Diyanet İşleri
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."
Meryem suresi
Meryem suresi, 25. ayet. وَهُزِّىٓ إِلَيْكِ بِجِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ تُسَٰقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا
vehüzzî ileyki biciẕ`i-nnaḫleti tüṣâḳiṭ `aleyki ruṭaben ceniyyâ.
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meryem ve Îsâ Meryem 16–40 3
Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
25. “Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele de üzerine olgunlaşmış” lezzetli ve faydalı “taze hurmalar dökülsün.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hurma ağacını sıkıca tut ve silkele ki senin için toplayacağın taze hurma dökülsün.
Aynı kök: جذع (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: نخل (20 geçiş)
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
Aynı kök: رطب (2 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)
Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…
Aynı kök: جذع (3 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş)
Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…
Aynı kök: جني (2 geçiş)
Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.
Aynı kök: هزز (5 geçiş)
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Aynı kök: هزز (5 geçiş)
"Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Musa, korkma!…
Aynı kök: هزز (5 geçiş)
"Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle…
Aynı kök: سقط (8 geçiş)
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hurmanın gövdesini kendine doğru silkele ki (ağaç) sana taze hurma döksün. dipnot 1
haydi, hurma dalını kendine doğru çekerek silkele, üstüne taze ve olgun hurmalar dökülsün;
Şimdi hurmanın gövdesini kendine doğru silkele, taze hurma dökülsün.
"O hurma ağacının dalını kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma düşecektir. "
Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."
«Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.»
"Hurma ağacını kendine doğru silkele; olgun taze hurmalar üzerine dökülsün!"
"Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."
"Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine olgun hurmalar dökülsün."
'Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine olgun hurmalar dökülsün.'
Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş taze hurmalar dökülsün.
Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş taze hurmalar dökülsün
"Hurma ağacını silkele. Üzerine olmuş taze hurmalar dökülsün."
"Hurma ağacını silkele. Üzerine olmuş taze hurmalar dökülsün."
Hurma ağacını silkele. Üzerine taze hurmalar dökülsün.
Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."
(24-25-26) Aşağısından ona şu nida geldi: "Tasalanma, Rabbin senin alt (yan) ında bir su arkı vücuda getirmişdir. Hurma ağacını kendine doğru silk, üstüne derilmiş taze hurma dökülecekdir. Artık ye, iç. Göz (ün) aydın olsun. Eğer beşerden her hangi birini görürsen "ben, de, o çok esirgeyici (Allaha) oruç adadım. Onun için bu gün hiç bir kimseye kat'iyyen söz söylemeyeceğim."
Hurma dalını kendine doğru silkele; üstüne taze hurma dökülsün.
(17-25) Kitapta Meryem’i hatırla / zikret, bir vakit çevresinden ayrılıp doğu tarafta bir mek âna çekildi. Bunun dışında onlarla arasına örtü çekti, ona Ruhumuzu gönderdik, ona aynı beşer gibi gözüktü. Meryem ona sakınan biri isen / takvalı biri isen ben, senden Rahmana sığınırım dedi. Ruh d edi ki ben, sana temiz bir erkek evlat hibe etmek için gönderilen Rabbinin bir elçisiyim. Benim nasıl bir çocu ğum olabilir ki bana bir beşer dokunmadı , iffetsiz / namussuz biri de değilim. Dedi ki bu böyledir. Senin Rabbin ki bu benim için kolaydır. Onu da / oğlunu da insanlara bir ayet ve benden bir rahmet yapacağız. Zaten bu gerçeklenecek bir işti / emirdi. Ona hamile kaldı onunla uzak bir mekâna çekildi. Derken doğum sancısı onu bir hurma dalın ın altına kadar götürdü, Ah keşke bundan önce öleydim ve de unutulup gitmiş olsaydım dedi. Alt tarafından ona seslendi ve asla üzülme kesinlikle sana Rabbin senin altından ırmak yaptı, sana doğru hurma dalını silkele , üzerine olgun hurmalar dökülsün. Ye, iç, gözün aydın olsun , eğer bir beşer görürsen, ona de ki , ben Rahman’a oruç adadım bugün insanla konuşamam. Onu taşıyarak kavmine kadar getirdi, dediler ki Ey Meryem sen ne garip / ne tuhaf bir işle aramıza geldin. Ey Harun’un kardeşi, senin baban kötü biri değildi ve de annende iffetsiz / namussuz biri değildi. O da onu / oğlunu işaret etti dediler ki beşikteki çocukla / sabi ile nasıl konuşuruz / kelam edebiliriz. Oğlan d edi ki ben Allah ’ın kuluyum bana bir kitap verdi ve beni bildirici / nebi yaptı. Beni nerede olursam olayım bereketli / mübarek yaptı. Bana diri olduğum sürece , namazı, zekâtı ve anneme iyi davranmamı vasiyet etti. Beni zorba ve isyankâr yapmadı. Selam olsun bana hem doğduğum günde hem öldüğüm günde hem de yeniden dirilip canlanacağım günde. İşte bu hakkında kuşkulandığınız Meryem oğlu İsa hakikati budur.
'Hurma ağacını kendine doğru silkele ki, sana taze hurma dökülsün.''
"Hurma dalını sana doğru silkele, üzerine olmuş, taze hurma dökülsün."
Hurma dalını kendine doğru salla da o senin üzerine taze ve olgun hurma döksün. dipnot 1
Bu hurma ağacını kendine doğru salla da üzerine taze olgun hurma dökülsün.
Hurma dalını kendine doğru salla, üstüne taze hurma dökülsün.
Hurma dalını kendine doğru salla, üstüne taze hurma dökülsün.
"Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir."
And if you shake the trunk of the palm-tree it will shower you with ripe and delicious dates in plenty".
and, if you shake the trunk of the palm tree towards you, it will deliver fresh ripe dates for you,
"And shake towards thyself the trunk of the palm-tree: It will let fall fresh ripe dates upon thee.
Shake the trunk of the palm-tree towards yourself and fresh and ripe dates shall fall upon you.
Shake the trunk of the palm towards you and fresh, ripe dates will drop down onto you.
"And shake the trunk of date-palm towards you, it will let fall fresh ripe-dates upon you."
Shake the trunk of the palm tree, freshly picked dates will drop upon you.
`Shake the branch of the palm-tree, drawing it towards you, it will cause fresh and ripe dates to fall upon you.
Shake also to thee the palm-trunk, and there shall come tumbling upon thee dates fresh and ripe.
"Do not worry. The Lord thus informs you of a water stream which is passing under this tree. Now stand up and shake the tree to get fresh dates. Eat, drink and be merry…..
and shake towards thee the trunk of the palm tree, it will drop upon thee fresh dates fit to gather;
"Shake the trunk of this palm tree, it will cause ripe dates to fall upon you."
and do thou shake the body of the palm-tree, and it shall let fall ripe dates upon thee, ready gathered.
Then one called to her from beneath her "Grieve not, for your Lord has placed a stream beneath your feet,
And shake to you the trunk of the palm-tree (and) it will let fall ripe dates down on you, readily reaped.
And shake the trunk of the palm-tree toward thee, thou wilt cause ripe dates to fall upon thee.
Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
and shake the trunk of the palm-tree towards thee: it will drop fresh, ripe dates upon thee.
And shake the trunk of this palm tree towards you, it will drop fresh, ripe dates upon you.
"And shake the trunk of this palm tree, it will cause ripe dates to fall upon you. "
"If you shake the trunk of this palm tree, it will drop ripe dates for you.,
And shake toward you the trunk of the palm tree; it will drop upon you ripe, fresh dates.
“And shake thou towards thee the trunk of the date-palm; it will drop upon thee ripe, fresh dates.
"And shake the trunk of the palm-tree towards you. It will drop fresh ripe dates upon you."
"And shake towards yourself the trunk of the palm-tree: It will drop fresh ripe dates (fruits) upon you.
Shake the trunk of the palm-tree towards yourself and, it will drop upon you ripe fresh dates.
"And shake the trunk of this palm tree, it will cause ripe dates to fall upon you."