Diyanet İşleri
De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
En'âm suresi · 161–165. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
En'âm suresi, 161. ayet. قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ
De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
De ki: "Şüphesiz ki Rabbim beni doğru yola, doğru dine, (Allah'ı) bir tanıyan ve müşriklerden olmayan İbrahim'in milletine (dinine) ulaştırdı."
De ki: "Kuşku yok ki, Rabbim beni dosdoğru bir yola yöneltti; her türlü sapmadan uzaklaşan ve Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmayan İbrahim'in değişmez değerleri (temsil eden) yoluna."
De ki: "Bakın, Rabbim beni düzgün ve saf bir itikad aracılığıyla dosdoğru bir yola yöneltti; her türlü batıldan uzak durarak Allahtan başka şeye ilahlık yakıştıranlardan olmayan İbrahimin yoluna".
De ki: "Muhakkak ki Rabbim beni, sırat-ı müstakime hidayet etti. . . Yürürlükte olan değişmez Din'e, hanif olan İbrahim'in milletine. . . (O) müşriklerden olmadı. "
De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine... O, müşriklerden değildi."
De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah’ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.
De ki: "Kuşkusuz, Efendim, beni dosdoğru yola eriştirmiştir. Her zaman ayakta olan bir dine; gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan İbrahim'in dinine. Çünkü O, ortaklar koşanlar arasında değildi!"
De ki: "Rabbim beni dosdoğru yola, dosdoğru dine, Hanif olan İbrahim'in dinine iletmiştir. İbrahim, ortak koşanlardan değildi."
De ki: "Efendim beni dosdoğru olan yola iletmiş bulunuyor: tek tanrılı olan İbrahim'in mükemmel dinine... O, ortak koşanlardan olmadı."
De ki: 'Rabbim beni dosdoğru olan yola iletmiş bulunuyor: monoteist olan İbrahim'in mükemmel dinine... O, ortak koşanlardan olmadı.'
De ki: "Beni Rabbim, şüphesiz dosdoğru bir yola, gerçek ve daima ayakta olan bir dine, başka dinlerden sıyrılıp yalnız hakka yönelen İbrahim'in tertemiz dinine iletti. O, hiçbir zaman Allah'a ortak koşanlardan olmadı."
De ki: beni, rabbım şeksiz dosdoğru bir yola hidayet buyurdu, doğru payidar bir dine, başka dinlerden sıyrılıb sade hakka müteveccih haniyf olan İbrahimin milletine ki o hiç bir zaman müşriklerden olmadı
De ki: "Rabb'im, beni dosdoğru bir yola iletti: Dimdik ayakta duran bir dine, Hanif dipnot 1 olan İbrahim'in inanç sistemine. O Müşriklerden değildi."
De ki: "Rabb'im, beni dosdoğru bir yola iletti: Dimdik ayakta duran bir dine, Hanif dipnot 1 olan İbrahim'in inanç sistemine. O müşriklerden değildi."
De ki: "Rabb'im, beni dosdoğru bir yola iletti: Dimdik ayakta duran bir dine, Hanif dipnot 1 olan İbrahim'in inanç sistemine. O müşriklerden değildi."
De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif dinine... O, müşriklerden değildi."
(Şöyle) de: "Şübhesiz ben (oyum ki) Rabbim beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakda duran bir dine, İbrahimin Hakka yönelmiş (tevhid) dinine iletmişdir. O, (hiç bir zaman Allaha) eş koşanlardan değildi".
De ki: Şüphesiz Rabbım, beni dosdoğru yola iletti. Hanif olan İbrahim'in dinine. Ve o, müşriklerden olmadı.
(160-165) Kim güzellikler yaparak gelirse benzerinin on katı onundur, kim de kötülük ile gelirse benzeri kadar ile cezalandırılır, onlara zulmedilmez. Deki kesinlikle beni doğru yola, doğru inançlı İbrahim milletinin / toplumunun kıymetli dinine ileten / yönlendiren Rabbimdir, O asla ortak koşanlardan değildi. De ki namazım hac ve kurbanım hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindi r, Ona herhangi bir ortak yoktur, bu şekilde bana emroldu ve Müslümanların / teslim olanların ilkiyim. Deki Allah’tan gayrı Rab mı isterim, O her şeyin Rabbidir, her nefis kendi aleyhine olandan başka bir şey kazanmamıştır, hiçbir yüklenici başka kimsenin yükünü yüklenemez, sonra da geri döneceğiniz yer / merci Rabbinizdir, karşıtlaştığınız şeylerde / ihtilaf ettiğiniz şeylerde sizlere haber verilecektir. O ki sizleri arzda, devralanlar eyledi, bazılarınızı derece olarak bazılarınızdan yüksek etti, sizlere verdikleri ile sizleri imtihan etti (mal makam şöhret) Kesinlikle Rabbin hızlı / süratli sonuçlandırır ve kesinlikle O çok bağışlayıcı ve çok esirgeyendir.
De ki: “Hiç şüphesiz Rabbim, beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dine, hanîf olan İbrahim’in dinine iletti. O, müşriklerden olmadı.”
De ki: "Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi."
De ki: "Rabbim beni doğru yola dipnot 1 , dosdoğru dine, İbrahim'in dini dosdoğru yaşama biçimine yöneltti. İbrahim, müşriklerden olmamıştı."
De ki "Rabbim bana doğru yolu gösterdi; sapasağlam dini, İbrahim'in dosdoğru dinini gösterdi. O, müşriklerden (Allah'ı ikinci sıraya koyanlardan) değildi."
De ki: Rabbim beni, doğru yola, dosdoğru olan dine, Müşriklerden olmayan İbrahim’in Hanif dinine hidayet etti.
De ki: -Rabbim beni, dosdoğru yola, gerçek olan ve daimi olan dine, Müşriklerden olmayan İbrahim'in Hanif yoluna iletti.
De ki: "Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanif olan İbrahim'in milletine. Müşriklerden değildi o."
En'âm suresi, 162. ayet. قُلْ إِنَّ صَلَاتِى وَنُسُكِى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de alemlerin Rabbi Allah içindir."
De ki: "Şüphesiz ki benim salâtım (desteğim), ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.
De ki: "Benim tüm istek ve arzum, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'a armağan olsun!
De ki: "Bakın, benim namazım, (bütün) ibadetlerim, hayatım ve ölümüm (yalnızca) bütün alemlerin Rabbi olan Allah içindir,
De ki: "Muhakkak ki salatım (yönelişim - namazım), nüsukum (Allah'a yaklaştırıcı işlevi olan çalışmalarım), hayatım ve ölümümle yaşayacaklarım; Rabb-ül alemin olan Allah içindir (Allah Esma'sına ait özelliklerin açığa çıkması içindir). "
De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır."
De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi Âlemlerin Rabbi Allah içindir.
"Kuşkusuz, benim namazım, yakarışlarım, yaşamım ve ölümüm, Evrenlerin Efendisi Allah içindir!"
De ki: "Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir."
De ki: "Salatım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm evrenlerin Efendisi olan ALLAH içindir."
De ki: 'Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm evrenlerin Rabbi olan ALLAH içindir.'
De ki: "Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm kesinlikle hep o alemlerin Rabbı olan Allah içindir.
Benim, de: cidden namazım, ıbadetlerim, hayatım, mematım hep rabbül'alemin olan Allah içindir
De ki: "Benim salatım, dipnot 1 nusukum, dipnot 2 hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir."
De ki: "Benim salatım dipnot 1 , nusukum dipnot 2 , hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir."
De ki: "Benim salatım dipnot 1 , ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir.
De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin rabbi olan Tanrı'nındır.'
(162-163) De ki: "Şübhesiz benim namazım da, ibadetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, alemlerin Rabbi Allahındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmetde) müslüman olanların ilkiyim".
De ki: Muhakkak benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbı olan Allah içindir.
(160-165) Kim güzellikler yaparak gelirse benzerinin on katı onundur, kim de kötülük ile gelirse benzeri kadar ile cezalandırılır, onlara zulmedilmez. Deki kesinlikle beni doğru yola, doğru inançlı İbrahim milletinin / toplumunun kıymetli dinine ileten / yönlendiren Rabbimdir, O asla ortak koşanlardan değildi. De ki namazım hac ve kurbanım hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindi r, Ona herhangi bir ortak yoktur, bu şekilde bana emroldu ve Müslümanların / teslim olanların ilkiyim. Deki Allah’tan gayrı Rab mı isterim, O her şeyin Rabbidir, her nefis kendi aleyhine olandan başka bir şey kazanmamıştır, hiçbir yüklenici başka kimsenin yükünü yüklenemez, sonra da geri döneceğiniz yer / merci Rabbinizdir, karşıtlaştığınız şeylerde / ihtilaf ettiğiniz şeylerde sizlere haber verilecektir. O ki sizleri arzda, devralanlar eyledi, bazılarınızı derece olarak bazılarınızdan yüksek etti, sizlere verdikleri ile sizleri imtihan etti (mal makam şöhret) Kesinlikle Rabbin hızlı / süratli sonuçlandırır ve kesinlikle O çok bağışlayıcı ve çok esirgeyendir.
De ki: “Benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”
De ki: "Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep alemlerin Rabbi Allah içindir."
De ki: "Benim namazım, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, varlıkların sahibi olan Allah içindir.
De ki "Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm, varlıkların Rabbi olan Allah içindir.
De ki: Benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
De ki: -Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
De ki: "Benim namazım, kulluğum/bağışım, hayatım, ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir."
En'âm suresi, 163. ayet. لَا شَرِيكَ لَهُۥ وَبِذَٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُسْلِمِينَ
"O'nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim."
O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim (öncüsüyüm)."
Uluhiyyetinde O'nun ortağı yoktur: Ben işte bu tevhid ile emrolundum; ve ben varlığını kayıtsız şartsız Allah'a teslim edenlerin öncüsü olacağım!
ki Onun uluhiyetinde hiç kimse pay sahibi değildir: Ben böyle emrolundum; ve ben benliklerini Allaha teslim edenlerin (daima) öncüsü olacağım?"
"'HU' için ortak kavramı düşünülemez! İşte bununla hükmolundum; ben teslim olmuşluğunu yaşayanların öncüsüyüm!"
"O'nun hiç bir ortağı yoktur. Ben böyle emrolundum ve ben müslüman olanların ilkiyim."
(Yine de ki:) O'nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim.
"O'nun, ortağı yoktur. İşte, bana böyle buyruk verildi. Çünkü ben, teslim olanların öncüsüyüm!"
"O'nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben Müslümanların ilkiyim."
"O'nun ortağı yoktur. Bununla emredildim ve ben herkesten önce teslim olurum."
'O'nun ortağı yoktur. Bununla emredildim ve ben herkesten önce teslim olurum.'
O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben, bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim."
Şeriki yoktur onun, ben bununla emrolundum ve ben müsliminin evveliyim
"O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bana böyle buyruldu. Ben teslim olanların öncüsüyüm."
"O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bana böyle buyruldu. Ben teslim olanların öncüsüyüm."
O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bana böyle buyruldu. Ben teslim olanların öncüsüyüm."
"O'nun hiç bir ortağı yoktur. Bana böyle buyruldu ve ben müslüman olanların ilkiyim."
(162-163) De ki: "Şübhesiz benim namazım da, ibadetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, alemlerin Rabbi Allahındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmetde) müslüman olanların ilkiyim".
O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben, böylece emrolundum. Ve ben, müslümanların ilki.
(160-165) Kim güzellikler yaparak gelirse benzerinin on katı onundur, kim de kötülük ile gelirse benzeri kadar ile cezalandırılır, onlara zulmedilmez. Deki kesinlikle beni doğru yola, doğru inançlı İbrahim milletinin / toplumunun kıymetli dinine ileten / yönlendiren Rabbimdir, O asla ortak koşanlardan değildi. De ki namazım hac ve kurbanım hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindi r, Ona herhangi bir ortak yoktur, bu şekilde bana emroldu ve Müslümanların / teslim olanların ilkiyim. Deki Allah’tan gayrı Rab mı isterim, O her şeyin Rabbidir, her nefis kendi aleyhine olandan başka bir şey kazanmamıştır, hiçbir yüklenici başka kimsenin yükünü yüklenemez, sonra da geri döneceğiniz yer / merci Rabbinizdir, karşıtlaştığınız şeylerde / ihtilaf ettiğiniz şeylerde sizlere haber verilecektir. O ki sizleri arzda, devralanlar eyledi, bazılarınızı derece olarak bazılarınızdan yüksek etti, sizlere verdikleri ile sizleri imtihan etti (mal makam şöhret) Kesinlikle Rabbin hızlı / süratli sonuçlandırır ve kesinlikle O çok bağışlayıcı ve çok esirgeyendir.
“O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.”
"O'nun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim."
Onun hiçbir ortağı yoktur. Aldığım emir gereği dipnot 1 , ona herkesten önce teslim olan benim."
O'nun ortağı yoktur. Böyle emir aldım. Tam teslim olanların (müslümanların) önderi olmam da emredildi."
O’nun hiçbir ortağı yoktur. Sadece bununla emrolundum ve ben müslüman olanların ilkiyim.
O'nun hiç bir ortağı yoktur. Sadece bununla emrolundum ve ben müslüman olanların ilkiyim.
"Ortağı yoktur O'nun. Bununla emrolundum ben. Ve Müslümanların ilkiyim ben."
En'âm suresi, 164. ayet. قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِى رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.
De ki: "O, her şeyin Rabbiyken ben Allah'tan başka Rab mı arayacakmışım!" Herkesin kazanacağı (kötülük) yalnız kendi aleyhinedir. Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. dipnot 1 Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, anlaşmazlığa (çelişkiye) düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
De ki: "O her şeyin Rabbi iken, şimdi ben Allah'tan başka bir Rab mi arayacağım? İnsanların işledikleri kötülükler yalnızca kendilerini bağlar; zira hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz. Sonunda hepiniz Rabbinize döneceksiniz; işte o zaman O, ihtilafa düştüğünüz hakikatlerin içyüzünü size bildirecektir.
De ki: "Öyleyse, O her şeyin Rabbi iken Allah'tan başka bir Rab mı arayacağım?" İnsanların işlediği (kötü) fiiller yalnızca kendilerini ilgilendirir; ve sorumluluk taşıyan hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez. Zamanı geldiğinde hepiniz Rabbinize döneceksiniz: ve o zaman üzerinde ihtilafa düştüğünüz her şeyi size (gerçek haliyle) gösterecektir.
De ki: "O her şeyin Rabbi iken, Allah'ın gayrı Rab mi düşünürüm! Her nefsin kazandığı sadece kendinedir. . . Bir suçlu, başka birinin suçunun vebalini yüklenmez! Sonra dönüşünüz Rabbinizedir! Hakkında ayrılığa düştüğünüz hususları size bildirecektir. "
De ki: "O, her şeyin Rabbi iken, ben Allah'tan başka bir Rab mi arayayım? Hiç bir nefis, kendisinden başkasının aleyhine (günah) kazanmaz. Günahkar olan bir başkasının günah yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, size hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir."
De ki: Allah her şeyin Rabbi iken ben ondan başka Rab mı arayacağım? Herkesin kazanacağı yalnız kendisine aittir. Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. Ve O, uyuşmazlığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir.
De ki: "O, Her Şeyin Efendisiyken, Allah'tan başka efendi mi arayacağım?" Hiçbir benlik, kendi yaptığından başkasını kazanmaz; hiçbir suçlu, bir başkasının suçunu yüklenmez. Sonra, Efendinize döneceksiniz. Sonunda, hakkında uyuşmazlığa düştüğünüz şeyleri size bildirecektir.
De ki: "Allah her şeyin Rabbi iken, O'ndan başka rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenemez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, ihtilafa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir."
De ki: "Her şeyin Efendisi iken, ALLAH'tan başka Efendi mi arayayım? Herkes kendi yaptığından yarar görür ve kimse kimsenin yükünü çekmez. Sonunda dönüşünüz Efendinizedir. Ayrılığa düştüğünüz konuda size haber verecektir. dipnot 1
De ki: 'Her şeyin Rabbi iken, ALLAH'tan başka Rab mi arayayım? Herkes kendi yaptığından yarar görür ve kimse kimsenin yükünü çekmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. Ayrılığa düştüğünüz konuda size haber verecektir.
De ki: "Allah, herşeyin Rabbı iken ben hiç O'ndan başka Rab mi isterim? Herkesin kazandığı ancak kendi boynuna geçer (sorumluluğunu gerektirir). Hiçbir günahkar başkasının günahını taşımaz. Sonra hep dönüp Rabbinize varacaksınız. O vakit O, size ayrılığa düştüğünüz gerçeği haber verecektir.
Allah, de: her şey'in rabbı iken hiç ben ondan başka rab mı isterim, herkesin kazandığı ancak kendi boynuna geçer, vizir çekecek bir nefis başkasının vizrini çekmez, sonra hep dönüb rabbınıza varacaksınız, o vakit o size ıhtilaf etmekte bulunduğunuz hakıkati haber verecek
De ki: "Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb'mi arayayım?" Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
De ki: "Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb mı arayayım?" Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
De ki: "Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb mı arayayım?" Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
De ki: "O, her şeyin rabbi iken ben Tanrı'dan başka bir rab mi arayayım? Hiç bir nefis, kendisinden başkasının aleyhine (günah) kazanmaz. Günahkar olan bir başkasının günah yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz rabbinizedir. O, size hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir."
De ki: "O her şey'in Rabbi iken ben Allahdan başka bir Rab mi arayacağım? Herkesin kazanacağı kendisinden başkasına aid değildir. Günahkar hiçbir nefs diğerinin (günah) yükünü taşımaz. Nihayet dönüşünüz ancak Rabbinizedir. Artık O, size hakkında ihtilafa düşmüş olduğunuz şeyleri haber verecekdir".
De ki: Ben, Allah'tan başka bir Rabb mı arayacağım? Halbuki O; herşeyin Rabbıdır. Herkes ne kazanırsa kendine aittir. Yük yüklenen kimse, başkasının yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz Rabbınızadır. Artık O; size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
(160-165) Kim güzellikler yaparak gelirse benzerinin on katı onundur, kim de kötülük ile gelirse benzeri kadar ile cezalandırılır, onlara zulmedilmez. Deki kesinlikle beni doğru yola, doğru inançlı İbrahim milletinin / toplumunun kıymetli dinine ileten / yönlendiren Rabbimdir, O asla ortak koşanlardan değildi. De ki namazım hac ve kurbanım hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindi r, Ona herhangi bir ortak yoktur, bu şekilde bana emroldu ve Müslümanların / teslim olanların ilkiyim. Deki Allah’tan gayrı Rab mı isterim, O her şeyin Rabbidir, her nefis kendi aleyhine olandan başka bir şey kazanmamıştır, hiçbir yüklenici başka kimsenin yükünü yüklenemez, sonra da geri döneceğiniz yer / merci Rabbinizdir, karşıtlaştığınız şeylerde / ihtilaf ettiğiniz şeylerde sizlere haber verilecektir. O ki sizleri arzda, devralanlar eyledi, bazılarınızı derece olarak bazılarınızdan yüksek etti, sizlere verdikleri ile sizleri imtihan etti (mal makam şöhret) Kesinlikle Rabbin hızlı / süratli sonuçlandırır ve kesinlikle O çok bağışlayıcı ve çok esirgeyendir.
De ki: “O, her şeyin Rabbi iken, ben O’ndan başka bir rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı günah yalnızca kendisi aleyhinedir. Günahkâr hiçbir nefis başkasının günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz yalnızca Rabbinize olacak ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri O, size haber verecektir.”
De ki: "Allah, herşeyin Rabbi iken ben O'ndan başka Rab mı arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; (O) ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir."
De ki: "Allah her şeyin sahibi olduğu halde ondan başka Sahip mi ararım! Herkesin kazancı, sadece kendini bağlar. Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Er geç dönüp geleceğiniz yer Sahibinizin huzurudur. O size anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri bildirecektir.
De ki "Allah'tan başka Rab mi ararım? O, her şeyin Rabbidir dipnot 1 . Herkes kendi kazandığını sırtlanır. Kimse kimsenin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, anlaşmazlığa düştüğünüz konuları size bildirecektir."
De ki: O, her şeyin Rabbi iken, ben O’ndan başka bir rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı (günah) yalnızca kendisi aleyhinedir. hiçbir günahkâr bir başkasının günahını taşımaz. Sonunda dönüşünüz ancak Rabbinizedir. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri O, size haber verecektir.
De ki: -O, her şeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka bir rab mi arayacağım? Herkesin kazandığı yalnızca kendisine aittir. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını taşımaz. Sonunda dönüşünüz ancak Rabbinizedir. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri O, size haber verecektir.
Şunu da söyle: "Allah herşeyin Rabbi iken O'ndan başka rab mı arayayım? Her benliğin kazandığı kendi üstünde kalır. Hiçbir günahkar, bir başka günahkarın yükünü taşımaz. Nihayet dönüşünüz Rabbinizedir. Tartışmaya girdiğiniz şeyleri O size haber verecektir."
En'âm suresi, 165. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَكُمْ خَلَٰٓئِفَ ٱلْأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَٰتٍ لِّيَبْلُوَكُمْ فِى مَآ ءَاتَىٰكُمْ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلْعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌۢ
O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Sizi yeryüzünün halifeleri (sorumluları olarak) görevlendiren dipnot 1 ve verdiği (nimetler) hakkında sizi denemek için dipnot 2 kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz ki Rabbin, cezası hızlı olandır. Şüphesiz ki O, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Çünkü O, sizi yeryüzüne mirasçı kılmış ve bahşettiği nimetlerle sizi sınamak için bir kısmınızı diğerlerinizden derecelerle üstün kılmıştır. Kuşkusuz Rabbin karşılık vermede çok seridir: Fakat, bununla birlikte O gerçekten tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Zira O sizi dünyaya mirasçı yapmış, ve bazınızı diğerlerine derecelerle üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi sınayabilsin. Şüphe yok ki Rabbiniz karşılık vermede hızlıdır: ama, unutmayın ki, O gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
"HU" ki; sizi arzda (bedende) halifeler kılan ve size verdiklerinde (Esma kuvvelerinde) sizi denemek (o özelliklerinizi kuvveden fiile çıkarmak) için, kiminizi kiminizin üstünde mertebelere yüceltendir. . . Muhakkak ki Rabbin Seriy'ül 'Ikab'dır (yapılan suçun sonucunu acıma devreye girmeden anında yaşatan)! O, elbette Ğafur'dur, Rahıym'dir.
O sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. Şüphesiz senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, çok bağışlayan çok merhamet edendir.
O, sizi, yeryüzünün yeni yöneticileri yapmış ve verdikleriyle sizi sınamak için, bir bölümünüzü, diğerlerinize, değişik konumlarla üstün yapmıştır. Kuşkusuz, Efendin, ceza vermekte çok hızlıdır. Ve kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Sizi yeryüzünde iktidar sahipleri yapan O'dur. Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan da O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.
O ki sizi yeryüzünün mirasçıları kıldı ve size verdikleriyle sizi sınamak için kiminizi kiminize derecelerle üstün kıldı. Efendin çabuk sonuçlandırandır. Bağışlayandır, Rahimdir.
O ki sizi yeryüzünün mirasçıları kıldı, ve size verdikleriyle sizi sınamak için kiminizi kiminize derecelerle üstün kıldı. Rabbin çabuk sonuçlandırandır. Bağışlayandır, Rahimdir.
O, sizi yeryüzünün halifeleri yapan ve sizleri verdiği şeylerle denemek için kiminizi kiminize üstün kılandır. Şüphe yok ki, Rabbin çabuk cezalandıran ve yine şüphe yok ki, O tek bağışlayan, tek merhamet edendir.
O, odur ki sizi Arzın halifeleri yaptı ve ba'zınızı ba'zınızın derecelerle fevkına çıkardı, bunun hikmeti ise sizi size verdiği şeylerde imtihan etmektir, şüphe yok ki rabbın seriulıkab, yine şüphe yok ki o yegane gafur, yegane rahim
Sizi, yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle denemek için bazınızı bazınıza derecelerle üstün kılan, O'dur. Kuşkusuz Rabb'in, cezası pek çabuk olandır. Ve gerçekten O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sizi, yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle denemek için bazınızı bazınıza derecelerle üstün kılan, O'dur. Kuşkusuz Rabb'in, cezası pek çabuk olandır. Ve gerçekten O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Sizi, yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle denemek için bazınızı bazınıza derecelerle üstün kılan, O'dur. Kuşkusuz Rabb'in, cezası pek çabuk olandır. Ve gerçekten O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
O sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. Şüphesiz senin rabbin sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.
O, sizi (ey peygamberin ümmeti) yer (yüzün) ün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde sizi imtihaana çekmek için kiminizi derecelerle kiminizin üstüne çıkarandır. Şübhe yok ki Rabbin, cezası pek çabuk olandır ve muhakkak ki O, hakkıyle yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.
Sizi, verdikleriyle denemek için yeryüzünün halifeleri yapan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphe yok ki O; Gafur, Rahim'dir.
(160-165) Kim güzellikler yaparak gelirse benzerinin on katı onundur, kim de kötülük ile gelirse benzeri kadar ile cezalandırılır, onlara zulmedilmez. Deki kesinlikle beni doğru yola, doğru inançlı İbrahim milletinin / toplumunun kıymetli dinine ileten / yönlendiren Rabbimdir, O asla ortak koşanlardan değildi. De ki namazım hac ve kurbanım hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindi r, Ona herhangi bir ortak yoktur, bu şekilde bana emroldu ve Müslümanların / teslim olanların ilkiyim. Deki Allah’tan gayrı Rab mı isterim, O her şeyin Rabbidir, her nefis kendi aleyhine olandan başka bir şey kazanmamıştır, hiçbir yüklenici başka kimsenin yükünü yüklenemez, sonra da geri döneceğiniz yer / merci Rabbinizdir, karşıtlaştığınız şeylerde / ihtilaf ettiğiniz şeylerde sizlere haber verilecektir. O ki sizleri arzda, devralanlar eyledi, bazılarınızı derece olarak bazılarınızdan yüksek etti, sizlere verdikleri ile sizleri imtihan etti (mal makam şöhret) Kesinlikle Rabbin hızlı / süratli sonuçlandırır ve kesinlikle O çok bağışlayıcı ve çok esirgeyendir.
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve size verdikleriyle sizi sınamak için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Doğrusu Rabbin, cezası çabuk olandır ve O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Bu topraklarda sizi öncekilerin yerine geçiren odur. Kiminizi kiminizden birkaç basamak yükseltir ki verdikleriyle sizi zor bir imtihandan geçirsin dipnot 1 . Rabbin, suça denk cezayı çabucak belirler. Ama o, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
"Bu topraklarda sizi, öncekilerin yerine geçiren dipnot 1 O'dur. Kiminizi kiminizden kat kat üstün kılmıştır ki size verdikleriyle sizi imtihan etsin. Rabbinin cezası çabuk olur. O çok bağışlar, ikramı boldur."
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan O’dur. Bir kısmınızı verdikleri ile denemek için bir kısmınızdan derecelerle üstün kılmıştır. Şüphesiz Rabbin çabucak cezalandırandır ve O çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan O'dur. Bir kısmınızı verdikleri ile denemek için bir kısmınızdan derecelerle üstün kılmıştır. Şüphesiz Rabbin çabucak cezalandırandır ve O çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Sizi yeryüzünde öncekilere halefler yapan O'dur. Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminiz üzerine derecelerle yükseltmiştir. Rabbin ceza verdiğinde çok süratli verir. Ama O, gerçekten çok affedici, çok merhametlidir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.