Diyanet İşleri
Halbuki O, göklerde de Allah'tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 3. ayet. وَهُوَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَفِى ٱلْأَرْضِ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ
vehüve-llâhü fi-ssemâvâti vefi-l'arḍ. ya`lemü sirraküm vecehraküm veya`lemü mâ teksibûn.
Halbuki O, göklerde de Allah'tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratılış; yalanlayanların hâli ve helâk edilenler En'âm 1–11 3
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyle iken inkar edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun katındadır. Siz ise hala şüphe ediyorsunuz.
Halbuki O, göklerde de Allah'tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.
Onlara Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet gelmez ki ondan yüz çevirmesinler.
Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
3. Yani göklerde ve yerde ilâh edinilecek ve kendisine ibadet edilecek olan yalnız O’dur. Göklerde ve yerde bulunanlar, Rablerine ibadet eder, azameti önünde zilletle boyun eğer, O’nun izzet ve celali önünde boyun bükerler. Mukarreb melekler, peygamberler, rasûller, sıddıklar, şehidler ve salihler... “O, gizlinizi de açığınızı da bilir. O, ne kazandığınızı da bilir.” Öyleyse O’na isyan olan işlerden sakının. Sizi O’na ve rahmetine yakınlaştıran amellere yönelin. Sizi O’ndan ve rahmetinden uzaklaştıran her bir amelden de kaçının.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O -Subhanehu ve Teâlâ- göklerde ve yerdeki tek hak mabuttur/ilahtır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O sizin gizlemiş olduğunuz niyetlerinizi, söylemiş olduğunuz sözlerinizi ve amellerinizi de bilir. Bunlardan açığa vurduğunuzu da bilir. Yapmış olduklarınızın karşılığını size verecektir.
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
(O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: كسب (67 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Aynı kök: كسب (67 geçiş)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, göklerde ve yerde (tek) Allah'tır. Gizlinizi, açığınızı bilir; dipnot 1 ne kazanmakta olduğunuzu da bilir.
Oysa O, göklerde de yerde de Allah'tır; gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir; dahası bütün işlediklerinizle neyi kazandığınızın da farkındadır.
oysa O, göklerin ve yerin Allahı, gizlediğiniz ve açıktan yaptığınız her şeyi ve hak ettiklerinizi bilir.
"HU"dur Allah, semalarda ve arzda. . . Bilir özünüzdekini de, açığa çıkardığınızı da! Bilir (Yaptıklarınızla) neler kazanmakta olduğunuzu da!
Göklerde ve yerde Allah O'dur. Gizlinizi ve açığınızı bilir; kazandıklarınızı da bilir.
O, göklerde ve yerde tek Allah'tır. Gizlinizi, açığınızı bilir. (Hayır ve şerden) ne kazanacağınızı da bilir.
O, göklerde ve yeryüzünde Allah'tır. Gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir; hak ettiklerinizi de bilir.
O, göklerde ve yerde tek Allah'tır. Sizin içinizi de dışınızı da bilir. Ne kazanacağınızı da bilir.
O, göklerde ve yerde olan ALLAH. Sizin gizlinizi açığınızı bilir, kazandıklarınızı da bilir.
O, göklerde ve yerde olan ALLAH. Sizin gizlinizi açığınızı bilir, kazandıklarınızı da bilir
Halbuki göklerde de yerde de Allah O'dur. İçinizi de dışınızı da bilir. Daha ne yapıp kazanacağınızı da bilir.
Halbuki o Göklerde de Allah yerde de, sizin içinizi de bilir, dışınızı da, daha ne kesbedeceksiniz onu da bilir
Göklerde ve yerde Allah O'dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ve ne kazandığınızı da bilir.
Göklerde ve yerde Allah O'dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ve ne kazandığınızı da bilir.
Göklerde ve yerde Allah O'dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ve ne kazandığınızı da bilir.
Göklerde ve yerde Tanrı O'dur. Gizlinizi ve açığınızı bilir; kazandıklarınızı da bilir.
O, göklerde de, yerde de (ibadete müstehık olan) Allahdır. Sizin içinizi de bilir O, dışınızı da. (Hayr ve şer) ne kazanacağınızı da bilir O.
O; göklerde de, yerde de Allah'tır. Gizlinizi de aşikarınızı da bilir. Ne kazanacağınızı da bilir.
(1-21) Hamd semaları ve arzı yaratan Allah içindir, karanlık ve aydınlığı yapandır, sonra da örtbas edenler / kafirler rablerine denkler tutuyorlar, sizi çamurdan yaratan, sonra süreyi / eceli koyan O dur, tanımlanmış süre onun yanındadır, siz de tereddüt içindesiniz, semalarda ve yerde olan O, Allah'tır , sizin gizlinizi de açığınızı da bilir, ne kazandığınızı da bili r. Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet onlara gelmiyor ki ondan sadece sırt çevirmiş olmasınlar , kesin olan şu ki onlara gerçek geldiğinde yalanladılar, ilerde onlara alay ettikleri şeylerin haberleri verilecektir, kendilerinden önce nice kuşak / nesil h elak ettik görmediler mi? Size vermediğimiz imkanlarla arzda onları imk ânlandırdık, semadan onlara bol yağmurlu buluttan yağmur indirdik, altlarından akan nehirler yaptık, günahlarından ötürü onları yok ettik / helak ettik, onların ardından başkaca kuşaklar / nesiller inşa ettik. Eğer sana yazılı bir kitap indirseydik onlarda ona dokunsalardı, yine kafirler derlerdi ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir, dediler ki ona bir melek indirilse ya, şayet / ola ki melek indirsek, iş gerçekleşir / emir oluşur sonra onlar da bekletilmezdiler, (Musa’ya tablet üstüne yazılı indi Muhammed ’e yazılı inmiyor, muayene / kontrol imkânı istiyorlar) eğer ki Onu melek yapsa idik onu yine adam şeklinde yapardık onlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi Yemin olsun ki resullerle senden önce de alay ettiler, Onunla alay ediyor olmaları nedeniyle alay ettikleri şeyle kuşatıldılar, de ki Arzda gezin ve sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş bakın. De ki semalarda ki ve arzdakiler kim içindir? Allah içindir de. Allah kendine rahmeti yazdı / farz kıldı, içinde şüphe taşımaz bir şeki lde sizi kıyamet günü biraraya getirecektir , kendilerini hasara uğratanlar, onlar ki iman etmiyorlar , g ecede ve gündüz de duran ne varsa Onundur, O işitendir , bilendir. Semaları v e arzı yaratandan Allahtan başkasını mı dost edineceğim? O doyrulmaz doyurur (niçin O’na yemesi için yiyecek taktim edersiniz) de ki ben ilk teslim olan kişi olmakla ve de ortak koşanlardan olmamakla kesin bir şekilde emrolundum . D e ki ben Rabbime asi / isyan eden olursam büyük günün azabından korkuyorum, O gün kimden azap giderilir ise o esirgenmiştir / ona rahmet edilmiştir , bu apaçık kurtuluştur. Sana eğer Allah, bir zarar dokundurursa Ondan başka onu giderecek yoktur, sana eğer bir hayır dokundurursa ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır, Onun kudreti kullarının üstündedir ve O Yargıçtır / Hâkimdir, haberi olandır. (Allah görmek için ne göze ne de ışığa ihtiyaç duyar , Her güçlü olanın güçsüz bi r anı olabilir Allah daima güçlüdür.) Tanıklık / Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür, Allah benimle sizin aranızda Şahittir de. Bana bu okunan / kuran kavuşan / ulaşan kimseyi uyarayım diye vahyoluyor, şimdi siz Allah’la beraber başkaca bir ilah olduğuna şahitlik eder misiniz? Ben şahitlik etmem de . K esinlikle ondan başka ilah yoktur ve ben de ortak koştuklarınızdan uzağım de . Kendilerine kitap verdiklerimiz Onu babalarını tanıdıkları gibi tanırlar kendilerini hasara uğratanlar ise, işte onlar iman etmezler, Allaha yalanı iftira eden yahut O ’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir ? Kesinlikle O, zalimleri başarılı sonuca ulaştırmaz.
O , göklerde ve yerde tek Allah’tır. Gizlinizi de açığınızı da bilir, neyi yapıp ettiğinizi de bilir.
O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tır. Sizin gizlinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı bilir.
O, göklerde de Allah'tır yerde de dipnot 1 . Sırrınızı da bilir, açığa vurduğunuzu da. Kazandığınız her şeyi bilir.
O Allah'tır; göklerde ve yerde ilah O'dur dipnot 1 . Sırrınızı da bilir açıkladığınızı da. Bütün kazandıklarınızı bilir.
Göklerde ve yerde ibadet olunan “Allah” O’dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ne kazandığınızı da bilir.
Göklerde ve yerde "Allah" O'dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ne kazandığınızı da bilir.
O, göklerde de Allah'tır, yerde de. O, sizin iç dünyanızı da bilir, açığa vurduklarınızı da. Neler kazanmakta olduğunuzu da bilir O!
And He is Allah in the heavens and on earth, Who alone has the rightful claim to reverence and veneration featured in the act of worship and in displaying the appropriate acts and rites. He is 'Alimun (Omniscient) of all that you converse secretly or whisper under your breath and of what you suggest, secretly to the mind, of all that your breasts store of thoughts and feelings and of all that you utter. Furthermore, He is 'Alimun of all that you earn of qualities, actions and deeds.
He is God in the heavens and on earth, He knows your secrets and what you reveal, and He knows what you do;
And He is Allah in the heavens and on earth. He knoweth what ye hide, and what ye reveal, and He knoweth the (recompense) which ye earn (by your deeds).
And He it is Who is One True God in the heavens and in the earth. He knows your deeds - both secret and open - and knows fully whatever you earn.
He is Allah in the heavens and in the earth. He knows what you keep secret and what you make public and He knows what you earn.
And He is Allâh (to be worshipped Alone) in the heavens and on the earth; He knows what you conceal and what you reveal, and He knows what you earn (good or bad). (See V.43:84)
He is Allah in the heavens and on the earth: He knows your secret and your overt [matters], and He knows what you earn.
And He is Allâh Who alone (exercises every authority) in the heavens and in the earth. He knows you inside and outside, and He knows what you accomplish (by way of your deeds, good or bad).
He is God in the heavens and the earth; He knows your secrets, and what you publish, and He knows what you are earning.
He is the only One Who is present in the heavens and the earth and has knowledge over what you do privately and in publicly and what you are earning in account of your actions.
He is God in the heavens and the earth. He knows your secret conduct and your plain, and He knows what ye earn.
He is God in the heavens and the earth. He knows your secrets and what you reveal; and He knows what you earn.
And He is Allah, the Allah, both in the heavens and in the earth. He knows what you disclose and your secrets. And He knows what you earn.
He is Allah in the heavens and the earth. He knows your secret (or hidden) conduct and your public (or manifest) ones, and He knows what you earn.
And He is Allah in the heavens and in the earth. He knows your secret and your speaking aloud and He knows whatever you are earning.
He is Allah in the heavens and in the earth. He knoweth both your secret and your utterance, and He knoweth what ye earn.
He is God in the heavens and the earth. He knows what you hide and bring out into the open, and knows what you earn (of good and evil).
although He is God in the heavens and on earth, knowing all that you keep secret as well as all that you do openly, and knowing what you deserve.
He is the Only True God in the heavens and the earth. He knows whatever you conceal and whatever you reveal, and knows whatever you do.
And He is God in the heavens and the Earth. He knows your secrets and what you reveal; and He knows what you earn.
He is the one GOD in the heavens and the earth. He knows your secrets and your declarations, and He knows everything you earn.
And He is Allah, [the only deity] in the heavens and the earth. He knows your secret and what you make public, and He knows that which you earn.
And He is God in the heavens and in the earth; He knows your inward and your outward; and He knows what you earn.
He is Allah in the heavens and in the earth. He knows all that you keep secret as well as all that you do openly.
And He is Allah in the heavens and on earth. He knows, what you conceal, and what you reveal, and He knows (what) you earn (for your deeds).
He is the true God in the heavens and the earth. He knows what you conceal and what you reveal, and He knows what you earn.
And He is God in the heavens and the earth. He knows your secrets and what you reveal; and He knows what you earn.