennet'e) girdiririz.

Süleyman Ateş

Eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanz, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere sokarız.

Süleymaniye Vakfı

Yasaklandığınız günahların büyüklerinden dipnot 1 kaçınırsanız diğer kötü işlerinizi örter ve sizi değerli bir yere sokarız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Büyük günahlara "kebair" denir. Bunların belli başlıları şunlardır: Şirk (Nisa 4/48, 116) ayetleri gizlemek (Bakara 2/159-163, 174-175), faiz yemek (Bakara 2/275, 278-279, Al-i İmran 3/130), cinsel suçlar işlemek (En'am 6/151, A'raf 7/33, İsra 17/32, Nur 24/2 Şura 42/37, Necm 53/32), namuslu bir kadına zina iftirasında bulunmak (Nur 24/4, 11-13), adam öldürmek (En'am 6/151, İsra 17/33, Furkan 25/68),yetim malı yemek (Nisa 4/2, 6, 10),ölçüde tartıda eksiltme yapmak (İsra 17/35, Mutaffifin 83/1-3), hırsızlık (Maide 5/38), Allah'ın koyduğu sınırları aşmak (Nisa 4/14), kendi yalanını Allah'a mal etmek (Hud 11/18, Nahl 16/116), haram yiyecekleri yemek (Bakara 2/173, Maide 5/3, En'am 6/145, Nahl 16/115) savaştan kaçmak (Enfal 8/15-16), ana-babaya kötü davranmak (İsra, 17/23), kibirli olmak (Nisa 4/36), sarhoş edici ve uyuşturucu maddeleri kullanmak, kumar oynamak (Bakara 2/219, Maide 5/90-91) haram aylarda savaşmak (Bakara 2/217), evlenilmesi haram olan kadınlarla evlenmek (Nisa 4/22-24), insanları mescitlerden engellemek (Bakara 2/114), Allah'tan vahiy aldığını iddia etmek (En'am 6/93) ve ayetlerden yüz çevirmektir (En'am 6/157, Taha 20/124-127).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size konan yasakların büyüklerinden kaçınırsanız kabahatlerinizi örter, sizi şerefli bir yere yerleştiririz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın Elçisi (ona dua ve selam olsun) konu ile ilgili olarak şunları söylemiştir: "Felakete sürükleyen yedi şeyden sakınınız. - Ey Allah'ın Elçisi nelerdir onlar? - Allah'a ortak koşmak, sihir, haklı sebeple olması bir yana Allah'ın dokunulmaz kıldığı bir canı öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana toplu hücum yapılacağı sırada savaştan kaçmak ve kötü yolla ilgisi olmayan namuslu mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır." (Buhari, vesaya, 23; Müslim, İman 145) Bunlara ilave olarak Kur'an'da içki, kumar, fuhuş çeşitleri ve eşcinsellik, Allah hakkında bilmediği şeyi söylemek, Allah'ın ayetlerini tahrif etmek, malların paranın ve insanların serbest dolaşımına engel olacak her türlü terör ve düzen bozucu faaliyet (zorbalık) büyük günahlar olarak tek tek belirtilmiştir.

Şaban Britch

Size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı (küçük günahlarınız) örteriz ve sizi onurlu bir makama (Cennet'e) girdiririz.

Şaban Piriş

Size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu ve üstün bir makama girdiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer yasaklandığınız günahların büyüklerinden uzak kalırsanız, diğer kötülüklerinizi örteriz ve sizi nimet ve bereket dolu bir varış yerine ulaştırırız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

If you avoid and refrain from committing the major sins which have been forbidden unto you, We will grant you remission for your iniquities and admit you into favour and grant you an honourable entry into the realm of bliss and the beatitude of heaven.

Abdul Haleem

But if you avoid the great sins you have been forbidden, We shall wipe out your minor misdeeds and let you in through the entrance of honour.

Abdullah Yusuf Ali

If ye (but) eschew the most heinous of the things which ye are forbidden to do, We shall expel out of you all the evil in you, and admit you to a gate of great honour.

Abul A'la Maududi

But if you avoid the major sins which you have been forbidden, We shall remit your (trivial) offences, dipnot 1 and cause you to enter an honourable abode.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    God is not overly exacting and severe in His judgements. He is not on the look out for trivial omissions and lapses on the part of His creatures in order to punish them. God is prepared to condone minor omissions, and may even spare a man from being presented with a charge-sheet provided his record is free of major sins. But if a man's record is full of major transgressions, he will be required to explain all the sins he has committed - both major and minor.We need at this stage to grasp the essential differences between major and minor sins. After reflecting on this question, in the light of the Qur'an and Sunnah, it seems to me - and God alone knows what is absolutely correct - that three elements turn an act into a major sin: (1) Violation of rights - be it either the rights of God, of parents, of other human beings or even of one's own self. The greater a person's rights, the greater is the sin in violating them. Hence sin is characterized in the Qur'an as wrong-doing (zulm). It is for the same reason that associating others with God in His divinity is called the 'great wrong' in the Qur'an. See, for example, (Surah Luqman 31: 13 - Ed.) (2) Insufficient fear of God, and arrogance and indifference towards Him, as a result of which man does not heed God's commandments, even wilfully violates them, and deliberately desists from carrying them out. The greater the brazenness, temerity and fearlessness with which one disobeys God, the more heinous is the sin in His eyes. It is for this reason that sin is also termed ma'siyah (disobedience) and fisq. See, for instance, (Surah al-Baqarah 2: 26, 61); (Surah al-Hujurat 49: 11); (Surah al-Munafiqun 63: 6); (Surah Hud 11: 59); (Surah AI 'Imran 3: 112); (Surah al-Nisa' 4: 42); (Surah al-Ma'idah 5: 78); and passim for verbal forms derived from the word ma'siyah and fisq - Ed.) (3) Sin is aggravated by breaking those bonds and relationships on which the peace and tranquillity of social order rest. These bonds include the relationship between a man and his Lord, as well as that between a man and his fellow-beings. The more important a bond is, the greater is the harm done to the peace of human society when that bond is broken. Likewise, the stronger the expectation that the sanctity of a certain bond will be honoured, the greater is the sin incurred through its desecration. Let us take the case of unlawful sexual intercourse in its various degrees. This act is inimical to the existence of a sound social order and is therefore a major sin. But in certain cases the sin becomes even graver. For instance, it is more serious if committed by a married person than by one who is unmarried. Similarly, unlawful sexual intercourse with a married woman is graver than with an unmarried woman. Again, to commit this act with one's neighbours is more heinous than with others, and to commit this act with women within the prohibited degrees, such as one's sister, daughter or mother, is far more abominable than with others. Further still, it is a much graver sin to commit such an act in places of worship than elsewhere. The difference in the degree of such sinfulness is based on the considerations we have mentioned above. Wherever the sanctity "of a relationship is normally respected, wherever there is a bond which deserves to be held sacred, and wherever the disruption of a particular relationship is likely to result in greater harm and corruption, the gravity of the sin increases. This is why in certain places the Qur'an uses the term fujur to denote sin. See, for instance, (Surah al-Qiyamah 75: 5); (Surah al-Infitar 82: 14); (Surah al-Shams 9l: 8 - Ed.)

Aisha Bewley

If you avoid the serious wrong actions you have been forbidden, We will erase your bad actions from you and admit you by a Gate of Honour.

Al-Hilali & Khan

If you avoid the great sins[1] which you are forbidden to do, We shall expiate from you your (small) sins, and admit you to a Noble Entrance (i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

If you avoid the major sins that you are forbidden, We will absolve you of your misdeeds, and admit you to a noble abode.

Amatul Rahman Omar

If you keep away from major prohibitions (to you), We will wipe off your preliminary evil (inclinations) and We will admit you to a place and state of great honour.

Arthur John Arberry

If you avoid the heinous sins that are forbidden you, We will acquit you of your evil deeds, and admit you by the gate of honour.

Bijan Moeinian

If you avoid the great sins, I will forgive your violating my laws and command I will admit you into paradise; the most honorable admission.

E. Henry Palmer

If ye avoid great sins from which ye are forbidden, we will cover your offences and make you enter with a noble entrance.

Edip-Layth

If you avoid the major sins that you are forbidden against, then We will cancel your existing sins and admit you to a generous entrance.

George Sale

If ye turn aside from the grievous sins, of those which ye are forbidden to commit, we will cleanse you from your smaller faults; and will introduce you into paradise with an honourable entry.

Hamid S. Aziz

If you avoid great sins from which you are forbidden, We will remit (or expel) your lesser offences (or all evil in you) and make you enter a noble gate.

Mahmoud Ghali

In case you avoid the great (sins) that are forbidden you, We will expiate for you your odious deeds and cause you to enter an honorable entrance.

Marmaduke Pickthall

If ye avoid the great (things) which ye are forbidden, We will remit from you your evil deeds and make you enter at a noble gate.

Mohamed Ahmed - Samira

If you keep away from the deadly sins that have been forbidden, We shall efface your faults, and lead you to a place of honour.

Muhammad Asad

If you avoid the great sins, which you have been enjoined to shun, We shall efface your [minor] bad deeds, and shall cause you to enter an abode of glory.

Mustafa Khattab

If you avoid the major sins forbidden to you, We will absolve you of your ˹lesser˺ misdeeds and admit you into a place of honour.[1]

Progressive Muslims

If you avoid the major sins that you are forbidden against, then We will cancel your existing sins and admit you to a generous entrance.

Rashad Khalifa

If you refrain from committing the gross sins that are prohibited for you, we will remit your sins, and admit you an honorable admittance.

Sahih International

If you avoid the major sins which you are forbidden, We will remove from you your lesser sins and admit you to a noble entrance [into Paradise].

Sam Gerrans

If you avoid the enormities of what you are forbidden, We will remove from you your evil deeds and make you enter at a noble entrance.

Shabbir Ahmed

If you refrain from the great transgressions against humanity that are prohibited in the Qur'an i. e. violation of human rights, We have room in Our Laws to remove the slight inequities in your society, and admit you through the gate of honor in this world and the Hereafter.

Syed Vickar Ahamed

If you (only) avoid the most (excessively) evil of the things that you are forbidden to do, We shall expel out of you all the evil in you, and admit you to a Gate of Great Honor (the Paradise).

Taqi Usmani

If you abstain from the major (sins) out of what you have been forbidden from, We shall write off your minor sins, and shall admit you to a noble entrance.

The Monotheist Group

If you avoid the major sins that you are prohibited against, then We will cancel your existing sins and admit you to a generous entrance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩