Furkân suresi

Furkân suresi, 41. ayet

Furkân suresi, 41. ayet. وَإِذَا رَأَوْكَ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى بَعَثَ ٱللَّهُ رَسُولًا

veiẕâ raevke iy yetteḫiẕûneke illâ hüzüvâ. ehâẕe-lleẕî be`aŝe-llâhü rasûâ.

Diyanet İşleri

(41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 38–44 · surenin 41. ayeti / 77

Konu Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen Furkân 35–44 3

  1. Furkân 38

    Ad ve Semud kavimlerini, Ress halkını ve bunların arasında pek çok nesilleri de helak ettik.

  2. Furkân 39

    Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.

  3. Furkân 40

    Andolsun, senin kavmin, bela yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.

  4. 41–42

    (41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

  5. Furkân 43

    Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

  6. Furkân 44

    Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. “O (müşrikler)” Ey Muhammed, seni yalanlayan, Allah’ın âyetlerine karşı inat eden, yeryüzünde büyüklük taslayan, seninle alay edip seni küçük gören bu kimseler “seni gördüklerinde” küçümseyip hakir görerek: “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği bu mudur? diyerek seni mutlaka alaya alırlar.” Yani “Allah’ın bu adamı peygamber olarak göndermesi hiç de uygun değildir. Yakışık almaz.” Bu, aşırı dereceki zalimliklerinden ve inatlarından, hakikatleri tersyüz etmelerinden dolayıdır. Bu sözlerinden anlaşıldığına göre Allah Rasûlü -haşa- son derece değersiz ve hakirdir. Ve eğer risalet bir başkasına verilmiş olsaydı daha uygun olurdu. Nitekim “dediler ki: Bu Kur’ân iki şehirden birindeki büyük bir adama indirilmeli değil miydi?” (ez-Zuhruf, 43/31) Böyle bir söz ancak insanların en cahil, en sapık yahut da en ileri derecede inatçı ve bilmezlikten gelenleri tarafından söylenebilir. Bu sözün maksadı ise hakka ve hakkı getirene dil uzatmak ve sahip olduğu batılın propagandasını yapmaktır. Yoksa Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyli ve sellem’in halini dikkatle düşünen bir kimse, onun dünyanın en yiğit, en gayretli kişisi, akıl, ilim, zeka, vakar, üstün ahlâkî değerler, güzel sıfatlar, iffet, şecaat ve erdem sayılan her türlü huy itibariyle de insanların en önde geleni olduğunu görür. Onu hakir gören ve onu ayıplayan kimse ise bilgisizliğin, beyinsizliğin, sapıklığın, çelişkinin, zulmün, haksızlığın her türlüsünü başka hiçbir kimsenin kendisinde toplayamayacağı oranda toplamıştır. Böyle büyük bir peygambere, böyle gayretli ve şerefli birisine dil uzatmaya kalkışması cahillik ve sapıklık olarak ona yeter. Onların Peygambere dil uzatmaktan ve onunla alay etmekten maksatları, batıllarını inatla sürdürmek ve kıt akıllıları da aldatmaktır. Bundan dolayı şöyle dediklerini görüyoruz:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- seninle karşılaştıkları zaman o yalancılar alay ederek ve inkâr ederek şöyle derler: "Allah'ın bize resul olarak gönderdiği bu mu?"

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. رَأَوْكَ raevke seni gördükleri kök: راي
  3. إِن in
  4. يَتَّخِذُونَكَ yettehizuneke seni yapmıyorlar kök: اخذ
  5. إِلَّا illa başka bir şey
  6. هُزُوًا huzuven eğlence konusundan kök: هزا
  7. أَهَـٰذَا ehaza bunu mu?
  8. ٱلَّذِى llezi
  9. بَعَثَ bease göndermiş kök: بعث
  10. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  11. رَسُولًا rasulen elçi kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

  • Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Ortak kavram: Diriliş

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Bir de ne zaman seni görseler, sırf seninle alay etme amacıyla "Ne yani, Allah elçi göndermek için bula bula bunu mu bulmuş?

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (ey Muhammed,) ne zaman senden söz etseler, mutlaka, "Allah'ın bize rasul olarak gönderdiği kişi bu mu?" diyerek, seni alay, eğlence konusu yapıyorlar.

Ahmed Hulusi

Seni gördüklerinde, "Allah'ın Rasul olarak ba's ettiği bu mudur yani!" diyerek seni alaya almaktan başka bir şey edinmezler!

Ali Bulaç

Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: "Allah'ın, elçi olarak gönderdiği bu mu?"

Ali Özek ve heyeti

Seni gördükleri zaman: «Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği!» diyerek hep seni alaya alıyorlar.

Ali Rıza Safa

Seni gördüklerinde, yalnızca alay ediyorlar: "Allah'ın elçi olarak gönderdiği bu mu?"

Bayraktar Bayraklı

Seni gördüklerinde, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar ve şöyle derler: "Allah'ın,peygamber olarak gönderdiği bu mu?"

Edip Yüksel

Seni her gördüklerinde seni alaya alırlar: "ALLAH'ın elçi olarak gönderdiği kişi bu mu?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Seni her gördüklerinde seni alaya alırlar: 'ALLAH'ın elçi olarak gönderdiği kişi bu mu?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Seni gördükleri zaman da, sadece alaya alıyorlar: "Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği?" diyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Seni de gördükleri vakıt sırf bir eğlence yerine tutuyorlar, bu mu o Allah'ın Peygamber diye gönderdiği? diyorlar

Erhan Aktaş

Seni gördükleri zaman: "Allah'ın Resul olarak gönderdiği bu mu?" diye alay konusu ediniyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Seni gördükleri zaman: "Allah'ın Resul olarak gönderdiği bu mu?" diye alay konusu ediniyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Seni gördükleri zaman: "Allah'ın rasul olarak gönderdiği bu mu?" diye alay konusu ediniyorlar.

Gültekin Onan

Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: "Tanrı'nın elçi olarak gönderdiği bu mu?"

Hasan Basri Çantay

Seni gördükleri vakit "Bu mu Allahın peygamber olarak gönderdiği?" (derler), seni bir eğlenceden başka bir şey edinmezler.

İbni Kesir

Seni gördükleri vakit: Bu mu Allah'ın gönderdiği elçi? diye alaya almaktan başka bir şey yapmazlar.

Mehmet Alagaş

(35-44) Biz kesinlikle Musa’ya kitap verdik onunla beraber kardeşi Harun ’u sorumlu yaptık / vezir yaptık. İkinizde ayetlerimizi yalanlayan topluluğa / kavme gidin dedik. Onları mahvederek imha ettik. Nuh kavmini de zira Resulleri yalanladılar, bizde onları suda boğduk, onları insanlara delil / gösterge / ayet yaptık. Zalimler için elem verici /acıtıcı bir azap hazırladık. Ad ve Semud ve de Ress halkını da ve bunlar arasında geçmiş çok sayıda memleketleri. Onların hepsini sana örnek olması için verdik, hepsini kırıp geçirdik. Kötü bir yağmurla s ulanan memlekete u laştılar, Orada herhangi bir şeyler görebildiler mi? Onlar t ekrardan dönüp çoğaltılıp yayılmayı ümit etmiyorlardı. Seni gördükleri zaman alaya alıyorlar, R esul olarak Allah bunu mu yaratmış? Eğer kararlı bir şekilde durmasaydık, neredeyse ilahlarımızdan bizi saptıracaktı diyorlar. İleride azabı gördüklerinde kimin yoldan saptığını bilecekler. Keyfini / Hevasını ilah edineni gördün mü? Sen mi ona vekil olacaksın? Ya da onların çoğunun işiteceğini yahut akıl edeceğini mi değerlendiriyorsun / hesap ediyorsun, onlar ancak hayvanlar gibidirler üstelik daha da sapıktırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Seni gördükleri zaman: "Bu mu Allah’ın gönderdiği elçi?" diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar.

Süleyman Ateş

Seni gördükleri zaman, mutlaka seni eğlence konusu yapıyorlar; "Allah bunu mu elçi göndermiş?"

Süleymaniye Vakfı

Seni gördüklerinde sadece hafife alıyor şöyle diyorlar: "Allah'ın elçi olarak görevlendirdiği bu mu!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni görünce sadece hafife alıyor; "Allah elçi olarak bunu mu görevlendirmiş?" diyorlar.

Şaban Britch

Seni gördükleri zaman: Bu mu Allah’ın gönderdiği elçi? diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar.

Şaban Piriş

Seni gördükleri zaman: -Bu mu Allah'ın gönderdiği elçi? diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Seni gördüklerinde, şu şekilde alaya almaktan başka şey yapmazlar: "Allah'ın, resul olarak gönderdiği şu mu?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And as usual their pride gets the better of their prudence. and when they see you, O Muhammad they insolently receive you with nothing but disdain and scorn riding sparkling in their eyes and they express their thoughts in words: "Is this the one", they say " whom Allah has chosen to convey His message!"

Abdul Haleem

Whenever they see you [Prophet] they ridicule you: ‘Is this the one God has sent as a messenger?

Abdullah Yusuf Ali

When they see thee, they treat thee no otherwise than in mockery: "Is this the one whom Allah has sent as a messenger?"

Abul A'la Maududi

Whenever they see you they take you for nothing else but an object of jest, saying: "Is this whom Allah has sent as a Messenger?

Aisha Bewley

When they see you they only make a mockery of you: ‘Is this the one Allah has sent as a Messenger?

Al-Hilali & Khan

And when they see you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), they treat you only in mockery (saying): "Is this the one whom Allâh has sent as a Messenger?

Ali Quli Qarai

When they see you they just take you in derision: ‘Is this the one whom Allah has sent as an apostle!?

Amatul Rahman Omar

And Whenever they see you they treat you disdainfully (saying), `What! is this the man whom Allâh has raised for a Messenger?

Arthur John Arberry

And when they see thee, they take thee in mockery only: 'What, is this he whom God sent forth as a Messenger?

Bijan Moeinian

When they see you, they starts mocking at you saying: "Is this the one whom God has appointed as His Messenger?"

E. Henry Palmer

And when they saw thee they only took thee for a jest, 'Is this he whom God has sent as an apostle?

Edip-Layth

If they see you they take you for a mockery: "Is this the one that God sent as a messenger?"

George Sale

When they see thee, they will receive thee only with scoffing, saying, is this he, whom God hath sent as his apostle?

Hamid S. Aziz

Indeed, they have come past the cities which were rained on with an evil rain; have they not seen them? Nay, but they fear not the Resurrection (or hope not for resurrection).

Mahmoud Ghali

And when they see you, they decidedly take you to themselves for nothing except in mockery, "Is this he whom Allah has sent forth as a Messenger?

Marmaduke Pickthall

And when they see thee (O Muhammad) they treat thee only as a jest (saying): Is this he whom Allah sendeth as a messenger?

Mohamed Ahmed - Samira

When they see you they take you only in jest: "Is this the one whom God has sent as messenger?

Muhammad Asad

Hence, whenever they consider thee, [O Muhammad,] they but make thee a target of their mockery, [saying:] "Is this the one whom God has sent as an apostle?

Mustafa Khattab

When they see you ˹O Prophet˺, they only make fun of you, ˹saying,˺ "Is this the one that Allah has sent as a messenger?

Progressive Muslims

And if they see you they take you for a mockery: "Is this the one that God sent as a messenger"

Rashad Khalifa

When they saw you, they always ridiculed you: "Is this the one chosen by GOD to be a messenger?

Sahih International

And when they see you, [O Muúammad], they take you not except in ridicule, [saying], "Is this the one whom Allah has sent as a messenger?

Sam Gerrans

And when they see thee, they only take thee in mockery: “Is this he whom God sent as messenger?

Shabbir Ahmed

Hence, whenever they see you, they make you a target of their mockery saying, "Is this the one whom Allah has sent as a Messenger?

Syed Vickar Ahamed

And when they see you, they treat you no other way than in joke: "Is this the one whom Allah has sent as a messenger?

Taqi Usmani

When they see you, they take you only as a laughing stock, (saying) "Is this the man whom Allah has sent as a messenger?

The Monotheist Group

Andif they see you they take you for a mockery: "Is this the one that God sent as a messenger?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩