Diyanet İşleri
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
Abese suresi · 11–16. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Abese suresi, 11. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
Hayır! Şüphesiz ki bunlar, (gerçeğin) hatırlatılmasıdır.
Elbet bu hitap bir öğüt ve uyarıdan ibarettir.
Elbette, bu (mesaj)lar yalnızca birer hatırlatma ve öğütten ibarettir:
Hayır, muhakkak ki o hatırlatmadır.
Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.
Hayır, şüphesiz bunlar (ayetler ), bir öğüttür.
Asla! Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır.
- Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Hayır, hayır, sakın! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.
Hayır hayır zinhar, çünkü o bir tezkiredir
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
Hayır; çünkü o (Kuran), bir öğüttür.
Sakın (bir daha böyle yapma Habibim). Çünkü o (Kur'an) bir öğüddür.
Sakın; çünkü bu, bir öğüttür.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Hayır. Bu ancak bir öğüttür.
Hayır (olmaz böyle şey); o (ayetler), bir hatırlatmadır.
Sakın ha (bunu bir daha yapma)! Onlar (Kur'an'da olanlar) kesinlikle doğru bilgidir dipnot 1 .
Yok, yok… Bunlar hatırlatılacak şeylerdir dipnot 1 .
Hayır! (Şunu iyi bil ki) şüphesiz bu bir öğüttür.
Hayır, (şunu iyi bil ki) şüphesiz bu, bir tezkire/pasaporttur.
Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.
Abese suresi, 12. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
Dileyen ondan öğüt alır.
Dileyen onu (Kur'an'ı) hatırlar. dipnot 1
gönüllü olan herkes ondan öğüt alabilir,
kim istekliyse O'nu hatırlayıp öğüt alabilir
Dileyen Onu hatırlar!
Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın.'
Dileyen ondan ( Kur'an'dan ) öğüt alır.
Artık, isteyen, Ondan öğüt alır.
- Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.
Dileyen bundan öğüt alır.
Dileyen bundan öğüt alır.
Artık onu dileyen düşünsün!
İmdi onu dileyen tezekkür etsin
Dileyen kimse ondan öğüt alır.
Dileyen kimse ondan öğüt alır.
Dileyen kimse ondan öğüt alır.
Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın'.
Binaen'aleyh dileyen onu beller.
Dileyen onu düşünüp öğüy alır.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.
Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 o bilgiden yararlanır dipnot 2 .
Kim ne yapmışsa dipnot 1 onu hatırlayacaktır dipnot 2 .
Dileyen kimse düşünüp, öğüt alır.
Dileyen kimse onu korur/aklında tutar.
Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
Abese suresi, 13. ayet. فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
(13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.
kutsal ve seçkin kayıtlar altında korunmuştur;
(O'nun) kutsal ve soylu vahiyleri (ışığında),
Çok şerefli kayıtlardadır,
O (Kur'an), 'şerefli/üstün' sahifelerdedir.
Tertemiz kılınmış mukaddes sahifelerde (yazılı)
Onurlu sayfalardadır.
- Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.
Onurlu kitaplardadır,
Onurlu kitaplardadır,
Değerli sayfalarda,
Tekrim edilir
O şerefli sayfalardadır,
O şerefli sayfalardadır,
O şerefli sayfalardadır,
O (Kuran), 'şerefli/üstün' sahifelerdedir.
(13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahifelerdedir.
O, çok şerefli sahifelerdedir.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
(O) şerefli sahifelerdedir.
(O öğüt) Sahifeler içindedir: Değer verilen,
O (Kur'an'ın aslı), değerli sayfalarda (yazılıdır),
Bunlar, değerli sayfalara dipnot 1 ,
Şerefli sahifelerde.
Şerefli sahifelerde..
Kutsanan bereketli sayfalardadır o.
Abese suresi, 14. ayet. مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
(13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.
yüce ve şaibesiz
yüce ve arı duru,
Ulviyete yükseltilmiş ve tümüyle arınmış!
Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış.
yüce makamlara kaldırılmış,
Yüceltilmiş, tertemiz.
- Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.
Yüce ve temiz.
Yüce ve temiz.
yüksek tutulan tertemiz sayfalarda,
Yüksek tutulur mutahher sahifelerde
Yüceltilmiş, temizlenmiş,
Yüceltilmiş, temizlenmiş,
Yüceltilmiş, temizlenmiş,
Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış.
(13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahifelerdedir.
Yüceltilmiş ve temizlenmiştir.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Yüce ve tertemiz olan.
Saygı ile yükseltilen, tertemiz (sayfalar)
yüksekte (birinci kat semada dipnot 1 ) tertemiz sayfalarda,
Yüksek nitelikli ve temiz sayfalara
Yükseltilmiş ve tertemiz.
Yükseltilmiş ve tertemiz..
Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
Abese suresi, 15. ayet. بِأَيْدِى سَفَرَةٍ
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
(13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.
elçilerin elleriyle (taşınan);
elçilerin elleriyle (yayılıp duyurulan),
Sefere'nin (yazıcı meleklerin) elleri (kuvveleri) ile.
Katiplerin ellerinde.
katiplerin elleriyle ( yazılıp )
Yazıcıların ellerinde.
- Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.
Elçilerin elleriyle (yazılmıştır).
Elçilerin elleriyle (yazılmıştır).
yazıcıların ellerinde,
Sefere ellerinde
Yazıcıların elleriyle,
Yazıcıların elleriyle,
Yazıcıların elleriyle,
Katiplerin ellerinde.
(15-16) Kıymetli, sevgili, takva saahibi katiblerin elleriyle (yazılmışdır).
Katiblerin elleriyle.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Kâtiplerin ellerinde.
Yazıcıların ellerinde:
yazıcıların /yazıcı meleklerin elleriyle
Yazıcıların elleriyle kaydedilir dipnot 1 .
Elçilerin ellerinde.
Elçilerin elleriyle..
Yazıcıların ellerinde;
Abese suresi, 16. ayet. كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
(13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.
türünün en iyisi ve hata yapmayan (elçilerin).
seçkin ve erdem sahibi (elçilerin).
Keriym (şerefli, üstün) ve Barr (daima iyilik ve taat sadır olan Sefere).
(Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü.'
değerli ve itaatkar meleklerin.
Seçkin ve erdemli.
- Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.
Onurlu ve güzel huylu (elçiler).
Onurlu ve güzel huylu (elçiler).
şerefli, takva sahibi yazıcıların.
Kiramı berare
Şerefli ve birr dipnot 1 sahiplerince.
Şerefli ve birr dipnot 1 sahiplerince.
Şerefli ve birr dipnot 1 sahiplerince.
(Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü'.
(15-16) Kıymetli, sevgili, takva saahibi katiblerin elleriyle (yazılmışdır).
Kıymetli, saygıdeğer.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Değerli ve itaatkâr olan (Meleklerin).
Değerli, iyi (yazıcıların).
değerli ve erdemli olanların (elleriyle yazılmıştır).
İyi ve değerli yazıcıların…
Şerefli ve tertemiz/itaatkar.
Şerefli ve tertemiz..
Ak pak, mübarek yazıcıların.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.