Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 110. ayet

Enbiyâ suresi, 110. ayet. إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ

innehû ya`lemü-lcehra mine-lḳavli veya`lemü mâ tektümûn.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 107–112 · surenin 110. ayeti / 112

Konu Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet Enbiyâ 98–112 3

  1. Enbiyâ 107

    (Ey Muhammed!) Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

  2. Enbiyâ 108

    De ki: "Bana ancak, ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık müslüman oluyor musunuz?"

  3. Enbiyâ 109

    Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum."

  4. 110

    "Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir."

  5. Enbiyâ 111

    "Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır."

  6. Enbiyâ 112

    (Peygamber), "Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı yardımı istenecek olan Rahman'dır" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 109–110. ayetler için yazılmıştır.

109. “Eğer” Rablerine ibadete yönelmekten “yüz çevirirlerse” başlarına gelecek türlü musibetlerden ve azaplardan onları sakındırarak “de ki: Ben size eşit olarak bildirdim.” Yani gelecek olan cezayı haber verdim. Bu konuda benim bilgim ile sizin bilginiz artık eşittir. O halde azap üzerinize indiği vakit: “Bize bir müjdeleyici ve bir korkutucu gelmedi” (el-Maide, 5/19) demeyin. Aksine şu anda benim bilgim ile sizin bilginiz bu hususta birbirine eşittir. Çünkü ben sizi uyardım, sakındırdım ve küfrün âkıbetini size bildirdim. Sizden hiçbir şey gizlemedim. “Size vaat olunan” o azab “yakın mıdır, uzak mıdır, orasını bilemem.” Çünkü onun bilgisi Allah nezdindedir ve o azabı getirmek, O’nun kudretindedir. Benim bu konuda hiçbir yetkim yoktur.

[110. “Şüphe yok ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, sizin gizlediklerinizi de bilir.” Şüphesiz Allah, açığa vurduğunuz sözleri de içinizde gizlediğiniz şeyleri de bilmektedir ve onlardan dolayı sizi hesaba çekecektir.]

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz Allah Teâlâ açığa vurduğunuz sözü ve O'ndan gizlediğinizi de bilir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz bunun karşılığını size verecektir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  2. يَعْلَمُ yea'lemu bilir kök: علم
  3. ٱلْجَهْرَ l-cehra açığını kök: جهر
  4. مِنَ mine
  5. ٱلْقَوْلِ l-kavli sözün kök: قول
  6. وَيَعْلَمُ ve yea'lemu ve bilir kök: علم
  7. مَا ma ne
  8. تَكْتُمُونَ tektumune gizliyorsanız kök: كتم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جهر (16 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  • Aynı kök: جهر (16 geçiş)

    Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: جهر (16 geçiş)

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş)

    Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.

  • Aynı kök: كتم (21 geçiş)

    Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir.

Muhammed Esed

"Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, örtüp gizlediklerinizi de bilir.

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki O, düşüncelerinizden açığa vurduğunuzu da gizlemekte olduğunuzu da bilir. "

Ali Bulaç

"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, O, açıkça söylenen sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir!"

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz O, sözün açığını da bilir; gizlediklerinizi de bilir.

Edip Yüksel

"O, açıklanan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'O, açıklanan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ki O, söylenenin açığa vurulanını da bilir gizlediğinizi de bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir

Erhan Aktaş

"O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Gültekin Onan

"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

Hasan Basri Çantay

"Hiç şübhesiz ki sözün açığını da O biliyor, gizlemekde olduğunuzu da O biliyor".

İbni Kesir

Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Mehmet Alagaş

(107-112) Seni alemlere rahmet olarak gönderdik, deki bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, siz teslim olmuyor musunuz / Müslüman olmuyor musunuz? Eğer yüz çevirirlerse deki eşit bir şekilde size duyurdum / ilan ettim , size vaat edilen yakın mı uzak mı bilmiyorum / idrak edemiyorum, sözlerin açıktan olanını da saklı / ketum olanını da O, kesinlikle bilir, belki bu (azabın gelmemiş olması) sizin için fitnedir / sınamadır yahut belli süreliğine bir geçimdir / faydalanmadır onu da bilmiyorum / idrak edemiyorum, de ki Rabbim gerçek ile hükmünü / kararını ver, Rabbimiz tüm vasıflandırmalarınıza rağmen, esirgeyendir, yardımına sığınılacak olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

'Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.''

Süleyman Ateş

"Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah açık olan sözü bildiği gibi gizlediğinizi de bilir.

Şaban Britch

Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir.

Şaban Piriş

Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarınızı da bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"He -Allah- knows what is avowed openly and the open course of action, and He knows what the breasts forge and what they store of thoughts and feelings and all that is suggested secretly to the mind. He.knows all that you do out of sight".

Abdul Haleem

but He knows what you reveal and conceal.

Abdullah Yusuf Ali

"It is He Who knows what is open in speech and what ye hide (in your hearts).

Abul A'la Maududi

Indeed He knows what you say loudly and what you hide. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to their secret schemes, plots and their whispering campaign which have been mentioned in (verse 3). There, too, the Prophet (peace be upon him) had said: My Lord has the knowledge of everything that is said in the heavens or the earth for He is All-Hearing, All-Knowing. (verse 4). This was to warn them that they would be taken to task for these things, too.

Aisha Bewley

He knows what is said openly and He knows what you hide.

Al-Hilali & Khan

(Say O Muhammad صلى الله عليه وسلم): Verily, He (Allâh) knows that which is spoken aloud (openly) and that which you conceal.

Ali Quli Qarai

Indeed He knows whatever is spoken aloud, and He knows whatever you conceal.

Amatul Rahman Omar

`Verily, He knows the words you speak openly and He knows (the thoughts) which you hide.

Arthur John Arberry

Surely He knows what is spoken aloud and He knows what you hide.

Bijan Moeinian

"Know that the Lord hears whatever you say publicly or whatever you keep for yourselves as a secret. "

E. Henry Palmer

Verily, He knows what is spoken openly, and He knows what ye hide.

Edip-Layth

"He knows what is spoken publicly and He knows what you keep secret."

George Sale

Verily God knoweth the discourse which is spoken in public; and He also knoweth that which ye hold in private.

Hamid S. Aziz

But if they turn their backs, then say, "I have proclaimed the message to you all alike, though I know not if what you are promised be near or far. "

Mahmoud Ghali

Surely He knows what is spoken aloud, (literally: loud saying) and He knows what you keep back.

Marmaduke Pickthall

Lo! He knoweth that which is said openly, and that which ye conceal.

Mohamed Ahmed - Samira

He knows surely what you say aloud, and what you hide within your breasts.

Muhammad Asad

"Verily, He knows all that is said openly, just as He [alone] knows all that you would conceal.

Mustafa Khattab

Allah surely knows what you say openly and whatever you hide.

Progressive Muslims

"He knows that which is spoken publicly and He knows that which you keep secret. "

Rashad Khalifa

"He is fully aware of your public utterances, and He is fully aware of everything you conceal.

Sahih International

Indeed, He knows what is declared of speech, and He knows what you conceal.

Sam Gerrans

“He knows what is public of speech, and He knows what you conceal.

Shabbir Ahmed

Verily, He knows all that is said openly, just as He knows all that you conceal.

Syed Vickar Ahamed

"Verily, it is He Who knows what is open in speech and what you hide.

Taqi Usmani

Surely, He knows what is spoken openly and He knows what you conceal.

The Monotheist Group

"He knows that which is spoken publicly and He knows that which you keep secret."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 110. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 110. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 110. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩