Bakara suresi

Bakara suresi, 272. ayet

Bakara suresi, 272. ayet. لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

leyse `aleyke hüdâhüm velâkinne-llâhe yehdî mey yeşâ'. vemâ tünfiḳû min ḫayrin felienfüsiküm. vemâ tünfiḳûne ille-btigâe vechi-llâh. vemâ tünfiḳû min ḫayriy yüveffe ileyküm veentüm lâ tużlemûn.

Diyanet İşleri

Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 269–275 · surenin 272. ayeti / 286

Konu İnfakın örnekleri ve âdâbı Bakara 261–274 3

  1. Bakara 269

    Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

  2. Bakara 270

    Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir. Zulmedenlerin yardımcıları yoktur.

  3. Bakara 271

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  4. 272

    Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

  5. Bakara 273

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

  6. Bakara 274

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

  7. Bakara 275

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

272. Yani ey peygamber, sana düşen ancak tebliğ, insanları hayra teşvik etmek ve kötülüklerden de sakındırmaktır. Hidâyete erdirmeye gelince bu, Allah’ın elindedir.

Ayrıca Yüce Allah gerçek mü’minlerden de şöylece haber vermektedir: Gerçek mü’minler ancak Rablerinin rızasını isteyerek, onun mükâfaatını umarak infak ederler. Çünkü imanları buna davet eder. Bu ise mü’minler için bir hayırdır, bir tezkiyedir. Ayrıca bu buyruk, onlara ihlâslı olmayı da hatırlatmktadır.

Yüce Allah yaptıkları infakları bildiğini bir kez daha tekrarlamakta böylece nezdinde zerre ağırlığı kadar bir hayrın dahi asla kaybolmayacağını onlara bildirmektedir: “Allah şüphesiz zerre ağırlığı kadar zulmetmez. (Yapılan) bir iyilik olursa onu da kat kat artırır ve lütfundan büyük bir mükâfat verir.” (en-Nisâ, 4/40)

“Hayır türünden her neyi infak ederseniz (karşılığı) size eksiksiz verilir” kıyamet gününde ecirlerinizi tastamam alırsınız. “ve size asla zulmedilmez.” İyiliklerinizden hiçbir şey hatta zerre kadar bile eksiltilmez, kötülüklerinize de hiçbir şey eklenmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey peygamber! İnsanların hakkı kabul etmeleri, hakka boyun eğmeleri ve buna gelmeleri için onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Sana düşen ancak onlara bu hakkı göstermen ve onlara hakkı öğretmendir. Hakkı kabul hususundaki muvaffakiyet ve hidayete iletilmek Allah'ın elindedir. Allah, dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınızın iyiliği size döner. Çünkü Allah'ın buna ihtiyacı yoktur. Yapacağınız hayırlar ancak Allah'ın rızasını kazanmak için olmalıdır. Gerçek müminler, sadece Allah'ın rızasını kazanmak için infak ederler. Hayır olarak verdiğiniz az ya da çok ne varsa; karşılığı size tam olarak eksiksiz bir şekilde verilir. Muhakkak ki Allah hiç kimseye zulmetmez.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّيْسَ leyse değildir kök: ليس
  2. عَلَيْكَ aleyke senin üzerine
  3. هُدَىٰهُمْ hudahum onları hidayet etmek kök: هدي
  4. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  5. ٱللَّهَ llahe Allah'tır kök: اله
  6. يَهْدِى yehdi doğru yola ileten kök: هدي
  7. مَن men kimseyi
  8. يَشَآءُ ۗ yeşa'u dilediği kök: شيا
  9. وَمَا ve ma
  10. تُنفِقُوا۟ tunfiku verdiğiniz kök: نفق
  11. مِنْ min her
  12. خَيْرٍۢ hayrin hayır kök: خير
  13. فَلِأَنفُسِكُمْ ۚ felienfusikum kendiniz içindir kök: نفس
  14. وَمَا ve ma
  15. تُنفِقُونَ tunfikune infak edemezsiniz kök: نفق
  16. إِلَّا illa dışında
  17. ٱبْتِغَآءَ btiga'e kazanmak için kök: بغي
  18. وَجْهِ vechi (yüzü) rızasını kök: وجه
  19. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  20. وَمَا ve ma ve ne
  21. تُنفِقُوا۟ tunfiku verseniz kök: نفق
  22. مِنْ min -dan
  23. خَيْرٍۢ hayrin hayır- kök: خير
  24. يُوَفَّ yuveffe tastamam verilir kök: وفي
  25. إِلَيْكُمْ ileykum size
  26. وَأَنتُمْ ve entum ve siz
  27. لَا la asla
  28. تُظْلَمُونَ tuzlemune zulmedilmezsiniz kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların hidayeti senin üzerine (bir görev) değildir. Zira Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. dipnot 1 Her ne iyilik infak ederseniz kendiniz içindir. dipnot 2 Yalnızca Allah rızası için infak edeceksiniz. Her ne iyilik infak ederseniz, size (karşılığı) tastamam verilecektir ve haksızlığa uğratılmayacaksınız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Kasas 28:56 ve ‘Abese 80:7. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Verilmek istenen mesaj, insanların hidayeti kendi iradeleriyle istemesi gerektiğidir. Uyaran kişi peygamber bile olsa muhatap istemediği sürece onu hidayete erdiremez. Önemli olan tebliğ etmektir. Buna rağmen doğru yola yönelmeyenlerin sorumluluğu kendilerine aittir. Yüce Allah hidayetin Hz. Muhammed'in isteğine göre şekillenmeyeceğini, isteyenin hidayete erdirileceğini haber vermektedir. ‘Abese 80:7'de kulların arınmamasından Hz. Muhammed'in sorumlu olmadığı bildirilmektedir. İnsanlar sadaka ve infakta bulundukları kişilerden hidayete ermelerini dahi istememelidirler. Çünkü hidayette asıl belirleyici unsur kişinin kendi iradesiyle bunu dilemesidir. hidâyet bir akıl, irade ve gönül işidir. Kişi hidayeti kendisi isteyecek ki Yüce Allah da hidayeti yaratmış olsun. Şûrâ 42:52'deki bilgiler ışığında hidayet noktasında Hz. Muhammed'in yapabileceği işin "yol göstermek" olduğunu söylemeliyiz. hidâyet etmek kul için kullanıldığında "yol göstermek, rehberlik etmek", Yüce Allah için kullanıldığında ise "hidayete erdirmek, hidayeti onaylamak" anlamında yorumlanmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Bakara 2:134, 141, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39, Mümtehine 60:3 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) İnsanların hidayeti senin elinde değildir; lakin Allah isteyenin hidayetini bilir. Hayır için harcadığınız herhangi bir şey kendi yararınızadır; yeter ki yalnızca Allah'ı kazanmak için harcayın; ve hayır için yapacağınız bir harcama, size tastamam geri dönecek ve siz kesinlikle haksızlığa uğramayacaksınız.

Muhammed Esed

(Ey Peygamber,) İnsanları hidayete erdirmek senin işin değil, zira ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için harcamanız şartıyla, başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır: Çünkü yapacağınız her iyilik size olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.

Ahmed Hulusi

Onların hidayet bulması senin işlevin değildir! Ne var ki Allah dilediğine hidayet eder (hidayet kişinin varlığını meydana getiren Esma terkibindeki Hadiy isminin manasının açığa çıkmasının dilenmesiyle oluşur; dışarıdan verilmez)! Hayır olarak ne bağışlarsanız bu kendi yararınız içindir. Zaten siz vechullah için (vechullahı bildiğiniz veya gördüğünüz için) bağışlarsınız. Hayır olarak ne bağışlarsanız tamı tamına size geri ödenir ve asla hakkınız yenmez.

Ali Bulaç

Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa (zulme) uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed!) Onları hidâyete erdirmek (doğru yola iletmek) sana ait değildir. Lâkin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Ali Rıza Safa

Onları doğru yola eriştirmek, senin görevin değildir. Tam tersine, Allah, dilediğini doğru yola eriştirir. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, kendiniz içindir. Zaten paylaştıklarınız, yalnızca, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için olmalıdır. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, haksızlık yapılmadan tümüyle size geri verilir.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber! İnsanları hidayete erdirmek sana ait değildir; ancak Allah dileyeni hidayete erdirir. Sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır. Çünkü yapacağınız her iyilik size, olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.

Edip Yüksel

Onları doğruya iletmek sana düşmez. Ancak ALLAH dilediğini doğruya iletir. Muhtaçlara ettiğiniz her iyilik kendi yararınızadır. Yardımlarınız yalnız ALLAH için olmalı. Yaptığınız her iyiliğin karşılığı size eksiksiz ödenecektir. Haksızlığa uğratılmayacaksınız. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 57:22-23.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları doğruya iletmek sana düşmez. Ancak ALLAH dilediğini doğruya iletir. Muhtaçlara ettiğiniz her iyilik kendi yararınızadır. Yardımlarınız yalnız ALLAH için olmalı. Yaptığınız her iyiliğin karşılığı size eksiksiz ödenecektir. Haksızlığa uğratılmayacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların yola gelmesi senin üzerine vazife değildir. Ancak Allah, dilediğini yola getirir. Hayır adına ne verirseniz, hep kendi lehinizedir. Ancak sizler, yalnız Allah rızası için verirsiniz. Bu şekilde hayır için her ne verirseniz, karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların yola gelmesi senin üzerine değil velakin Allahdır ki dilediğini yola getirir, ve hayır namına her ne infak ederseniz hep kendi lehinizedir, ancak sırf Allah yüzünü gözeterek verirsiniz, bu vechile hayra dair her ne verirseniz karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez

Erhan Aktaş

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni dipnot 1 doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak dipnot 2 ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 2:142. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Karşılıksız olarak yapılan yardım, bağış.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni dipnot 1 doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak[2] ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 2: 269 dipnot
  2. metne dön, dipnot 3
    Karşılıksız olarak yapılan yardım, bağış.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, dileyeni doğru yola iletir. dipnot 1 Hayır olarak her ne infak dipnot 2 ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hak edeni, dileyeni; doğru yolu bulma çabasında olanı. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Karşılıksız olarak yapılan yardım, bağış.

Gültekin Onan

Onların hidayete ermesi senin üzerine (bir yükümlülük) değildir. Ancak Tanrı dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Tanrı'nın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -zulme uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) onları (İnsanları) hidayete erdirmek senin üstüne borç değil. Ancak Allah hidayeti kime dilerse ona verir (nasıyb eder). Infak edeceğiniz hayır (mal) kendi faidenizedir. Zaten siz, (Ey mü'minler) Allahın rızaasını aramakdan başka bir suretle infak da etmezsiniz ya. (Allah yolunda) maldan harcedeceğiniz (in mükafatı) size fazlasıyle ödenecekdir. Siz (bu hususda da) haksızlığa uğratılmayacaksınız.

İbni Kesir

Onları hidayete erdirmek sana düşmez. ALlah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır namına ne infak ederseniz kendinizedir. Zaten yalnız Allah rızasını kazanmak için infak edersiniz. Verdiğiniz her hayır tam olarak size ödenir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.

Mehmet Alagaş

(265-274) Allah’ın hoşnutluğunu elde etmek / rızasını kazanmak ve kendilerini sebatkar etmek için mallarını infak edenlerin misali tümsekte duran bir bahçe misali gibidir. Ona yağmur yağmış ve iki kat yemiş vermiştir , ona yağmur yağmasa da çiseli haldedir, Allah yaptıklarınızı görür. Herhangi biriniz, altlarından nehirler akan hurma ve üzüm bahçeleri varken ürünlerinin hepsi de ona aitken, ona yaşlılık nasip olduğunda, neslinin / zürriyetinin zayıf kalmasını, ayrıca içinde ateş olan bir kasırganın da bahçesini yakmasını arzu eder mi? İşte bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki fikir üretirsiniz. (Malların hepsi benim diyenin çoluğu çocuğu aç kalır , gösteriş ve eza içeren vermeler ise bahçeyi yakıp kavuran ateşli kasırgadır) Ey iman edenler, kazandıklarınızın hoş olanlarından ve sizin için arzda çıkardıklarımızdan verin, onların pis / habis olanlarını infak etmek için yeltenmeyin. Size verildiğinde gözünüz kapalıyken bile alabileceğiniz şeyleri verin, Bilin ki Allah muhakkak ki zengindir, övülendir. Şeytan size fakirliği vaat eder ve iğrençliği / hayasızlığı size emreder, Allah ise size kendi tarafından bağışlanmayı ve bolluğu / fazlı vaat eder, Allah kapsayıcıdır/ geniştir, bilendir. İstediğine gerekçeyi / hikmeti verir ve kime hikmet verilirse de kesin olan şu ki ona büyük bir iyilik / hayır verilmiştir , Akıl ulularından başkası hatırlayıp anmaz. Mal olarak / nafaka olarak neyi harcasanız veya adak olarak neyi adarsanız (olursa koç keseceğim) Allah onu bilir. Zalimlere yardım yoktur. (Sadaka, zekât, adak ve mehirde sen sadece veriyorsun yiyemiyorsun dahi harcamayı verdiğin kişi yapıyor nafakada infakta ise sen başkası için harcamada bulunuyorsun) Eğer sadakalarınızı görünür şekilde verirseniz (övülen niğma kelimesi, bi’sa kınanan kelimesinin zıddıdır) o bir nimettir, eğer onu gizleyerek fakirlere verirseniz o sizin için daha iyidir / daha hayırlıdır , s izin kötülüklerinizi örtüyor, yok ediyor. Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Onların yola girmeleri / hidayete ermeleri senin üzerine vazife değil ve fakat Allah istediğine kılavuzluk eder / yola iletir. İyilikten ne infak ederseniz kendiniz içindir , ancak Allah’ın yüzüne erişmek / ulaşmak için verirsiniz, iyilikten ne infak ederseniz size tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz. Allah yolunda kendilerini izole eden / sınırlandıran / hapseden o fakirler; arzda darbelemeye / yere vurmaya güç yetiremezler, cahil biri onları çekingen davranışlarından dolayı zengin hesap eder / zengin olarak değerlendirir , onları yüzlerinden / simalarından tanırsın, aşırı ısrarcı olup insanlardan isteyemezler, İyilikten her neyi infak ederseniz kesinlikle Allah, onu bilendir. Gizli ve belirgin / aleni, gece ve gündüz infak edenler, işte onların ücretleri / ecirleri Allah yanındadır. (Gidince alacaklar) Onlara korku yoktur onlara hüzün de yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) Onları hidayete erdirmek senin üzerine (bir sorumluluk) değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah’ın rızasını/vechini kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed) Onları yola iletmek sana düşmez, dilediğini doğru yola ileten Allah'tır. Verdiğiniz her hayır, kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için veriyorsunuz. Verdiğiniz her hayır, size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez.

Süleymaniye Vakfı

Onları doğru yola getirmek senin görevin değildir dipnot 1 ama Allah, gereğini yapanı doğru yola getirir. Hayra yapacağınız her harcama kendi lehinizedir. Harcamayı, sırf Allah'ın beğenisini kazanmak amacıyla yapmalısınız. dipnot 2 Hayra yapacağınız her harcamanın karşılığı size tam olarak verilir ve haksızlık görmezsiniz. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım ettiğimiz kişinin doğru yolda olup olmaması yani dini kimliği önemli değildir. Muhtaç olan herkese yardım etmek gerekir (Rum 30/38, Kasas 28/56).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin görevin, onları yola getirmek değildir. Doğru yolu seçeni yola getiren Allah'tır. dipnot 1 Hayra yapacağınız her harcama kendiniz içindir. Harcamayı, sırf Allah rızasını kazanmak için yapmalısınız. Harcadığınız her malın karşılığı size tam olarak verilir ve haksızlık görmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimin bunu içten istediğini sen bilemezsin.

Şaban Britch

(Ey Muhammed) Onları hidayete erdirmek senin üzerine borç (bir sorumluluk) değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah’ın rızasını/vechini kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz haksızlığa uğratılmaksızın (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir.

Şaban Piriş

(Ey Muhammed) Onları hidayete erdirmek senin üzerine borç değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz haksızlığa uğratılmaksızın (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların iyiyi ve güzeli bulmaları, senin üzerine bir borç değildir. Tam aksine, dilediğini/dileyeni iyiye ve güzele kılavuzlayan Allah'tır. Nimet ve imkandan başkalarına bağışladığınız, esasında sizin öz benlikleriniz lehinedir. Allah'ın yüzünü arzulama dışında bir şey için infak etmiyorsunuz. İnfak ettiğiniz her nimet size tam bir biçimde geri verilir. Ve siz, asla zulme uğratılmazsınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is not your responsibility, Muhammad, to guide the strayed to the path of righteousness but it is Allah Who touches the hearts of whom He will with His divine hand opening their minds’ eyes to His path of righteousness. And whatever you spend in divine service reflects piety in your deeds and it is but an advantage to you, that is if what you spend is truly intended to fulfil your obligation to Allah and to satisfy your conscience and hearts. And whatever you spend in benevolence shall be reimbursed in your favour and you shall not be wronged.

Abdul Haleem

It is not for you [Prophet] to guide them; it is God who guides whoever He will. Whatever charity you give benefits your own soul, provided you do it for the sake of God: whatever you give will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

It is not required of thee (O Messenger), to set them on the right path, but Allah sets on the right path whom He pleaseth. Whatever of good ye give benefits your own souls, and ye shall only do so seeking the "Face" of Allah. Whatever good ye give, shall be rendered back to you, and ye shall not Be dealt with unjustly.

Abul A'la Maududi

You are not responsible for setting these people on the Right Way; Allah sets on the Right Way whomsoever He wills. Whatever wealth you spend in charity is to your own benefit for you spend merely to please Allah. So, whatever you spend in charity will be repaid to you in full and you shall not be wronged. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the beginning Muslims tended to hesitate in helping either their non-Muslim relatives or other non-Muslims who were in need. They thought that helping Muslims only constituted 'spending in the way of Allah'. This verse rejects this attitude. The purpose of this verse is to point out that Muslims are not responsible for forcing true guidance down the throats of people; conveying the message of Truth to people absolves them of the obligation incumbent upon them. It is, then, for God either to favour the recipients of the message with true perception or not. In addition Muslims should not shrink from helping their relatives in the affairs of the world on the ground that they are not following the true guidance; they will he rewarded by God for whatever help they render to needy persons for the sake of God.

Aisha Bewley

You are not responsible for their guidance, but Allah guides whomever He wills. Whatever good you give away is to your own benefit, when you give desiring only the Face of Allah. Whatever good you give away will be repaid to you in full. You will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

Not upon you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) is their guidance, but Allâh guides whom He wills. And whatever you spend in good, it is for yourselves, when you spend not except seeking Allâh’s Countenance. And whatever you spend in good, it will be repaid to you in full, and you shall not be wronged.

Ali Quli Qarai

It is not up to you to guide them; rather it is Allah who guides whomever He wishes. And whatever wealth you spend, it is for your own benefit, as you do not spend but to seek Allah’s pleasure, and whatever wealth you spend will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

You are not responsible for their guidance to the right path but Allah guides (him) who wishes (to be guided). (Believers!) whatever wealth you spend (in doing good) will be fully credited to you and you shall not be treated unjustly.

Arthur John Arberry

Thou art not responsible for guiding them; but God guides whomsoever He will. And whatever good you expend is for yourselves, for then you are expending, being desirous only of God's Face; and whatever good you expend shall be repaid to you in full, and you will not be wronged,

Bijan Moeinian

It is not your job (O Mohammad) to make believers out of people. Only God will guide the ones who deserve to be guided. Anything you spend on charity is for your own good, if you do it to please the Lord. Whatever you spend on the cause of God will be paid back to you in full and you will not face any injustice.

E. Henry Palmer

Thou art not bound to guide them; but God guides whom He will; and whatever good ye expend it is for yourselves, and do not expend save craving for God's face. And what ye expend of good, it shall be repaid you, and ye shall not be wronged,-

Edip-Layth

You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whomever He wishes. Whatever you spend out of goodness is for yourselves. Anything you spend should be in seeking God's presence. Whatever you spend out of goodness will be retuned to you, and you will not be wronged.

George Sale

The direction of them belongeth not unto thee; but God directeth whom he pleaseth. The good that ye shall give in alms shall redound unto your selves; and ye shall not give unless out of desire of seeing the face of God. And what good thing ye shall give in alms, it shall be repaid you, and ye shall not be treated unjustly;

Hamid S. Aziz

It is not your duty (O Muhammad) to guide them; but Allah guides whom He will; and whatever good you expend it is for yourselves when you spend not save for Allah's sake. And what you spend of good, it shall be repaid you in full, and you shall not be wronged,

Mahmoud Ghali

Their guidance is not upon you, but Allah guides whomever He decides. And whatever charity (benefit) you do expend, (then) it is for yourselves; and whatever you expend (should be) for nothing except for your seeking the Face of Allah; and whatever charity you do expend will be (paid) to you in full, and you will not be done an injustice.

Marmaduke Pickthall

The guiding of them is not thy duty (O Muhammad), but Allah guideth whom He will. And whatsoever good thing ye spend, it is for yourselves, when ye spend not save in search of Allah's Countenance; and whatsoever good thing ye spend, it will be repaid to you in full, and ye will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not for you to guide them: God guides whom He will. Whatever you spend you will do so for yourself, for you will do so to seek the way that leads to God; and what you spend in charity you will get back in full, and no wrong will be done to you.

Muhammad Asad

It is not for thee [O Prophet] to make people follow the right path, since it is God [alone] who guides whom He wills. And whatever good you may spend on others is for your own good, provided that you spend only out of a longing for God's countenance: for, whatever good you may spend will be repaid unto you in full, and you shall not be wronged.

Mustafa Khattab

You are not responsible for people’s guidance ˹O Prophet˺—it is Allah Who guides whoever He wills. Whatever you ˹believers˺ spend in charity, it is for your own good—as long as you do so seeking the pleasure of Allah.[1] Whatever you donate will be paid back to you in full, and you will not be wronged.

Progressive Muslims

You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whoever He wishes. And whatever you spend out of goodness is for your own souls. And anything you spend should be in seeking God's presence. And whatever you spend out of goodness will be retuned to you, and you will not be wronged.

Rashad Khalifa

You are not responsible for guiding anyone. GOD is the only one who guides whoever chooses (to be guided). Any charity you give is for your own good. Any charity you give shall be for the sake of GOD. Any charity you give will be repaid to you, without the least injustice.

Sahih International

Not upon you, [O Muúammad], is [responsibility for] their guidance, but Allah guides whom He wills. And whatever good you [believers] spend is for yourselves, and you do not spend except seeking the countenance of Allah. And whatever you spend of good - it will be fully repaid to you, and you will not be wronged.

Sam Gerrans

(Not upon thee is their guidance; but God guides whom He wills.) And what you spend of good, it is for yourselves. And spend not save seeking the face of God (and what you spend of good will be paid in full to you; and you will not be wronged)

Shabbir Ahmed

Your responsibility (O Messenger!) is only to show them the Right Way (and not to make them walk it). He has established Rules for attaining Guidance.(4:88). (O People!) Whatever good you give benefits your own "Self" when you spend for the sake of Allah. Any charity you give will be repaid to you, without the least injustice.

Syed Vickar Ahamed

It is not required for you (O Prophet!), to set them on the right path, but Allah sets on the right path anyone He pleases. Whatever good you give benefits your own souls, and you shall only do so hoping for the (Divine) Face of Allah. Whatever good you give, shall be brought back to you and you shall not be dealt with unjustly.

Taqi Usmani

It is not for you to put them on the right path. Rather, Allah puts on the right path whom He wills. Whatever good you spend is for your own selves, and you shall not spend but to seek the pleasure of Allah, and whatever good thing you spend shall be repaid to you in full, and you shall not be wronged.

The Monotheist Group

You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whoever He wishes. And whatever you spend out of goodness is for your own souls. And anything you spend should be in seeking the face of God. And whatever you spend out of goodness will be returned to you, and you will not be wronged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 272. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 272. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 272. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩