Abese suresi · 11–16. ayetler

Kur'an bir öğüttür

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Abese suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Abese suresi, 11. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ

    Diyanet İşleri

    Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Şüphesiz ki bunlar, (gerçeğin) hatırlatılmasıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet bu hitap bir öğüt ve uyarıdan ibarettir.

    Muhammed Esed

    Elbette, bu (mesaj)lar yalnızca birer hatırlatma ve öğütten ibarettir:

    Ahmed Hulusi

    Hayır, muhakkak ki o hatırlatmadır.

    Ali Bulaç

    Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır, şüphesiz bunlar (ayetler ), bir öğüttür.

    Ali Rıza Safa

    Asla! Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, hayır, sakın! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır hayır zinhar, çünkü o bir tezkiredir

    Erhan Aktaş

    Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.

    Gültekin Onan

    Hayır; çünkü o (Kuran), bir öğüttür.

    Hasan Basri Çantay

    Sakın (bir daha böyle yapma Habibim). Çünkü o (Kur'an) bir öğüddür.

    İbni Kesir

    Sakın; çünkü bu, bir öğüttür.

    Mehmet Alagaş

    (1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır. Bu ancak bir öğüttür.

    Süleyman Ateş

    Hayır (olmaz böyle şey); o (ayetler), bir hatırlatmadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yok, yok… Bunlar hatırlatılacak şeylerdir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayete,  إن هذه أشياء تذكرة أي ستذكر   (bu şeyler hatırlatılacaktır anlamı verilmiştir.)

    Şaban Britch

    Hayır! (Şunu iyi bil ki) şüphesiz bu bir öğüttür.

    Şaban Piriş

    Hayır, (şunu iyi bil ki) şüphesiz bu, bir tezkire/pasaporttur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.

  2. Abese suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Abese suresi, 12. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

    Diyanet İşleri

    Dileyen ondan öğüt alır.

    Mustafa İslamoğlu

    gönüllü olan herkes ondan öğüt alabilir,

    Muhammed Esed

    kim istekliyse O'nu hatırlayıp öğüt alabilir

    Ahmed Hulusi

    Dileyen Onu hatırlar!

    Ali Bulaç

    Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın.'

    Ali Özek ve heyeti

    Dileyen ondan ( Kur'an'dan ) öğüt alır.

    Ali Rıza Safa

    Artık, isteyen, Ondan öğüt alır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.

    Edip Yüksel

    Dileyen bundan öğüt alır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dileyen bundan öğüt alır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Artık onu dileyen düşünsün!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İmdi onu dileyen tezekkür etsin

    Erhan Aktaş

    Dileyen kimse ondan öğüt alır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dileyen kimse ondan öğüt alır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dileyen kimse ondan öğüt alır.

    Gültekin Onan

    Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın'.

    Hasan Basri Çantay

    Binaen'aleyh dileyen onu beller.

    İbni Kesir

    Dileyen onu düşünüp öğüy alır.

    Mehmet Alagaş

    (1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.

    Süleyman Ateş

    Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

    Süleymaniye Vakfı

    Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 o bilgiden yararlanır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim ne yapmışsa dipnot 1 onu hatırlayacaktır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada şae (شاء) fiiline (كوَّن) kevvene = oluşturdu" anlamı verilmiştir. Çünkü şae (شاء)  şey (شَيْء)'den türemiştir. Şey (شَيْء) hem mastar hem isimdir. Mastar anlamı "oluşturma" isim anlamı ise kendisi veya ölçüsü oluşmuş varlıktır. Allah Teala şöyle buyurur:إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئاً أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ  "Bir şeyi irade ettiğinde yaptığı, sadece ona "ol" demektir; sonra o şey oluşur." (Yasin 36/82) Ayetteki شَيْئاً (= şey'en) mastar, ondaki tenvin ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani ifade, شيْئَ شَيئٍْ iken muzafun ileyh olan şey شيئ kaldırılmış yerine tenvin konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan  شيئ'in mef'ulüdür. Ayetteki كُنْ tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır. Ayetteki  فَيَكُونُ(feyekun) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً)'e; إحداث شيء و تكوينه إِذَا أَرَادَ = bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman'. anlamı verilir. Çünkü tam olan كُنْ = kün'ün anlamı, kevvin  كوِّنْ= oluşmaya başla!" veya "uhdus أحدث = varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan شيئ 'in, ihdas (إحداث) ve tekvin (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, yokken var etmek, tekvin ise oluşturmaktır. Bize göre tekvin anlamı daha uygundur Şey (شَيْء) mastarından (شاء) fiili türetilmiştir. Aslı (شَيَأَ)'dir. Ya (ي)'dan önce fetha olduğu için ya elife dönüşmüş ve (شاء) olmuştur. Mastar ile fiil arasında anlam farkı olmaz; tek fark fiilin bir zaman dilimi içinde olmasıdır. Şey mastarının anlamı (تكوين)  tekvin olduğu için şae (شاء)'nin anlamı da "(كوَّن) kevvene =oluşturdu" olur. Daha geniş izah için "Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz  Bayındır" adlı kitabın ikinci baskısındaki ilgili bölüme bkz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayet şu şekilde takdir edilerek anlam verilmiştir: من كون شيئا ذكره  (bir şey yapan onu hatırlar) Suçlar bağışlansa bile ahirette kişiye gösterilecektir. Allah Teala şöyle buyurur: "Kim zerre kadar iyilik yapmış olsa onu görür. Kim zerre kadar kötülük yapmış olsa onu da görür." (Zilzal 99/7-8)

    Şaban Britch

    Dileyen kimse düşünüp, öğüt alır.

    Şaban Piriş

    Dileyen kimse onu korur/aklında tutar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

  3. Abese suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Abese suresi, 13. ayet. فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ

    Diyanet İşleri

    (13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

    Mehmet Okuyan

    (13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.

    Mustafa İslamoğlu

    kutsal ve seçkin kayıtlar altında korunmuştur;

    Muhammed Esed

    (O'nun) kutsal ve soylu vahiyleri (ışığında),

    Ahmed Hulusi

    Çok şerefli kayıtlardadır,

    Ali Bulaç

    O (Kur'an), 'şerefli/üstün' sahifelerdedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Tertemiz kılınmış mukaddes sahifelerde (yazılı)

    Ali Rıza Safa

    Onurlu sayfalardadır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.

    Edip Yüksel

    Onurlu kitaplardadır,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onurlu kitaplardadır,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Değerli sayfalarda,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Tekrim edilir

    Erhan Aktaş

    O şerefli sayfalardadır,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O şerefli sayfalardadır,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O şerefli sayfalardadır,

    Gültekin Onan

    O (Kuran), 'şerefli/üstün' sahifelerdedir.

    Hasan Basri Çantay

    (13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahifelerdedir.

    İbni Kesir

    O, çok şerefli sahifelerdedir.

    Mehmet Alagaş

    (1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (O) şerefli sahifelerdedir.

    Süleyman Ateş

    (O öğüt) Sahifeler içindedir: Değer verilen,

    Süleymaniye Vakfı

    O (Kur'an'ın aslı), değerli sayfalarda (yazılıdır),

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, değerli sayfalara dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsan değerli olduğundan onun için tutulan defter de değerlidir.

    Şaban Britch

    Şerefli sahifelerde.

    Şaban Piriş

    Şerefli sahifelerde..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kutsanan bereketli sayfalardadır o.

  4. Abese suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Abese suresi, 14. ayet. مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ

    Diyanet İşleri

    (13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

    Mehmet Okuyan

    (13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.

    Mustafa İslamoğlu

    yüce ve şaibesiz

    Muhammed Esed

    yüce ve arı duru,

    Ahmed Hulusi

    Ulviyete yükseltilmiş ve tümüyle arınmış!

    Ali Bulaç

    Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış.

    Ali Özek ve heyeti

    yüce makamlara kaldırılmış,

    Ali Rıza Safa

    Yüceltilmiş, tertemiz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.

    Edip Yüksel

    Yüce ve temiz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yüce ve temiz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    yüksek tutulan tertemiz sayfalarda,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yüksek tutulur mutahher sahifelerde

    Erhan Aktaş

    Yüceltilmiş, temizlenmiş,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yüceltilmiş, temizlenmiş,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yüceltilmiş, temizlenmiş,

    Gültekin Onan

    Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış.

    Hasan Basri Çantay

    (13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahifelerdedir.

    İbni Kesir

    Yüceltilmiş ve temizlenmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yüce ve tertemiz olan.

    Süleyman Ateş

    Saygı ile yükseltilen, tertemiz (sayfalar)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yüksek nitelikli ve temiz sayfalara

    Şaban Britch

    Yükseltilmiş ve tertemiz.

    Şaban Piriş

    Yükseltilmiş ve tertemiz..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,

  5. Abese suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Abese suresi, 15. ayet. بِأَيْدِى سَفَرَةٍ

    Diyanet İşleri

    (13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

    Mehmet Okuyan

    (13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.

    Mustafa İslamoğlu

    elçilerin elleriyle (taşınan);

    Muhammed Esed

    elçilerin elleriyle (yayılıp duyurulan),

    Ahmed Hulusi

    Sefere'nin (yazıcı meleklerin) elleri (kuvveleri) ile.

    Ali Bulaç

    Katiplerin ellerinde.

    Ali Özek ve heyeti

    katiplerin elleriyle ( yazılıp )

    Ali Rıza Safa

    Yazıcıların ellerinde.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.

    Edip Yüksel

    Elçilerin elleriyle (yazılmıştır).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Elçilerin elleriyle (yazılmıştır).

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    yazıcıların ellerinde,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sefere ellerinde

    Erhan Aktaş

    Yazıcıların elleriyle,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yazıcıların elleriyle,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yazıcıların elleriyle,

    Gültekin Onan

    Katiplerin ellerinde.

    Hasan Basri Çantay

    (15-16) Kıymetli, sevgili, takva saahibi katiblerin elleriyle (yazılmışdır).

    İbni Kesir

    Katiblerin elleriyle.

    Mehmet Alagaş

    (1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâtiplerin ellerinde.

    Süleyman Ateş

    Yazıcıların ellerinde:

    Süleymaniye Vakfı

    yazıcıların /yazıcı meleklerin elleriyle

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yazıcıların elleriyle kaydedilir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ağızdan çıkan her söz ve yapılan her iş kayda geçer. İlgili ayetlerden bir kısmı şöyledir: "Yok, yok… Siz hesap verme işini yalan sayıyorsunuz. Ama üzerinizde korumaların olduğu bir gerçektir. Değerli yazıcıların… Onlar yaptığınız her şeyi bilirler." (İnfitar 82/9–12) İki kayıt görevlisi oturmuş, biri sağdan biri soldan kayıt tutarlar. Kişi ağzından hangi sözü çıkarsa yanında onu kayda hazır bir gözcü mutlaka olur. (Kaf 50/17–18) Yaptıkları her şey defterlerdedir. Küçük, büyük hepsi satırlara geçmiştir. (Kamer 54/52-53) Defter önlerine konacak ve içindekilerden ötürü günahkarların tir tir titrediğini göreceksin. Diyecekler ki; «Vay başımıza gelenler! Bu defter de ne? Ne küçük koymuş ne büyük; hepsini toplamış». Bütün yaptıklarını hazır bulacaklardır, Rabbin kimseye zulmetmez. (Kehf 18/49) Yaptığı iyiliği ve kötülüğü önünde bulacağı gün herkes çok ister ki, keşke yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsa. (Ali İmran 3/30) O gün huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz. Defteri sağdan verilmiş olanlar derler ki; "İşte defterim, okusanıza!" Ben yaptıklarımla yüzleşeceğimi biliyordum. (Hakka 69/18–20)

    Şaban Britch

    Elçilerin ellerinde.

    Şaban Piriş

    Elçilerin elleriyle..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yazıcıların ellerinde;

  6. Abese suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Abese suresi, 16. ayet. كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ

    Diyanet İşleri

    (13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

    Mehmet Okuyan

    (13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.

    Mustafa İslamoğlu

    türünün en iyisi ve hata yapmayan (elçilerin).

    Muhammed Esed

    seçkin ve erdem sahibi (elçilerin).

    Ahmed Hulusi

    Keriym (şerefli, üstün) ve Barr (daima iyilik ve taat sadır olan Sefere).

    Ali Bulaç

    (Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü.'

    Ali Özek ve heyeti

    değerli ve itaatkar meleklerin.

    Ali Rıza Safa

    Seçkin ve erdemli.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.

    Edip Yüksel

    Onurlu ve güzel huylu (elçiler).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onurlu ve güzel huylu (elçiler).

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    şerefli, takva sahibi yazıcıların.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kiramı berare

    Erhan Aktaş

    Şerefli ve birr dipnot 1 sahiplerince.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi, yararlı ve doğru olan her şey, bütün iyilikler, bağışlamak, sadakat, samimiyet, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şerefli ve birr dipnot 1 sahiplerince.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şerefli ve birr dipnot 1 sahiplerince.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayır, iyilik, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Gültekin Onan

    (Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü'.

    Hasan Basri Çantay

    (15-16) Kıymetli, sevgili, takva saahibi katiblerin elleriyle (yazılmışdır).

    İbni Kesir

    Kıymetli, saygıdeğer.

    Mehmet Alagaş

    (1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Değerli ve itaatkâr olan (Meleklerin).

    Süleyman Ateş

    Değerli, iyi (yazıcıların).

    Süleymaniye Vakfı

    değerli ve erdemli olanların (elleriyle yazılmıştır).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İyi ve değerli yazıcıların…

    Şaban Britch

    Şerefli ve tertemiz/itaatkar.

    Şaban Piriş

    Şerefli ve tertemiz..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ak pak, mübarek yazıcıların.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.