Diyanet İşleri
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
En'âm suresi
En'âm suresi, 98. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ
vehüve-lleẕî enşeeküm min nefsiv vâḥidetin femüsteḳarruv vemüstevda`. ḳad feṣṣalne-l'âyâti liḳavmiy yefḳahûn.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Taneyi yaran; gece ve gündüz; cinleri ortak koşmak En'âm 95–103 3
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde, nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
98. “Sizi tek bir candan yaratan O’dur.” Bu can Adem aleyhisselam’dır. Yüce Allah yeryüzünü dolduran beşer unsurunu ondan yaratmıştır. Hâlâ da bu unsur artıp çoğalmaktadır. Ayrıca bu unsurun fertlerinin ahlâkı, hilkatı, nitelikleri ve özellikleri tespit edilmesi mümkün olmayacak derecede farklılıklara sahiptir.
Allah onlar için “bir karar yeri” yani sonunda varacakları bir yer ve kendisine doğru sürüklendikleri nihai bir nokta tespit etmiştir. Bu da artık gerisinde karar kılınacak yer bulunmayan ve sonrası da olmayan Daru’l-karar yani âhiret yurdudur. İnsanlar, o yurtta yerleşsinler diye yaratılmışlar ve onun yollarında çalışsınlar diye dünyada var edilmişlerdir ki ahiret yurdu da bu çalışmanın sonucunda inşa ve imar edilir.
“bir de emanet yeri vardır.” Yüce Allah insanları önce babalarının bellerinde ve annelerinin rahimlerinde emanet olarak bırakmıştır. Daha sonra onlar dünya yurdunda arkasından da Berzah aleminde emanet (geçici) olarak kalırlar. Bütün bunlar, emanetçi yanında sürekli kalmayan ve sabit olmayan birer emanet gibidir; insan bunlarda sürekli kalmayıp birinden diğerine taşınır durur. Sonunda nihai karar yeri olan ebedi yurda ulaşıncaya kadar bu böyle devam eder gider. Bu dünya yurdu, bir emanet yeri ve bir geçittir.
“Biz âyetlerimizi” Allah’tan gelen âyetleri “iyice anlayan”; O’ndan gelen belgeleri ve açıklamaları kavrayan “bir topluluk için geniş geniş açıkladık.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O -Subhânehu ve Teâlâ- sizi bir tek nefisten yaratmıştır, bu nefis babanız Âdem'in nefsidir. Sizin yaratılışınıza babanızı çamurdan yaratarak başladı. Sonra, sizi ondan yarattı. Sizin için bir kalma yeri (ana rahmi), bir de emanet olarak konulacağınız yeri (babalarınızın sulbünü) yarattı. Ant olsun ki, Allah'ın kelamını anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Aynı kök: ودع (4 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri…
Aynı kök: فقه (20 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın…
Aynı kök: ودع (4 geçiş)
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Aynı kök: ودع (4 geçiş)
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.
Aynı kök: فقه (20 geçiş)
Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, sizi tek bir nefisten dipnot 1 (candan/cevherden) yaratandır. (Sizin için) bir durma yeri, bir de bırakılacak yer vardır. dipnot 2 Elbette anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Yine O'dur sizi bir tek canlıdan ortaya çıkaran; ve (her biriniz için) geçici ve kalıcı bir yer (tayin eden). Doğrusu Biz bu mesajları kavrama yeteneği olan insanlara açık ve anlaşılır kılıyoruz.
Bir canlıdan sizi(n hepinizi) var eden Odur, ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde) bir vade ve (ölümden sonra) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir): Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız!
"HU" ki, sizi Nefs-i Vahide'den (TEK BİR NEFS'ten - Tek bir benlikten) inşa etti. . . Müstekarr (istikrar bulma - hakikatini tanıma ve yaşamada kararlılık için dünyanın oluşması). . . Müstevda (beden - emaneten kalma yeri). . . Hakikaten biz, anlayışı açık bir halk için işaretleri tafsil ettik.
O, sizi tek bir nefisten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (kalış) ve emanet (olarak konuluş) yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
Sizi tek bir nefisten (Âdem) inşa edip yaratan O'dur; sizin için (babalarınızın sulbünde) bir kalış sûresi ve (ana rahminde) kalacak bir yer vardır. Biz, anlayan kimseler için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıklamışızdır.
O, sizi, bir tek benlikten yaratmıştır. Ardından, bir kalış yeri ve bir geçiş yeri belirlemiştir. Anlayan bir toplum için, ayrıntılı olarak ayetleri açıklıyoruz.
O, sizi bir tek nefisten/cevherden yaratandır. Sizin için bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
O'dur sizi bir tek kişiden inşa eden. Bir kalış ve izleyen bir ayrılış. Ayetleri, anlayan bir toplum için açıklamışızdır.
O'dur sizi bir tek kişiden inşa eden. Nitekim bir karar kılmayı bir ayrılış izler. Ayetleri, anlayan bir toplum için açıklamışızdır
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Demek ki, bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Gerçekten, ayetlerimizi ince anlayışlı olanlar için açıkladık.
Hem odur, o ki sizi bir tek nefisten halketti, demek bir müstekar bir de müstevda' var, hakıkat ince anlayışlı fıkıh ehli olanlar için ayetleri tafsıl eyledik
Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir halk için ayetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir halk için ayetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir toplum için ayetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
O sizi tek bir nefsten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (kalış) ve emanet (olarak konuluş) yeri vardır. Kavrayabilen (yefkahun) bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sonra (sizin için) bir karaar yeri, bir de emanet yeri (vardır). Biz iyi ve ince anlayacak zümrelere ayetlerimizi hakıykaten açıkça bildirdik.
Ve O'dur; sizi bir tek nefisten yaratmış olan. Sonra bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Ayetlerimizi, anlayan bir kavim için uzun uzadıya açıkladık.
(91-99) Allah’ın güç yetirmesine / kadrine tam olarak güç yetiremediler (tam olarak anlayamadılar) o zaman da Allah bir beşere bir şey indirmemiştir dediler. De ki Onu, yani Musa ’nın ışık olarak / nur olarak ve insanlar için k ılavuz olarak getirmiş olduğu kitabı, indiren kimdir? Onu yazıyorsunuz ve de onu açı ğa çıkarıyorsunuz , çoğunu da gizliyorsunuz , sizin ve babalarınızın bilmedikleri size öğretilmişti , Allah de ve onları bırak daldıkları yerde oynasınlar. Bu, mübarek, elinizde olanı doğrulayan, kitabı memleketlerin anası şehri ve etrafındakileri uyarman için sana indiriyoruz, ahirete iman eden kimseler ona inanırlar ve onlar namazlarını da korurlar. Allah' a yalan ı iftira edenden yahut kendisine bir şey vahy olmadığı halde bana da vahyoluyor ve ben de Allah indirdiğinin benzerini indireceğim diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Zalimleri de ölümün sıkıntılı halindeyken ve melekler ellerini uzattıkları nda hallerini bir görsen, çıkarın nefislerinizi, bugün siz Allaha gerçek dışı şeyler söylediğiniz için aşa ğılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız. Ayetlerimize karşı büyükleniyordunuz. Kesin olan şu ki i lk kere / ilk defa yarattığımız gibi fert olarak bize geldiniz ve size kullanım salahiyeti verdiklerimizi ardınızda bırakıp terk ettiniz , içinizde şirk koştuğunuzu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz , a rtık aranız paramparça ve iddia ettikleriniz de sizden sapmış vaziyette. Allah tohumu / hububatı ve çekirdeği / nevayı patlatandır / infilak ettirendir. (Çekirdeği kırılmadan yenilen hububat, çekirdeği kırılarak yenilebilen neva) ölüden diri çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarandır , Allah böyledir, nasıl kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz, Sabahı pörtletip çıkarandır (falik) geceyi sakin kılan odur, güneşi ve ayı hesap aracı yapandır, bu, kıymetli ve bilge olanın ayarlamasıdır / takdiridir. Sizin için yıldız ları, onlarla karada ve denizde karanlıkta yol bulasınız diye yapandır, gerçekten bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılandırdık. O sizi tek bir kişiden inşa edendir, yerleştiği (kadında) bir yer vardır ve bekletildiği (erkekte) bir yer vardır, gerçekten anlayan / fıkıh eden bir kavme ayetlerimizi anlatıyoruz. O gökten su indirendir (tekil), ondan her şeyin bitkisini çıkardık (çoğul) ondan yeşillikte / çimende çıkardık, ondan birbiri üzere binmiş / terkip olmuş tohumda çıkarıyoruz , birbirine yakın salkımlarda tomurcuklanmış hurmalar, birbirine benzeyen yahut birbirine benzemeyen üzüm, zeytin ve nar / rumman bahçeleri , olgunlaştığında ve son halinde onun ürününe bak muhakkak ki bunlar iman eden kavim için ayetlerdir.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
Odur ki sizi bir tek nefisten inşa etti. Sizin için bir kalış ve bir emanet olarak konuluş yeri ve süresi vardır. Gerçekten biz, anlayan bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık.
Sizi bir tek nefisten dipnot 1 (döllenmiş yumurtadan) oluşturup geliştiren O'dur. Ardından bir süre kalacağı yer /onu rahme götüren kanal, sonra ananın vücuduna veda etme yeri /müstevda' = ana rahmi gelir dipnot 2 . Ayetlerimizi, anlamaya çalışan bir topluluk için ayrıntılı olarak açıkladık.
Sizi bir tek nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturan O'dur. Ardından bir kalma yeri (olan dünya) ve bir durak (olan kabir) gelir. Ayetlerimizi, anlayan bir topluluk için tek tek açıklamışızdır.
Sizi tek bir nefisten ortaya çıkaran O’dur. Sizin bir karar kılma yeriniz (ana rahmi), bir de emanet bırakılma yeriniz (babaların sulbü) var. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı olarak açıklamışızdır.
Sizi tek bir nefisten ortaya çıkaran O'dur. Sizin için bir yerleşme yeri ve bir de ayrılış yeri vardır. İnce bir anlayışa sahip olanlar için ayetleri açıklamışızdır.
Sizi bir tek canlıdan vücuda getiren O'dur! Bu oluşumda bir karar kılma yeri var, bir de emanet olarak kalma yeri. İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık.
And He is it who brought you into being from one single soul* then He ordained your prototype in the seed** and He made the earth your destined habitation*** where you live a life that deserves the name until the encounter with death when you are deposited in the graves and in due course be reclaimed for Judgement. We have expounded and distinctly expressed Our revelations to people who comprehend the facts.
It is He who first produced you from a single soul, then gave you a place to stay [in life] and a resting place [after death]. We have made Our revelations clear to those who understand.
It is He Who hath produced you from a single person: here is a place of sojourn and a place of departure: We detail Our signs for people who understand.
It is He Who created you out of a single being, dipnot 1 and appointed for each of you a time-limit and a resting place. We have indeed spelled out Our signs for those who can understand. dipnot 2
It is He Who first produced you from a single self, then from a resting-place and a repository. We have made the Signs clear for people who understand.
It is He Who has created you from a single person (Adam), and has given you a place of residing (on the earth or in your mother’s wombs) and a place of storage [in the earth (in your graves) or in your father’s loins]. Indeed, We have explained in detail Our revelations (this Qur’ân) for people who understand.
It is He who created you from a single soul, then there is the [enduring] abode and the place of temporary lodging. We have certainly elaborated the signs for a people who understand.
It is He Who has evolved you from one living entity, then (He provided for you) a permanent abode (from the grave to the final abode of bliss) and a temporary lodging (from the loins of the father to the grave). Verily, We have explained (Our) signs in detail for a people who would understand.
It is He who produced you from one living soul, and then a lodging-place, and then a repository. We have distinguished the signs for a people who understand.
God is the One Who originated you from a single being. He then put you in your own way and appointed a destiny for you. See how I make my points to those who [take time to] think.
He it is who made you spring from one soul, and gave you a settlement and a depository. Now have we detailed the signs unto a people who discern.
He is the One who initiated you from one person; secured and reposited. We have explained the signs to a people who comprehend.
And He it is Who has produced you from a single soul and there is for you a temporary resort and a permanent abode. We have explained the Signs in detail for a people who understand.
He it is who made you spring from one soul, and gave you a settlement and a depository (or a temporary and a permanent residence). Now have We detailed the signs unto a people who have discerning.
And He is (The One) Who brought you into being from one self, then (for you is) a repository, then a depository. We (On the earth, then in the grave) have already expounded the signs for a people who comprehend.
And He it is Who hath produced you from a single being, and (hath given you) a habitation and a repository. We have detailed Our revelations for a people who have understanding.
It is He who produced you from a single cell, and appointed a place of sojourning, (the womb of the mother), and a place of depositing, (the grave). How clear have We made Our signs for those who understand.
And He it is who has brought you [all] into being out of one living entity, and [has appointed for each of you] a time-limit [on earth] and a resting-place [after death]: clearly, indeed, have We spelled out these messages unto people who can grasp the truth!
And He is the One Who originated you all from a single soul,[1] then assigned you a place to live and another to ˹be laid to˺ rest. We have already made the signs clear for people who comprehend.
And He is the One who initiated you from one person; with a place for stability and development. We have explained the signs to a people who comprehend.
He initiated you from one person, and decided your path, as well as your final destiny. We thus clarify the revelations for people who understand.
And it is He who produced you from one soul and [gave you] a place of dwelling and of storage. We have detailed the signs for a people who understand.
And He it is that produced you from one soul, then a dwelling-place and a repository[...]. And We have set out and detailed the proofs for people who understand.
And He it is Who initiated you from a single life cell. Then in the process of evolution He appointed stages, from one station to the next destination. (Thus goes on the journey of life here and in the Hereafter (11:6). We have explained Our Laws for people who will learn and understand.
It is He Who has produced you from a single person (Adam)! Here (this world) is a place of stop-over and (also) a place of departure: We present Our Signs for people who understand.
He is the One who created you from one person, then, you have a place to dwell and a place to sojourn. We have elaborated the signs for the people who understand.
And He is the One who initiated you from one person; with a place for stability and development. We have explained the signs to a people who understand.