Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."
Enfâl suresi · 1–4. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Enfâl suresi, 1. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."
Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah ve Elçisi içindir. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun; aranızı düzeltin! Müminlerseniz Allah'a ve Elçisine itaat edin!" dipnot 1
Sana cihadın bahşettiği gelirler hakkında soruyorlar. De ki: "Cihadın bahşettiği bütün gelirler Allah'a ve Elçisi'ne aittir. Şu halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve aranızdaki ilişkiyi düzgün tutun! Bir de Allah'a ve Elçisi'ne kulak verin: tabi ki, gerçekten inanıyorsanız eğer!"
Sana ganimetler hakkında soracaklar. De ki: "Bütün ganimetler Allaha ve Onun Elçisine aittir" Öyleyse, Allahtan yana bilinç ve duyarlık içinde olun; aranızda kardeşlik bağlarınızı canlı tutun;Allaha ve Onun Elçisine karşı duyarlık gösterin, eğer (gerçekten) inanan kimselerseniz!
Sana savaş ganimetlerinin taksimini (konusunu) soruyorlar. . . De ki: "Savaş ganimetleri, Allah ve Rasulünündür. . . Allah'tan (hakikatinizin yaşanmaması halinde, bunun getireceği sonuçlarından) korunun ve aranızdaki din kardeşliği ilişkisini (birbirinizin hakikatini görerek) düzeltin. Eğer (hakiki) iman edenler iseniz, Allah'a ve Rasulüne itaat edin (çünkü Hakikatiniz ve o hakikatin dillendiricisi, sizin hakikatinizi yaşamanızı ister). "
Sana savaş ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah'ın ve Resulündür. Buna göre, eğer mü'min iseniz Allah'tan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resulü'ne itaat edin."
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.
Sana, Savaş Kazanımları hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Savaş kazanımları, Allah'ın ve elçinindir!" Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve aranızı düzeltin. Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin; eğer inanıyorsanız?
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah ve Peygamberi'ne aittir. O halde Allah'tan sakınınız, aranızda barış ve esenliği sağlayınız. Eğer müminler iseniz, Allah ve Rasulü'ne itaat ediniz."
Savaş ganimetleri hakkında senden soruyorlar. De ki: "Ganimetler, ALLAH'ın ve elçisinindir." ALLAH'ı dinleyin, aranızı düzeltin. Gerçeği onaylıyorsanız, ALLAH'a ve elçisine uyun. dipnot 1
Savaş ganimetleri hakkında senden soruyorlar. De ki: 'Ganimetler, ALLAH'ın ve elçisinindir.' ALLAH'ı dinleyin, aranızı düzeltin. İnanıyorsanız, ALLAH'a ve elçisine uyun.
Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar. De ki: "Ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten iman etmişseniz, Allah'tan korkun, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin!
Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar, de ki ganimetlerin taksimi Allaha ve Resulüne aid, onun için siz gerçekten mü'minlerseniz Allahdan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin, Allaha ve Resulüne ıtaat edin
Sana enfalı dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resul'ü içindir. Eğer Mü'min iseniz Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
Sana enfalı dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resulü içindir. Eğer mü'min iseniz Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
Sana enfalı dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Rasulü içindir. Eğer mü'min iseniz Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Rasul'üne itaat edin.
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: "Ganimetler Tanrı'nın ve elçisinindir. Buna göre, eğer inançlılar iseniz Tanrı'dan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Tanrı'ya ve elçisine itaat edin."
(Habibim) sana harb ganimetleri (nin hükmünü) sorarlar. De ki: "(Bu) ganimetler Allahın ve Resulünündür. O halele (tam) mü'minlerseniz Allahdan korkun, (ihtilafa düşmeyib) aranızı düzeltin, Allaha ve peygamberine İtaat edin.
Sana ganimetlerden sorarlar. De ki: Ganimetler; Allah'ın ve Rasulünündür. Şu halde eğer mü'minler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve peygamberlerine itaat edin.
(1) Sana ganimetlerden / enfalden soruyorlar. Ganimetler Allah ve Resulünündür. Allahtan sakının birbirinizin / zaatlar arasını ıslah edin / düzeltin, eğer iman ediyorsanız / mümin iseniz Allah ve Resulüne uyun / itaat edin.
Sana Enfâl'i soruyorlar. De ki: Enfâl Allah’ın ve Rasûl’ündür. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer Mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz."
Sana ganimetlerden sorarlar; de ki: "Ganimetler, Allah'ın ve Elçi(si)nindir. Siz, (gerçekten) inananlar iseniz, Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve Elçisine ita'at edin!"
Sana enfali dipnot 1 /savaş sonucu ele geçirilen kamu mallarını soruyorlar. De ki:"Enfal, bütünüyle Allah'ın ve resulünündür." Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve aranızı düzeltin. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'a ve resulüne /elçisinin getirdiği Kur'an'a dipnot 2 gönülden boyun eğin.
Sana ganimetlerin nasıl pay edileceğini soruyorlar. De ki "Ganimetlerin pay edilmesi Allah'ın ve elçisinin işidir." Allah'tan çekinin ve birbirinizle aranızı düzeltin. Eğer inanıp güveniyorsanız, Allah'a ve elçisine boyun eğin.
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: Ganimetler, Allah’a ve elçisine aittir. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz.
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: -Ganimetler, Allah'a ve Elçisi'ne aittir. Allah'tan korkun, aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah'a ve Elçisi'ne itaat ediniz.
Sana harp ganimetlerini sorarlar. De ki: "Onlar Allah ve Resul içindir. O halde Allah'tan korkun ve aranızda barış ve esenliği kurun. Ve eğer müminler iseniz Allah'a ve O'nun Resulü'ne itaat edin!"
Enfâl suresi, 2. ayet. إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.
Müminler Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine O'nun ayetleri tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman imanları artan dipnot 1 ve sadece Rablerine güvenen kişilerdir.
Gerçek mü'minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O'nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler.
İnananlar ancak o kimselerdir ki, her ne zaman Allahtan söz edilse kalpleri korkuyla titrer; ve kendilerine her ne zaman Onun ayetleri ulaştırılsa inançları güçlenir; ve Rablerine güven beslerler.
Kesinlikle iman edenler o kimselerdir ki, "Allah"ı anıp düşündüklerinde onların şuurlarında ürperti olur (o azamet yanında kendi acziyetlerini düşünmekten); onlara O'nun işaretleri okunduğunda, onların imanlarını arttırır (düşünebildikleri oranda). . . Onlar Rablerine tevekkül ederler (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin, gereğini yerine getireceğine iman ederler).
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. O'nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler.
Müminler ancak, o kimselerdir ki; (yanlarında) Allah anıldığı zaman, yürekleri ürperir; kendilerine Onun âyetleri okunduğu zaman da imanları artar ve yalnız Allah'a dayanıp güvenirler.
İnananlar, ancak öyle kimselerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperir ve O'nun ayetleri okunduğunda inançları artar; Efendilerine de güvenirler.
Müminler ancak o kişilerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperir ve onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda, bu onların imanlarını arttırır ve onlar yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.
Gerçeği onaylayanlar öyle kimselerdir ki, ALLAH anıldığında yürekleri titrer, O'nun ayetleri kendilerine okunduğunda onayları artar ve Efendi'lerine güvenirler.
İnananlar öyle kimselerdir ki, ALLAH anıldığında yürekleri titrer, O'nun ayetleri kendilerine okunduğunda inançları artar ve Rab'lerine güvenirler.
Gerçek mü'minler ancak o mü'minlerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; karşılarında ayetleri okunduğu zaman, imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler.
Gerçekten mü'minler ancak o mü'minlerdir ki Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, karşılarında ayetleri okunduğu zaman iymanlarını artırır ve rablarına tevekkül ederler.
Gerçekten Mü'minler o kimselerdir ki: Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda bu imanlarını artırır ve yalnızca Rabb'lerine tevekkül dipnot 1 ederler.
Gerçekten Mü'minler o kimselerdir ki: Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda bu imanlarını artırır ve yalnızca Rabb'lerine tevekkül dipnot 1 ederler.
Mü'minler ancak o kimselerdir ki: Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda bu imanlarını artırır ve yalnızca Rabb'lerine tevekkül dipnot 1 ederler.
İnançlılar ancak o kimselerdir ki, Tanrı anıldığında kalpleri titrer, O'nun ayetlerinin kendilerine okunması inançlarını arttırır ve yalnızca rablerine tevekkül ederler.
Mü'minler ancak onlardır ki Allah anıldığı zaman yürekleri titrer, karşılarında ayetleri okununca (bu), onların imanını artırır, onlar ancak Rablerine dayanıb güvenirler.
Mü'minler, ancak onlardır ki; Allah anıldığı zaman kalbleri ürperir, Allah' ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar ve Rabblarına tevekkül ederler.
(2-4) Mümin kimseler öyleleridir ki Allah’ı hatırladıklarında kalpleri ürperir / korkudan titrer. Ayetleri sesli okunduğunda / tilavet edildiğinde imanları artar / ziyadeleşir ve Rablerine tevekkül ederler / müvekkili olurlar , Öyle kimselerdir ki namazı kalkar kılarlar, rızıklandırdıklarımızdan harcarlar / infak ederler , işte hakiki mümin onlardır , onlara Rableri yanında dereceler, bağışlanma ve ikram edilen rızık / erzak vardır.
Gerçek Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, ayetleri okunduğu zaman (bu), onların imanını artırır ve onlar ancak Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Mü'minler o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler.
Müminler ancak Allah anılınca yürekleri titreyen kimselerdir dipnot 1 . Allah'ın ayetleri onlara bağlantılarıyla birlikte okununca bu ayetler onların güvenlerini arttırır. Onlar yalnızca Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.
İnanıp güvenenler öyle kimselerdir ki Allah anılınca yürekleri titrer, Allah'ın ayetleri okununca o ayetler, onların güvenlerini (imanlarını) artırır ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler.
Müminler ancak, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, ayetleri kendilerine okununca imanları artan ve Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Müminler ancak, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, ayetleri kendilerine okununca imanları artan ve Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
İnanmış olanlar ancak o kişilerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperip titrer ve onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda, bu onların imanlarını artırır. Ve onlar yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.
Enfâl suresi, 3. ayet. ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ
Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.
Onlar, namazlarını doğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz (şeyler)den (Allah yolunda) infak edenlerdir (verenlerdir).
Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler.
Onlar ki, namazlarında devamlı ve kararlıdırlar; kendilerine rızık olarak bahşettiğimiz şeylerden başkalarının yararına harcarlar:
Onlar ki, salatı ikame ederler (Allah'a yönelişleri sonucu, tüm varlığın O'nun hükmüne uyduğu; alemlerde Allah Esma'sından başka {dununda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak, "Bakıy Allah'tır" hakikati açığa çıkar) ve onları rızıklandırdıklarımızdan (maddi veya salatı yaşamanın sonucu oluşan manevi rızkı) infak ederler.
Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.
Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir.
Namazı dosdoğru kılarlar; kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden de yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar.
Onlar namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcarlar.
Onlar ki salatı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım olarak verirler.
Onlar ki namazı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım olarak verirler.
O kimseler ki, namazı dürüst kılarlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden başkalarına dağıtırlar.
O kimseler ki nemazı dürüst kılarlar ve kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden infak eylerler,
Onlar, salatı ikame eden dipnot 1 ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak dipnot 2 edenlerdir.
Onlar, salatı dipnot 1 ikame eden dipnot 2 ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak dipnot 3 edenlerdir.
Onlar, salatı ikame eden dipnot 1 ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak dipnot 2 edenlerdir.
Onlar, namazı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.
(Mü'minler) onlardır ki namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızk olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcarlar.
Onlar ki; namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden de infak ederler.
(2-4) Mümin kimseler öyleleridir ki Allah’ı hatırladıklarında kalpleri ürperir / korkudan titrer. Ayetleri sesli okunduğunda / tilavet edildiğinde imanları artar / ziyadeleşir ve Rablerine tevekkül ederler / müvekkili olurlar , Öyle kimselerdir ki namazı kalkar kılarlar, rızıklandırdıklarımızdan harcarlar / infak ederler , işte hakiki mümin onlardır , onlara Rableri yanında dereceler, bağışlanma ve ikram edilen rızık / erzak vardır.
Onlar namazlarını dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcarlar.
Onlar, namazlarını düzgün ve sürekli kılar dipnot 1 , kendilerine verdiğimiz rızıkları yerli yerinde harcarlar.
Namazlarını tam kılar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden hayra harcarlar.
Bunlar, namazı (hakkıyla) kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.
Bunlar, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.
Namazı dosdoğru kılarlar onlar. Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden bol bol dağıtırlar.
Enfâl suresi, 4. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُمْ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.
İşte onlar, gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve değerli bir rızık vardır. dipnot 1
İşte onlardır hakkıyla iman edenler! Rableri katında saygınlığı olan rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık onları bekler.
İşte böyleleridir, gerçekten inanmış olanlar! Rablerinin katında büyük onur, bağışlanma ve çok değerli bir rızık olacaktır onların payı.
İşte onlardır hakkıyla (tahkike dayalı) iman edenler. . . Onlar için Rableri indinde (hakikatleri olan Esma mertebesinin getirisi olan) dereceler, mağfiret (Esma kuvvesi olan ilmin benliği örtmesiyle oluşan bağışlanma) ve kerim rızık (cömert - şerefli rızık, maddi veya manevi rızık) vardır.
İşte gerçek mü'minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.
İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında Nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.
Gerçek inananlar, işte onlardır. Onlar için, Efendilerinin katında, değişik konumlar, bağışlanma ve bol geçimlik vardır.
İşte onlar gerçek müminlerdir. Rableri katında yüksek dereceler, bağışlanma ve onlar için bol rızık vardır.
Böyleleri gerçek iman edenlerdır. Onlar için Efendi'leri yanında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık vardır.
Böyleleri gerçek inananlardır. Onlar için Rab'leri yanında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık vardır.
İşte gerçek mü'minler onlardır! Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, mağfiret ve güzel rızık vardır!
işte hakka mü'minler onlar, onlara rablarının yanında dereceler var, bir mağfiret ve bir rizkı kerim var
İşte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim dipnot 1 bir rızık vardır.
İşte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim dipnot 1 bir rızık vardır.
İşte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim dipnot 1 bir rızık vardır.
İşte gerçek inançlılar bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve tükenmez / üstün bir rızk vardır.
İşte onlar gerçek mü'minlerin ta kendileridir. Rableri katında dereceler, yarlığanma ve sayısı bitmez, müddeti tükenmez rızk (hep) onlarındır.
İşte onlar; inanmışların kendileridir. Onlara Rabb'larının katından dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
(2-4) Mümin kimseler öyleleridir ki Allah’ı hatırladıklarında kalpleri ürperir / korkudan titrer. Ayetleri sesli okunduğunda / tilavet edildiğinde imanları artar / ziyadeleşir ve Rablerine tevekkül ederler / müvekkili olurlar , Öyle kimselerdir ki namazı kalkar kılarlar, rızıklandırdıklarımızdan harcarlar / infak ederler , işte hakiki mümin onlardır , onlara Rableri yanında dereceler, bağışlanma ve ikram edilen rızık / erzak vardır.
İşte onlar gerçek Müminlerin ta kendileridir. Onlar için Rableri katında dereceler, mağfiret ve cömert bir rızık vardır.
İşte gerçek mü'minler onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık var.
İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma dipnot 1 ve değerli rızık vardır.
Gerçek müminler işte onlardır. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve bol rızık vardır.
İşte onlar, gerçek mümin olanlardır. Rab'leri katında onlar için dereceler, mağfiret ve bolca rızıklar vardır.
İşte onlar, gerçek mümin olanlardır. Rab'leri katında onlar için dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Gerçek anlamda müminler, işte bunlardır. Rableri katında dereceler, bağışlanma ve bol bir rızık var onlar için.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.