Diyanet İşleri
İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 43. ayet. وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَٰلِمُونَ
vetilke-l'emŝâlü naḍribühâ linnâs. vemâ ya`ḳilühâ ille-l`âlimûn.
İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Örümcek ağı meseli Ankebût 41–44 3
Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Allah'tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!
Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.
(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.
İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
43. “İşte bu misalleri Biz insanlar için veriyoruz.” Onlar için, onların yararlanmaları ve öğrenmeleri için bu misalleri veriyoruz. Çünkü misaller, bilgileri açıklama yollarıdır ve onlar, akıl ile kavranan (soyut) hususları maddi örneklendirmelerle daha bir anlaşılır kılarlar. Böylelikle bu misallerin verilişine sebep teşkil eden anlam, daha bir açıklık kazanır. O bakımdan bu misaller bütün insanların faydasınadır.
“Ama onları (gereğince düşünmeyi) bilenlerden başkası anlamaz onlara âlimlerden başkası akıl erdiremez.” Bunları gereği gibi kavrayıp üzerlerinde gereği gibi düşünerek, ne için örnek verildiklerini bilip uygulayarak ve kalbi ile aklederek anlayanlar ancak ilmin, kalplerine kadar ulaşıp yer ettiği gerçek ilim sahibi kimselerdir.
Bu buyrukla Yüce Allah, verdiği misalleri övmekte, bu misaller üzerinde iyiden iyiye düşünmeye ve bunları anlayıp kavramaya teşvik etmekte, ayrıca bunları anlayıp kavrayanları da övmektedir. Zira bunları kavramak, kişinin ilim ehlinden olduğunu gösterir. O halde bunları kavrayamayan kimselerin de ilim ehlinden olmadığı anlaşılmaktadır.
Bunun sebebi de şudur: Yüce Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm’de verdiği misaller, önemli hususlar, üstün maksatlar ve oldukça değerli meseleler hakkındadır. İlim ehli olan kimseler de bunların diğer meselelerden daha önemli olduğunu bilirler. Çünkü Allah, bunlara önem vermiş ve kullarını bu misalleri iyice akledip üzerlerinde düşünmeye teşvik etmiştir. O bakımdan gerçek ilim sahipleri, bunları gereği gibi anlamak için olanca gayretlerini harcarlar.
Bu hususların önemine rağmen onları gereği gibi düşünmeyen kimseye gelince şüphesiz ki bu, o kimsenin ilim ehlinden olmadığına delildir. Çünkü böyle bir kimse, önemli meseleleri bilmeyecek olursa diğer meseleleri bilmeyişi öncelikle söz konusudur. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah’ın örnek verdiği misallerle ilgili meselelerin büyük çoğunluğunun, dinin esasları (akide) ve benzeri hususlara dairdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu örnekleri kendilerini uyandırması, hakkı göstermesi ve onları hakka iletmesi için insanlara veriyoruz. Bunları istenilen şekilde ancak Allah’ın dinini ve hikmetlerini bilen kimseler idrak edebilirler.
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş)
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte biz şu örnekleri insanlar için veriyoruz; dipnot 1 onları (gerçeği) bilenlerden başkası akıl etmez. dipnot 2
İşte bütün bu misalleri Biz insanlar için veriyoruz; ne ki bunları sadece (eşyanın var ediliş amacını) bilenler kavrayabilir.
İşte Biz insanın önüne bu temsilleri koyuyoruz: ama onların gerçek anlamını ancak (Bizi) tanıyanlar kavrayabilir,
İşte misaller, insanlara vurguluyoruz! (Fakat) onları alimlerden başkası aklıyla değerlendirmez!
İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez.
Biz bu misalleri insanlar için veriyoruz. Onları da ancak ilim sahibi olanlar anlayabilir.
İnsanlar için, işte böyle örnekler veriyoruz. Bilgisi olanlardan başkası, zaten düşünüp anlayamaz.
İşte bu örnekleri biz, bütün insanlara veriyoruz. Oysa onları ancak bilenler anlar.
Bu örnekleri halk için veririz ve onları bilen kimselerden başkası düşünüp anlamaz.
Bu örnekleri halk için veririz ve onları bilen kimselerden başkası düşünüp anlamaz.
İşte bu misaller var ya, Biz onları insanlar için getiriyoruz; fakat onlara ilim sahiplerinden başkasının aklı ermez.
Hem bu meseller yok mu, biz onları insanlar için darbediyoruz, maamafih onlara alimlerden maadasının aklı irmez
Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu alimlerden dipnot 1 başkası kavrayamaz.
Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu alimlerden dipnot 1 başkası kavrayamaz.
Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu bilenlerden dipnot 1 başkası kavrayamaz.
İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunları akletmez.
İşte misaller! Biz onları insanlar için irad ediyoruz. Aalim olanlardan başkası onları anlamaz.
İşte misaller. Biz, onları insanlara anlatıyoruz. Bilenlerden başkası bunları anlamaz.
(41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)
İşte bunlar, insanlar için verdiğimiz örneklerdir. Fakat onlara âlimlerden başkası akıl erdiremez.
Biz bu misalleri insanlara anlatıyoruz ama onları, bilenlerden başkası düşünüp anlamaz.
İşte bütün bu örnekleri insanlar için veriyoruz; ama, yalnızca bunlarla ilgili bilgi sahibi olanlar doğru bağlantıları kurabilir dipnot 1 .
Bunlar örnek olaylardır. Onları bütün insanlar için veriyoruz ama bilenler dışında hiç kimse onlara akıl yormaz.
İşte, insanlar için verdiğimiz örnekler, ama onları alimlerden başkası anlamaz.
İşte, insanlar için verdiğimiz örnekler, ama onları bilgi sahiplerinden başkaları anlamaz.
Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki ilim sahiplerinden başkası onlara akıl erdiremez.
Such parables do We discourse to people -that they might hopefully ponder-. Such examples and illustrations are only grasped with the minds of those who know the facts and apprehend them with their senses.
Such are the comparisons We draw for people, though only the wise can grasp them.
And such are the Parables We set forth for mankind, but only those understand them who have knowledge.
These are the parables that We set forth to make people understand. But only those endowed with knowledge will comprehend them.
Such metaphors – We devise them for mankind; but only those with knowledge understand them.
And these similitudes We put forward for mankind; but none will understand them except those who have knowledge (of Allâh and His Signs).
And We draw these parables for mankind; but no one grasps them except those who have knowledge.
These are the (various) situations which We set forth for the (benefit of) mankind, yet, except for the learned, nobody tries to grasp them.
And those similitudes -- We strike them for the people, but none understands them save those who know.
I (God) cite these examples to make the people wake up; but only those who have [earned the faculty of] knowledge understands them.
These are parables which we have struck out for men; but none will understand them, save those who know.
Such are the examples We cite for the people, but none reason except the knowledgeable.
These similitudes do We propound unto men: But none understand them, except the wise.
Verily, Allah knows whatever thing they call upon beside Him; for He is the Mighty, the Wise.
And those similitudes, We strike them for mankind, and in no way does anyone consider them except the knowledgeable (people).
As for these similitudes, We coin them for mankind, but none will grasp their meaning save the wise.
These are precepts of wisdom We offer to men, but only those who are rational understand.
And so We propound these parables unto man: but none can grasp their innermost meaning save those who [of Us] are aware
These are the parables We set forth for humanity, but none will understand them except the people of knowledge.
Such are the examples We cite for the people, but none comprehend except the knowledgeable.
We cite these examples for the people, and none appreciate them except the knowledgeable.
And these examples We present to the people, but none will understand them except those of knowledge.
And those similitudes — We strike them for mankind, but none will understand them save those of knowledge.
And so We cite examples for mankind, but men of Science will make best use of their intellect. ('Aalim = Scientist. (30:22-23), (35:27-28)).
And stories (with guidance) like these, We bring out for mankind, but only those who have knowledge understand them (the stories).
We site these examples for people, but no one understands them except the knowledgeable ones.
Such are the examples We put forth for the people, but none comprehend except the knowledgeable.