Diyanet İşleri
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Abese suresi · 17–23. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Abese suresi, 17. ayet. قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ
Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
Kahrolası o insan ne kadar da nankördür!
Hakkını vermediği hayattan mahrum kalası insanoğlu, nankörlükte ne kadar da sınır tanımazdır?
(Ama çoğu zaman) insan kendini mahveder; hakikati ne kadar inatla inkar eder o!
Ölesi (de hakikati göresi) insan, ne kadar da inkarcıdır!
Kahrolası insan, ne kadar nankördür.
Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!
İnsan, kendisini tüketir; ne nankördür o! dipnot 573
Kahrolası insan! O ne nankördür!
Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!
Yazıklar olsun insana; ne kadar da nankördür!
O kahrolası insan ne nankör şeydir!
O kahrolası insan ne nankör şey
O insan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.
O insan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.
İnsan dipnot 1 kendisini mahvetti, o ne kadar da nankördür.
Kahrolası insan, ne kadar küfretmektedir.
O kahredilesi insan, ne nankördür o!
Canı çıksın o insanın. Ne de nankördür o.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!
Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!
Kahrolsun o insan! Ne kadar da nankör! dipnot 1
Kahrolası o adam dipnot 1 ; ne kadar da nankördür!
Kahrolası (kâfir) insan ne de çok kâfirdir!
Kahrolası insan ne de nankör!
Kahrolası insan, ne kadar da nankördür!
Abese suresi, 18. ayet. مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
(Allah) onu hangi şeyden yarattı (bir düşünse ya)?
O, insanı neden yarattı?
(İnsan hiç düşünür mü) hangi özden yaratır (Allah) onu?
Hangi şeyden yarattı onu?
(Allah) Onu hangi şeyden yarattı?
Allah onu neden yarattı?
Hangi şeyden yarattı onu?
- Allah onu nereden yaratmış? Onu meniden yaratıp ona biçim vermiştir.
Onu hangi şeyden yaratmıştı?
Onu hangi şeyden yaratmıştı?
O yaratan, onu hangi şeyden yarattı?
O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
Onu hangi şeyden yarattı?
Onu hangi şeyden yarattı?
Onu hangi şeyden yarattı?
(Tanrı) Onu hangi şeyden yarattı?
Onu (yaratan) hangi şeyden yaratdı?
Neden yaratmış onu?
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
(Allah) Onu hangi şeyden yarattı?
Allah onu hangi şeyden yarattı? dipnot 1
Allah onu hangi şeyden yarattı?
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
Allah, onu hangi şeyden yarattı?
Hangi şeyden yarattı onu?
Abese suresi, 19. ayet. مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
Bir nutfeden (zigottan) yaratıp ona şekil verir.
(Elbette) basit bir hayat tohumundan. Önce yarattı, ardında ona takdir yeteneği bahşetti;
Bir sperm damlasından yaratır ve sonra onun tabiatını oluşturur;
Bir nutfeden yarattı onu; tabiatını oluşturdu!
Bir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu.'
Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi.
Bir damlacıktan yarattı ve ölçülü bir biçim verdi.
- Allah onu nereden yaratmış? Onu meniden yaratıp ona biçim vermiştir.
Bir spermadan onu yarattı; ölçü ve biçim verdi.
Bir spermadan onu yarattı; ölçü ve biçim verdi.
Bir damla sudan yarattı da biçimine koydu onu.
Bir nutfeden, yarattı da onu biçimine koydu
Bir nutfeden yarattı. Sonra da ona kader takdir etti. dipnot 1
Bir nutfeden yarattı. Sonra da ona kader takdir etti. dipnot 1
Bir nutfeden! Sonra da ona kader takdir etti. dipnot 1
Bir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu'.
Bir damla sudan yaratdı da onu biçimine koydu.
Meniden yarattı onu da, takdir etti.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Bir nutfeden yarattı ve belli bir şekle soktu.
Nutfe (sperm)den. Onu yarattı, ona biçim verdi.
Döllenmiş yumurtadan… Onu yarattı dipnot 1 , ardından ölçüsünü belirledi dipnot 2 .
Döllenmiş yumurtadan değil mi? Yarattı ve sonra ölçüsünü belirledi dipnot 1 .
Bir sperm damlasından onu yaratıp, (aşamalardan geçirerek) biçime koydu.
Bir sperm damlasından onu yaratıp, güçlendirdi.
Bir spermden! Yarattı onu, ölçülendirip biçimlendirdi onu.
Abese suresi, 20. ayet. ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırır.
sonra ona yolu kolaylaştırdı;
sonra hayatı onun için kolaylaştırır;
Sonra yolunu kolaylaştırdı ona.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra, ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra, tutacağı yolu kolaylaştırmıştır.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona kolaylaştırdı yolunu.
Sonra ona yolunu kolaylattı
Sonra yolu ona kolaylaştırdı. dipnot 1
Sonra hak yolu ona kolaylaştırdı. dipnot 1
Sonra hak yolu ona kolaylaştırdı. dipnot 1
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra onun yolu (nu) kolaylaşdırdık
Sonra ona tutacağı yolu kolaylaştırmış.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra yolunu kolaylaştırdı dipnot 1 .
Sonra yolunu kolaylaştırdı.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra, yolu kolaylaştırdı ona,
Abese suresi, 21. ayet. ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
Daha sonra onu öldürüp kabre koydurur.
en sonunda onun için ölümü takdir etti ve kabre koydurdu;
ve sonunda onu öldürür ve kabre koyar;
Sonra öldürdü de kabre (bedene) yerleştirdi onu.
Sonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü.
Sonra onun canını aldı ve kabre soktu.
Sonra, onu öldürdü. Sonunda, mezara koydurdu.
- Sonra onu öldürür, kabre koydurur. Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecektir.
Sonra onu öldürdü, mezara koydu.
Sonra onu öldürdü, mezara koydu.
Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü.
Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü
Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.
Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.
Sonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü.
Sonra onu öldürüb kabre sokdu.
Sonra da onu öldürdü, kabre koydu.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sonra da onu öldürüp kabre koydu.
Sonra onu öldürdü, kabre koydurdu.
Sonra onu öldürecek dipnot 1 ve mezara koyduracak. dipnot 2
Sonra öldürecek ve onu kabre koyacak.
Sonra onu öldürüp kabre koydu.
Sonra, onu öldürüp, kabre koydu.
Sonra öldürdü onu, kabre koydurdu onu.
Abese suresi, 22. ayet. ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
En sonunda dilediği zaman onu yeniden diriltir.
nihayet dilediğinde onu tekrar diriltecektir.
ve sonra, dilediğinde onu tekrar diriltir.
Sonra onu dilediğinde kabrinden (bedeninden) ba's eder.
Sonra dilediği zaman onu diriltir.
Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.
Sonra, dilediğinde, ona yeniden yaşam verdi.
- Sonra onu öldürür, kabre koydurur. Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecektir.
Dilediği zaman da onu diriltti.
Dilediği zaman da onu diriltti.
Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltecektir.
Sonra dilediği vakıt ona nüşur verecek
Sonra dilediği zaman onu diriltip ortaya çıkardı.
Sonra dilediği zaman onu diriltip ortaya çıkardı.
Sonra dilediği zaman onu diriltip ortaya çıkardı.
Sonra dilediği zaman onu diriltir.
Daha sonra, dilediği zaman da onu tekrar diriltecek.
Sonra dilediğinde onu tekrar çıkaracak.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.
Sonra dilediği zaman onu diriltip kaldırdı.
Sonra tercih ettiği zamanda (mahşer gününde) onu mezardan çıkaracaktır dipnot 1 .
Sonra belirlediği zamanda yeniden kaldıracaktır.
Sonra, onu dilediği zaman yeniden diriltecek.
Sonra, onu dilediği zaman yeniden diriltecek.
Sonra dilediği zaman diriltip ortaya çıkardı onu.
Abese suresi, 23. ayet. كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ
Hayır, hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
Gerçek şu ki (insan, Allah'ın) ona emrettiğini yerine getirmedi.
Evet, (hiçbir insan) O'nun emirlerini asla kusursuz olarak yerine getirememiştir.
Hayır, (insan) Allah'ın kendisine buyurduklarını henüz yerine getirmiş değildir!
Hayır! Ona emrettiği şeyi henüz yerine getirmedi (Hilafetinin tam hakkını veremedi).
Hayır; ona (Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi.
Hayır! (İnsan) Allah'ın emrettiğini yapmadı.
Asla! Kendisine verdiği buyruğu yerine getirmedi.
Hayır! İnsan, Allah'ın emirlerini yerine getirmedi.
Ne var ki O'nun kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
Ne var ki O'nun kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
Hayır, hayır doğrusu o, O'nun emrini tam yerine getirmedi.
Hayır hayır, doğrusu o hiç onun emrini tam eda etmedi
Hayır! Ona buyurduğu şeyi yerine getirmedi.
Hayır! Ona buyurduğu şeyi yerine getirmedi.
Hayır! Ona buyurduğu şeyi yerine getirmedi.
Hayır; ona (Tanrı'nın) buyurduğunu yerine getirmedi.
Gerçek (o insan, Allahın) emretdiği şeyleri yerine getirmemişdir.
Hayır; Allah'ın emrettiğini yerine getirmemiştir.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Hayır. O (Rabbinin) kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
Hayır, insan, O'nun kendisine emrettiğini yapmadı.
Yok, yok… O kişi, Allah'ın emrettiklerini hala yerine getirmedi.
Yok, yok… O, Allah'ın verdiği emri tutmadı.
Hayır! Buna rağmen henüz onun emrini yerine getirmedi.
-Hayır, buna rağmen, henüz onun emrini yerine getirmedi.
Hayır, hayır! O, O'nun kendisine emrettiğini hiç yerine getirmedi.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.