Diyanet İşleri
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Abese suresi
Abese suresi, 19. ayet. مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı Abese 17–23 3
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–23. ayetler için yazılmıştır.
17-19. “Kahrolası o insan!” Allah’ın nimetlerine karşı “ne kadar da nankör!” Hakkı apaçık gördükten sonra hakka karşı ne kadar da inatla direnmektedir! Halbuki onun aslı nedir? O, en zayıf şeyden yaratılmıştır. Allah onu değersiz, hakir bir sudan yarattı. Sonra onu belli bir ölçü ile şekillendirdi. Sonra onu eli ayağı düzgün bir insan haline getirdi. Sonra da iç ve dış güçlerini sapasağlam yaptı.
20. “Sonra da yolu ona kolaylaştırdı.” Dinî ve dünyevî yolları izlemeyi ona kolaylaştırdı. Ona doğru yolu gösterip açıkladı ve o yola iletti. Emir ve yasaklarla da onu sınadı.
21. “Sonra onu öldürüp kabre koydu.” Toprağa defnedilmek ile ona ihsanda, lütufta bulundu. Onu leşleri yerin üzerinde kalan hayvanlar gibi kılmadı.
22-23. “Sonra da dilediği zaman onu diriltecek.” Ölümünden sonra amellerinin karşılığını görmek üzere kabrinden diriltip kaldıracak.
İnsanın bütün işlerini tek başına çekip çeviren ve bu şekilde onu aşamadan aşamaya getiren, yalnız Allah’tır. Bunlarda O’na ortak olan hiç kimse yoktur. Bununla birlikte insan, Allah’ın kendisine verdiği emirleri yerine getirmemekte, kendisine farz kıldıklarını edâ etmemektedir. Aksine sürekli kusurlu hareket etmekte ve kendisinden istenenleri yerine getirmek noktasında borçlu bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onu, az bir sudan yarattı ve yaradılışını aşama aşama takdir etti.
Aynı kök: نطف (12 geçiş)
İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.
Aynı kök: نطف (12 geçiş)
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…
Aynı kök: نطف (12 geçiş)
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bir nutfeden (zigottan) yaratıp ona şekil verir.
(Elbette) basit bir hayat tohumundan. Önce yarattı, ardında ona takdir yeteneği bahşetti;
Bir sperm damlasından yaratır ve sonra onun tabiatını oluşturur;
Bir nutfeden yarattı onu; tabiatını oluşturdu!
Bir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu.'
Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi.
Bir damlacıktan yarattı ve ölçülü bir biçim verdi.
- Allah onu nereden yaratmış? Onu meniden yaratıp ona biçim vermiştir.
Bir spermadan onu yarattı; ölçü ve biçim verdi.
Bir spermadan onu yarattı; ölçü ve biçim verdi.
Bir damla sudan yarattı da biçimine koydu onu.
Bir nutfeden, yarattı da onu biçimine koydu
Bir nutfeden yarattı. Sonra da ona kader takdir etti. dipnot 1
Bir nutfeden yarattı. Sonra da ona kader takdir etti. dipnot 1
Bir nutfeden! Sonra da ona kader takdir etti. dipnot 1
Bir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu'.
Bir damla sudan yaratdı da onu biçimine koydu.
Meniden yarattı onu da, takdir etti.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Bir nutfeden yarattı ve belli bir şekle soktu.
Nutfe (sperm)den. Onu yarattı, ona biçim verdi.
Döllenmiş yumurtadan… Onu yarattı dipnot 1 , ardından ölçüsünü belirledi dipnot 2 .
Döllenmiş yumurtadan değil mi? Yarattı ve sonra ölçüsünü belirledi dipnot 1 .
Bir sperm damlasından onu yaratıp, (aşamalardan geçirerek) biçime koydu.
Bir sperm damlasından onu yaratıp, güçlendirdi.
Bir spermden! Yarattı onu, ölçülendirip biçimlendirdi onu.
From a seed in fluid emitted did He create him and animate, and his dimensions and his life span, his provisions and his lot did He determine, and his intellect did He actuate. *
He creates him from a droplet, He proportions him,
From a sperm-drop: He hath created him, and then mouldeth him in due proportions;
Out of a sperm-drop dipnot 1 did He create him and then determined a measure for him, dipnot 2
From a drop of sperm He created him and proportioned him.
From Nutfah (male and female semen drops) He created him and then set him in due proportion.
He has created him from a drop of [seminal] fluid, and then proportioned him.
From a mere sperm-drop! He (at first) creates him, then endows him with infinite capacity (to make progress),
Of a sperm-drop He created him, and determined him,
What is he proud of? He is being created of a tiny sperm [that thousands of them hardly fill the top of a needle!]
Of a clot. He created him and fated him;
From a seed He created him and designed him.
Of a drop of seed doth He create him; and He formeth him with proportion;
Of a small seed; He created him, then gave him due proportions,
Of a sperm drop He created him; so He determined him.
From a drop of seed. He createth him and proportioneth him,
From a single sperm He created, then proportioned him,
Out of a drop of sperm He creates him, and thereupon determines his nature,
He created them from a sperm-drop, and ordained their development.
From a seed He created him and moulded him.
From a tiny drop, He creates him and designs him.
From a sperm-drop He created him and destined for him;
From a sperm-drop He created him, and determined him;
From the male and the female gametes He created him, and then fashioned him in due proportion.
From a sperm-drop has He (Allah) created him, and then (He) makes him in proper size and shape;
from a drop of semen! He created him, and designed him in due proportion,
From a seed He created him and molded him.