Diyanet İşleri
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 50. ayet. وَهَٰذَا ذِكْرٌ مُّبَارَكٌ أَنزَلْنَٰهُ أَفَأَنتُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ
vehâẕâ ẕikrum mübârakün enzelnâh. efeentüm lehû münkirûn.
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.
Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.
"Babalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
50. “İşte bu” yani Kur’an-ı Kerim de “indirdiğimiz mübarek bir zikir/öğüttür.” Yüce Allah, bu Kitabı iki üstün sıfat ile nitelendirmektedir: Öncelikle onu “zikir/öğüt ve hatırlatma” olmakla nitelendirmektedir ki o, kendisi vasıtası ile Allah’ın isimleri, sıfatları ve fiilleri, Rasûllerin ve velilerin sıfatları, halleri, amellerin karşılıklarına dair hükümler, cennet ve cehennem gibi ihtiyaç duyulan bütün hususların hatırlanıp öğüt alındığı bir kitaptır. Yine onun vasıtası ile pek çok mesele, aklî ve naklî deliller de düşünülüp öğrenilir. Yine Yüce Allah bu Kur’an-ı Kerim’e “zikir” adını şu sebeple vermiştir: O, Allah’ın akıl ve fıtratlara yerleştirmiş olduğu doğru haberleri tasdik ederek, aklın güzel gördüğünü emredip çirkin gördüğünü yasaklayarak insanlara kendi öz yapılarını hatırlatmaktadır. Bu yüce Kitabın “mübarek” oluşu ise hayrının çok olmasını ve sürekli artmasını ifade etmektedir. Gerçekten bereketi Kur’an-ı Kerim’den daha büyük hiçbir şey yoktur. Çünkü dinî veya dünyevî bütün hayır ve nimetler yahut bunların artması, hiç şüphesiz onun sebebi iledir ve gereğince amel etmenin bir sonucudur. Bu yüce Kitap, mübarek bir zikir olduğuna göre kabulle, itaatle, teslimiyetle karşılanması, bu üstün bağış dolayısı ile Yüce Allah’a şükredilmesi, bu nimetin gereğinin yerine getirilmesi, lafız ve manalarının öğrenilmesi sureti ile bereketinin ortaya çıkartılması gerekir. Bunun zıddı olarak ondan yüz çevirmek, ona aldırış etmemek, iman etmemek, aksine onu inkâr etmek sureti ile ona karşılık vermek ise hiç şüphesiz küfrün ve nankörlüğün en büyüğü, cahillik ve zulmün en ileri şeklidir. Bundan dolayı Yüce Allah, Kitabı inkâr edenlerin bu tutumlarını reddeden bir üslup ile: “Şimdi siz onu mu inkâr ediyorsunuz?” buyurmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, çokça fayda ve hayır sağlayan, öğüt almak isteyenler için bir hatırlatma ve öğüttür. Bütün bunlara rağmen siz onu inkâr mı ediyorsunuz? İçindekini ikrar etmeden onunla amel etmeden mi?
Aynı kök: برك (32 geçiş)
Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Ka'be'dir.
Aynı kök: برك (32 geçiş)
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…
Aynı kök: برك (32 geçiş)
Bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
Aynı kök: نكر (37 geçiş)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Aynı kök: نكر (37 geçiş)
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…
Aynı kök: نكر (37 geçiş)
Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir hatırla(t)madır. Şimdi onu inkâr mı ediyorsunuz!
İşte bu da, kendisini Bizim indirdiğimiz mübarek bir hatırlatıcı mesajdır: Peki, bu durumda siz onu hala inkar edecek misiniz?
Ve indirdiğimiz bu (mesaj da, öncekiler gibi) uyarıcı hatırlatıcı kutlu bir mesajdır; hal böyleyken yine de onu inkar mı edeceksiniz?
Bu da inzal ettiğimiz mübarek bir hatırlatmadır! Siz O'nu inkar edenler misiniz?
Bu, bizim ona indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Şu halde onu inkar edecek olanlar siz misiniz?
İşte bu (Kur'an) da, bizim indirdiğimiz hayırlı ve faydalı bir öğüttür. Şimdi onu inkâr mı ediyorsunuz?
Oysa işte bu, indirdiğimiz kutsal bir öğretidir. Şimdi, Onu, inkar mı ediyorsunuz?
İşte bu Kur'an da bizim indirdiğimiz hayırlı ve faydalı bir öğüttür. Şimdi onu inkar mı ediyorsunuz?
Bu da ona indirdiğimiz yüce bir mesajdır. Siz şimdi ona karşı mı çıkıyorsunuz?
Bu, da ona indirdiğimiz kutsal bir mesajdır. Siz şimdi ona karşı mı çıkıyorsunuz?
İşte bu (Kur'an) da Bizim indirdiğimiz mübarek bir uyarıdır. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek zikirdir şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz
Bu, indirdiğimiz çok değerli bir öğüttür. Böyleyken, siz onu inkar mı edeceksiniz?
Bu, indirdiğimiz çok değerli bir öğüttür. Böyleyken, siz onu inkar mı edeceksiniz?
Bu, indirdiğimiz çok değerli bir öğüttür. Böyleyken, siz onu inkar mı edeceksiniz?
Bu, bizim ona indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Şu halde onu inkar edecek olanlar siz misiniz?
İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz feyz kaynağı bir zikirdir. Şimdi siz mi bunu inkar edicilersiniz?
İşte bu da Bizim indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Yoksa siz onu inkar mı ediyorsunuz?
(48-50) Kesin olan şu ki Musa’ya Harun’a Furkan’ı, muttakilere ışık ve hatırlatma olması için verdik, onlar ki Rableri gayb olduğu halde korkarlar, saat konusunda da titrer haldedirler, işte bu mübarek bir kitaptır ki onu indiriyoruz, siz mi onu inkâr ediyorsunuz?
İşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?
Bu (Kur'an) da ona (yani Muhammed'e) indirdiğimiz mübarek (çok faydalı) bir öğüttür. Şimdi siz onu inkar mı ediyorsunuz? (Ne kadar gafilsiniz siz)!
Bu Kur'an, akılda tutulması gereken çok faydalı bir bilgidir dipnot 1 ; onu biz indirdik. Şimdi siz bunu inkar mı ediyorsunuz?
Bu Kur'an bereketli dipnot 1 doğru bilgidir; onu Biz indirdik . Şimdi siz bunu inkar mı ediyorsunuz?
İşte, bu da indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Şimdi bunu inkar mı ediyorsunuz?
İşte, bu da indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Şimdi bunu inkar mı ediyorsunuz?
Bu, bereketli bir Zikir'dir ki, onu indirdik. Yoksa siz onu inkar mı ediyorsunuz?
And this -Quran- is a blessed Book We have revealed to guide into all truth; will you -infidels- reject and deny what is good and advantageous to attain and possess!
This [Quran] too is a blessed message We have sent down- are you [people] going to deny it?
And this is a blessed Message which We have sent down: will ye then reject it?
This is a Blessed Admonition that We have revealed. Are you, then, going to reject it?
This is a blessed Reminder which We have sent down. So are you going to ignore it?
And this is a blessed Reminder (the Qur’ân) which We have sent down: will you then (dare to) deny it?[1]
This is a blessed reminder which We have sent down. Will you then deny it?
And (like those earlier Scriptures) We have revealed this (Qur'ân) as a Reminder, full of bliss. Will you then be the rejecters of this (Perfect Book)?
And this is a blessed Remembrance that We have sent down; so are you now denying it?
And now, I have sent down this blessed reminder to you. Are you denying it.
This is a blessed reminder which we have sent down, will ye then deny it?
This is a blessed reminder which We have sent down. Will you be deniers of it?
And this book also is a blessed admonition; which We have sent down from heaven: Will ye therefore deny it?
Those who fear their Lord in secret (in thought), and who dread the Hour (of Judgment).
And this is a blessed Remembrance that We have sent down. So are you (now) denying it?
This is a blessed Reminder that we have revealed: Will ye then reject it?
And this is a blessed reminder that We have sent down. Will you then deny it?
And [like those earlier revelations, ] this one, too, is a blessed reminder which We have bestowed from on high: will you, then, disavow it?
And this ˹Quran˺ is a blessed reminder which We have revealed. Will you ˹pagans˺ then deny it?
And this is a blessed reminder which We have sent down. Will you be deniers of it
This too is a blessed reminder that we sent down. Are you denying it?
And this [Qur'an] is a blessed message which We have sent down. Then are you with it unacquainted?
And this is a blessed remembrance We sent down. Will you then not recognise it?
Now this (Qur'an) is a Blessed Reminder that We have revealed. Will you then reject it? (After learning the consequence of those who had denied the Revelations unto Moses and Aaron)!
And this (Quran) is a blessed Reminder that We have sent down: Then will you reject it?
And this is a blessed advice We have sent down. Are you still rejecting it?
Andthis is a blessed reminder which We have sent down. Will you be deniers of it?