Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 169. ayet

Âl-i İmrân suresi, 169. ayet. وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمْوَٰتًۢا بَلْ أَحْيَآءٌ عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

velâ taḥsebenne-lleẕîne ḳutilû fî sebîli-llâhi emvâtâ. bel aḥyâün `inde rabbihim yürzeḳûn.

Diyanet İşleri

(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 166–172 · surenin 169. ayeti / 200

Konu Uhud'un muhasebesi; şehitler diridir Âl-i İmrân 165–175 3

  1. Âl-i İmrân 166–167

    (166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık yapanları belli etmesi içindi. Onlara (münafıklara), "Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunmaya geçin" denildi de onlar, "Eğer savaşmayı bilseydik, arkanızdan gelirdik" dediler. Onlar o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Oysa Allah, içlerinde gizledikleri şeyi çok iyi bilmektedir.

  2. Âl-i İmrân 168

    (Onlar), kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için, "Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi" diyen kimselerdir. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz kendinizden ölümü savın."

  3. 169–170

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

  4. Âl-i İmrân 171

    (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

  5. Âl-i İmrân 172

    Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükafat vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

169. Bu âyet-i kerimelerde şehitlerin faziletleri ve üstün değerleri dile getirilmekte, Allah’ın onlara ihsan ettiği lütuf ve nimetler anlatılmaktadır. Ayrıca bu âyetlerde hayatta kalanlara öldürülen yakınları için bir teselli, Allah yolunda savaşa ve şehadeti elde etmeye karşı da bir teşvik bulunmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah yolunda öldürülenleri” Yâni Allah’ın kelimesini yüceltmek kastı ile din düşmanları ile cihad ederken öldürülenleri “sakın ölü sanma!” Yâni sakın onların öldüklerini ve onları kaybettiğinizi hatırınıza getirmeyin. Dünya hayatının zevkini ve onun güzellikleri ile yararlanma imkanını kaybettiklerini düşünmeyin ki zaten bu zevkleri yitirmekten ancak savaştan korkan ve şehid olmaktan çekinen kimseler korkar.

“Bilakis onlar Rableri katında diridirler.” Artık onlar için yarışanların kendisi için yarışa girdikleri en büyük maksatlar hasıl olmuştur. Onlar Allah’ın ikram yurdunda hayattadırlar. “Rableri katında” ifadesi onların derecelerinin yüksekliğini ve Rablerine yakınlıklarını ifade eder. “Rızıklanırlar” niteliğini onlara bu nimetleri ihsan edenden başka kimsenin bilmediği pek çok nimetler onlara ihsan edilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Allah yolunda cihat ederken öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar ikram yurdunda Rableri katında özel bir hayat yaşamakta olup, yalnızca Allah'ın bildiği çeşitli nimetlerle rızıklandırılıyorlar.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تَحْسَبَنَّ tehsebenne sanma kök: حسب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  4. قُتِلُوا۟ kutilu öldürülenleri kök: قتل
  5. فِى fi
  6. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  7. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  8. أَمْوَٰتًۢا ۚ emvaten ölüler kök: موت
  9. بَلْ bel bilakis
  10. أَحْيَآءٌ ehya'un (onlar) diridirler kök: حيي
  11. عِندَ inde katında kök: عند
  12. رَبِّهِمْ rabbihim Rableri kök: ربب
  13. يُرْزَقُونَ yurzekune rızıklanmaktadırlar kök: رزق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah,…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah'a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma(yın)! Aksine onlar diridir, Rableri katında rızıklandırılıyorlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Bakara 2:154.

Mustafa İslamoğlu

Ve Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın! Aksine onlar diridirler; rızıkları Allah katındadır.

Muhammed Esed

Fakat, Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın. Hayır, onlar diridir! Rızıkları, Rableri katındadır;

Ahmed Hulusi

Allah uğruna öldürülmüş olanları "ölü"ler sanmayın! Bilakis Rableri indinde hayattadırlar, rızıklanmaktadırlar!

Ali Bulaç

Allah yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.

Ali Özek ve heyeti

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar Rableri katında diridirler, rızıklandırılmaktadırlar.

Ali Rıza Safa

Allah'ın yolunda öldürülenleri, sakın ölüler saymayın. Hayır, onlar diridir; Efendilerinin katında ağırlanıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayınız. Aksine, onlar diridir! Rabbleri katında rızıklandırılacaklar.

Edip Yüksel

ALLAH yolunda vurulanları ölü sanmayın; bilakis onlar Efendi'leri katında nimetler içinde diridirler. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Erdemlilerin ölümü, mutlu bir yolculuktan ibarettir. Onlar, dünyevi vücutlarını bırakıp doğrudan cennete giderler. * Bak 2:154; 8:24; 16:32; 22:58; 44:56; 36:26-27.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH yolunda vurulanları ölü sanmayın; bilakis onlar Rableri katında nimetler içinde diridirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sakın Allah yolunda öldürülenleri ölmüşler sanmayın! Aksine onlar hep hayattadırlar, Rablerinin katında rızıklandırılırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sakın Allah yolunda katledilenleri ölmüşler sanma, hayır, hep hayattadırlar, Rablarının ındinde yaşarlar

Erhan Aktaş

Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma. dipnot 1 Bilakis onlar diridirler, Rabb'leri katında rızıklanmaktadırlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'a göre; Allah yolunda ölenler de dahil, her canlı ölümü tadacaktır (Bkz.3:185). Her canlı ölmektedir, ölecektir. Burada, Allah yolunda ölmenin, normal bir ölüm olarak görülmeyecek kadar önemli olduğu, sıradan ölümlerden farklı olduğu vurgulanmaktadır. Zira bu tarz bir ölüm; Allah'ın yanında çok aziz, çok değerli ve çok şerefli bir ölüm şekli olduğundan, Allah, bu niteleme ile diğer ölümlerden farkı ortaya koymak için; "Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma" demektedir. Bu, öylesine güzel bir ölüm şeklidir ki, Allah'ın katında en iyi şekilde ağırlanma yapılmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma. dipnot 1 Bilakis onlar diridirler, Rabb'leri katında rızıklanmaktadırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'a göre; Allah yolunda ölenler de dahil, her canlı ölümü tadacaktır. (3:185) Her canlı ölmektedir, ölecektir. Burada, Allah yolunda ölmenin, normal bir ölüm olarak görülmeyecek kadar önemli olduğu, sıradan ölümlerden farklı olduğu vurgulanmaktadır. Zira bu tarz bir ölüm; Allah'ın yanında çok aziz, çok değerli ve çok şerefli bir ölüm şekli olduğundan, Allah, bu niteleme ile diğer ölümlerden farkı ortaya koymak için; "Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma" demektedir. Bu, öylesine güzel bir ölüm şeklidir ki, Allah'ın katında en iyi şekilde ağırlanma yapılmaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma. dipnot 1 Bilakis onlar diridirler, Rabb'leri katında rızıklanmaktadırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'a göre; Allah yolunda ölenler de dahil, her canlı ölümü tadacaktır(3/Al-i İmran, 185); her canlı ölmektedir, ölecektir. Burada, şehit olarak ölmenin, normal bir ölüm olarak görülmeyecek kadar önemli olduğu vurgulanmaktadır. Allah yolunda ölmenin diğer ölümlerden farklı olduğudur. Sıradan bir ölüm olmadığıdır. Zira bu tarz bir ölüm: Allah'ın yanında çok aziz, çok değerli ve çok şerefli bir ölüm şekli olduğundan, Allah, bu niteleme ile diğer ölümlerden farkı ortaya koymak için; ‘Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma' demektedir. Bu, öylesine güzel bir ölüm şeklidir ki, Allah'ın katında en iyi şekilde ağırlanma yapılmaktadır.

Gültekin Onan

Tanrı yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' saymayın. Hayır, onlar, rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.

Hasan Basri Çantay

(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bil'akis onlar Rableri kafında diridirler. (Öyle ki Allahın) lutf-ü inayetinden, kendilerine verdiği (şehidlik mertebesi) ile hepsi de şad olarak (cennet ni'metleriyle) rızıklanırlar.. Arkalarından henüz onlara katılamayan (şehid dindaş) lar (ı) hakkında da: "Onlara hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir" diye müjde vermek isterler.

İbni Kesir

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın, bilakis onlar diridirler, Rabbları katında rızıklandırılırlar.

Mehmet Alagaş

(162-173) Hiç Allah’ın hoşnutluğuna uyan kimse Allah’ın hışmına uğrayanlar gibi olur mu? Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü bir dönüş yeridir. Onların / Allah’ın rızasına uyanların Allah’ın yanında dereceleri vardır , Allah yaptıklarını görendir. Kesin olan şu ki, Allah müminlere içlerinde kendilerinden bir Resul yaratarak minnette bulunmuştur , onlara O’nun / Allah’ın ayetlerini sesli okuyor. Bundan önce apaçık bir sapıklık içinde olmalarına rağmen onları arındırıyor / tezkiye ediyor , onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor. Onlara bir musibet isabet ettiğinde ki onlara siz iki katını isabet ettirmiştiniz (Sizin Uhud ta yetmiş kaybınız oldu bedirde onlara yetmiş esir yetmiş ölü yani yüz kırk kayıp verdirmiştiniz) dediniz ki nereden bu? De ki O kendinizde olandan (Başınıza gelen kendi ettiğinizden) Muhakkak ki Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. İki cemaatin karşılaştığı gün başınıza gelen musibet Allah’ın izniyledir ve iman edenlerin bilinmesi içindi ve münafıkların bilinmesi içindi. Onlara ya Allah yolunda savaşın yahut savunmada / müdafaada bulunun denildi, dediler ki savaşmayı bilseydik size uyardık , O gün onlar kafirliğe onlardan imanca daha yakındılar , ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı , kalplerinde neyi sakladıklarını en iyi Allah bilir. Onlar oturdular ve kardeşleri için dediler ki bize uysalardı öldürülmezlerdi de ki eğer doğru sözlüler iseniz kendinizden ölümü savuşturun / uzaklaştırın. Allah yolunda öldürülenleri ölü olarak değerlendirme / hesap etme , bilakis onlar diridirler Rablerinin yanında rızıklandırılırlar, Allah’ın kendilerine fazlından verdiklerinden dolayı sevinçlidirler , arkalarından gelerek henüz kendilerine katılmamış olanları / ilhak olamayanları da müjdelerler, onlara korku yoktur, onlara üzüntü / hüzün yoktur. Allah’ın nimetlerini ve fazlını müjdelerler, Allah’ta iman edenlerin ödüllerini / ecirlerini zayi etmez. Kendilerine bir yara isabet ettikten sonra Allah’a ve Resulünü çağrısına cevap verenlere / icabet edenlere, güzel davranıp, sakınanlara , kocaman bir ecir vardır. Onlar öyleleridirler ki; insanlar kendilerine “insanlar size karşı ordu toparladılar korkun onlardan” dediklerinde onların imanı artar ve derler ki “Allah bize yeterlidir ve vekil olması ne büyük nimettir.” Bunun üzerine kendileri ne herhangi bir kötülük dokunmadan Allah’ın fazlından bir nimet olarak döndüler , A llah’ın hoşnutluğuna uydular, Allah büyük bir bolluk / fazıl sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Çünkü onlar, Rablerinin katında diridirler ve rızıklandırılırlar.

Süleyman Ateş

Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma; hayır, (onlar) diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Hayır, onlar diridirler; Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolunda öldürülenlerin diriliği, bizim anlayabileceğimiz bir dirilik değildir (Bakara 2/154).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sakın Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma; onlar, diridirler. Sahipleri katında kendilerine rızık da verilir.

Şaban Britch

Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın. Çünkü onlar, Rablerinin katında diridirler ve rızıklandırılırlar.

Şaban Piriş

Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın çünkü onlar, Rab'lerinin huzurunda diridirler ve rızıklandırılırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah yolunda öldürülmüş olanları ölüler sanma sakın. Hayır! Onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do not consider them dead the martyrs in the cause of Allah for they are living in heaven's realm in the venerable and. revered August presence of Allah, their Creator, laying in divine provisions,

Abdul Haleem

[Prophet], do not think of those who have been killed in God’s way as dead. They are alive with their Lord, well provided for,

Abdullah Yusuf Ali

Think not of those who are slain in Allah's way as dead. Nay, they live, finding their sustenance in the presence of their Lord;

Abul A'la Maududi

Think not of those slain in the way of Allah as dead. dipnot 1 Indeed they are living, and with their Lord they have their sustenance,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For an explanation see (Surah 2. n. 155) above.

Aisha Bewley

Do not suppose that those killed in the Way of Allah are dead. No indeed! They are alive and well provided for in the very presence of their Lord,

Al-Hilali & Khan

Think not of those who are killed in the Way of Allâh as dead. Nay, they are alive, with their Lord, and they have provision.

Ali Quli Qarai

Do not suppose those who were slain in the way of Allah to be dead; rather they are living and provided for near their Lord,

Amatul Rahman Omar

And think not of those who have been killed in the cause of Allâh as dead. Nay, they are alive, enjoying the company of their (Ever- Living) Lord and well provided (as they deserve to be for an everlasting life);

Arthur John Arberry

Count not those who were slain in God's way as dead, but rather living with their Lord, by Him provided,

Bijan Moeinian

Never consider the martyrs as dead; they are indeed alive and get [a non-interrupting provision and] reward from their Lord.

E. Henry Palmer

Count not those who are killed in the way of God as dead, but living with their Lord;- provided for,

Edip-Layth

Do not count that those who are killed in the sake of God are dead. No, they are alive at their Lord receiving provisions.

George Sale

Thou shalt in no wise reckon those who have been slain at Ohod in the cause of God, dead; nay, they are sustained alive with their Lord,

Hamid S. Aziz

Think not those who are slain in the way of Allah as dead. Nay, they are living; with their Lord they have sustenance;

Mahmoud Ghali

And do not ever reckon the ones who have been killed in the way of Allah (as) dead; no indeed, they are alive in the Providence of their Lord, by Him provided.

Marmaduke Pickthall

Think not of those, who are slain in the way of Allah, as dead. Nay, they are living. With their Lord they have provision.

Mohamed Ahmed - Samira

Never think that those who are killed in the way of God are dead. They are alive, getting succour from their Lord,

Muhammad Asad

But do not think of those that have been slain in God's cause as dead. Nay, they are alive! With their Sustainer have they their sustenance,

Mustafa Khattab

Never think of those martyred in the cause of Allah as dead. In fact, they are alive with their Lord, well provided for—

Progressive Muslims

And do not think that those who are killed in the sake of God are dead. No, they are alive at their Lord receiving a bounty.

Rashad Khalifa

Do not think that those who are killed in the cause of GOD are dead; they are alive at their Lord, enjoying His provisions.

Sahih International

And never think of those who have been killed in the cause of Allah as dead. Rather, they are alive with their Lord, receiving provision,

Sam Gerrans

And think not of those who are killed in the cause of God as dead; nay, they are alive, with their Lord receiving provision,

Shabbir Ahmed

Think not of those, who are slain in the Cause of Allah, as dead. Nay, they are alive! With their Lord they have provision. (2:154).

Syed Vickar Ahamed

Think not of those who are killed in Allah’s cause as dead. No! They live by finding their means (to live) in the Presence of their Lord;

Taqi Usmani

Never take those killed in the way of Allah as dead. Rather, they are alive with their Lord, well-provided,

The Monotheist Group

And do not think that those who are killed in the cause of God are dead. No, they are alive at their Lord receiving a bounty.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 169. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 169. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 169. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩