Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 17. ayet

Ahkâf suresi, 17. ayet. وَٱلَّذِى قَالَ لِوَٰلِدَيْهِ أُفٍّ لَّكُمَآ أَتَعِدَانِنِىٓ أَنْ أُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ ٱلْقُرُونُ مِن قَبْلِى وَهُمَا يَسْتَغِيثَانِ ٱللَّهَ وَيْلَكَ ءَامِنْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَيَقُولُ مَا هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

velleẕî ḳâle livâlideyhi üffil lekümâ eta`idâninî en uḫrace veḳad ḫaleti-lḳurûnü min ḳablî vehümâ yestegîŝâni-llâhe veyleke âmin. inne va`de-llâhi ḥaḳḳun. feyeḳûlü mâ hâẕâ illâ esâṭîru-l'evvelîn.

Diyanet İşleri

Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 14–20 · surenin 17. ayeti / 35

Konu Anne babaya iyilik ve iki tip evlat Ahkâf 15–20 3

  1. Ahkâf 14

    Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

  2. Ahkâf 15

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: "Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım."

  3. Ahkâf 16

    İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va'ddir.

  4. 17

    Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

  5. Ahkâf 18

    İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.

  6. Ahkâf 19

    Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah'ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

  7. Ahkâf 20

    İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Yüce Allah, salih, anne-babasına karşı iyi ve itaatkâr davranan kimseyi söz konusu ettikten sonra, onlara kötü davranan kişinin halini -ki bu en kötü haldir- söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Ana-babasına” kendisini Allah’a ve âhiret gününe imana davet edip inkârın cezasından korkuttukları vakit -ki anne-babanın çocuklarına yapabilecekleri en büyük iyilik, onu ebedi saadetine ve nihai kurtuluşuna vesile olacak şeylere davet etmeleridir- bu kimse, onlara en kötü şekliyle karşılık vererek: “Öf be (bıktım) sizden” Siz de sizin söyledikleriniz de kahrolsun!, der. Daha sonra da dirilişi çok uzak görüp inkâr ettiğini anlatmak üzere de şöyle der:

“Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken” ki onlar yalanlayıp küfre sapmışlardı; hem onlar, inkârcı, cahil ve inatçı her bir kimsenin uyulan önderleri durumundadırlar; “siz beni” Kıyamet günü dolayısıyla kabrimden “çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz?”

“Ana-babası da” böyle dediği için evlâtları için “Allah’a yalvararak ona: Yazık sana! Gel iman et” derler ve onun hidâyet bulması için olanca gayretlerini ortaya koyarlar. Hatta çocuklarının iyiliğini o kadar çok isterler ki onun için, suda boğulmak üzere olanın yardım istediği gibi Allah’tan yardım isterler, onun için yalvarırlar, ona acırlar ve ona hakkı açıklayıp şöyle derler:

“Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır.” Sonra buna dair delilleri mümkün olduğunca göstermeye çalışırlar. Çocuklarının ise ancak azgınlığı, nefreti, hakka karşı büyüklenmesi ve ona dil uzatması artar.

“O ise: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der” Bu, ancak öncekilerin kitaplarından aktarılmıştır. Allah nezdinden gelmemiştir. Allah tarafından rasûlüne vahyedilmiş değildir.

Herkes bilir ki, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ümmi idi. Okuma-yazma bilmezdi, kimseden ilim öğrenmiş de değildi. Peki, bu Kitabı nereden öğrendi? Bütün insanlar bir araya gelseler ve birbirlerine yardımcı olsalar dahi bu Kur’ân’ın benzerini getirebilirler mi?!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Anne ve babasına şöyle söyleyen kimse: "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni kabrimden tekrardan canlı bir şekilde çıkmakla mı tehdit ediyorsunuz?" Durumu böyle olan çocuğun ana babası Yüce Allah'tan çocuklarına hidayet etmesi için yardım isteyip çocuklarına şöyle seslenmişlerdir: "Eğer ölümden sonra diriltilmeye iman etmiyorsan yazıklar olsun sana! Tekrar dirilmeye iman et! Şüphesiz Allah’ın yeniden diriltmek hakkındaki vaadi haktır." O ise ölümden sonra dirilmeyi inkâr etmesini yineleyerek şöyle cevap vermiştir: "Ölümden sonra dirilmeyle alakalı söylenen şeyler ancak önceki kitaplarda uydurdukları masallardan başka bir şey değildir. Allah'tan böyle bir şey sabit değildir."

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِى vellezi ve o kimse
  2. قَالَ kale dedi kök: قول
  3. لِوَٰلِدَيْهِ livalideyhi anasına babasına kök: ولد
  4. أُفٍّۢ uffin öf kök: افف
  5. لَّكُمَآ lekuma size
  6. أَتَعِدَانِنِىٓ eteidanini siz bana va'd mı ediyorsunuz? kök: وعد
  7. أَنْ en
  8. أُخْرَجَ uhrace benim çıkarılacağımı kök: خرج
  9. وَقَدْ ve kad gelip geçmiş iken
  10. خَلَتِ haleti gelip geçmiş iken kök: خلو
  11. ٱلْقُرُونُ l-kurunu nice nesiller kök: قرن
  12. مِن min
  13. قَبْلِى kabli benden önce kök: قبل
  14. وَهُمَا ve huma onlar ise
  15. يَسْتَغِيثَانِ yestegisani sığınarak kök: غوث
  16. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  17. وَيْلَكَ veyleke yazık sana (dediler)
  18. ءَامِنْ amin iman et! kök: امن
  19. إِنَّ inne şüphesiz
  20. وَعْدَ vea'de sözü kök: وعد
  21. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  22. حَقٌّۭ hakkun gerçektir kök: حقق
  23. فَيَقُولُ feyekulu derken o der ki kök: قول
  24. مَا ma değildir
  25. هَـٰذَآ haza bu
  26. إِلَّآ illa başka bir şey
  27. أَسَـٰطِيرُ esatiru masallarından kök: سطر
  28. ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline eskilerin kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: افف (3 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin…

  • Aynı kök: افف (3 geçiş)

    "Yazıklar olsun, size de; Allah'ı bırakıp tapmakta olduklarınıza da! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?"

  • Aynı kök: غوث (5 geçiş)

    Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.

  • Aynı kök: غوث (5 geçiş)

    De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları…

  • Aynı kök: غوث (5 geçiş)

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: قرن (36 geçiş)

    Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce…

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ana babasına "Öf! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, bana (tekrar) diriltilmemi mi vadediyorsunuz?" diyen kişiye, onlar (ana babası) Allah'ın yardımına sığınarak "Yazıklar olsun sana! Allah'ın vaadinin gerçek olduğuna inan!" dediklerinde o, "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir!" der.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki, (kendisine imanı telkin eden) ana babasına "İkinize de yuh olsun! Ne yani, benden önce bunca nesil gelip geçtiği halde (hiç biri dirilmemişken) bana diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" diye çıkışan da var. Ana-baba da Allah'ın yardımına sığınarak (şöyle der): "Yazıklar olsun sana! Şuna kesinlikle inan ki, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir." Bunun üzerine şöyle der: "Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir."

Muhammed Esed

Fakat (öyle insan da var ki) kendisine Allah'a inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına, "Yuh olsun size!" diye çıkışır, "Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?" Onlar ise Allah'ın yardımı için dua eder ve "Yazık sana!" derler, "Çünkü Allah'ın vaadi her zaman doğru çıkar!" O da: "Bu, eski zamanların masallarından başka bir şey değil!" diye cevap verir.

Ahmed Hulusi

O (kişi) ki, ana-babasına: "Öf be! Benden önce nice nesiller gelip geçtiği halde, (ba's olunmamla) çıkarılmamla mı beni tehdit ediyorsunuz?" dedi. . . O ikisi (ana-babası) de Allah'tan yardım isteyerek: "Yazıklar olsun sana, iman et! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır" (dediler). . . (O ise): "Bu, öncekilerin masallarından başka değil" demekte devam eder!

Ali Bulaç

O kimse ki, anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Allah'a yakararak: "Yazıklar sana, iman et, şüphesiz Allah'ın va'di haktır." (derler; fakat) O: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" der.

Ali Özek ve heyeti

Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah'ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah'ın vaadi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.

Ali Rıza Safa

Oysa o, anne-babasına, şöyle dedi: "Öf size! Daha önce nice kuşaklar gelip geçmişken, yeniden yaratılışı öne sürerek, bana gözdağı mı veriyorsunuz?" Ve onlar, Allah'a sığınarak; "Yazıklar olsun sana! Allah'ın sözünü verdiğinin gerçek olduğuna kesinlikle inanmalısın!" Bunun üzerine, şöyle dedi: "Öncekilerin söylencelerinden başka bir şey değil bu!"

Bayraktar Bayraklı

Diğer bir kimse de anne babasına, "Öf be! Bana kabirden çıkartılıp diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller de gelip geçti" der. Anne babası da Allah'tan yardım dileyerek, "Sana yazıklar olsun, Allah'ın vaadine inan, çünkü Allah'ın vaadi gerçektir" dediler. O da, "Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap vermişti.

Edip Yüksel

Öte yanda bir başkası var ki anne babasına, "Öf size, benden önce nice kuşaklar geçmiş olmasına rağmen benim diriltileceğimi mi iddia ediyorsunuz?" O ikisi ise ALLAH'a sığınarak: "Yazık sana; lütfen onayla. ALLAH'ın sözü gerçektir." Bunun üzerine o, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değil" der.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öte yanda bir başkası var ki anne babasına, 'Öf size, benden önce nice kuşaklar geçmiş olmasına rağmen benim diriltileceğimi mi iddia ediyorsunuz?' O ikisi ise ALLAH'a sığınarak: 'Yazık sana; lütfen inan. ALLAH'ın sözü gerçektir.' Bunun üzerine o, 'Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değil,' der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Anasına babasına: "Of size! Siz bana, benden önce nice kuşaklar geçmiş iken, tekrar çıkarılacağımı mı va'd ediyorsunuz?" diyen kimseye anası babası Allah'a el'eman çekerek (sığınarak): "Yazık sana; iman et! Kesinlikle Allah'ın va'di gerçektir." diyorlar da o, yine: "Bu eskilerin uydurmalarından başka birşey değildir!" diyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şöylesi ise ki: "anasına babasına of size, dedi: bana çıkarılacağımı mı va'dediyorsunuz? Halbuki benden evvel nice karnlar geçmiş; ikisi de Allaha el'eman çekerek yazık sana, iymana gel, her halde Allahın va'di haktır diyorlar da o yine diyor ki: bu, eskilerin esatirinden başka bir şey değildir

Erhan Aktaş

Anne ve babasına: "Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: "Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır." dediler. Bunun üzerine o: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Anne ve babasına: "Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: "Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır." dediler. Bunun üzerine o: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Anne ve babasına: "Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: "Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır." dediler. Bunun üzerine o: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dedi.

Gültekin Onan

O kimse ki, anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Tanrı'ya yakararak: "Yazıklar sana, inan, şüphesiz Tanrı'nın vaadi haktır" (derler; fakat) O: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" der.

Hasan Basri Çantay

Ana ve babasına: "Of size, benden evvel nice nice nesiller gelib geçtiği halde beni (tekrar dirilib kabrimden) çıkarılacağımla mı tehdid ediyorsunuz?" diyen (adam yok mu?) anası, babası Allaha yalvarırlar, (ona) "Yazık sana. İman et. Allahın va'di şübhesiz hakdır" (derler). O ise "Bu (dediğiniz) evvelkilerin masallarından başkası değildir" der.

İbni Kesir

Anne ve babasına: Of sizden, benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak: Yazıklar olsun sana. İman et, muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır dedikleri halde; bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.

Rowwad Tercüme Merkezi

Anne ve babasına; "Öf be! Siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltip, (kabrimden) çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne ve babası Allah'tan isteyerek; "Yazıklar olsun sana! İman et, şüphesiz Allah’ın vaadi haktır." (derler. O ise:) "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." diye cevap verir.

Süleyman Ateş

Fakat o kimse ki anasına, babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmiş, (kimse geri gelmemiş) iken siz benim (diriltilip) çıkarılacağımı mı bana va'dediyor (beni bununla mı tehdidediyor)sunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak: "Yazık sana, (etme, gel) inan; Allah'ın sözü gerçektir" derken o: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir." der.

Süleymaniye Vakfı

Bir de anne ve babasına şöyle diyen vardır: "Bıktım sizden! dipnot 1 Siz beni (yeniden diriltilip) topraktan çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz? Halbuki benden önce nice nesiller gelip geçti. dipnot 2 " Annesi ve babası da Allah'tan yardım ister ve şöyle derler: "Yazık sana, iman et! Allah'ın vaadi gerçektir." O ise şöyle der: "Bu öncekilerin yazılarından dipnot 3 başka ne ki!"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu tür düşünce sahiplerine dair diğer ayetler için bkz: En'am 6/29, Mü'minun 23/37, Duhan 44/34-36, Casiye 45/24.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Enfal 8/31, Nahl 16/24, Müminun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Kalem 68/15, Mutaffifin 83/13).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Anasına, babasına şöyle diyen de vardır: "Yazık size! Tekrar diriltilmekle mi korkutuyorsunuz? Benden önce nice nesiller öldü de ne oldu?" Onlar ise, yardım ve destek için Allah'a yalvararak evladına: "Sana yazık oluyor; artık inan. Allah'ın verdiği söz doğrudur!" derler. Ama o, şöyle der: "Bu olsa olsa eskilerin masalları olur."

Şaban Britch

Anne ve babasına: Öf be siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltilip, (kabrimden) çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'tan isteyerek: Yazıklar olsun sana! İman et, şüphesiz Allah’ın vaadi haktır (derler. O ise:) Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir, diye cevap verir.

Şaban Piriş

Anne ve babasına: -Öf be siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltilip, çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak: -Yazıklar olsun sana, iman et, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır. (derler. O ise:) -Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir, diye cevap verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Birisi de ana babasına: "Yazık size, benden önce bir yığın nesil gelip geçtiği halde, siz bana, benim diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" dedi. Onlarsa; Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun; inansana, Allah'ın vaadi haktır" diye vahlanınca o şöyle dedi: "Bu, öncekilerin masallarından başkası değil!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But he who contemptuously says to his parents: " Fie on you " " How disgusting what both of you tell me!" "do you afford me ground of expectation of Resurrection when all generations who had departed life long ago never came out of their graves ? " They both-the parents-exercise pity and appeal to Allah for help and they rebuke him -the son- for his disposition and for want of Faith, and they utter denunciation against him and say to him: " You had better commit yourself to Allah Whose promise is true. " But he says to them: " This is nothing but fables of old."

Abdul Haleem

But some say to their parents, ‘What? Are you really warning me that I shall be raised alive from my grave, when so many generations have already passed and gone before me?’ His parents implore God for help; they say, ‘Alas for you! Believe! God’s promise is true,’ but still he replies, ‘These are nothing but ancient fables.’

Abdullah Yusuf Ali

But (there is one) who says to his parents, "Fie on you! Do ye hold out the promise to me that I shall be raised up, even though generations have passed before me (without rising again)?" And they two seek Allah's aid, (and rebuke the son): "Woe to thee! Have faith! for the promise of Allah is true." But he says, "This is nothing but tales of the ancients!"

Abul A'la Maududi

But he who says to his parents: "Fie on you! Do you threaten me that I shall be resurrected, although myriad generations have passed away before me (and not one of them was resurrected)?" The parents beseech Allah (and say to their child): “Woe to you, have faith. Surely Allah's promise is true.” But he says: “All this is nothing but fables of olden times.”

Aisha Bewley

But what of him who says to his parents, ‘Fie on you! Do you promise me that I will be resurrected when generations before me have passed away?’ They both call on Allah for help: ‘Woe to you! Have iman! Allah’s promise is true. ’ But he says, ‘This is nothing but the myths of previous peoples.’

Al-Hilali & Khan

But he who says to his parents: "Fie upon you both! Do you hold out the promise to me that I shall be raised up (again) when generations before me have passed away (without rising)?" While they (father and mother) invoke Allâh for help (and rebuke their son): "Woe to you! Believe! Verily, the Promise of Allâh is true." But he says: "This is nothing but the tales of the ancient."

Ali Quli Qarai

As for him who says to his parents, ‘Fie on you! Do you promise me that I shall be raised [from the dead] when generations have passed away before me?’ And they invoke Allah’s help [and say]: ‘Woe to you! Believe! Indeed Allah’s promise is true. ’ But he says, ‘These are nothing but myths of the ancients.’

Amatul Rahman Omar

Yet there is another (hard-hearted) one who says to his parents, `Fie upon you both! Do you threaten me that I shall be resurrected (to live again after death), when so many generations have already passed away before me (without any one of them having been raised to life). ' While both (- the believing parents) ask Allâh's help (and say to their child), `Alas for you. Have faith, surely the promise of Allâh is true.' But he says, `This is nothing but mere fables of the ancients.'

Arthur John Arberry

But he who says to his father and his mother, 'Fie upon you! Do you promise me that I shall be brought forth, when already generations have passed away before me?' while they call upon God for succour -- 'Woe upon thee! Believe; surely God's promise is true'; then he says, 'This is naught but the fairy-tales of the ancients' --

Bijan Moeinian

As for the one who mocks his parent saying: "Do you want me to believe that I will be brought back to life after my death? How come none has been brought back out of so many generations before?" The parents will turn then to God to guide their child and say: “Please believe; God’s promise is true. ” Such disbeliever will then say: “These none senses are ancient mythology!”

E. Henry Palmer

But he who says to his parents, 'Fie upon you! Do ye promise me that I shall be brought forth when generations have passed away before me?' - then shall they both cry to God for help. Woe to thee! Believe! Verily, the promise of God is true. Then says he, 'This is but old folks' tales.'

Edip-Layth

The one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back?" While they both will implore God: "Woe to you; acknowledge! For God's promise is the truth." He would say, "This is nothing but tales from the past!"

George Sale

He who saith unto his parents, fie on you! Do ye promise me that I shall be taken forth from the grave, and restored to life; when many generations have passed away before me, and none of them have returned back? And his parents implore God's assistance, and say to their son, alas for thee! Believe: For the promise of God is true. But he answereth, this is no other than silly fables of the ancients.

Hamid S. Aziz

And he who says to his parents, "Fie on you! Do you threaten me that I shall be brought forth when generations have already passed away before me?" And they both (parents) call for Allah's aid, (rebuking their son) "Woe to you! Have faith! Surely the promise of Allah is true. " But he says, "This is nothing but stories of the ancients."

Mahmoud Ghali

And he who says to his parents, "Fie upon you (both)! Do you (definitely) promise me that I will be brought out, when already generations have passed away before me?" And they both ask Allah for succor, "Woe to you! Believe; surely the promise of Allah is true. " Yet he says, "In no way is this anything except myths of the earliest (people).

Marmaduke Pickthall

And whoso saith unto his parents: Fie upon you both! Do ye threaten me that I shall be brought forth (again) when generations before me have passed away? And they twain cry unto Allah for help (and say): Woe unto thee! Believe! Lo! the promise of Allah is true. But he saith: This is naught save fables of the men of old:

Mohamed Ahmed - Samira

But he who says to his parents: "Shame on you: You intimidate me that I will be resurrected when many generations will have passed before me?" And (the parents) would implore God's help: "Woe to you. You better believe. The promise of God is certainly true." Yet he answers: "These are only fables of long ago."

Muhammad Asad

But [there is many a one] who says to his parents [whenever they try to imbue him with faith in God]: "Fie upon both of you! Do you promise me that I shall be brought forth [from the dead], although [so many] generations have passed away before me?" And [while] they both pray for God’s help [and say], “Alas for thee! For, behold, God’s promise always comes true!” - he but answers, “All this is nothing but fables of ancient times!”

Mustafa Khattab

But some scold their parents, "Enough with you! Are you warning me that I will be brought forth ˹from the grave˺, while many generations had already perished before me ˹for good˺?" The parents cry to Allah for help, ˹and warn their child,˺ “Pity you. Have faith! Surely Allah’s promise is true.” But the deniers insist, “This is nothing but ancient fables.”

Progressive Muslims

And the one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back" While they both will implore God: "Woe to you; believe! For God's promise is the truth. " He would Say: "This is nothing but tales from the past!"

Rashad Khalifa

Then there is the one who says to his parents, "Woe to you; are you telling me that (after death) I will come back to life? How come those who died before us never come back?" The parents would cry for GOD's help and say, "Woe to you; please believe! GOD's promise is the truth." He would say, "Tales from the past!"

Sahih International

But one who says to his parents, "Uff to you; do you promise me that I will be brought forth [from the earth] when generations before me have already passed on [into oblivion]?" while they call to Allah for help [and to their son], "Woe to you! Believe! Indeed, the promise of Allah is truth. " But he says, "This is not but legends of the former people" -

Sam Gerrans

And he who says to his parents: “Fie upon you! Do you promise me that I will be brought forth, when generations have already passed away before me?” while they seek aid of God: — “Woe to thee! Believe thou; the promise of God is true,” but he says: “This is only legends of the former peoples,” —

Shabbir Ahmed

And whoever says to his parents, "Shameful it is for both of you! Do you threaten me that I shall be brought forth again although so many generations have passed away before me?" And they both pray for Allah's help and say, "Alas for you! Believe! Behold, Allah's promise always comes true. But he replies, "All this is nothing but fables of the ancient."

Syed Vickar Ahamed

But (there is such a person) who says to his parents, "Shame upon you! Do you hold out the promise to me that I shall be raised up (for Judgment), even though generations have passed before me (without rising again)?" And they too seek Allah’s help, (and talk back to the son): "Misery to you! Have Faith! Verily, the Promise of Allah is true. ” But he says: “This is nothing but stories from the distant past!"

Taqi Usmani

And (Contrary to this is the case of) the one who said to his parents, "Fie upon you both! Do you promise to me that I shall be brought out (from the grave), while generations have passed before me?" And they (the parents) were crying for Allah’s help, (and saying to their son,) “Woe to you. Accept the true faith. Allah’s promise is certainly true.” Then he says, “This is nothing but the tales of the ancients.”

The Monotheist Group

And the one who says to his parents: "Enough of you! Are you promising me that I will be resurrected, when the generations who died before me never came back?" While they both will implore God: "Woe to you; believe! For the promise of God is the truth." He would say: "This is nothing except fictional tales of old!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩