A'râf suresi

A'râf suresi, 20. ayet

A'râf suresi, 20. ayet. فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَٰلِدِينَ

fevesvese lehüme-şşeyṭânü liyübdiye lehümâ mâ vûriye `anhümâ min sev'âtihimâ veḳâle mâ nehâkümâ rabbükümâ `an hâẕihi-şşecerati illâ en tekûnâ melekeyni ev tekûnâ mine-lḫâlidîn.

Diyanet İşleri

Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 17–23 · surenin 20. ayeti / 206
  1. A'râf 17

    "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

  2. A'râf 18

    Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."

  3. A'râf 19

    "Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."

  4. 20

    Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."

  5. A'râf 21

    "Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.

  6. A'râf 22

    Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab'leri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.

  7. A'râf 23

    Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. İblis, onlara vesvese verdi ve bu vesvesesi ile onları aldattı, gerçeği onlara başka türlü gösterdi ve onlara gerçeği tahrif ederek: “Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek” yani siz melek türünden olmayasınız “yahut ebedi kimselerden olmayasınız diye yasakladı, dedi” Bir başka âyette de bu husus şöyle ifade edilmektedir: “Ey Adem, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir mülkü göstereyim mi?” (Tâhâ, 20/120)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İblis, onların örtünmüş mahrem yerlerini açığa çıkarmak için onlara gizlice fısıldayarak dedi ki: "Allah, sizin bir melek olmanızı ve cennette ebediyen kalmanızı istemediği için size bu ağaçtan yemenizi yasakladı."

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَوَسْوَسَ fevesvese derken fısıldadı kök: وسوس
  2. لَهُمَا lehuma onlara
  3. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytan kök: شطن
  4. لِيُبْدِىَ liyubdiye göstermek için kök: بدو
  5. لَهُمَا lehuma kendilerine
  6. مَا ma olan
  7. وُۥرِىَ vuriye gizlenen kök: وري
  8. عَنْهُمَا anhuma onların
  9. مِن min -nden
  10. سَوْءَٰتِهِمَا sev'atihima çirkin yerleri- kök: سوا
  11. وَقَالَ ve kale dedi kök: قول
  12. مَا ma
  13. نَهَىٰكُمَا nehakuma sizi men'etti kök: نهي
  14. رَبُّكُمَا rabbukuma Rabbiniz kök: ربب
  15. عَنْ an (-tan)
  16. هَـٰذِهِ hazihi şu
  17. ٱلشَّجَرَةِ ş-şecerati ağaç(tan) kök: شجر
  18. إِلَّآ illa sırf
  19. أَن en diye
  20. تَكُونَا tekuna olursunuz kök: كون
  21. مَلَكَيْنِ melekeyni ikiniz de birer melek kök: ملك
  22. أَوْ ev ya da
  23. تَكُونَا tekuna olursunuz (diye) kök: كون
  24. مِنَ mine -dan
  25. ٱلْخَـٰلِدِينَ l-halidine ebedi kalıcılar- kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وسوس (5 geçiş) · Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"

  • Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla…

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O sırada) şeytan, birbirine kapalı edep yerlerini kendilerine göstermek için onlara (Âdem ve eşine) vesvese vermiş, dipnot 1 "Rabbiniz size bu ağacı ancak melek olursunuz veya çok uzun yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı!" demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Hz. Adem'in ve eşinin cennetten çıkartılma nedeninin şeytan olduğunu göstermektedir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi söz konusu bahçeden çıkartılmaya sebep olan kişi Hz. Havva değil, İblis'tir. Benzer mesajlar: Bakara 2:36; Tâhâ 20:120.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine, Şeytan onlara (o zamana değin) cinsellikleri hakkında henüz farkına varmadıkları şeyi ifşa etmek için fısıldadı ve "Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, başka değil, sadece siz (ondan yiyince) iki melek (gibi) olursunuz ya da ölümsüzleşirsiniz de ondandır" dedi.

Muhammed Esed

Bunun üzerine, Şeytan, onlara, (o ana kadar) farkında olmadıkları çıplaklılarını göstermek amacıyla fısıldayıp: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, yalnızca, siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir" dedi.

Ahmed Hulusi

Derken şeytan, bedenselliklerini fark ettirmek için onlara vesvese verdi. . . Dedi ki: "Rabbinizin sizi şu ağaçtan (bedenselliğinizi yaşamaktan) yasaklamasının sebebi sizin iki melek olarak (kuvveler boyutunda) sonsuz yaşamamanız içindir!"

Ali Bulaç

Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir."

Ali Özek ve heyeti

Ne var ki şeytan, kendilerine kapatılmış olan avret yerlerini onlara göstermek için içlerine vesvese sokmuş ve şöyle demişti: Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, kendilerinden gizlenmiş olan yerlerini göstermek amacıyla, şeytan, onlara fısıldadı: "Efendiniz, ikinizin melek olmaması veya sonsuza dek yaşamamanız için bu ağacı yasakladı!"

Bayraktar Bayraklı

Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve "Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladı" dedi.

Edip Yüksel

Sapkın, kendilerinden gizlenmiş olan bedenlerini ortaya çıkarmak için onlara fısıldadı: "Efendinizin sizi bu ağaçtan menetmesinin sebebi, ikinizin birer melek veya birer ebedî varlık olmamanız içindir" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan bedenlerini ortaya çıkarmak için onlara fısıldadı: 'Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesinin sebebi, ikinizin birer melek veya birer ebedi varlık olmamanız içindir,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken şeytan, kendilerine örtülmüş olan ayıp yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi ve: "Rabbiniz size bu ağacı yalnızca birer melek olmamanız yahut ölümsüzlüğe kavuşmamanız için yasak etti." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken Şeytan bunlara kendilerinden örtülmüş olan çirkin yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi, ve sizi rabbınız başka bir şey için değil, sırf Melek olacağınız yahud ebediyyen kalanlardan olacağınız için bu ağaçtan nehyetti dedi

Erhan Aktaş

Derken şeytan, kötülüklerini dipnot 1 kendilerine göstermek için onlara fısıldadı. Rabb'iniz size bu ağacı melik dipnot 2 olmayasınız veya kalıcılardan olmayasınız diye yasakladı." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Avret yerlerinin açığa çıkması;" "Kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerinin kendilerine gösterilmesi" şeklinde verilen anlamlar İsrailiyat'tan yapılan alıntılardır. İnsanın yaratılışında, "bizatihi" çirkin olarak yaratılmış, çirkin olarak tanımlanabilecek bir organı yoktur. Bu nedenle güya çirkin olan ve daha önce farkında olmadıkları cinsel organlarının kendilerine gösterilmesi şeklinde verilen anlamlar doğru değildir. Ayette geçen "sev'ate" kelimesi "sue" kelimesinden türemiştir. "Sue," kötü iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla "kötülüklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması" değil; insanın fıtratında bulunan "hasenenin" (iyiliğin) karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması, mal edinme ve biriktirme hırsı demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Diğer bir kıraate (okuyuşa) göre, melek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Derken şeytan, kötülüklerini dipnot 1 kendilerine göstermek için onlara fısıldadı. Rabb'iniz size bu ağacı melek/melik olmayasınız veya ölümsüz olmayasınız diye yasakladı." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Avret yerlerinin açığa çıkması"; "Kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerinin kendilerine gösterilmesi" şeklinde verilen gülünç anlamlar İsrailiyat'tan yapılan alıntılardır. İnsanın yaratılışında, "bizatihi" çirkin olarak yaratılmış bir organı yoktur. Bu nedenle güya çirkin olan ve daha önce farkında olmadıkları cinsel organlarının kendilerine gösterilmesi şeklinde verilen anlamlar doğru değildir. Ayette geçen "sev'ate" sözcüğü "sue" sözcüğünden türemiştir. "Sue", kötü iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla "kötülüklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması" değil; insanın fıtratında bulunan "hasenenin" (iyiliğin) karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması, mal edinme ve biriktirme hırsı demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Derken şeytan, kötülüklerini dipnot 1 kendilerine göstermek için onlara fısıldadı. Rabb'iniz size bu ağacı melek/melik olmayasınız veya ölümsüz olmayasınız diye yasakladı." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Avret yerlerinin açığa çıkması." şeklinde verilen anlamlar İsrailiyat'tan alınmadır. İnsanın yaratılışında, "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" sözcüğü "sue" sözcüğünden türemiştir. "Sue" sözcüğü kötü ve çirkin olan iş, söz ve durumu ifade etmektedir. Dolayısıyla "kötülüklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması" değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin" (iyiliğin) karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması, mal edinme ve biriktirme hırsı şeklinde anlaşılabilir.

Gültekin Onan

Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan olmamanız içindir."

Hasan Basri Çantay

Derken şeytan, onlardan gizli bırakılmış o çirkin yerlerini kendilerine açıklamak (göstermek) için ikisine de vesvese verdi: "Rabbiniz size bu ağacı başka bir şey için değil, ancak iki melek olacağınız, yahud (ölümden azade ve) ebedi kalıcılardan bulunacağınız için (ya'ni böyle olmayasınız diye) yasak etdi" dedi.

İbni Kesir

Derken şeytan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için ikinize de vesvese verdi ve dedi ki: Rabbınız, sizi başka bir şey için değil, ancak iki melek veya ebedi kalanlardan olmanızı önlemek için yasaklamıştır.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şeytan, örtülü olan avret yerlerini onlara göstermek için ikisine de vesvese vererek “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı.” dedi.

Süleyman Ateş

Derken şeytan, onların, kendilerinden gizlenmiş olan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek, ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men'etti" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Şeytan her birinin bedenindeki dipnot 1 örtülü yerleri kendilerine göstermek için onlara fısıldayıp şöyle dedi dipnot 2 : "Bakın, Rabbiniz bu ağacı size sırf ikiniz de hükümdar dipnot 3 ya da ölümsüzleşenlerden olursunuz diye yasakladı."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beden diye meal verdiğimiz Sev'e (سوأة) kelimesine, tefsir ve meallerde edep yeri anlamı verilir. Bu anlam, Kur'an bütünlüğüne uymaz. Çünkü elbise, Allah'ın ayetlerinden bir ayettir. İnsanı diğer canlılardan ayıran şeylerdendir (A'raf 7/26). Adem ile Havva elbiseyi, sırf edep yerlerini örtmek için değil, vücudu sıcaktan, soğuktan korumak ve güzel görünmek için giymişlerdir (A'raf 7/26, Nahl 16/81, Enbiya 21/80). Nitekim Maide 5/31 ve A'raf 7/27 ayetlerinde "sev'e" kelimesi tüm beden için kullanılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Adem aleyhisselam ve eşi bu bahçede bulundukları sürece ne sıkıntı ne açlık çekecekler ne de çıplak kalacaklardı. (Taha 20/118)
  3. metne dön, dipnot 3
    Elimizdeki Kur'an nüshalarında melek olarak harekelenen kelime, melik şeklinde de okunmuştur (Keşşaf). Melik, en üst yetkili, sultan ve hükümdar demektir. Bu okuyuşu, Taha suresinin konuyla ilgili 120. ayeti de onayladığı için ayete yukarıdaki anlam verilmiştir. Tefsir ve meallerde 'melek' kelimesi tercih edilmiştir. Ama Adem aleyhisselamın kendisine secde eden meleklere özenmesi çok uzak bir ihtimaldir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra Şeytan vücutlarından açılması hoş olmayacak yerlerinin örtüsünü açıp onlara göstermek için şöyle vesvese verdi dipnot 1 : "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması sadece hükümdar (saltanat sahibi) dipnot 2 olmanızı ya da ölümsüzleşmenizi engellemek içindir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Adem ve Havva (a.s.) bu bahçede bulundukları sürece ne sıkıntı ne açlık çekecekler ne de çıplak kalacaklardı. (Ta Ha 20/118)
  2. metne dön, dipnot 2
    Elimizdeki Kur'an nüshalarında melek olarak harekelenen (sesli harf kazanan) kelime , melik şeklinde de okunmuştur (Keşşaf). Melik, en üst yetkili, sultan ve hükümdar demektir. Bu okuyuşu, konuyla ilgili Taha 20/120. ayeti de onayladığı için ayete yukarıdaki anlam verilmiştir. Tefsir ve meallerde ‘melek' kelimesi tercih edilmiştir. Ama Adem aleyhisselamın kendine secde eden meleklere özenmesi çok uzak bir ihtimaldir. Kuran'ın esas nüshaları harekesiz Arapça olduğundan ve sonradan hareke eklendiğinden bu hatanın yapıldığı düşünülmektedir.

Şaban Britch

Şeytan, örtülü olan avret yerlerini onlara açmak için, ikisine de vesvese vererek şöyle dedi: Rabbiniz, bu ağacı yalnızca ikinizin de melek olmamanız veya ölümsüz olmamanız için yasakladı.

Şaban Piriş

Şeytan, örtülü olan avret yerlerini kendilerine göstermek için, ikisine de gizlice fısıldadı ve şöyle dedi: -Rabbiniz, bu ağacı yalnızca ikinizin de melek olmamanız veya ölümsüz olmamanız için yasakladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken, şeytan, kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerini onlara açmak için ikisine de vesvese verdi. Dedi: "Rabbinizin sizi şu ağaçtan uzak tutması, iki melek olmayasınız yahut ölümsüzler arasına katılmayasınız diyedir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there did AL-Shaytan sneakingly whisper them, instigating evil in their repositories of consciousness. He suggested secretly to their minds what made them unintentionally lose their modesty and decency and expose of their bodies what did put them to shame. He said to them: "Allah only forbade you this tree lest you should come to be angels or you be qualified to infinite existence".

Abdul Haleem

Satan whispered to them so as to expose their nakedness, which had been hidden from them: he said, ‘Your Lord only forbade you this tree to prevent you becoming angels or immortals,’

Abdullah Yusuf Ali

Then began Satan to whisper suggestions to them, bringing openly before their minds all their shame that was hidden from them (before): he said: "Your Lord only forbade you this tree, lest ye should become angels or such beings as live for ever."

Abul A'la Maududi

But Satan made an evil suggestion to both of them that he might reveal to them their shame that had remained hidden from them. He said: 'Your Lord has forbidden you to approach this tree only to prevent you from becoming angels or immortals.'

Aisha Bewley

Then Shaytan whispered to them, disclosing to them their private parts that had been concealed from them. He said, ‘Your Lord has only forbidden you this tree lest you become angels or among those who live for ever.’

Al-Hilali & Khan

Then Shaitân (Satan) whispered suggestions to them both in order to uncover that which was hidden from them of their private parts (before); he said: "Your Lord did not forbid you this tree save that you should become angels or become of the immortals."

Ali Quli Qarai

Then Satan tempted them, to expose to them what was hidden from them of their nakedness, and he said, ‘Your Lord has only forbidden you from this tree lest you should become angels, or lest you become immortal. ’

Amatul Rahman Omar

Then satan made an evil suggestion to them both, with the result that their shortcomings which were hidden from them, became manifest to them, and he said, `Your Lord forbade you from this tree only lest you should become angels or become of the immortals. '

Arthur John Arberry

Then Satan whispered to them, to reveal to them that which was hidden from them of their shameful parts. He said, 'Your Lord has only prohibited you from this tree lest you become angels, or lest you become immortals.'

Bijan Moeinian

Unfortunately Satan [as he had promised] succeeded in tempting them and they discovered the shameful part of themselves. Satan told them: "The reason for which God does not want you to approach this tree is that He does not want you to be elevated to the level of angels and or have an eternal life."

E. Henry Palmer

But Satan whispered to them to display to them what was kept back from them of their shame, and he said, 'Your Lord has only forbidden you this tree lest ye should be twain angels, or should become of the immortals;'

Edip-Layth

But the devil whispered to them, to reveal their bodies which was hidden from them; and he said, "Your Lord did not forbid you from this tree except that you would become controllers, or you would be immortals."

George Sale

And Satan suggested to them both, that he would discover unto them their nakedness, which was hidden from them; and he said, your Lord hath not forbidden you this tree, for any other reason but lest ye should become angels, or lest ye become immortal.

Hamid S. Aziz

Then Satan whispered to them (planted suggestions in their minds) to display to them what was kept back from them of their shame (they felt shame or guilt for the first time), and he said, "your Lord has only forbidden you this tree lest you should become angels, or should become of the immortals. "

Mahmoud Ghali

Then Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) whispered to them (both) to display to them that which was overlaid (i.e., hidden) from them of their shameful parts; and he said, "In no way has your Lord forbidden you from this tree except that you should become (two) angels or become of the ones eternally (abiding)."

Marmaduke Pickthall

Then Satan whispered to them that he might manifest unto them that which was hidden from them of their shame, and he said: Your Lord forbade you from this tree only lest ye should become angels or become of the immortals.

Mohamed Ahmed - Samira

But Satan suggested (evil) to them, in order to reveal their hidden parts of which they were not aware (till then), and said: "Your Lord has forbidden you (to go near) this tree that you may not become angels or immortal. "

Muhammad Asad

Thereupon Satan whispered unto the two with a view to making them conscious of their nakedness, of which [hitherto] they had been unaware; and he said: "Your Sustainer has but forbidden you this tree lest you two become [as] angels, or lest you live forever. "

Mustafa Khattab

Then Satan tempted them in order to expose what was hidden of their nakedness. He said, "Your Lord has forbidden this tree to you only to prevent you from becoming angels or immortals."

Progressive Muslims

But the devil whispered to them, to reveal their wickedness to them which was kept from them; and he said: "Your Lord did not forbid you from this tree except that you would become Angels, or you would be immortal. "

Rashad Khalifa

The devil whispered to them, in order to reveal their bodies, which were invisible to them. He said, "Your Lord did not forbid you from this tree, except to prevent you from becoming angels, and from attaining eternal existence."

Sahih International

But Satan whispered to them to make apparent to them that which was concealed from them of their private parts. He said, "Your Lord did not forbid you this tree except that you become angels or become of the immortal."

Sam Gerrans

Then the satan whispered to them, to make manifest to them what was hidden from them of their shame. He said: “Your Lord forbade you this tree only lest you become angels, or of those abiding eternally.”

Shabbir Ahmed

Then Satan deceived them in order to reveal their imperfections and fallibility to them. He said, "Your Lord forbade this tree lest you become angels or become immortals." (The selfish desire of humans prompted them to think about their own children rather than the collective good. That would, in a way, give them power and immortality).

Syed Vickar Ahamed

Then Satan began to whisper doubts to both them, bringing openly to their minds all their shame that was hidden from them: He said: "Your Lord asked you not to come near this tree, lest you should become angels or such beings as (those who) live forever. "

Taqi Usmani

Then Satan whispered to them, so that he might expose to them their shame that was hidden from them; and said, "Your Lord has not prohibited this tree for you, but to avoid your becoming angels or your becoming eternal."

The Monotheist Group

But the devil whispered to them, to reveal to them what was not apparent to them of their bodies; and he said: "Your Lord did not prohibit you from this tree except that you would become angels, or you would be immortal."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩