Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 109. ayet

Enbiyâ suresi, 109. ayet. فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ

fein tevellev feḳul ehentüküm `alâ sevâ'. vein edrî eḳarîbün em be`îdüm mâ tû`adûn.

Diyanet İşleri

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 106–112 · surenin 109. ayeti / 112

Konu Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet Enbiyâ 98–112 3

  1. Enbiyâ 106

    Şüphesiz bunda Allah'a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.

  2. Enbiyâ 107

    (Ey Muhammed!) Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

  3. Enbiyâ 108

    De ki: "Bana ancak, ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık müslüman oluyor musunuz?"

  4. 109

    Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum."

  5. Enbiyâ 110

    "Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir."

  6. Enbiyâ 111

    "Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır."

  7. Enbiyâ 112

    (Peygamber), "Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı yardımı istenecek olan Rahman'dır" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 109–110. ayetler için yazılmıştır.

109. “Eğer” Rablerine ibadete yönelmekten “yüz çevirirlerse” başlarına gelecek türlü musibetlerden ve azaplardan onları sakındırarak “de ki: Ben size eşit olarak bildirdim.” Yani gelecek olan cezayı haber verdim. Bu konuda benim bilgim ile sizin bilginiz artık eşittir. O halde azap üzerinize indiği vakit: “Bize bir müjdeleyici ve bir korkutucu gelmedi” (el-Maide, 5/19) demeyin. Aksine şu anda benim bilgim ile sizin bilginiz bu hususta birbirine eşittir. Çünkü ben sizi uyardım, sakındırdım ve küfrün âkıbetini size bildirdim. Sizden hiçbir şey gizlemedim. “Size vaat olunan” o azab “yakın mıdır, uzak mıdır, orasını bilemem.” Çünkü onun bilgisi Allah nezdindedir ve o azabı getirmek, O’nun kudretindedir. Benim bu konuda hiçbir yetkim yoktur.

[110. “Şüphe yok ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, sizin gizlediklerinizi de bilir.” Şüphesiz Allah, açığa vurduğunuz sözleri de içinizde gizlediğiniz şeyleri de bilmektedir ve onlardan dolayı sizi hesaba çekecektir.]

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Eğer onlar kendilerine getirdiğin şeyden yüz çevirirlerse de ki: Ben ve sizler uyardığım konularda eşitiz. Yüce Allah'ın size vadettiği azabın ne zaman ineceğini ben bilmiyorum.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِن fein eğer
  2. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirirlerse kök: ولي
  3. فَقُلْ fekul de ki kök: قول
  4. ءَاذَنتُكُمْ azentukum ben size açıkladım kök: اذن
  5. عَلَىٰ ala
  6. سَوَآءٍۢ ۖ seva'in eşit biçimde kök: سوي
  7. وَإِنْ ve in artık
  8. أَدْرِىٓ edri bilmem kök: دري
  9. أَقَرِيبٌ ekaribun yakın mı (olduğunu) kök: قرب
  10. أَم em yoksa
  11. بَعِيدٌۭ beiydun uzak (mı olduğunu) kök: بعد
  12. مَّا ma şeyin
  13. تُوعَدُونَ tuadune tehdid edildiğiniz kök: وعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."

  • Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır.…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar.…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yüz çevirirlerse de ki: "(Bana emrolunanı) hepinize eşit olarak açıkladım. Size vadolunan şey yakın mı uzak mı bilmiyorum. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer bir ifade için bkz. Cinn 72:25. Son Saat'in vaktinin bilinememesiyle ilgili benzer mesajlar için ayrıca bkz. A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.

Mustafa İslamoğlu

Fakat eğer (bu davetten) yüz çevirirlerse, o zaman da de ki: "Ben bu daveti hiçbir ayrım gözetmeden hepinize duyurdum; ne var ki ben tehdit edildiğiniz (Hesap Günü'nün) yakın mı uzak mı olduğunu da bilemem."

Muhammed Esed

Ama eğer (bu gerçeğe) yüz çevirirlerse de ki: "Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum; ama artık, size vaad edilen (Hesap Günü'nün) yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem".

Ahmed Hulusi

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Eşit olarak size bildirdim. . . Size vadolunan şey (uyarıldığınız ölüm) yakın mıdır uzak mıdır, bilmiyorum. "

Ali Bulaç

Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."

Ali Özek ve heyeti

Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. artık size vâdolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.

Ali Rıza Safa

Yine de yüz çevirirlerse, şunu söyle: "Tümünüze eşit olarak duyurdum. Size sözü verilen, yakın mı; yoksa uzak mı bilmiyorum?"

Bayraktar Bayraklı

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit şekilde açıkladım. Artık tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

Edip Yüksel

Eğer yüz çevirirlerse De ki: "Size yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Eğer yüz çevirirlerse de ki, 'Size yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine de aldırmazlarsa de ki: "Size düpedüz açıkladım, tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine aldırmazlarsa o halde de de ki: size düpedüz ı'lan ettim, ve bilmem bu size edilen va'd-ü vaid pek yakın mı, yoksa uzak mı?

Erhan Aktaş

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

Gültekin Onan

Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab) günü yakın mı, uzak mı, bilemem."

Hasan Basri Çantay

Eğer (Bu teklife karşı) onlar (yine) yüz çevirirlerse (o vakit da) de ki: "Size (hakıykatları) müsavat üzere bildirdim. Tehdid edilmekde olduğunuz (o korkunç akıbet) yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem".

İbni Kesir

Şayet yüz çevirirlerse; de ki: Ben, size eşitlik üzere bildirdim. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.

Mehmet Alagaş

(107-112) Seni alemlere rahmet olarak gönderdik, deki bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, siz teslim olmuyor musunuz / Müslüman olmuyor musunuz? Eğer yüz çevirirlerse deki eşit bir şekilde size duyurdum / ilan ettim , size vaat edilen yakın mı uzak mı bilmiyorum / idrak edemiyorum, sözlerin açıktan olanını da saklı / ketum olanını da O, kesinlikle bilir, belki bu (azabın gelmemiş olması) sizin için fitnedir / sınamadır yahut belli süreliğine bir geçimdir / faydalanmadır onu da bilmiyorum / idrak edemiyorum, de ki Rabbim gerçek ile hükmünü / kararını ver, Rabbimiz tüm vasıflandırmalarınıza rağmen, esirgeyendir, yardımına sığınılacak olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer yüz çevirirlerse De ki: “Ben size eşit şekilde bildirip, açıkladım. Size vaat olunan yakın mıdır, uzak mıdır bilemiyorum.

Süleyman Ateş

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."

Süleymaniye Vakfı

Yüz çevirirlerse de ki: "Size aynı duyuruyu yaptım. Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, yoksa uzak mıdır bilmem.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yüz çevirirlerse de ki "Her şeyi size olduğu gibi bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır yoksa uzak mıdır, onu ben bilmem.

Şaban Britch

Eğer yüz çevirirlerse de ki: Size eşit olarak (hakikati) açıkladım. Tehdit olunduğunuz şey yakın mı yoksa uzak mı bilemem.

Şaban Piriş

Eğer yüz çevirirlerse de ki: -Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum, tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And should they turn their backs, then say to them: "I have done my duty and I have proclaimed to you all alike the word of Allah and warned you of the consequences". "And I just do not know whether what you have been promised -good or bad- is close at hand or far and distant"!

Abdul Haleem

But if they turn away, say, ‘I have proclaimed the message fairly to you all. I do not know whether the judgement you are promised is near or far,

Abdullah Yusuf Ali

But if they turn back, Say: "I have proclaimed the Message to you all alike and in truth; but I know not whether that which ye are promised is near or far.

Abul A'la Maududi

If they turn away, say to them: "I have warned you all alike; and I cannot say whether what you have been promised dipnot 1 is near or distant.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, I do not know the time and the form of the punishment of Allah for your rejection of the message. It may come at any time in any shape.

Aisha Bewley

If they turn their backs, then say: ‘I have informed all of you equally and I do not know if what you have been promised is near or far.

Al-Hilali & Khan

But if they (disbelievers, idolaters, Jews, Christians, polytheists) turn away (from Islâmic Monotheism) say (to them O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I give you a notice (of war as) to be known to us all alike. And I know not whether that which you are promised (i.e. the torment or the Day of Resurrection) is near or far.[1]"

Ali Quli Qarai

But if they turn away, say, ‘I have proclaimed to you all alike, and I do not know whether what you have been promised is far or near.

Amatul Rahman Omar

But if they still turn back say, `I have given you clear warning in all fairness. I do not know, however, whether that threat held out to you will be (fulfilled in the) near or distant (future).

Arthur John Arberry

Then, if they should turn their backs, say: 'I have proclaimed to you all equally, even though I know not whether near or far is that you are promised. '

Bijan Moeinian

Now if they turn away, say to them: "I have conveyed the Message. I do not know how soon or late, the punishment of the Lord will descend upon you."

E. Henry Palmer

But if they turn their backs say, 'I have proclaimed (war) against all alike, but I know not if what ye are threatened with be near or far!'

Edip-Layth

So if they turn away, then say, "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."

George Sale

But if they turn their backs to the confession of God's unity, say, I proclaim war against you all equally: But I know not whether that which ye are theatened with be nigh, or whether it be far distant.

Hamid S. Aziz

Say, "I am only inspired that your God is one God; will ye, then, surrender unto Him (become Muslims)?"

Mahmoud Ghali

So if they turn away, then say, "I have notified you (all) equally, and decidedly I do not realize whether what you are promised is near or far.

Marmaduke Pickthall

But if they are averse, then say: I have warned you all alike, although I know not whether nigh or far is that which ye are promised.

Mohamed Ahmed - Samira

If they turn away, tell them: "I have warned you all alike. I do not know if what has been promised you is near or far away.

Muhammad Asad

But if they turn away, say: "I have proclaimed this in equity unto all of you alike; but I do not know whether that [judgment] which you are promised [by God] is near or far [in time].

Mustafa Khattab

If they turn away, then say, "I have warned you all equally. I do not know if what you are threatened with is near or far.

Progressive Muslims

So if they turn away, then Say: "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far. "

Rashad Khalifa

If they turn away, then say, "I have warned you sufficiently, and I have no idea how soon or late (the retribution) will come to you.

Sahih International

But if they turn away, then say, "I have announced to [all of] you equally. And I know not whether near or far is that which you are promised.

Sam Gerrans

And if they turn away, say thou: “I have proclaimed to you all alike; and I know not whether near or far is what you are promised.

Shabbir Ahmed

If they still turn away, then say, "I have conveyed the Message to all of you alike. But I do not know whether near or far is that which you are promised."

Syed Vickar Ahamed

But if they turn back, say (to them): "I have proclaimed the Message to you all alike and in truth; And I do not know whether what you are promised is near or far.

Taqi Usmani

But, if they turn away, then say (to them), "I have warned you all alike, and I do not know whether what you have been warned of is near or far.

The Monotheist Group

So if they turn away, then say: "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 109. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 109. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 109. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩