Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 14. ayet

Ahkâf suresi, 14. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

ülâike aṣḥâbü-lcenneti ḫâlidîne fîhâ. cezâem bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 11–17 · surenin 14. ayeti / 35
  1. Ahkâf 11

    İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

  2. Ahkâf 12

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır.

  3. Ahkâf 13

    "Şüphesiz Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.

  4. 14

    Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

  5. Ahkâf 15

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: "Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım."

  6. Ahkâf 16

    İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va'ddir.

  7. Ahkâf 17

    Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. “Onlar cennetliktirler.” Oradan ayrılmamak üzere oranın ehlidirler. Oradan ayrılıp başka bir yere gitmeyi arzu etmezler. Ona karşılık başka bir şey de istemezler “Yaptıklarına” Allah’a iman etmelerine ve imanın gereği olan salih amellerini dosdoğru sürdürmelerine karşılık bir “mükâfat olmak üzere orada ebediyen kalacaklardır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bu özelliklerle vasfolunmuş olanlar cennet ehli kimselerdir. Dünyada iken yapmış oldukları salih amellerine karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar
  2. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  3. ٱلْجَنَّةِ l-cenneti cennet kök: جنن
  4. خَـٰلِدِينَ halidine ebedi kalacaklardır kök: خلد
  5. فِيهَا fiha orada
  6. جَزَآءًۢ ceza'en ceza olarak kök: جزي
  7. بِمَا bima karşılık
  8. كَانُوا۟ kanu olduklarına kök: كون
  9. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyorlar kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Cennet

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Cennet

    İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Cennet

    "Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar cennet halkıdır. (Dünyada) yapmış olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

işte onlar cennetliktirler; yaptıklarının bir ödülü olarak orada daimi kalıcıdırlar.

Muhammed Esed

onlar yaptıkları her şeyin bir ödülü olarak hep orada kalacak cennetliklerdir.

Ahmed Hulusi

İşte onlar Cennet Ashabı'dır. . . Yaptıklarının cezası olarak onda sonsuza dek yaşarlar!

Ali Bulaç

İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.

Ali Rıza Safa

Cennetin yoldaşları, işte onlardır. Yaptıklarına karşılık, sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarının karşılığı olarak cennette süreli kalacaklardır.

Edip Yüksel

Onlar bahçe halkıdır; yapmış olduklarına karşılık olarak orada ebedi kalacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar cennet halkıdır; yapmış olduklarına karşılık olarak orada ebedi kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, cennetliktirler, yaptıklarına mükafat olarak sonsuza dek orada kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar Eshabı Cennettir, işledikleri amellere mükafaten orada ebedi kalacaklardır

Erhan Aktaş

İşte onlar Cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar Cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar Cennetlik'tirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Gültekin Onan

İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar cennetin yaranıdırlar. İşlemekde oldukları (iyi amel ve hareketleri) ne mükafat olmak üzere orada ebedi kalıcıdırlar onlar.

İbni Kesir

İşte onlar, cennet ehlidirler. İşlediklerine karşılık olarak orada temelli kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(11-14) Kafirler iman edenler için dediler ki eğer bunda bir hayır varsa ona ulaşmakta bizi geçemezlerdi. Onunla / Kuran ’la yol bulamayınca da bu tarihi / kadim bir iftiradır diyecekler , ondan önce de / Kurandan önce de öncü olarak ve rahmet olarak Musa'nın kitabı vardı , bu da tasdikleyici, arabi lisanda zalimleri uyarıcı ve güzel davrananlar için bir müjde dir, Rabbimiz Allah diyenler ve sonra doğru İstikamet üzere olanlar onlara korku ve üzülme yoktur, işte onlar cennet halkıdırlar ve yaptıklarının karşılığı olarak orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar Cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Onlar cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte Cennet ahalisi onlardır; yaptıkları işlere karşılık olarak orada ölümsüzleşeceklerdir.

Şaban Britch

Onlar, Cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

Onlar, cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Cennet halkıdır onlar. Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are the inmates of Paradise wherein they will have passed through nature to Eternity in requital of their meritorious actions and their wise and pious deeds.

Abdul Haleem

they are the people of Paradise, there to remain as a reward for what they were doing.

Abdullah Yusuf Ali

Such shall be Companions of the Gardens, dwelling therein (for aye): a recompense for their (good) deeds.

Abul A'la Maududi

They are the people of Paradise. They shall remain in it forever as a reward for their deeds.

Aisha Bewley

Such people are the Companions of the Garden, remaining in it timelessly, for ever, as repayment for what they did.

Al-Hilali & Khan

Such shall be the dwellers of Paradise, abiding therein (forever) - a reward for what they used to do.

Ali Quli Qarai

They shall be the inhabitants of paradise, remaining in it [forever] —a reward for what they used to do.

Amatul Rahman Omar

It is they who are the owners of the Paradise. They shall be abiding therein for ever as a reward for their deeds.

Arthur John Arberry

Those are the inhabitants of Paradise, therein dwelling forever, as a recompense for that they have been doing.

Bijan Moeinian

They will be the inhabitants of Paradise who will live there forever. This is their reward for their good deeds.

E. Henry Palmer

These are the fellows of Paradise to dwell therein for aye, a recompence for that which they have done.

Edip-Layth

These are the dwellers of Paradise, abiding therein, a reward for what they used to do.

George Sale

These shall be the inhabitants of paradise, they shall remain therein for ever: In recompense for that which they have wrought.

Hamid S. Aziz

These are the dwellers of the Garden, abiding therein: a reward for what they did.

Mahmoud Ghali

Those are the companions (i. e., inhabitants) of the Garden, eternally (abiding) therein as a recompense for whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Such are rightful owners of the Garden, immortal therein, as a reward for what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.

Muhammad Asad

it is they who are destined for paradise, therein to abide as a reward for all that they have done.

Mustafa Khattab

It is they who will be the residents of Paradise, staying there forever, as a reward for what they used to do.

Progressive Muslims

These are the dwellers of Paradise, abiding therein, a reward for what they used to do.

Rashad Khalifa

They have deserved Paradise, where they abide forever; a reward for their works.

Sahih International

Those are the companions of Paradise, abiding eternally therein as reward for what they used to do.

Sam Gerrans

Those are the companions of the Garden, they abiding eternally therein as reward for what they did.

Shabbir Ahmed

Such are the rightful dwellers of the Garden, immortal therein, as a reward for all they have done.

Syed Vickar Ahamed

Such shall be the companions of the Paradise, living in there (forever): A repayment for their (good) deeds.

Taqi Usmani

Those are the people of Paradise, who will live there for ever as a reward for what they used to do.

The Monotheist Group

These are the dwellers of the Paradise, abiding therein, a reward for what they used to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩