Duhân suresi

Duhân suresi, 31. ayet

Duhân suresi, 31. ayet. مِن فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

min fir`avn. innehû kâne `âliyem mine-lmüsrifîn.

Diyanet İşleri

(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 28–34 · surenin 31. ayeti / 59

Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3

  1. Duhân 28

    İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.

  2. Duhân 29

    Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.

  3. 30–31

    (30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

  4. Duhân 32

    Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

  5. Duhân 33

    Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

  6. Duhân 34

    (34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–31. ayetler için yazılmıştır.

30-31. Daha sonra Yüce Allah, İsrailoğullarına lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “Andolsun Biz İsrailoğullarını” içinde bulundukları “o aşağılayıcı azaptan kurtardık. Firavun’dan.” Zira o, onların oğullarını boğazlıyor, kız çocuklarını da hayatta bırakıyordu. “Çünkü o” yeryüzünde haksız yere “büyüklenen bir zorba ve” Allah’ın sınırlarını çiğneyen, haramlarını işlemek cesaretini gösteren “haddi aşmış biri idi.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, onları Firavun'un azabından kurtardık. Şüphesiz o, Allah'ın emrine ve dinine karşı haddi aşmış bir zorba idi.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مِن min -dan
  2. فِرْعَوْنَ ۚ fir'avne Fir'avn-
  3. إِنَّهُۥ innehu çünkü o
  4. كَانَ kane idi kök: كون
  5. عَالِيًۭا aaliyen ululanan kök: علو
  6. مِّنَ mine -dan
  7. ٱلْمُسْرِفِينَ l-musrifine sınırı aşanlar- kök: سرف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş) · Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş)

    De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(30, 31) Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarını küçük düşürücü o azaptan yani Firavun'dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki o, haddini aşanlardan bir zorbaydı.

Mustafa İslamoğlu

Firavun'dan... Çünkü o, haddini bilmez küstahlardan biriydi.

Muhammed Esed

Firavun(un onların başına sardığı azap)tan; zaten o, kendi kişiliklerini harcayıp duranların en başta gelenlerindendi;

Ahmed Hulusi

Firavun'dan (benliğin sembolü)! Muhakkak ki O, üstünlük taslayan, israf edenlerden (hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan) idi.

Ali Bulaç

Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.

Ali Özek ve heyeti

Yani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.

Ali Rıza Safa

Firavun'dan. Kuşkusuz, büyüklük taslayarak ölçüyü aşanlar arasındaydı.

Bayraktar Bayraklı

- Andolsun biz, İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan,yani Firavun'dan kurtardık.Çünkü o, aşırı gidenlerden bir zorba idi.

Edip Yüksel

Firavundan. O, azgın bir diktatör idi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun'dan. O, azgın bir diktatör idi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun'dan, çünkü o haddi aşanlardan bir üstündü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avinden, çünkü o üstün müsriflerden idi

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Haddi aşan. Aşırılık yapan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Haddi aşan. Aşırılık yapan.

Gültekin Onan

Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.

Hasan Basri Çantay

(30-31) Andolsun ki biz İsrail oğullarını o zillet verici azabdan, Fir'avndan kurtardık. Hakıykat o, haddi aşanlardan bir mütekebbirdi.

İbni Kesir

Firavun'dan. Doğrusu o, azgın bir zorba idi.

Mehmet Alagaş

(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun'dan. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

Süleyman Ateş

Fir'avn'dan. Çünkü o, (insanları ezip) ululanan, sınırı aşanlardan biri idi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun'un çektirdiği azaptan... Çünkü o, kendini yüce gören ve aşırılıkları olan biriydi.

Şaban Britch

Firavundan... Çünkü o, haddi ululuk taslayan bir kimse idi.

Şaban Piriş

Firavundan, çünkü o, haddi aşan bir zorba idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun'dan kurtardık. Firavun, haddi aşanların büyüklük taslayanlarından biriydi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Inflicted by Pharaoh who beheld his unfortunate people from an exalted throne and was extravagant in his account of himself and was fond of his own way which he saw but the one way to erect tyrannies in all his cities.

Abdul Haleem

at the hands of Pharaoh: he was a tyrant who exceeded all bounds.

Abdullah Yusuf Ali

Inflicted by Pharaoh, for he was arrogant (even) among inordinate transgressors.

Abul A'la Maududi

from Pharaoh dipnot 1 who was most prominent among the prodigals. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Pharaoh by himself was an abasing torment for them and all other torments were indeed offshoots of the same great torment.
  2. metne dön, dipnot 2
    There is a subtle satire in it on the chiefs of the disbelieving Quraish. It means to say this: You do not enjoy any place of distinction among the transgressors against Allah. Pharaoh indeed was a rebel of the highest order who was ruling on the throne of the largest kingdom of the time as a god. When he was swept away like straw, how can you prevent the divine wrath?

Aisha Bewley

from Pharaoh – he was haughty, one of the profligate.

Al-Hilali & Khan

From Fir‘aun (Pharaoh); verily he was arrogant and was of the Musrifûn (those who transgress beyond bound in spending and other things and commit great sins).

Ali Quli Qarai

from Pharaoh. Indeed he was a tyrant among the profligates.

Amatul Rahman Omar

From (the torment of) Pharaoh. He was surely haughty (and one) of the transgressors.

Arthur John Arberry

from Pharaoh; surely he was a high One, of the prodigals;

Bijan Moeinian

the Pharaoh who was indeed the most prominent tyrant.

E. Henry Palmer

- from Pharaoh; verily, he was haughty, one of the extravagant!

Edip-Layth

From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.

George Sale

from Pharaoh; for he was haughty, and a transgressor:

Hamid S. Aziz

From Pharaoh; surely he was haughty, (and) one of those who committed excesses.

Mahmoud Ghali

From Firaawn; (Pharaoh) surely he was exalted, of the extravagant.

Marmaduke Pickthall

(We delivered them) from Pharaoh. Lo! he was a tyrant of the wanton ones.

Mohamed Ahmed - Samira

They (had experienced) under the Pharaoh. He was certainly a tyrant, guilty of excess.

Muhammad Asad

[inflicted on them] by Pharaoh, seeing that he was truly outstanding among those who waste their own selves;

Mustafa Khattab

of Pharaoh. He was truly a tyrant, a transgressor.

Progressive Muslims

From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.

Rashad Khalifa

From Pharaoh; he was a tyrant.

Sahih International

From Pharaoh. Indeed, he was a haughty one among the transgressors.

Sam Gerrans

From Pharaoh: — he was a high one among the committers of excess.

Shabbir Ahmed

From Pharaoh, for he glorified himself to the extent of wasting his own "Self. "

Syed Vickar Ahamed

Caused by Firon (Pharaoh), indeed he was proud (haughty and arrogant, even) among unruly transgressors.

Taqi Usmani

from Fir‘aun. Indeed, he was haughty, one of the transgressors.

The Monotheist Group

From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩