Diyanet İşleri
Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 122. ayet. ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ
ŝümme-ctebâhü rabbühû fetâbe `aleyhi vehedâ.
Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler Tâhâ 115–127 3
"Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."
Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"
Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.
Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.
Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."
"Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
122. Rabbi, onu beğenip seçti, ona tevbe etmeyi kolaylaştırdı. “Tevbesini kabul etti ve onu doğruya iletti.” Âdem, böylelikle tevbeden sonra tevbeden öncekinden daha iyi bir halde oldu. Düşmanının hilesi de başına geçmiş, tuzağı boşa gitmiş oldu. Âdem’in ve onun zürriyeti üzerindeki nimet de tamamlanmış oldu. Onlar bu nimetin gereğini yerine getirmek ve itiraf etmekle yükümlü oldukları gibi yakalarını gece-gündüz bırakmayan, onları gözetleyip duran bu düşmana karşı da tetikte olmaları gerekir: “Ey Âdemoğulları, şeytan ana ve babanızı avret yerlerini kendilerine göstermek için üzerlerinden elbiselerini sıyararak cennetten çıkmalarına sebep olduğu gibi sakın sizi de fitneye düşürmesin. Çünkü o da kabilesi de sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kıldık.” (el-A’raf, 7/27)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra Yüce Allah onu seçti, tövbesini kabul etti ve onu doğru yola muvaffak kıldı.
Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul…
Aynı kök: جبي (12 geçiş)
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…
Aynı kök: جبي (12 geçiş)
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
Aynı kök: جبي (12 geçiş)
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki:…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Daha sonra Rabbi, onu (Âdem'i) seçkin kılmış, tevbesini (yönelmesini) kabul etmiş ve (ona) doğru yolu göstermişti.
Nihayet Rabbi onu seçip arındırdı. Dolayısıyla hem tevbesini kabul etti; hem de ona (sorumluluğunu ifa edecek) yolu göstererek
Ama sonra Rabbi (yine de) o'nu (Rahmetiyle) seçip ayırdı; o'nun tevbesini kabul etti ve o'na doğru yolu gösterdi;
Sonra Rabbi Onu seçti, arındırdı, Onun tövbesini gerçekleştirdi ve hakikatine erdirdi!
Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti ve doğru yola iletti.
Sonra Rabbi onu seçkin kıldı; tevbesini kabul etti ve doğru yola yöneltti.
Yine de Efendisi, Onu seçti; pişmanlığını kabul etti ve doğru yola eriştirdi.
Rabbi yine de onu seçip tövbesini kabul etti, ona doğru yolu gösterdi.
Sonra Efendisi onu seçip affetti ve ona yol gösterdi.
Sonra Rabbi onu seçip affetti ve ona yol gösterdi.
Sonra Rabbi, onu seçti de tevbesini kabul buyurdu ve yol gösterdi.
Sonra rabbı onu ıstıfa etti de tevbesini kabul buyurdu ve yol gösterdi
Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti. Ve ona doğru yolu gösterdi.
Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti. Ve ona doğru yolu gösterdi.
Sonra Rabb'i onu arındırdı ve tövbesini kabul etti. Ve ona doğru yolu gösterdi.
Sonra rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti ve doğru yola iletti.
(En) sonra Rabbi (yine) onu seçdi de tevbesini kabul etdi, ona doğru yolu gösterdi.
Sonra Rabbı onu seçti de tevbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi
(115-123) Önceden Adem'den bir söz almıştık, unuttu. (Şeytanı dost edinmeyecekti) Onu Azimli bulmadık. Meleklere Adem'e secde edin dediğimiz vakit, İblis hariç secde ettiler, di klendi. Biz de dedik ki Ey Âdem muhakkak ki işte bu, senin ve zevcenin düşmanıdır. Her ikinizi isyan ettirip de cennetten çıkarmasın . Orada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın, susamayacak ve de güneşten dolayı yanmayacaksın. Şeytan ona vesvese verdi ve dedi ki Ey Âdem sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak saltanatı ispat edeyim mi? İkisi de ondan yedi ve ikisine de avret yerleri belirdi , her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamamaya başladılar, Âdem Rabbine asi oldu ve azdı. Yine de Rabbi onu seçti ve de tövbesini kabul etti, onu doğru yola yönlendirdi. Şimdi hep birlikte / topluca oradan birbirinize düşman olarak inin dedi. Eğer ki sizlere benden bir yönlendirme / rehberlik gelir de sizden kim de bu yönlendirmeye tabi olursa artık sapmaz ve isyan etmez.
Sonra Rabbi; onu seçti, tevbesini kabul etti ve hidayete erdirdi.
Sonra Rabbi onu seçti, tevbesini kabul etti, doğru yola iletti.
Sonra Rabbi onu tekrar seçti dipnot 1 , tövbesini /dönüşünü kabul etti ve doğru yolu gösterdi
Sonra Rabbi ona fırsat verdi de kendine yönelmesini (tevbesini) kabul etti. Ona doğru yolu gösterdi.
Sonra Rabbi, onu seçti, tevbesini kabul etti ve hidayete erdirdi.
Sonra Rabbi, onun tevbesini kabul edip, ona doğru yolu göstererek Onu seçti.
Sonra, Rabbi onu arıtıp temizledi, onun tövbesini kabul edip kendisini iyiye ve doğruya kılavuzladı.
But Allah, his Creator, reclaimed him and relented in mercy to him and guided him to the path of righteousness.
later his Lord brought him close, accepted his repentance, and guided him-
But his Lord chose him (for His Grace): He turned to him, and gave him Guidance.
Thereafter his Lord exalted him, dipnot 1 accepted his repentance, and bestowed guidance upon him,
But then his Lord chose him and turned to him and guided him.
Then his Lord chose him, and turned to him with forgiveness, and gave him guidance.
Then his Lord chose him, and turned to him clemently, and guided him.
Then (it came to pass that) his Lord chose him (for His benedictions) and turned to him with mercy and guided (him) to the right path.
Thereafter his Lord chose him, and turned again unto him, and He guided him.
Later (after going through a series of humiliating experiences) the Lord chose him (as His first Prophet for mankind) and gave him the guidance.
Then his Lord chose him, and relented towards him, and guided him.
Then his Lord recalled him, and He forgave him and gave guidance to him.
Afterwards his Lord accepted him, on his repentance, and was turned unto him, and directed him.
And they ate there from, and their shame became apparent to them; and they began to stitch upon themselves some leaves of the garden; and Adam rebelled against his Lord, and went astray.
Thereafter his Lord selected him; so He relented to him, and He guided him.
Then his Lord chose him, and relented toward him, and guided him.
Then his Lord chose him and relented towards him, and showed him the way;
Thereafter, [however,) his Sustainer elected him [for His grace], and accepted his repentance, and bestowed His guidance upon him,
Then his Lord chose him ˹for His grace˺, accepted his repentance, and guided him ˹rightly˺.
Then his Lord recalled him, and He forgave him and gave guidance to him.
Subsequently, his Lord chose him, redeemed him, and guided him.
Then his Lord chose him and turned to him in forgiveness and guided [him].
Then his Lord chose him, and turned towards him, and guided.
Thereafter his Lord elected him and accepted his repentance and guided him.
Then his Lord chose him (again for His Grace): He (Allah) turned to him with forgiveness, and gave him guidance.
Thereafter his Lord chose him. So He accepted his repentance and gave (him) guidance.
Then his Lord recalled him, and He forgave him, and gave guidance to him.