Diyanet İşleri
Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 48. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٱلْفُرْقَانَ وَضِيَآءً وَذِكْرًا لِّلْمُتَّقِينَ
veleḳad âteynâ mûsâ vehârûne-lfürḳâne veḍiyâev veẕikral lilmütteḳîn.
Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.
Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. Yüce Allah, bu âleme daha üstünleri gönderilmemiş, şanı daha büyük, daha mübarek, hidâyet ve açıklamaları daha muazzam bir kitap gelmemiş bulunan iki üstün kitabı, yani Tevrat ile Kur’an-ı Kerim’i çoğu kere bir arada söz konusu etmektedir. Yüce Allah, Mûsâ’ya asaleten Hârûn’a da ona tâbi olarak “Furkân’ı” verdiğini haber vermektedir. Furkan’dan kasıt ise hakkı batıldan, hidâyeti sapıklıktan ayıran Tevrat’tır. O aynı zamanda “bir ışık”tır. Hidâyet bulanların, kendisiyle yollarını buldukları bir nurdur. Doğru yolu izleyecekler onu rehber edinirlerdi. Onun vasıtası ile ahkâm bilinir, helal ile haram birbirinden ayırt edilirdi. O, cehaletin, bidatlerin ve sapıklığın karanlıklarını aydınlatırdı. Yine o, “takvâ sahipleri için bir öğüt” idi. Onun sayesinde kendilerine neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu düşünür, hayır ve şerri onun vasıtası ile öğrenrilerdi. Burada öğütün özellikle takva sahiplerine has kılınması, ilim ve amel itibari ile ondan yararlananların onlar olmasından dolayıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun ki Musa ve Harun -aleyhisselam-'a hak ve batılın, helal ve haramın arasını ayıran, kendisine iman eden kimseye yol gösteren ve Rableri katından muttakiler için bir öğüt olan Tevrat'ı verdik.
Aynı kök: ضوا (6 geçiş)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Aynı kök: ضوا (6 geçiş)
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Aynı kök: ضوا (6 geçiş)
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…
Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz Musa'ya ve Harun'a, muttakîler (duyarlı olanlar) için furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini), aydınlığı ve (gerçeği) hatırlatan (öğüdü) vermiştik.
Doğrusu Biz, Musa ve Harun'a, hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan ve sorumluluk bilincine sahip olanlara (yabancılaştıkları özlerini) hatırlatan bir mesaj vermiştik;
Ve gerçek şu ki, Biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, ışık saçan bir kaynak ve bir uyarıcı, hatırlatıcı (olarak vahyimizi) bahşettik;
Andolsun ki biz Musa ve Harun'a Furkan'ı (Hak ile batılı ayırt edeni), korunmak isteyenler için bir ışık ve bir hatırlatıcı olarak verdik.
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.
Andolsun biz, Musa ve Harun’a, takvâ sahipleri için bir ışık, bir öğüt ve Furkan'ı verdik.
Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya ve Harun'a, sorumluluk bilinci taşıyanlar için, bir aydınlık ve bir öğreti olarak, Gerçeği Ayrıştıran'ı verdik.
Andolsun, Musa ve Harun'a eğriyi doğrudan ayıran kitabı, takva sahipleri için ışık ve hatırlatıcı bilgi kaynağı olarak verdik.
Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler için bir ışığı, bir mesajı verdik.
Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler için bir ışığı, bir mesajı verdik.
Andolsun ki: "Musa ile Harun'a Furkan'ı (Tevrat'ı) bir de ışık ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vermiştik.
Celalim hakkı için biz Musa ile Haruna fürkan ve bir zıya ve bir zikir vermiştik, müttekıler için
Ant olsun ki, Musa ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı dipnot 1 verdik.
Ant olsun ki, Musa ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı dipnot 1 verdik.
Ant olsun ki, Musa ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı dipnot 1 verdik.
Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.
Andolsun ki biz Musa ile Haruunu bir zıyaa, takvaa saahibleri için de bir şeref olan fürkaanı verdik.
Andolsun ki; Biz Musa ile Harun'a Furkan ışık, takva sahibleri için de bir zikir verdik.
(48-50) Kesin olan şu ki Musa’ya Harun’a Furkan’ı, muttakilere ışık ve hatırlatma olması için verdik, onlar ki Rableri gayb olduğu halde korkarlar, saat konusunda da titrer haldedirler, işte bu mübarek bir kitaptır ki onu indiriyoruz, siz mi onu inkâr ediyorsunuz?
Andolsun ki biz Mûsâ ile Hârûn’a Furkan’ı takvâ sahiplerine bir ışık ve bir öğüt olarak verdik.
Andolsun biz, Musa'ya ve Harun'a hak ve batılı ayırdeden ve korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Kitabı verdik.
Musa ile Harun'a, hak ile batılı ayıran dipnot 1 ; yanlışlardan korunanların önlerini aydınlatan ve akılda tutmaları gereken bilgileri içeren kitabı verdik.
Musa ile Harun'a o Furkanı dipnot 1 , çekinerek korunanlar için bir ışık ve doğru bilgi kaynağı olsun diye verdik.
Musa ve Harun'a, takva sahipleri için bir ışık, bir öğüt ve Furkan'ı verdik
Musa ve Harun'a Sakınanlar için aydınlık zikir (öğüt) ve furkanı verdik.
Yemin olsun, biz, Musa'ya ve Harun'a hak ile batılı ayıran, korunanlar için bir ışık ve öğüt olan furkanı verdik.
And We gave Mussa and Harun the canon imparting the soundness of judgement in the choice of means and ends and in the choice of what is morally good, honest and straight-forward, serving as an illumination and enlightenment besides being a divine light and a constant reminder of Allah to those who entertain the profound reverence dutiful to Him,
We gave Moses and Aaron [the Scripture] that distinguishes right from wrong, a light and a reminder for those who are mindful of God,
In the past We granted to Moses and Aaron the criterion (for judgment), and a Light and a Message for those who would do right,-
Surely dipnot 1 We had granted to Moses and Aaron the Criterion dipnot 2 (between right and wrong), and Light and Admonition for the good of the God-fearing, dipnot 3
We gave to Musa and Harun the Discrimination and a Shining Light and a Reminder for those with taqwa:
And indeed We granted to Mûsâ (Moses) and Hârûn (Aaron) the criterion (of right and wrong), and a shining light [i.e. the Taurât (Torah)] and a Reminder for Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).
Certainly We gave Moses and Aaron the Criterion, a light and reminder for the Godwary.
And We gave Moses and Aaron the arguments (telling the right from the wrong) and a light and a Reminder for those who guard against evil;
We gave Moses and Aaron the Salvation and a Radiance, and a Remembrance for the godfearing
I am the One Who gave Moses and Aaron the Book of Criterion. It was a beacon and a reminder for the righteous ones:
We did give to Moses and Aaron the Discrimination, and a light and a reminder to those who fear;
We had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and a reminder for the righteous.
We formerly gave unto Moses and Aaron the law, being a distinction between good and evil, and a light and admonition unto the pious;
We will place a just balance on the Day of Resurrection, and no soul shall be wronged in anything. Even though it is the weight of a grain of mustard seed, We will bring it; for We are sufficient as a reckoner.
And indeed We already brought Mûsa and Harûn (Moses and Aaron, respectively) the Furqan (The all-distinctive Criterion) and an Illumination and a Remembrance for the pious.
And We verily gave Moses and Aaron the Criterion (of right and wrong) and a light and a Reminder for those who keep from evil,
We gave Moses and Aaron the Criterion, and a light and reminder for those who take heed for themselves,
AND, INDEED, We vouchsafed unto Moses and Aaron [Our revelation as] the standard by which to discern the true from the false, and as a [guiding] light and a reminder for the God-conscious
Indeed, We granted Moses and Aaron the decisive authority—a light and a reminder for the righteous,
And We had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and reminder for the righteous.
We gave Moses and Aaron the Statute Book, a beacon, and a reminder for the righteous.
And We had already given Moses and Aaron the criterion and a light and a reminder for the righteous
And We gave Moses and Aaron the Division, and an illumination, and a remembrance for those of prudent fear:
And, indeed, We gave Moses and Aaron the Criterion of right and wrong, and a Light and Reminder for those who wished to walk aright.
And indeed, We gave to Musa (Moses) and Haroon (Aaron) the basis (for judgment), and a Light and a Reminder (the Book, Torah) for those who would do right—
And We gave Mūsā and Hārūn the Criterion, and a light and an advice for the God-fearing,
AndWe had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and reminder for the righteous.