Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 84. ayet. فَقَٰتِلْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا تُكَلَّفُ إِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَسَى ٱللَّهُ أَن يَكُفَّ بَأْسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَٱللَّهُ أَشَدُّ بَأْسًا وَأَشَدُّ تَنكِيلًا
feḳâtil fî sebîli-llâh. lâ tükellefü illâ nefseke veḥarriḍi-lmü'minîn. `asa-llâhü ey yeküffe be'se-lleẕîne keferû. vellâhü eşeddü be'sev veeşeddü tenkîlâ.
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Savaş, münafıkların tutumu; iyilik ve kötülük Nisâ 71–84 3
Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi kimselere götürselerdi, elbette bunlardan, onu değerlendirip sonuç (hüküm) çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız.
(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. Kulun en faziletli hali, bütün gayreti ile cihad etmesi, Allah’ın diğer emirlerini yerine getirmeye çalışması ve başkasını da buna teşvik etmesidir. Kişide bazen bu iki özellik ya da ikisinden birisi bulunmayabilir. O bakımdan Yüce Allah Rasûlüne hitaben şöyle demektedir: “O halde Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun” Yani kendinden başkasına güç yetiremezsin, sen başkalarının yapmaları gereken şeylerle mükellef değilsin..
“Mü’minleri de” cihada “teşvik et!” Bu teşvik ise mü’minlerin gayrete gelmelerini, kalplerinin metanet kazanmasını sağlayabilecek her türlü hususu kapsar. Onların maneviyatını güçlendirmek, düşmanların zayıflıklarını ve dağınıklıklarını haber vermek, Allah yolunda savaşanlara hazırlanmış mükâfatları, savaştan geri kalanlara da hazırlanmış cezaları anlatmak ve benzeri bütün hususlar savaşa teşvikin kapsamına girmektedir.
“Umulur ki Allah” Allah yolunda savaşmanız ve bu uğurda birbirinizi teşvik etmeniz sayesinde “o kâfirlerin baskısını önler. Allah, kahrı” gücü ve izzeti “daha çetin olandır. İbret alınacak cezası da daha şiddetlidir.” Gühahkârın bizzat şahsına vereceği cezası ile başkalarının ibret almasını sağlaması daha çetindir. Eğer Yüce Allah dilerse kendi gücü ile kâfirlerden intikam alır ve onlardan hiçbir şey geri bırakmaz. Ancak kullarınının kimisini kimisi ile sınaması, O’nun hikmetinin bir gereğidir. Böylelikle cihad pazarı kurulsun ve hiçbir şekilde fayda sağlamayacak olan mecburiyet halindeki iman değil de insanın kendi iradesi ile tercih edeceği faydalı iman da tahakkuk edebilsin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Peygamber! Allah’ın kelimesini yüceltmek için O'nun yolunda savaş! Sen başkasından sorumlu değilsin ve böyle bir yükümlülüğün de yok. Çünkü sen sadece kendi nefsini savaşa taşımakla sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et ve onları savaşa çağır. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü sizin savaşınızla defeder. Allah her şeyden daha güçlüdür ve cezası çok daha ağırdır.
Aynı kök: حرض (3 geçiş)
Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz…
Aynı kök: حرض (3 geçiş)
Oğulları, "Allah'a yemin ederiz ki, sen hala Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helak olacaksın" dediler.
Aynı kök: كلف (8 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: كفف (15 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…
Aynı kök: نكل (5 geçiş)
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: نكل (5 geçiş)
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…
Aynı kök: نكل (5 geçiş)
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah yolunda savaş! dipnot 1 Sen (öncelikle) sadece kendinden sorumlusun. dipnot 2 Müminleri de (savaşa) teşvik et! dipnot 3 Allah kâfir olanların gücünü elbette dipnot 4 kıracaktır. Allah'ın gücü (azabı) daha ağır ve cezası daha şiddetlidir.
Artık Allah yolunda savaş! Sen kendinden sorumlusun. Yine de mü'minleri uyuşukluktan kurtulmaları için teşvik et! Belki Allah inkarcıların direncini kırar; zira Allah'ın gücü daha çetin ve cezalandırması daha şiddetlidir.
O halde sen Allah yolunda savaş çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun ve müminleri ölüm korkusunu yenmeleri için teşvik et! Allah, hakikati inkara kalkışanların gücünü kırmaya muktedirdir; çünkü Allah iradesinde güçlü ve cezalandırmasında şiddetlidir.
Allah uğruna savaş! Nefsinden başkasına sorumlu değilsin! İman edenleri de teşvik et. Umulur ki Allah, hakikati inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü de daha şiddetlidir, yaptıklarının sonucunu yaşatması da daha şiddetlidir.
Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.
Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
Artık, Allah'ın yolunda savaşmalısın. Sen, kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları yüreklendir; Allah'ın, nankörlük edenlerin gücünü kırması umut edilebilir. Çünkü Allah, güç olarak çok üstün; cezalandırması çok yamandır.
O halde sen Allah yolunda savaş; çünkü sen, yalnızca kendi nefsinden sorumlusun ve müminleri teşvik et! Allah kafirlerin gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.
ALLAH yolunda savaşmalısın. Sen ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri de aynı şeye özendir ki ALLAH kafirlerin gücünü etkisiz hale getirsin. ALLAH'ın gücü daha şiddetli, cezası daha çetindir.
ALLAH yolunda savaşmalısın. Sen ancak kendinden sorumlusun. İnananları da aynı şeye özendir ki ALLAH kafirlerin gücünü etkisiz hale getirsin. ALLAH'ın gücü daha şiddetli, cezası daha çetindir
Onun için Allah yolunda çarpış. Ancak nefsinden başkasıyla yükümlü değilsin! Mü'minleri de çarpışmaya teşvik et; umulur ki Allah o küfretmekte bulunanların baskılarını defeder. Allah baskıca daha zorlu, azap vermek bakımından da daha şiddetlidir.
Onun için Allah yolunda çarpış, ancak nefsinden başkasiyle mükellef değilsin, mü'mileri de çarpışmağa teşvik et, me'muldur ki Allaha küfretmekte bulunanların tazyikını defetsin, Allah tazyikce de daha şiddetli tenkilce de daha şiddetlidir.
O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İman Edenleri de teşvik et. Umulur ki Allah Kafirlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir.
O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah Kafirlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir
O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah gerçeği yalanlayan nankörlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı da, cezalandırması da çok daha güçlüdür.
Artık sen Tanrı yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. İnançlıları hazırlayıp teşvik et. Umulur ki Tanrı, kafirlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Tanrı, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.
Artık Allah yolunda savaş. Sen kendinden başkasıyle mükellef (sorumlu) tutulmayacksın. İman edenleri de teşvik et. Olur ki Allah o küfredenlerin savletini defeder. Allah, satvetce de çok çetindir, kahr-u ceza bakımından da çok çetindir.
Allah yolunda savaş. Sen, ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve baskısını önler. Allah'ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.
(80-84) Her kim Resule itaat ederse Allah’a da itaat etmiştir, kim de yüzünü dönerse ki biz seni onlara koruyucu olarak / muhafız olarak göndermedik. İtaate varız diyorlar fakat yanından ayrılınca da onlardan bir grup söylediklerinin aksini / itaatsizliği gizlice planlıyor. Allah, onların evde kurguladıklarını kaydediy or, onlardan uzak dur Allah’ı vekil tayin et , vekil olarak Allah yeterlidir. Kur’an hakkında düşünüp tedbir almıyorlar mı? Eğer O, Allah’ın dışında birine ait olsaydı onda çok fazla karşıt şeyler / ihtilaf bulurlardı. Güvene yahut korkuya dayalı bir emir geldiğinde (Duydunuz mu giden seriyye ye şu kötü şeyler olmuş gibi haberler ) hemen onu yayarlar , oysa ki onu / o haberi Resule ve onlardan emir verebilenlere götürselerdi onu yayıp yaymama ları gerektiğini bilirlerdi. Allah’ın üzerinizde ki fazlı ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç şeytana uyardınız. Allah yolunda savaş, sen sadece kendine mükellefsin / kendinden sorumlusun , müminleri hırslandır, belki de Allah, kafirlerin katı tutumunu / baskılarını kırar, katılık olarak / baskı olarak Allah, daha şiddetlidir, cezalandırma olarak Allah daha şiddetlidir.
Öyleyse, Allah yolunda savaş! Sen yalnızca kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah küfredenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü de, cezası da pek şiddetlidir.
(Ey Muhammed), Allah yolunda savaş; sen yalnız kendinden sorumlusun! İnananları da (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allah, kafirlerin gücünü kırar. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha çetindir.
Sen Allah yolunda savaş! Sen sadece kendinden sorumlusun. dipnot 1 Müminleri de teşvik et. dipnot 2 Belki Allah, o kafirlerin baskınını önler. Allah'ın baskını daha güçlü, caydırıcılığı daha kuvvetlidir.
Allah yolunda savaşa gir; sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri de özendir ki Allah, o kafirlerin baskınını önlesin. Allah'ın baskını daha güçlü, cezası daha ağırdır.
Öyleyse, Allah yolunda savaş! Sen yalnızca kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah küfredenlerin gücünü kırar. Allah, kuvvet yönünden de en güçlü, ceza yönünden en şiddetli olandır.
Öyleyse, Allah yolunda savaş, sen yalnızca kendinden sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve kuvvetlerini yok eder. Allah, kuvvet yönünden de en güçlü; ceza yönünden en şiddetli olandır.
Allah yolunda savaş. Kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah, küfre sapanların gücünü kırar. Allah, kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada daha güçlüdür.
Therefore, fight O Muhammad in the cause of Allah; you are not responsible for anyone but yourself, But incite those whose hearts have been touched with the divine hand to make war against positive unbelief; perhaps Allah may curb the hostile appetite of those infidels who wish to display their might against you. Allah's Omnipotence infinitely exceeds man's might and when He avenges His right He strikes at the root.
So [Prophet] fight in God’s way. You are accountable only for yourself. Urge the believers on. God may well curb the power of the disbelievers, for He is stronger in might and more terrible in punishment.
Then fight in Allah's cause - Thou art held responsible only for thyself - and rouse the believers. It may be that Allah will restrain the fury of the Unbelievers; for Allah is the strongest in might and in punishment.
(So, O Messenger!) Fight in the way of Allah -since you are responsible for none except yourself - and rouse the believers to fight, for Allah may well curb the might of the unbelievers. Indeed Allah is strongest in power and most terrible in chastisement.
So fight in the way of Allah – you are only answerable for yourself – and spur on the muminun. It may well be that Allah will curb the force of the kuffar. Allah has greater force and greater power to punish.
Then fight (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in the Cause of Allâh, you are not tasked (held responsible) except for yourself, and incite the believers (to fight along with you), it may be that Allâh will restrain the evil might of the disbelievers. And Allâh is Stronger in Might and Stronger in punishing.
So fight in the way of Allah: you are responsible only for yourself, but urge on the faithful [to fight]. Maybe Allah will curb the might of the faithless, for Allah is greatest in might and severest in punishment.
(Prophet!) fight, therefore, in the cause of Allâh, you are made responsible only for your ownself, and urge on the faithful (to fight a war in self-defence). It may be, Allâh will restrain the fury of those who have chosen disbelief. Allâh is mightier in prowess and stronger in inflicting exemplary punishment.
So do thou fight in the way of God; thou art charged only with thyself. And urge on the believers; haply God will restrain the unbelievers' might; God is stronger in might, more terrible in punishing.
Fight for the cause of God. You (Mohammad, as well as any body) are not responsible for any one else but yourself. Encourage the others [to join the fight.] May God neutralize the power of your disbeliever enemies. God is much more powerful [than anyone else in helping you] and has the highest hand in punishment [of the disbelievers.]
Fight, then, in the way of God; impose not aught on any but thyself, and urge on the believers; it may be that God will restrain the violence of those who misbelieve, for God is more violent and more severe to punish.
So fight in the cause of God. You are not responsible except for yourself. Enjoin those who acknowledge, "Perhaps God will put a stop to the might of those who are ingrates." God is far Mightier and far more Punishing.
Fight therefore for the religion of God, and oblige not any to what is difficult, except thy self; however excite the faithful to war, perhaps God will restrain the courage of the unbelievers; for God is stronger than they, and more able to punish.
Fight, then, in the way of Allah; impose nothing on anyone else but on thyself (or you are responsible only for thyself), and urge on (or rouse, encourage) the believers. Perchance Allah will restrain the violence of those who disbelieve, for Allah is Mightier, severer in punishment.
So fight in the way of Allah. You are not charged with (anyone) except yourself. And exhort the believers; it may be that Allah would restrain the violence of (the ones) who have disbelieved. And Allah is more strict in violence and more strict in torture.
So fight (O Muhammad) in the way of Allah Thou art not taxed (with the responsibility for anyone) except thyself - and urge on the believers. Peradventure Allah will restrain the might of those who disbelieve. Allah is stronger in might and stronger in inflicting punishment.
So fight on in the way of God (irrespective of the others). You cannot compel any one except your own self; but urge the believers to fight. It may well be that God will keep back the might of the infidels, for God's might is greater, and severe His punishment.
Fight thou, then, in God's cause - since thou art but responsible for thine own self - and inspire the believers to overcome all fear of death. God may well curb the might of those who are bent on denying the truth: for God is stronger in might, and stronger in ability to deter.
So fight in the cause of Allah ˹O Prophet˺. You are accountable for none but yourself. And motivate the believers ˹to fight˺, so perhaps Allah will curb the disbelievers’ might. And Allah is far superior in might and in punishment.
So fight in the cause of God; you are not responsible except for yourself. And enjoin the believers: "Perhaps God will put a stop to the might of those who disbelieved." And God is far Mightier and far more Punishing.
You shall fight for the cause of GOD; you are responsible only for your own soul, and exhort the believers to do the same. GOD will neutralize the power of those who disbelieve. GOD is much more powerful, and much more effective.
So fight, [O Muúammad], in the cause of Allah ; you are not held responsible except for yourself. And encourage the believers [to join you] that perhaps Allah will restrain the [military] might of those who disbelieve. And Allah is greater in might and stronger in [exemplary] punishment.
So fight thou in the cause of God; thou art not charged save with thyself. And rouse thou the believers: it may be that God will restrain the might of those who ignore warning; and God is stronger in might, and stronger in exemplary punishment.
O Messenger! Fight in the Cause of Allah. You are responsible only for your own actions. While conveying the Revelation is your prime duty, you also teach the believers wisdom, knowledge and self-development by serving humanity (2:151). Therefore, inspire the believers to overcome all fear of death. Allah may well restrain the fury of the unbelievers who are bent upon destroying the System. Allah is Strongest in Might, Strict in Restraining.
Then fight in Allah’s cause— You are held responsible only for yourself— And stir up the believers (to fight with you). It may be that Allah will hold back the fury of the unbelievers; And Allah is the Strongest in might and punishment.
So, fight in the way of Allah. You are not responsible but for yourself, and persuade the believers (to fight in Allah’s way). It is likely that Allah will prevent the mischief of those who disbelieve. Allah is the strongest in power and the mightiest in punishing.
So fight in the cause of God; you are not responsible except for yourself. And enjoin the believers: "Perhaps God will put a stop to the might of those who disbelieved." And God is far Mightier and far more Punishing.