Fecr suresi

Fecr suresi, 17. ayet

Fecr suresi, 17. ayet. كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ

kellâ bel lâ tükrimûne-lyetîm.

Diyanet İşleri

Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 14–20 · surenin 17. ayeti / 30

Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3

  1. Fecr 14

    Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

  2. Fecr 15

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

  3. Fecr 16

    Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

  4. 17

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

  5. Fecr 18

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

  6. Fecr 19

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

  7. Fecr 20

    Malı da pek çok seviyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.

15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.

16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:

17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:

"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.

18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.

20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kesinlikle hayır. Durum bu insanın tasavvur ettiği gibi olmayıp Allah’ın verdiği nimetler Allah'ın kulundan razı olduğuna ve belalar da Rabbinin kulunu hor gördüğüne delil değildir. Bilakis doğrusu şudur ki; sizler Allah’ın size verdiği rızıklardan yetimlere ikram etmiyorsunuz.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَلَّا ۖ kella hayır
  2. بَل bel doğrusu
  3. لَّا la
  4. تُكْرِمُونَ tukrimune siz ikram etmiyorsunuz kök: كرم
  5. ٱلْيَتِيمَ l-yetime yetime kök: يتم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş)

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayır! Doğrusu, siz yetime ikram etmiyorsunuz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [el-Yetîm] kelimesi, öncelikle ana veya babası ya da hem anası hem de babası olmayan çocuklar için kullanılan özel bir sıfattır. Kelimeyi "muhtaç olunan şeyden yoksunluk" diye anlarsak, anlamı daha geniş bir çerçeveye oturtmuş oluruz. İnsan, sahip olması gereken herhangi bir şeyden yoksun ise, o şeyin yetimidir. Sağlık, bilgi, ilgi, sevgi, şefkat, itibar, çevre, para, mal, destek gibi değerlerden yoksun olanların, bunların yetimi olduğu unutulmamalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Asla! Bilakis siz yetime izzet ikram göstermiyorsunuz,

Muhammed Esed

Ama hayır, hayır, (ey insanlar, bütün yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı bir düşünün:) siz yetime karşı cömert değilsiniz,

Ahmed Hulusi

Hayır! Hayır, yetime ikram etmiyorsunuz!

Ali Bulaç

Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Ali Özek ve heyeti

Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz,

Ali Rıza Safa

Hayır, asla! Yetime ilgi göstermiyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Edip Yüksel

Hayır! Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hayır! Doğrusu siz öksüze cömert davranmıyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz

Erhan Aktaş

Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Gültekin Onan

Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Hayır. Siz bil'akis yetime iyilik etmezsiniz.

İbni Kesir

Hayır; doğrusu siz, yetime ikram etmezsiniz.

Mehmet Alagaş

(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

Süleyman Ateş

Hayır, doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hayır, hayır… Siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz,

Şaban Britch

Hayır! Yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

Şaban Piriş

-Hayır, yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No, but you do not take good care of the orphan to make him feel comfortable and secure,

Abdul Haleem

No indeed! You [people] do not honour orphans,

Abdullah Yusuf Ali

Nay, nay! but ye honour not the orphans!

Abul A'la Maududi

But no; dipnot 1 you do not treat the orphan honourably, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, this is not all the criterion of honor and disgrace, for the real criterion is the moral good and evil.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, as long as his father is alive, your treatment of him is attentive and when his rather dies, even the paternal and maternal uncles and the elder brothers, to say nothing of the neighbors and distant relatives, neglect him.

Aisha Bewley

No indeed! You do not honour orphans

Al-Hilali & Khan

Nay! But you treat not the orphans with kindness and generosity (i.e. you neither treat them well, nor give them their exact right of inheritance)!

Ali Quli Qarai

No indeed! Rather you do not honour the orphan,

Amatul Rahman Omar

Nay, (what you think is wrong,) but (the reason for this degradation is that) you (for your part) do not honour the orphan,

Arthur John Arberry

No indeed; but you honour not the orphan,

Bijan Moeinian

How awful of you people who…

E. Henry Palmer

Nay, but ye do not honour the orphan,

Edip-Layth

No, you are not generous to the orphan.

George Sale

By no means: But ye honour not the orphan,

Hamid S. Aziz

Nay, nay! But you do not honour the orphan,

Mahmoud Ghali

Not at all! No indeed, (but) you do not honor the orphan,

Marmaduke Pickthall

Nay, but ye (for your part) honour not the orphan

Mohamed Ahmed - Samira

No. In fact you are not generous to the orphans,

Muhammad Asad

But nay, nay, [O men, consider all that you do and fail to do:] you are not generous towards the orphan,

Mustafa Khattab

Absolutely not! In fact, you are not ˹even˺ gracious to the orphan,

Progressive Muslims

No, you are not generous to the orphan.

Rashad Khalifa

Wrong! It is you who brought it on yourselves by not regarding the orphan.

Sahih International

No! But you do not honor the orphan

Sam Gerrans

No, indeed! The truth is, you honour not the fatherless,

Shabbir Ahmed

Nay, nay, you honor not the orphan. (You forget to analyze what you do and what you do not do. 'Yatim' = Orphan= Widow = Solitary = Left alone in the society = The helpless. A benevolent society makes room for the 'Yatim').

Syed Vickar Ahamed

No, no! But you do not honor the orphans!

Taqi Usmani

No! But you do not honour the orphan,

The Monotheist Group

No, you are not generous to the orphan.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩