Bakara suresi · 63–66. ayetler

Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Bakara suresi, 63. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 63. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُوا۟ مَآ ءَاتَيْنَٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱذْكُرُوا۟ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

    Diyanet İşleri

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

    Mehmet Okuyan

    Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) dipnot 1 Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) "Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun) dipnot 2 ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz." (demiştik).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü'minûn 23:20 ve Tîn 95:2'dir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir zaman da (Sina) Dağı'nı başınıza dikip sizden (şöyle) söz almıştık: Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın, onun muhtevasını hatırdan çıkarmayın ki sorumluluğunuzun bilincine varasınız.

    Muhammed Esed

    İşte o zaman, Sina Dağı'nı üzerinize şahit tutarak ciddi ve samimi (görünen) taahhüdünüzü kabul etmiş ve "Size bahşettiğimiz şeye (bütün) gücünüzle sımsıkı sarılın ki Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız!" (demiştik).

    Ahmed Hulusi

    Hani sizden söz almıştık ve Tur'u da üstünüze kaldırmıştık (Musa'nın bir mucizesi). Size verdiğimizi (hakikat bilgisini) bir kuvve olarak tutun ve onun içinde olanı zikredip hatırlayın ki korunabilesiniz.

    Ali Bulaç

    Sizden misak almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik (ve demiştik ki:) "Size verdiğimize sımsıkı yapışın ve onda olanı (hükümleri sürekli) hatırlayın, ki sakınasınız."

    Ali Özek ve heyeti

    Sizden sağlam bir söz almış, Tûr'u da üzerinize kaldırıp, size verdiğimizi sıkıca/kuvvetle tutun, onda bulunanları daima hatırlayın, umulur ki, böylece korunursunuz (demiştik de);

    Ali Rıza Safa

    Sizden kesin söz aldığımızda, dağı üzerinize yükseltmiştik. "Size verdiğimize sımsıkı sarılın ve Onun içindekini hatırlayın; böylece, belki sorumluluk bilincine erişirsiniz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Hani sizden sağlam bir söz almış, Tur'u da üstünüze kaldırmış ve "Size verdiğimiz kitabın hükümlerine sımsıkı sarılınız, içinde olanları hatırlayınız ki, ruh olgunluğuna ulaşasınız"demiştik.

    Edip Yüksel

    Sina dağını üzerinize kaldırarak bir zamanlar sizden söz almıştık: "Size verdiğimize kuvvetle sarılın, içindekileri hatırlayın ki korunasınız" demiştik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sina dağını üzerinize kaldırarak bir zamanlar sizden söz almıştık: 'Size verdiğimize kuvvetle sarılın, içindekileri hatırlayın ki korunasınız,' demiştik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir vakit de sizden söz almıştık ve Tur'u üstünüze kaldırıp demiştik ki: "Verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın ve içindekilerden gafil olmayın ki, günahtan sakınmış olasınız."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir vakit de misakınızı almıştık, ve Turu üstünüze kaldırıp demiştik ki verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekinden gafil olmayın, gerek ki korunursunuz

    Erhan Aktaş

    Hani bir zamanlar, takva sahibi dipnot 1 olmanız için, size verdiğimiz şeylere kuvvetle sarılıp kendinize mal etmek ve içindekilerini sürekli aklınızda tutmanız konusunda sizden söz almıştık. Ve Tur'u dipnot 2 üzerinize kaldırmıştık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Musa'yı dağa çıkarmıştık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani bir zamanlar, takva sahibi dipnot 1 olmanız için, size verdiğimiz şeylere kuvvetle sarılıp kendinize mal etmek ve içindekilerini sürekli aklınızda tutmanız konusunda sizden söz almıştık. Ve Tur'u dipnot 2 üzerinize kaldırmıştık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 2:2.
    2. metne dön, dipnot 2
      Musa'yı dağa çıkarmıştık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani bir zamanlar, sizden, takva sahibi olmanız için, size verdiğimiz şeylere kuvvetle sarılıp kendinize mal etmek ve içindekilerini sürekli aklınızda tutmanız konusunda sağlam bir söz almıştık. Ve turu dipnot 1 üzerinize kaldırmıştık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa'yı dağa çıkarmıştık.

    Gültekin Onan

    Sina dağını üzerinize kaldırarak sizden söz (misak) almıştık: "Size verdiğimize kuvvetle / sımsıkı sarılın, içindekileri / onda olanı anımsayın ki korunasınız (tettekun)" (demiştik).

    Hasan Basri Çantay

    Hani sizden (Tevrat ile amil olacağınıza dair) sapasağlam söz almışdık, "Tur" u da (tepenize iniverecek bir durumda) üstünüze kaldırmışdık, (ve demişdik ki:) "Size verdiğimiz (Kitab) ı (n hükümlerini) kuvvetle tutun, onda onlar (la amel etmek lüzumun) u hatırlayın. Ta ki (cehennemden, günahlardan) sakınmış olasınız".

    İbni Kesir

    Hani sizden sapasağlam söz almıştık. Tur'u da üstünüze kaldırmıştık. Size veridğimize sımsıkı sarılın, onda olanları hatırlayın ki sakınmış olasınız.

    Mehmet Alagaş

    (6, 63, 65, 66) Bir vakit sizden söz almıştık ve Tur dağını üzerinize kaldırmıştık , size verdiklerimizi kuvvetlice tutun ve içindekileri de zikredin böylelikle belki sakınırsınız demiştik. Bunun ardından yüz çevirdiniz, Allah’ın üzerinizdeki fazileti ve rahmeti olmasaydı, hasara uğrayanlardan olurdunuz. Kesin olan şu ki, siz, cumartesine sizden kimlerin taciz de bulunduğunu bildiniz. Bizde onlara , “aşağılık maymunlar olun ” dedik. Bunu, mevcut olanlara ve artlarından gelenlere ibretlik ceza olarak verdik ve sakınanlara öğüt yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani, sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da üzerinize kaldırmış ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz kitabı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün” demiştik.

    Süleyman Ateş

    Bir zaman da sizin sözünüzü almış, üzerinize dağı kaldırmıştık: "Size verdiğimizi kuvvetle tutun, içinde olanı hatırlayın ki (azabımızdan) korunasınız," (demiştik).

    Süleymaniye Vakfı

    Birgün Tur'u /Sina Dağı'nı tepenize kaldırarak sizden kesin söz almıştık: "Size verdiğimize (Musa'nın kitabına) dipnot 1 sıkı sarılın, ondaki bilgileri aklınızda tutun; belki yanlışlardan sakınırsınız!" demiştik. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa aleyhisselama indirilen kitap, Tevrat'ın bir bölümüdür. Çünkü Tevrat, Musa'dan İsa'ya kadar İsrailoğullarının nebilerine verilen kitapların toplamından ibarettir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bakara 2/93, Nisa 4/154, A'raf 7/171. Bu olay, Yahudilerin sözlü Tevrat dedikleri Talmud'un Shabbat 88a bölümünde şu şekilde anlatılır: "O kutsal varlık Sina dağını büyük bir tekne gibi onların üstüne kaldırdı ve "Tevrat'ı kabul ederseniz iyi olur yoksa burası mezarınız olur" dedi."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün üstünüze Tur'u dipnot 1 kaldırarak kesin söz almıştık: "Size verdiğimize sıkı sarılın, onda olanı aklınızdan çıkarmayın ki kendinizi koruyabilesiniz!" demiştik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tur, Sina yarımadasında bir dağdır. Musa ve Harun aleyhisselama elçilik görevi orada verilmiştir.  (Meryem 19/51-53)

    Şaban Britch

    Hani, sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da üzerinize kaldırmış ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı kuvvetle tutun, onun içindekileri anın demiştik.

    Şaban Piriş

    Sizden sapa sağlam söz almıştık. Dağı da üzerinize kaldırmış: -Allah'a karşı gelmekten sakınabilmeniz için size verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onun içindekileri aklınızda tutun, demiştik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani, sizden şu şekilde kesin söz almış da Tur'u üzerinize kaldırmıştık: "Size verdiğimizi kuvvetle tutun ve içinde olanı hatırlayıp zikredin ki, sakınabilesiniz."

  2. Bakara suresi, 64. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 64. ayet. ثُمَّ تَوَلَّيْتُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَكُنتُم مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

    Mehmet Okuyan

    Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Allah'ın iyiliği ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı, şüphesiz ki zarara uğrayanlardan olurdunuz.

    Mustafa İslamoğlu

    Bunun ardından bir kez daha sözünüzden döndünüz. Eğer Allah size lutfedip acımasaydı, kesinlikle kaybetmiştiniz.

    Muhammed Esed

    Ama siz ondan sonra sözünüzden döndünüz! Eğer Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı kendinizi muhakkak ziyana uğrayanlar arasında bulurdunuz.

    Ahmed Hulusi

    Oysa bunun ardından yine yüz çevirip eski halinize döndünüz! Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasa kesin hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

    Ali Bulaç

    Siz ise, bundan sonra da yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın üzerinizdeki fazlı (lütuf ve ihsanı) ve rahmeti olmasaydı, siz gerçekten hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    bundan sonra sözünüzden (yine) dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, işte bunun ardından döndünüz. Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, kesinlikle yitime uğramış olurdunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın iyiliği ve merhameti üzerinizde olmasaydı, manen iflas etmiş olacaktınız.

    Edip Yüksel

    Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra onun arkasından yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde zarara uğrayanlardan olurdunuz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    sonra onun arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinize Allahın fazl-ü rahmeti olmasa idi her halde hüsrana düşenlerden olurdunuz

    Erhan Aktaş

    Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

    Gültekin Onan

    Siz ise bundan sonra da yüz çevirdiniz / döneklik ettiniz (tevelleytüm). Tanrı'nın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı kaybedenlerden / hüsrana uğrayanlardan / kendini aldatanlardan / aldatılanlardan (hasiriyn) olurdunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra onun (Tevratı kabul edişinizin) arkasından yine yüz çevirmişdiniz. İşte eğer üzerinizde Allanın fazl-u rahmeti olmasaydı elbette maddi ve ma'nevi en büyük zarara uğrayanlardan olacakdınız (mahvolacakdınız).

    İbni Kesir

    Sonra o sözü müteakip yine yüz çevirdiniz. Eğer üstünüzde Allah'ın fazlu rahmeti olmasaydı hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz. Eğer Allah’ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

    Süleyman Ateş

    Ardından yine dönmüştünüz; eğer Allah'ın size iyiliği ve merhameti olmasaydı, elbette ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

    Süleymaniye Vakfı

    Buna rağmen daha sonra yüz çevirmiştiniz. dipnot 1 Eğer Allah'ın size lütfu ve ikramı olmasaydı kesinlikle kaybedenlerden olurdunuz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra bunun ardından yüz çevirmiştiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın ikramı ve iyiliği olmasaydı, kaybedenlere karışır giderdiniz.

    Şaban Britch

    Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz; eğer Allah’ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

    Şaban Piriş

    Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz; eğer Allah'ın size bol nimet ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun ardından da yüz çevirip döndünüz. Eğer Allah'ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olacaktınız,

  3. Bakara suresi, 65. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 65. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلَّذِينَ ٱعْتَدَوْا۟ مِنكُمْ فِى ٱلسَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا۟ قِرَدَةً خَٰسِـِٔينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden cumartesi günü (avlanma yasağını) dipnot 1 çiğneyenleri ve bu yüzden kendilerine "Aşağılık maymunlar (gibi) olun!" dipnot 2 dediğimizi elbette bilmektesiniz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:47, 154; A‘râf 7:163; Nahl 16:124. İsrailoğulları, cumartesi günleri hiçbir işle ilgilenmeyip sadece ibadetle emrolunmuşlardı. Bölgedeki balıklar cumartesi günü (Allah'ın imtihanı olarak) açıktan açığa sürüler halinde kıyıya geliyorlardı. İsrailoğulları balıkların kıyıya akın akın gelmelerine imrenerek hırslarına mağlup olmuşlar, bu yasağı dinlemeyip cumartesi günlerinde de avlanmaya devam etmişlerdi. Böylece ilahi bir emre itibar etmeyip onu çiğnemişler, "Cumartesi Yasağı"nı ihlal etmişlerdi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki mesajın, şeklen ve bedenen değil de manevi ve mecaz olarak bir dönüşüm olduğu kanaatindeyiz. Benzer mesajlar: Mâide 5:60; A‘râf 7:166.

    Mustafa İslamoğlu

    Nitekim, içinizden Yasak Günü'nde haddi aşan kimseleri siz de biliyorsunuz. Onlara, "Maymunlardan beter olun!" demiştik.

    Muhammed Esed

    Nitekim, içinizde Sebt Günü'nün kutsallığını ihlal edenleri biliyoruz; bu davranışlarınızdan ötürü onlara: "Aşağılık maymunlar gibi olun!" dedik.

    Ahmed Hulusi

    Yemin olsun ki sizden Sebt'te (Cumartesi'ye hürmet etmeyip) haddini aşanları siz bilirsiniz. Onlara şöyle dedik: "Aşağılık maymunlar (hakikatinin getirisini yaşamayı terk edip taklitle yaşayanlar) olun!"

    Ali Bulaç

    Andolsun, sizden cumartesi (günü) yasağı çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. İşte biz, onlara: "Aşağılık maymunlar olun" dedik.

    Ali Özek ve heyeti

    İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: "Aşağılık maymunlar olun!" dediklerimizi elbette bilmektesiniz.

    Ali Rıza Safa

    Zaten gerçek şu ki, aranızdan, Cumartesi yasağını çiğneyenleri biliyorsunuz. Bunun üzerine, onlara, "Aşağılık maymunlar olun!" dedik. dipnot 21

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 21
      Cumartesi günü anlamına gelen Sebt, Yahudiler tarafından Sebt Günü veya Şabat Günü olarak isimlendirilir ve kutsal gün olarak kabul edilir. Sebt Günü, Cuma akşamı güneşin batışından önce başlar ve Cumartesi akşamı sona erer. On Emir olarak bilinen Tevrat ayetlerinde, Sebt Günü iş yapılması yasaklanmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    İçinizden Cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. İşte bundan dolayı onlara,"Aşağılık maymunlar olun" dedik.

    Edip Yüksel

    Sizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. Onlara "Aşağılık maymunlar olun" dedik. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Ayetteki maymunlaşma veya domuzlaşmanın karakter açısından gerçekleştiği anlaşılıyor. * Zira 5:60 ayetinde aynı ifadelere ek olarak fizyolojik bir transformasyon olmayan "Abed el-Tağut" yani Azgının Kulları ifadesi kullanılıyor. * Bak 7:166.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. Onlara 'Aşağılık maymunlar olun,' dedik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İçinizden cumartesi istirahat günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. Biz onlara: "Sefil maymunlar olun!" dedik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    içinizden sebt -istirahat- günü tecavüz edenleri elbette bilirsiniz biz onlara sefil maymunlar olun dedik

    Erhan Aktaş

    Elbette siz, Cumartesi yasağını çiğnemekle hadlerini aşanları biliyorsunuz. Bu nedenle onlara, "Düşkün maymunlar olun. dipnot 1 " dedik.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk ahlaki bir anlam içermektedir. "Kişilik ve davranış yönünden maymunlar olun." denmektedir. (Bkz. 7:166.)

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elbette siz, cumartesi yasağını çiğnemekle hadlerini aşanları biliyorsunuz. Bu nedenle onlara, "Düşkün maymunlar olun dipnot 1 ." dedik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kişilik ve davranış yönünden "maymunlar gibi olun." Burada biyolojik bir değişimden değil ahlaki bir durumdan söz etmektedir. Bu bir benzetmedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elbette siz, cumartesi yasağını çiğnemekle hadlerini aşanları biliyorsunuz. Bu nedenle onlara, "Sefil maymunlar olun." dedik.

    Gültekin Onan

    Sizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette biliyorsunuz. İşte biz onlara "Aşağılık maymunlar olun" dedik.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun, içinizden Cumartesi günü (ne saygı göstermek) hakkında (ki dini hududu balık avlamak suretiyle) çiğneyib geçen ("eyle" li) ler (in hallerini, başlarına gelenler) i de her halde bil (ib öğren) mişsinizdir. İşte biz onlara (Davud lisaniyle) "Hor ve zelil maymunlar olun" dedik, (üç gün sonra hepsi helak oldu).

    İbni Kesir

    Andolsun ki, içinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz. İşte biz onlara: Aşağılık maymunlar olun, dedik.

    Mehmet Alagaş

    (6, 63, 65, 66) Bir vakit sizden söz almıştık ve Tur dağını üzerinize kaldırmıştık , size verdiklerimizi kuvvetlice tutun ve içindekileri de zikredin böylelikle belki sakınırsınız demiştik. Bunun ardından yüz çevirdiniz, Allah’ın üzerinizdeki fazileti ve rahmeti olmasaydı, hasara uğrayanlardan olurdunuz. Kesin olan şu ki, siz, cumartesine sizden kimlerin taciz de bulunduğunu bildiniz. Bizde onlara , “aşağılık maymunlar olun ” dedik. Bunu, mevcut olanlara ve artlarından gelenlere ibretlik ceza olarak verdik ve sakınanlara öğüt yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz siz, içinizden cumartesi yasağını çiğneyenleri biliyorsunuz. İşte biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun!” demiştik.

    Süleyman Ateş

    İçinizden, Cumartesi günü (avlanma yasağı)nı çiğneyenleri elbette bilmişsinizdir; işte onlara: "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.

    Süleymaniye Vakfı

    İçinizden iş bırakma gününde /Şabat'ta dipnot 1 sınırı aşanları elbette bilirsiniz. Onlara "maymunlara, alçaklara dönüşün!" dipnot 2 demiştik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nisa 4/47, 154-155, A'raf 7/163, Nahl 16/124. Cumartesi yasağıyla ilgili Tevrat'taki hüküm şöyledir: "Tanrın Rabb'in buyruğu uyarınca Şabat (Cumartesi) Günü'nü tut ve kutsal say. Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın. Ama yedinci gün bana, Tanrın Rabb'e Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, öküzün, eşeğin ya da herhangi bir hayvanın, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız. Öyle ki, senin gibi erkek ve kadın kölelerin de dinlensinler." (
      Tesniye 5:12-14 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 5:12

      “ ‹Tanrın RABbin buyruğu uyarınca Şabat Gününü tut ve kutsal say.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ).
    2. metne dön, dipnot 2
      Cumartesi yasağını çiğneyenler maymunlar gibi olmuşlardı. Bu, onlara has fiziksel bir dönüşüm değil, benzer davranışları gösteren herkese uygulanan bir dışlama biçimidir (Bakara 2/65, Nisa 4/47, Maide 5/60). Ayette geçen hasiin (خاسئين) kelimesi, cemi müzekker kalıbında olduğu için maymunların değil insanların sıfatı ve kane (كان)'nin ikinci haberidir. Eğer maymunların sıfatı olsaydı, kelime hasie (خاسئة) şeklinde olurdu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İçinizden cumartesi yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. Onlara "Aşağılık maymunlar gibi olun!" demiştik. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Eyle Yahudileri, Cumartesi yasağını sürekli çiğnedikleri için aşağılık maymunlar gibi olmuşlardı.

    Şaban Britch

    İçinizden cumartesi gününde yasağı çiğneyenleri de elbette biliyorsunuz. İşte biz onlara: Hor ve aşağılık maymunlar olun, dedik.

    Şaban Piriş

    İçinizden cumartesi gününde yasağı çiğneyenleri de elbette biliyorsunuz. İşte biz onlara: -Hor ve aşağılık maymunlar olun, dedik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, içinizden Cumartesi gününde azgınlık yapanları siz bilirsiniz. Onlara şöyle dedik: "Aşağılık maymunlar oluverin."

  4. Bakara suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 66. ayet. فَجَعَلْنَٰهَا نَكَٰلًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

    Diyanet İşleri

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

    Mehmet Okuyan

    Bunu öndekilere (onları görenlere) ve arkalarındakilere (ibretlik) bir ceza, muttakîler (duyarlı olanlar) için de bir öğüt kılmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve onları, hem ilk kuşaklar hem de sonraki nesiller için bir ibret vesikası, (taklitten) sakınanlar içinde uyarıcı bir örnek kıldık.

    Muhammed Esed

    Ve onları hem kendi zamanları, hem de bütün gelecek zamanlar için uyarıcı bir örnek kıldık, Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara da ibret alınacak bir ders.

    Ahmed Hulusi

    Bu; olayı yaşayanlara ve onlardan sonra gelenlere ibret bir ceza olsun; korunmak isteyenler de bundan öğüt alsınlar, diyedir.

    Ali Bulaç

    Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz bu (maymunlaşmış insanları) hadiseyi bizzat görenler ve sonradan gelenler için bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, bunu, aynı dönemde yaşayanlara ve sonra gelecek olanlara uyarıcı bir örnek; sorumluluk bilinci taşıyanlara da bir öğüt yaptık.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz bu cezayı, bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ders, sakınanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.

    Edip Yüksel

    Bu cezayı çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara bir ibret ve erdemli insanlar için de bir öğüt yaptık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu cezayı çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara bir ibret ve erdemli insanlar için de bir öğüt yaptık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve bu cezayı önündekilere ve sonrakilere bir ibret dersi ve korunacaklara da bir öğüt ve nasihat yaptık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ve bu ukubeti önündekilere ve arkasındakilere bir dersi ibret ve korunacaklara bir va'z-u nasıhat olmak üzere yaptık.

    Erhan Aktaş

    Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere dipnot 1 de bir öğüt olarak yaptık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 2:63. Ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz bunu, yanında onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere dipnot 1 de bir öğüt olarak yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva sahipleri. Takva, kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile zarardan korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere dipnot 1 de öğüt olarak yaptık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunanlara; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alanlara.

    Gültekin Onan

    Bunu çağdaşlarına / yanında olanlara (lima beyne yedeyha) ve sonraki kuşaklara / gelecek olanlara (halfeha) bir ceza / azab / ibret verici ceza (nekalen) ve muttakiler için de bir öğüt / nasihat (mevızaten) yaptık.

    Hasan Basri Çantay

    Binaen'aleyh onu hem önündekilere (o zaman hazır olanlara), hem ardındakilere (sonradan geleceklere) ibret verici ceza ve (mü'minlerden) takvaaye erenler de bir öğüd yaptık.

    İbni Kesir

    Artık bunu hem önündekilere, hem de ardındakilere ibret verici bir ceza, hem de müttakilere bir öğüt kıldık.

    Mehmet Alagaş

    (6, 63, 65, 66) Bir vakit sizden söz almıştık ve Tur dağını üzerinize kaldırmıştık , size verdiklerimizi kuvvetlice tutun ve içindekileri de zikredin böylelikle belki sakınırsınız demiştik. Bunun ardından yüz çevirdiniz, Allah’ın üzerinizdeki fazileti ve rahmeti olmasaydı, hasara uğrayanlardan olurdunuz. Kesin olan şu ki, siz, cumartesine sizden kimlerin taciz de bulunduğunu bildiniz. Bizde onlara , “aşağılık maymunlar olun ” dedik. Bunu, mevcut olanlara ve artlarından gelenlere ibretlik ceza olarak verdik ve sakınanlara öğüt yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Böylece onların (maymunlara çevrilmiş insanların) akıbetini hem onu görenlere, hem de kendilerinden sonra geleceklere bir ibret ve Allah’tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi kıldık.

    Süleyman Ateş

    Ve bunu, önündekilere ve ardından geleceklere ibret bir ceza, (Allah'ın azabından) korunanlara da bir öğüt yaptık.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunu, o gün yaşayanlara ve arkadan gelenlere caydırıcı bir ders dipnot 1 ve yanlışlardan sakınanlara öğüt olsun diye yapmıştık.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Caydırıcı ders" anlamındaki (نَكَٰلًا) kelimesi, Naziat 79/25. ayette de geçmekte ve Firavun'un, kendi zamanında yaşayan ve sonradan gelenler için caydırıcı bir ders olduğu bildirilmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu, o gün yaşayanlara ve arkadan gelenlere ders ve müttakilere dipnot 1 öğüt olsun diye yapmıştık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müttaki, kendi yapısını bozmayan kişidir.

    Şaban Britch

    Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah’tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

    Şaban Piriş

    Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bu durumu, o zamankilere ve onların ardından geleceklere ibret dolu bir ceza, takva sahiplerine de bir öğüt yaptık.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.